SAĞLIK - 01 Haziran 2026 Pazartesi 10:21

Alerjiye hava etkisi

A
A
A
Alerjiye hava etkisi

Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, havaların ısınmasıyla birlikte alerjilerin en yoğun olduğu döneme girildiğini ve alerjik çocuklarda şikayetlerin arttığını söyleyerek, "Alerjinin hangi durumlarda nasıl ortaya çıktığı bize çok iyi bir fikir verebilir" dedi.


Şu an tam bir mevsim geçişi ve alerjilerin en yoğun olduğu dönem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Samet Özer, "Şimdi tam alerjilerin en yoğun olduğu dönemdeyiz aslında. Tam bir mevsim geçişindeyiz. Bahar aylarının sonuna ve yaz aylarının başına doğru ilerliyoruz. Tabi böyle olunca da artık polenler, çayırlar, çimenler ve alerjenler gitgide artıyor. Tozlarımız gitgide artıyor. Bu da ister istemez alerjik yatkınlığı olan çocuklarda bazı şikayetlerin oluşmasına sebep olabiliyor. Çocuğumuzda alerji olup olmadığı ya da alerjik şikayetlerle ilgili şunları söyleyebiliriz. Eğer mevsim dönüşüyle beraber çocukta devam eden bir öksürük şikayeti oluyorsa, burun akıntıları başlıyorsa, hapşırmalar oluyorsa, gözlerde kızarmalar ya da gözlerde sulanmalar, yaşarmalar oluyorsa çocuğumuzun alerjik olma ihtimali yüksek demektir. Böyle durumlarda tabii soğuk algınlığıyla alerjik durumları birbirinden ayırmak çok önemli. Bunu tecrübeli gözler ve aileden alınan iyi bir hikaye ile birbirinden ayırmak genellikle mümkündür. Çoğu zaman tetkikler çok şart olmamakla beraber tetkiklerden de faydalanılabilir alerjileri ayırt etmek için" dedi.


"Hassasiyet tespiti çok önemli"


Özer, alerjilerde neye hassasiyet olduğunu tespit etmenin çok önemli olduğunu söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Alerjilerden korunabilmek için öncelikle neye karşı hassasiyeti olduğunu tespit etmek çok önemli. Bunlar genellikle bir şüphe üzerine tespit edilebilir. Bu bazen ailenin öyküsünden bazen de yapılan testlerle bilinebilir. Testlerin bu konudaki güvenilirlikleri hayli yüksek, yüzde 80-90’ların üzerinde güvenilirlikleri var testlerimizin. Fakat testlerde yüzde 100 güvenilirlik tam elde edemeyebiliriz. O yüzden aileden alınan öykü ve çocuğun klinik durumu bizim için çok değerli. Çocuğun ne zaman, nerede, hangi zamanlarda, hangi ortamlarda ne tür şikayetlerin ortaya çıktığı bize alerji hakkında çok iyi bir fikir verebilir. Alerjik durumu tespit ettikten sonra tabii ki şikayetlerin düzeltilebilmesi için neler yapılabilir, aileyle birlikte bunların planlanması gerekir. Çünkü her çocuğun alerjeni farklı olabilir, her çocuğun alerjik şiddeti farklı olabilir, her çocukta kullanılması gereken ilaçlar ya da alınması gereken tedbirler farklı olabilir."


