POLİTİKA - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 10:55

Başkan Altun: "CHP’nin hiç olmadık zamanda gündemi değiştirecek kan pompalayan bir damarı var"

A
A
A
Başkan Altun: "CHP’nin hiç olmadık zamanda gündemi değiştirecek kan pompalayan bir damarı var"

Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, "CHP’nin hiç olmadık zamanda gündemi değiştirecek kan pompalayan bir damarı var" dedi.


Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, CHP Kayseri Milletvekili Aşın Genç’in Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ile ilgili yaptığı açıklamanın kendisine de Kayseri’ye de yakışmadığını söyleyerek, "Öncelikle şunu ifade edeyim, Aşkın Genç aslında çok mütevazi ve beyefendi bir kişilik. Şahıs olarak sevdiğimiz bir insan, siyasetteki kibar insanlardan bir tanesi. Bu çıkışı bizi de hayrete düşürdü ama ben eleştirirken şu yönünü ele aldım. Bunu ifade etmekten de gocunmuyorum. CHP’nin içerisinde bir damar yolu var ki tam da ansızın, hiç olmadık bir zamanda gündemi değiştirecek bir kan pompalıyor. Bahsi geçen ziyaret birkaç ay önce olmuş, sonra bir dernek vasfı ile ziyaret edilmiş. Bu gayet doğaldır. Sayın valimizin Kayseri ‘de yaptıklarına biz de izliyoruz, takdir ediyoruz. Ortaya koyduğu projeler var ki bunun da meyvelerini şehrimiz almaya başladı. Şehre bu denli bir katkı sağlamış bir mülki amir. Kayseri’ye yaptığı çalışmalar bir tarafa ama diğer tarafta da bu şehrin mülki amiri. Herkes ziyaret edebilir. Bir dernek, cemaat, başı sıkışan bir vatandaş dahi ziyaret edebilir. Eleştiri dozunun ona göre ayarlanması lazım. 21. yüzyılda biz hala dönüp de 28 Şubat’ın ülkemize ve bize yaşattıklarını unutmamışken, kılık kıyafet noktasında herkes istediğini giyebilir. Herkes giderken takım elbiseli gitmek zorunda değil. Herkes düşüncesini yansıtan kıyafeti giyme özgürlüğüne sahip. Özgür bir ülkeden bahsediyoruz. Yaklaşım tarzını eleştirdik ama ben CHP’den bir geri dönüş almadım. Ben yanlış bir şey söylemedim. Olayın bu kadar büyümesine de gerek yoktu. Aşkın bey o çıkışı yapmayacaktı. Yakışmadı, şehrimize de yakışmadı ve burada ülkemiz açısından olaylara bakış açımızı değiştirmemizde fayda var" dedi.


"Biz depremlerin sadece tarihlerini anmakla meşgulüz"


Başkan Altun, depremlerin sadece tarihlerinin hatırlandığını fakat yönetmeliğin hayata geçirilmediğini söyleyerek, "Biz depremleri oluş tarihlerinde hala anmakla meşgulüz. 1999 depremi ile ilgili Kayserimizde bir anıt var. Tahmin ediyorum ki her ilde de var. Sadece sene-i devriyesinde anmakla meşgulüz. Deprem yönetmeliğimiz eğer harfiyen uygulanmış olsa gerçekten muazzam bir yönetmelik. Fakat uygulama hususunda doğru adımların atıldığı kanaatinde değiliz. Konuşulma kısmında gayet güzel gidiliyor, icraat kısmına gelirsek bundan sonra Kayseri’de herkes çıkabildiği kadar gökyüzü bizim, şerefiye bedelini öderim istediğim kadar çıkarım diyemeyecek. Güzel ama peki şimdiye kadar yapılanlara ne yapacağız? Kahramanmaraş depremi olana kadar bitmiş olan inşaatlara ne yapacağız? Nasıl bir çözüm bulduk? Önümüze bir yatırım maliyeti problemi geliyor. Biz her şeyde tasarrufsuz bir şekilde ilerliyor, itibarımız namına her şeyi yapabiliyoruz ama burada insan canı söz konusu olduğu zaman tasarruf etme ihtiyacı duyuyoruz" ifadelerini kullandı.


Piyasalarda denetimsizlikten kaynaklı bir standart olmadığını söyleyen başkan Erdal Altun, "Piyasada aslında şu anda bir standart yok. Denetimsizlik hat safhada. Yalnız şöyle ilginç bir durum var; pandemi de geldi bu memlekete. Biz aslında deneme-yanılma yoluyla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz sürekli. Bilime dayalı çalışmalar ortaya koysak bir standardı vardır. Pandemide dediler ki zincir marketler züccaciye eşyası satmasın. Orayı jelatinle kapattılar. Çizgi film gibi trajikomik. Böyle bir karar alınıyorsa o raf oradan kalkacak. Bizim bir düzenimiz yok. Fiyat istikrarının olmamasındaki sebep de bakanlık diyor ki ‘Bunu gördüğünüz zaman ihbar edin biz çökelim tepesine. Biz vatandaşı neden muhbir tutuyoruz? Vatandaşın işi gücü yok da araştırma yapıp şunu gelip ihbar edeyim mi desin. Sağlıklı bir uygulama değil. Neden vatandaşımızı muhbirliğe alıştırıyoruz?" dedi.


Başkan Altun, Kayseri’de adrese teslim işlerin bırakılması gerektiğini söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Şehrimizde bazı uygulamalar adrese teslim yapılıyor. Biz bu şehirde yaşıyoruz. Bu adrese teslimleri artık bırakalım. Yapılmıştır yapılmamıştır onu yorumlamam. O bizim işimiz değil, adaletin işi ama bu ülkede bu memlekette sadece CHP’li belediyeler mi yolsuzluk yapıyor? Ya da CHP’li belediyelerin yaptıkları mı yolsuzluk sayılıyor? Buradaki ihaleyi Kayseri Büyükşehir Belediyesi CHP’li bir belediye olsaydı görevden alınma nedeniydi. Tasarruf tedbirlerinin olduğu bir dönemde davet usulü ihale ile pazarlık etmeden tek bir firmanın girdiği ihale. Şubat ayında 2 firma yarışmış ama fiyat düşmemiş. Yaklaşık maliyet 175 milyon TL ama ihale yine a firmasına 187 milyon TL’ye verilmiş. Yaklaşık maliyetin üzerinde. Biz muhalefet olarak yanlış olan olayları gündeme getireceğiz. Araştırmak da adaletin işi."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.