YEREL HABERLER - 25 Şubat 2012 Cumartesi 15:33

MHP KOCASİNAN İLÇE KONGRESİ YAPILDI

A
A
A
MHP KOCASİNAN İLÇE KONGRESİ YAPILDI

MHP Kocasinan İlçe Kongresi’nde tek listeyle giren mevcut başkan Serkan Tok, yeniden seçilerek güven tazeledi.
Kongreye MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, MHP İl Başkanı Mete Eke, MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eraslan ve partililer katıldı. 457 delegenin oy kullandığı genel kurulda konuşan İlçe Başkanı Serkan Tok, Hocalı Katliamı ile ilgili konuştu.
Tok, "Bundan tam 20 yıl önce; 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gece, gözü dönmüş silahlı Ermenilerin giriş ve çıkışlarını kapatarak işgal ettikleri Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ Bölgesindeki Hocalı Kasabası’nda dehşet verici olaylar yaşanmıştır. 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70 den fazlası yaşlı olmak üzere 613 Türk, Ermeniler tarafından acımasız yöntemlerle işkence yapılarak vahşice katledilmiştir. 26 Şubat Türk Dünyası’nın en acılı günlerden biri olmanın yanı sıra aynı zamanda insanlık tarihi için de kelimenin tam anlamıyla kara bir sayfadır. Şehitlerimizin birçoğunun cansız bedenleri yakılmıştır. 20. Asrın en büyük katliamı olan Hocalı Katliamı’nda 1275 soydaşımız esir alınmış, 487 soydaşımız ağır yaralanmış ve 150 soydaşımızdan ise ölü ya da diri bugüne kadar haber alınamamıştır. Türk Milleti’ne besledikleri kin ve nefret duygularını insanlık dışı uygulamalarıyla ispat edenlerin üzerinden Türk Milliyetçilerinin bedduaları eksik olmayacak, Şüphesiz ki, huzur-u mahşerde canilerin yaptıklarının hesabı kendilerinden teker teker sorulacaktır. Yakın tarihimizde yaşanan bu vahşetin acı hatıraları hala tazeliğini korurken, birileri çıkıp türlü bahanelerle ’Hepimiz Ermeniyiz’ diyebiliyor. Gözleri oyulan çocuklar, karınları yırtılan hamile kadınlar, diri diri toprağa gömülen insanlarımız hakkında tek bir kelime dahi etmeyen insaf, vicdan, ahlak ve insanlıktan nasibini almayan zavallı ’Hepimiz Ermeniyiz’ çığırtkanları; 26 Şubat 1992 de soydaşlarımıza soykırım uygulayan gözü dönmüşler kadar vebal altındadır. Şehitlerimizin aziz hatıralarına yaptıkları büyük saygısızlık, bu çevrelerin alnında kara bir leke olarak kalmaya devam edecektir. 26 Şubat 2012 tarihi itibariyle sorgulanması gereken bir diğer husus da Hükümetin Ermeni politikalarıdır. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bütün uyarılarına rağmen, Azerbaycan Türklerinin hakları hiçe sayılırken, Ermenistan’daki okul duvarlarında asılan haritalarda ülkemizin 12 ili yer alırken, Ermenistan bayrağında Türkiye sınırları içerisinde bulunan Ağrı Dağı’nın resmi varken, Ermenistan milli marşı ve eğitim sistemi ile Türk Düşmanı bir nesil yetiştirilmeye devam edilirken; futbol maçı bahanesiyle başlayan ilişkilerin neticesinde Türkiye-Ermenistan sınırın açılmasını öngören protokollerin imzalanması büyük bir talihsizliktir. Anayasası ile Türkiye’nin toprak bütünlüğünü sorgulayan, soykırım yalanını milli dava olarak benimseyen ve Azerbaycan’ın topraklarının beşte birini işgal eden Ermenistan’la, hem uluslararası hukuka aykırı ve hem de düşmanca tutum ve politikalarını değiştirmeden kurulan ilişkiler baştan sona yanlıştır. Bu gaflet, AK Parti hükümetinin benimsediği vizyonsuz ve teslimiyetçi dış politika anlayışının ibret verici bir örneği olarak siyasi tarihimize geçmiştir. Hocalı Katliamı’nın yıl dönümünde, temennimiz, milli hassasiyetlerden yoksun AK Parti hükümetinin aklını başına alması ve en azından katliama maruz kalan soydaşlarımızın aziz hatıralarını göz önünde bulundurarak tavizkar Ermeni politikalarından vazgeçmesidir. Bu vesileyle, geçmişte Türk Milleti’nin haklarını canları pahasına savunan, dünyaya meydan okuyan büyük Türk Milliyetçileri Rahmetli Ebulfeyz Elçibey, Rauf Denktaş ve Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i; Bağımsız Azerbaycan Davasına gönül veren ebediyete ulaşmış bütün Dava Adamlarını ve Hocalı katliamında hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnet duyguları ile anıyor, Türk Milliyetçileri olarak her zaman Türk Milletinden yana olacağımızı da dosta düşmana ilan ediyoruz" dedi.