Alerjik olduğu bilinen çocuklarda erken dönemde ilaç kullanılmasının ağır hastalıkların önüne geçebileceğini söyleyen Samet Özer, "Örneğin bir çocukta polen alerjisi varsa polenlerin özellikle yaygın olduğu öğle saatlerine kadar mümkün olduğunca polenlerden uzak kalmaları tercih edilir. Böyle dönemlerde maske kullanmaları, gözlük takmaları çocuklardaki alerjik rinit semptomlarını, alerjik astım semptomlarının şikayetlerini azaltmakta yardımcı olur. Böylelikle çocuklar atak geçirmeyi de azaltmış oluruz. Çocuklarda aynı zamanda alerjik şikayetlerde dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi, çocuğumuzun alerjik olduğunu biliyorsak mevsiminden önce bazen ilaç kullanmaya başlamak çocuğun ağır hastalıklar geçirmesinin önüne geçebilir. Bu konuda ailelerin dikkatli olmasını kesinlikle tavsiye ederim. Çocuğumuzun alerjeninden uzak kalması için elimizden gelen çabayı sarf etmemiz gerekir" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Kuvvetli yağış sonrası arpa ve yulaf ekili araziler zarar gördü Sivas’ta son 50 yılın en yoğun yağışları yaşanırken kuvvetli yağışlar nedeniyle arpa ve yulaf ekili tarım arazileri zarar gördü, hava görüntüleri zararın boyutunu gözler önüne serdi. Son yılların en yoğun yağmur yağışını alan Sivas’ta ekili tarım arazileri olumsuz etkilendi. Kızılırmak havzasında bulunan birçok arazinin sular altında kalmasının yanı sıra yağmur ve rüzgâr nedeniyle de bazı tarım arazileri de zarardan nasibini aldı. 2025 sonbaharında arazisine arpa ve yulaf ektiğini ifade eden Mustafa Harput, aşırı yağışlar ve rüzgar nedeniyle 70 dönümlük bir alanda ürün kaybının olduğunu söyledi. Ekili arazisindeki ürünün tamamen yan yattığını ifade eden Mustafa Harput, "Geçen yıl sonbahar aylarında ekim başladığında hep beraber tarlalarımızı ektik. Daha sonrasında da gübre attık. Burası yulaf ve arpa ekiliydi. Yağmur ve rüzgârdan dolayı bu yıl böyle bir şey yaşadık. Hava şartları karıştı. Bugün güneş açıyorsa bir saat sonra sel götürebiliyor. Şu an bizim yaklaşık 70 dönümlük arazimizde bir zarar var. Sağlık olsun yapacak bir şey yok. Allah’tan gelene bir şey diyemeyiz. Burayı yeşil haliyle biçeceğiz ve balya yapıp kaldıracağız. Normalde 8 veya 9’uncu ayda hasat etmemiz lazımdı" dedi. Yan yatan ve ilginç bir görüntü oluşturan tarım arazisi, dron ile görüntülendi.
İstanbul Her 100 çocuktan 3’ü skolyoz riski taşıyor 30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı" kapsamında erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti. Dünyada milyonlarca çocuğu etkileyen skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor. Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyoz, büyüme çağındaki çocuklarda sık görülüyor. Hastalığın erken dönemde farkedilmesi çocukların başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin önünü açıyor. Omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, "1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı" kapsamında ergenlik döneminde daha sık görülen skolyozun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Skolyoz kız çocuklarını daha fazla etkiliyor Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinden birinin belirginleşmesi, bel çukurlarında asimetri veya öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık oluşması skolyozun ilk işaretleri olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir omurga uzmanına başvurulmalıdır. Toplumda sanıldığından daha sık görülen skolyoz, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Skolyozun ilerleme riski kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yüksektir" dedi. Belirti vermeden ilerleyen skolyozu ayna karşısında farkedebilirsiniz Skolyoz çoğu zaman sessiz ilerleyen bir omurga hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Çocuk ağrı hissetmediği için aileleri durumu fark edilmeyebilir. Aileler evde çocuklarına uygulayacağı basit ayna kontrolüyle bu rahatsızlığı erken tespit edebilir. Şöyle ki çocuk ayakta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında diğerine göre belirgin bir yükseklik veya çıkıntı görülüyorsa skolyoz açısından değerlendirme yapılması ve en kısa zamanda alanında uzman bir hekime kontrole götürülmelidir. Çünkü skolyozda erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken tanı sayesinde birçok hastada korse ve egzersiz gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" açıklaması yaptı. Skolyoz tedavisinde yeni dönem: Hem düz hem hareketli omurga Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Skolyoz tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Çünkü eğriliğin derecesi, hastanın yaşı ve büyüme potansiyelinin tedavi seçiminde önemli rol oynar. Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde uygun hasta grubunda hareket koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. "İpli skolyoz ameliyatı", "füzyonsuz skolyoz cerrahisi" veya "gerdirme yöntemi" olarak da bilinen Vertebral Body Tethering (VBT) tekniğinin önemli bir seçenek haline geldi. Geleneksel skolyoz ameliyatlarında omurganın ilgili bölümü düzeltilerek sabitlenir. VBT yönteminde ise omurganın büyüme potansiyelinden yararlanılarak eğriliğin zaman içinde düzelmesi hedeflenir. Böylece uygun hastalarda hem eğrilik kontrol altına alınabilir hem de omurganın hareket kabiliyeti korunabilir" dedi. Doğru hasta seçimi tedavi başarısını artırıyor Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "VBT yöntemi özellikle büyümesi devam eden ve belirli özelliklere sahip skolyoz hastası çocuklarda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Hastanın yaşı, kemik olgunluğu, eğriliğin tipi ve derecesi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi bu tedavinin başarısında en önemli faktördür. Skolyoz erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için gözden kaçabir. Bu nedenle özellikle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez mutlaka omurga muayenesinden geçirilmesini gerekir. Böylece erken tanı sayesinde birçok çocuk daha tedavilerle ameliyat olmadan sağlıklı bir büyüme ve geleceğe kavuşabilmektedir" şeklinde konuştu.