MHP İL Başkanı Mete Eke ise, Türkiye’de yeniden iç ve dış politika yöntemlerinin belirlenmesi gerektiğini dile getirerek, hiç kimsenin Türkiye’yi bölemeyeceğini ifade etti. Son olarak konuşan MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’da Türkiye’de hukukun ayaklar altına alındığını, mahkemeleri hiç kimsenin güvenmediğini, iç ve dış politikalarda belirsizliğin devam ettiğini dile getirerek, 19 Mayıs Gençlik Bayramından ve Gençliğe Hitabeden rahatsız olanların kendisini Türk olarak hissetmeyenlerin olduğunu söyledi. “ Birilerinin peşinden giderseniz, hiçbir zaman öne geçemezsiniz” diye konuşan Halaçoğlu, Türk Milletinin en kısa zamanda Avrupa Birliği sevdasından vazgeçilerek özümüze dönmemiz gerektiğini belirterek, “ Devlet Yönetmek Belediye Yönetmeye Benzemez” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından seçimlere geçildi. 457 delegenin oy kullandığı seçimlerde mevcut başkan Serkan Tok yeniden başkanlığa seçildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana AOSB’nin Sanayi Gençlik Koşusu 10 Mayıs’ta Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, üretim kültürünü sosyal yaşamla buluşturan vizyoner çalışmaları kapsamında "Sanayi Temalı Gençlik Koşusu" düzenliyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında organize edilen 4. Sanayi Gençlik Koşusu, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Adana Merkez Park’ta gerçekleştirilecek. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, sadece üretim, istihdam ve ihracat gücüyle değil; sosyal yaşamı destekleyen, gençleri harekete geçiren organizasyonlarıyla da dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenecek olan "Sanayi Temalı Gençlik Koşusu", Adana’da sanayi ile spor arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sunacak. 5 kilometre ve 10 kilometre kategorilerinde gerçekleştirilecek koşu, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Merkez Park’ta yapılacak. Toplam 200 bin lira ödülün verileceği organizasyonun, gençlerin yanı sıra sporseverleri, sanayi çalışanlarını ve geniş katılımlı bir kent dinamizmini aynı etkinlikte buluşturması hedefleniyor. "Sanayiyi hayatın her alanıyla bütünleştiren bir anlayışla hareket ediyoruz" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürü Ersin Akpınar, organizasyona ilişkin yaptığı değerlendirmede, AOSB’nin üretimi yalnızca ekonomik kalkınmanın değil, aynı zamanda sosyal gelişimin de merkezine yerleştiren bir anlayışla yol aldığını kaydetti. Akpınar, "Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi olarak biz, sanayiyi yalnızca fabrikaların içinde büyüyen bir güç olarak görmüyoruz. Sanayinin; eğitimle, çevreyle, sosyal yaşamla, gençlikle ve sporla da bütünleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Düzenlediğimiz Sanayi Temalı Gençlik Koşusu da bu vizyonun güçlü bir yansımasıdır" dedi. "Sanayinin disiplini, sporun centilmenliğiyle buluşacak" Etkinliğin taşıdığı mesaja dikkat çeken Ersin Akpınar, sanayi kültürünün disiplin, azim, süreklilik ve hedef odaklı çalışma anlayışıyla şekillendiğini; sporun da aynı