Mersin Mersin’de kadınlara yönelik destek hizmeti sürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kadın Danışma Merkezleri, yılın başından bu yana 842 kişiye destek sağladı. Merkezlerde kadınlara psikolojik destek, yönlendirme, terapi ve şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme hizmetleri sunuluyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Kadın Danışma Merkezleri, desteğe ihtiyaç duyan kadınlara hizmet sunmaya devam ediyor. Kadın Danışma Merkezlerinden, 2026 yılının başından bu yana toplam 842 kişi yararlandı. Büyükşehir Belediyesi, kadınların psikolojik, sosyal ve diğer birçok alanlardaki hizmetlere daha kolay ulaşabilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürürken, merkezlerde şiddetin tüm türlerine karşı bilgilendirme, yönlendirme ve psikolojik destek hizmeti sunuluyor. Toroslar ilçesi Korukent Mahallesi’nde yer alan Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminalinde (MEŞOT) yer alan Kadın Danışma Merkezi hafta içi her gün 08.00-17.00 saatleri arasında hizmet verirken, Toroslar ilçesi Alsancak Mahallesi’nde bulunan Kadın Danışma Merkezi ise haftanın her günü açık bulunuyor. Kadın Danışma Merkezlerinde kadınlara fiziksel, psikolojik, ekonomik ve diğer şiddet türleri konusunda bilgilendirme yapılırken, ihtiyaç halinde sığınma evi, Kariyer Merkezi ve ilgili kurumlara yönlendirme desteği de sunuluyor. Kadınların acil durumlarda kullanabileceği KADES uygulaması hakkında da bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Toroslar ilçesi Alsancak Mahallesi’nde bulunan Kadın Danışma Merkezinde görev yapan uzman psikologlar tarafından bireysel terapi, çift terapisi, çocuk görüşmeleri ve grup terapileri de gerçekleştiriliyor. Ayrıca kadınlara yönelik farkındalık çalışmaları ve çeşitli atölyeler de düzenleniyor. Kadın Danışma Merkezlerinden faydalanmak isteyen kadınlar ‘Alo 185’ Çağrı Merkezi üzerinden iletişim sağlayabilir. "Yılın başından bu yana Kadın Danışma Merkezlerimizden 842 kişi yararlandı" Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığına bağlı Kadın Şube Müdürü Edibe Sahil, Otogar Kadın Danışma Merkezinin hafta içi her gün saat 08.00-17.00 arası hizmet verdiğini, Alsancak Mahallesi’nde bulunan Kadın Danışma Merkezinin ise haftanın her günü açık olduğunu söyledi. Sahil, "3 uzman psikoloğumuz, Alsancak Mahallesi’nde yer alan Kadın Danışma Merkezimizde görev yapıyor. Şiddet türlerinin tamamına karşı burada yönlendirme, bilgilendirme, ekonomik şiddete karşı barınma hizmeti için sığınma evi yönlendirmeleri yapılıyor. Aynı zamanda terapi hizmeti sunuluyor, grup terapisi yapılıyor, çok çeşitli eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütülüyor" dedi. Kadın Danışma Merkezi hizmetini Türkiye’de ilk olarak otogarda açan belediyenin Mersin Büyükşehir Belediyesi olduğunu hatırlatan Sahil, "Yılın başından bu yana Kadın Danışma Merkezlerimizden 842 kişi yararlandı. İhtiyaç duyan tüm kadınları kadın danışma merkezimize bekliyoruz. Tüm kadınlara bütün şiddet türlerine karşı yönlendirme ve bilgilendirme hizmetlerini memnuniyetle sunuyoruz" ifadelerine yer verdi.
Zonguldak Balık tutmak isterken kayalıklardan düşen adamı ekipler ve balıkçı teknesi kurtardı Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde balık tutmak için çıktığı kayalıklardan düşerek yaralanan adam, itfaiye ve AFAD ekiplerinin yürüttüğü operasyonun ardından yoldan geçen bir balıkçı teknesinin yardımıyla kurtarıldı. Olay, sabah 06.00 sıralarında Kozlu ilçesine bağlı Ilıksu mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, beraberindeki bir kişiyle birlikte kayalık alanda balık tutmak isteyen 64 yaşındaki Yaşar Y., dengesini kaybederek aşağı düştü. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye AFAD, Kozlu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve sağlık ekipleri sevk edildi. Zorlu arazi şartlarında mahsur kalan Yaşar Y., itfaiye ve AFAD ekiplerinin başarılı operasyonuyla düştüğü yerden çıkarıldı. Ekipler, yaralının karadan tahliyesini hızlandırmak amacıyla o esnada denizden geçen balıkçı teknesini fark ederek kaptandan yardım istedi. Tekneye alınan yaralı adam, deniz yoluyla güvenli bir şekilde Kozlu Limanı’na getirildi. Limanda hazır bekleyen acil sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Yaşar Y., ambulansla Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan kontrollerde kolunda kırık olduğu tespit edilen talihsiz adamın genel sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin hastanede devam ettiği öğrenildi.