değerleri centilmenlik, dayanıklılık ve ortak heyecan üzerinden topluma taşıdığını ifade etti. Akpınar, "Bu organizasyonda sanayinin disiplinini sporun centilmenliğiyle buluşturuyoruz. Üretimin gücünü, gençliğin enerjisiyle aynı atmosferde bir araya getiriyoruz. Bu koşu, yalnızca bir spor etkinliği değil; aynı zamanda çalışma azmini, dayanışmayı, hedefe odaklanmayı ve birlikte başarma kültürünü temsil eden anlamlı bir buluşmadır" diye konuştu. "AOSB, üretimin yanında yaşam kültürüne de yatırım yapıyor" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin yıllardır sanayicilere sunduğu güçlü altyapı, çevre yatırımları, eğitim kurumları ve sosyal projelerle örnek bir model ortaya koyduğunu belirten Akpınar, bu anlayışın spor organizasyonlarıyla daha görünür hale geldiğini vurguladı. Ersin Akpınar, "AOSB bugün sadece üretim yapan bir merkez değil; yaşam kültürüne yatırım yapan, gençleri destekleyen, sosyal birlikteliği önemseyen güçlü bir ekosistemdir. Bölgemizin sporla anılması, gençlik enerjisiyle yan yana gelmesi ve kentimizin sosyal hayatına doğrudan katkı sunması bizim için son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizi ve tüm Adana’yı bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" Sanayi Temalı Gençlik Koşusu’nun geniş katılımlı bir şehir etkinliğine dönüşmesini hedeflediklerini belirten Akpınar, organizasyonun yalnızca yarışma yönüyle değil, taşıdığı birliktelik ruhuyla da ön plana çıkacağını söyledi. Akpınar, "Başta gençlerimiz olmak üzere, sporla ilgilenen tüm vatandaşlarımızı, sanayi camiamızı ve Adana’nın bu ortak heyecana katkı sunmak isteyen tüm kesimlerini koşumuza davet ediyoruz. İnanıyoruz ki bu etkinlik, AOSB’nin üretim gücünü sosyal dinamizmle buluşturan örnek organizasyonlardan biri olarak hafızalarda yer edecektir" dedi.
Kayseri KAYPİDER Başkanı Tarla: "Kayseri’de üye sayısını Ramazan’dan sonra artıracağız" Kayseri Plastik İşletmecileri Derneği (KAYPİDER) Başkanı Yunus Tarla, "Kayseri’de üye sayısını Ramazan’dan sonra artıracağız" dedi. KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, plastik sektörüyle ilgili açıklamalarda bulundu. Dernek çalışmaları hakkında bilgiler veren Tarla, "Bütün camiamızdan Allah razı olsun. Herkes birbirini tanıyor. Kayseri öyle büyük bir şehir değil, küçük bir şehir. Birlikte kuvvet ve bereket var. Sivil toplum örgütlerinde ne kadar çok birleşirsen, ne kadar çok kümelenme yaparsan, sesin o kadar yüksek gelir. Biz kurulduğumuz günden bu yana 52 üyemizle devam ediyoruz. Ancak Kayseri’de üye sayısını Ramazan ayından sonra artıracağız. Kayseri Ticaret Odası, Kayseri Sanayi Odası’nda kayıtlı olan 400’ün üzerinde firma var. Buralarda 4 bin 500 kişi çalışıyor. Biz Kayseri’de çok ciddi bir sektörüz. Plastik sektöründe Türkiye’de 9. sıradayız. Kayseri’de de çok iyi bir konumdayız. Doğumdan ölüme kadar plastik hayatın her alanında var. Hayatımızın her alanında plastik var. Doğayı plastik kirletmiyor. Doğayı insanlar kirletiyor. Yani poşeti doğaya atana kadar geri dönüşüme verse sanayinin başka bir alanında o poşet kullanılacak" dedi. "Savunma sanayi sektörüne de çalışma istiyoruz" Plastik üreticileri olarak savunma sanayiine de katma değeri yüksek işler yapmak istediklerini söyleyen Tarla, "Biraz katma değerli iş yapmak istiyoruz. Savunma sanayi sektörüne de çalışma istiyoruz. Bu konuyu Sanayi Odası Başkanımızla konuştuk. Ticaret Odası Başkanımızla konuştuk. Onlar da sağ olsunlar yardımcı olacaklarını ve önümüzün açılacağını söylediler. Bu noktada çok ciddi girişimlerimiz var. Bize parça verecekler. Biz o parçaları tasarlayacağız ve testini yaparak, geri teslim edeceğiz. Bununla birlikte biz artık pek çok parçayı yapabilir düzeye geleceğiz. Biz savunma sanayiini güçlendirecek, katma değeri yüksek olan işler yapmak istiyoruz. Bu hem istihdama katkıda bulunacak hem savunma sanayiinde ciddi bir açığı kapatacak" ifadelerini kullandı. "Yeşil Dönüşüm OSB’nin kurulmasıyla alakalı bir çalışmamız var" Yeşil Dönüşüm OSB’nin kurulmasıyla alakalı mevcut bir çalışmalarının olduğunu aktaran Tarla, "Türkiye’de son zamanlarda Yeşil Dönüşüm Organize Sanayi Bölgeleriyle ilgili bir takım çalışmalar var. Bunu şu anda Ankara kurdu. Yeşil Dönüşüm OSB, çevreye zarar vermeyen akıllı bir OSB. Yeşil Dönüşüm OSB, geri dönüşümcülerin atığını doğaya ya da farklı yerlere vermeyip, belli bir depolamayla arıtmalardan geçerek, yeniden üretildiği lisanslı bir OSB. Bunu sadece Sanayi Odası yapabiliyor. Sanayi Odası Başkanımızla görüştük. Şu anda orayla ilgili belirli kayıtları aldık. Yeşil Dönüşüm OSB’nin kurulmasıyla alakalı bir çalışmamız var" dedi. "Üretimlerimiz temkinli gidecek" Ham madde fiyatlarından dem vuran Tarla, üretimde temkinli gideceklerini belirterek, "Allah fırsatçılara meydan açmasın. Arkadaşlarla birkaç gündür konuşuyorum. Ham maddenin tonuna kimi 300 dolar kimi 500 dolar kimi de bin doları geçtiğini söylüyor. Çok yüksek rakamlar konuşuluyor. Şu ortamda hiçbir üretici buna cesaret edip, ürün üretemez. Bizler sanayiciyiz, bekleyeceğiz ve göreceğiz. Üretim elbette olacak ama üretimlerimiz temkinli gidecek. Örneğin 200-300 tonluk bir anlaşma yapılıyorsa buna karşılık, ’yok ben 2 tonluk anlaşma yapabilirim, öz sermayem bu kadar bunu karşılayabilirim’ denmeli. Bugün 200 ton dendiği zaman 200 bin dolar havada uçuşuyor. Bu doğru bir şey değil" şeklinde konuştu. "Ham maddede yurt dışına bağımlıyız" Plastik ham madde konusunda yurt dışına bağımlı olduklarını dile getiren Tarla, "PETKİM, bizim için önemli. Plastiğin türevleri var. Bunu saysan 500’ü bulur. PETKİM bu türevlerin hepsini yapmıyor 20 kalem ham madde üretiyor. Onun dışındakileri elbette yurt dışından almak zorundayız. Ham maddede yurt dışına bağımlıyız. Biz elbette ham maddenin yerli olmasını isteriz. Bizim olsun isteriz. Biz bunu çok önemsiyoruz. Biz ham madde almak için parayı hep yurt dışına gönderiyoruz. Kim ne söylerse söylesin, ham maddede yurt dışına bağımlıyız. Bu noktada sanayicilerimiz bilinçli gidiyor. STK’larımız çalışıyorlar. Dalgalı bir dönemdeyiz. İnşallah bu dönemi aşacağız. Yurt dışına bağımlılıktan kurtulmak için ciddi manada yatırımlar yapmak lazım" diye konuştu.