EKONOMİ - 05 Aralık 2024 Perşembe 10:55

Başkan Büyüksimitci, “Üretimin korunması, istihdam ve ihracatın desteklenmesi gerek”

A
A
A
Başkan Büyüksimitci, “Üretimin korunması, istihdam ve ihracatın desteklenmesi gerek”

KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları panelinde yaptığı konuşmada, “Biz İtalya’dan Çin’e kadar en büyük sanayi ülkesiyiz. Bunu muhafaza edip geliştirmek zorundayız. Dolayısıyla bizim bu ekonomik programda iyileştirmemiz gereken, mutlak surette üretimin korunması, istihdamın ve ihracatın desteklenmesiyle ilgili bir şeyler yapmamız lazım. Türkiye’nin en büyük gücü, üretim gücü ve ihracat gücüdür” dedi.



QNB Türkiye, “Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları” kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerindeki reel sektör temsilcilerini ağırlamayı sürdürüyor. Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları toplantılarının şimdiki durağı Kayseri oldu. QNB Türkiye’nin EKONOMİ Gazetesi ve Bloomberg HT işbirliğinde düzenlediği etkinlikte; ticaretin dijitalleşmesi, verimlilik, yeşil dönüşüm ve güncel ekonomik gelişmeler masaya yatırıldı. Kayseri iş dünyası ile finans sektörü temsilcilerinin de hazır bulunduğu toplantı Kayseri’de yapıldı.


Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ve Bloomberg HT Programcısı Dr. Pelin Yantur’un moderatörlüğünü üstlendiği programın konuşmacıları ise Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ile QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan oldu.



“Kayseri, 6 milyar dolar dış ticaret hacmine sahip”


Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci programda yaptığı konuşmada, Kayseri ile ilgili bilgiler vererek, “Kayseri, çevresinde yer alan 12 şehir için ticaret, turizm, lojistik ve sağlık merkezi konumunda. Kayseri, 5 üniversitesi, 5 Organize Sanayi Bölgesi, 1 Serbest Bölgesi ile Türkiye ekonomisine 6 milyar dolar dış ticaret hacmiyle ciddi katkı sağlayan bir ilimiz. Toplamda 51 milyon metrekare üretim alanına sahibiz. Proje aşamasında olan 2 OSB’miz daha var. Bunlarda tamamlanınca mevcut OSB’lerimizle birlikte şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) İlk 500 ve ikinci 500 firma listesinde Kayseri’den toplamda 29 firmayla Türkiye’de sekizinci sıradayız. Mobilya sektöründeki ilk 20 firmanın 11’inin Kayseri’de. Elektrikli ev aletlerinde ihracatta İstanbul’dan sonra ikinci sıradayız. Ayrıca e-ticaret uyum endeksinde de yine İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer alıyoruz, 9 bin 632 e-ticaret yapan firmamız var” dedi.



“Model Fabrika, verimlilik, dijitalleşme ve ihracata katkı sağlıyor”


Kayseri’nin e-ticarete çok uyumlu ve dijitale hazır bir şehir olduğunu belirten Büyüksimitci, “Kayseri Sanayi Odası, Kayseri Ticaret Odası ve Abdullah Gül Üniversitesi ile beraber verimlilik, yalın dönüşüm, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm konularında çalışacak şekilde Kayseri Model Fabrika’yı kurduk. Firmaların analizlerini yapıyoruz ve yalın dönüşüm tekniklerini kullanarak verimliliklerini artırıyoruz. Şuana kadar Kayseri’de 150 firmaya 170 projede yerinde danışmanlık hizmeti verdik. Arkasından da dijitalleşme sürecini izliyoruz. Çünkü siz kendinizi, verimliliğinizi görünebilir kılmazsanız dijitalleşmeniz de topal kalıyor. Dolayısıyla dijitalleşirken durum analizlerinden başlayarak yol haritası hazırlıyoruz. Kayseri 4 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar ithalat yapan bir şehir. Yani burası farklı bir memleket. Ama bunun yetmediğini her zaman söylüyoruz ve bu rakamları verimlilik ve dijitalleşme çalışmalarıyla daha yukarı doğru çıkaracağız” diye konuştu.



“Üretimin korunması, istihdam ve ihracatın desteklenmesi gerek”


Ekonomik beklentilere yönelik değerlendirmelerde de bulunan KAYSO Başkanı Büyüksimitci, asgari ücretin aslında işveren tarafında pek çok kalemi de etkilediğini belirtti. Hem asgari ücretle birlikte oluşan gider kalemlerini hem de asgari ücretin üstündeki maaşların artışlarının, asgari ücret artışını belirleyeceğini kaydeden Büyüksimitci, genel ekonomik görünüm ile ilgili de, “Biz hiçbir zaman ümidimizi kaybetmedik. Ana problemimiz şuan enflasyon” dedi. 2025 yılının özellikle ilk iki çeyreğinin de bugünden daha iyi olmasını öngörmediklerini de kaydeden Büyüksimitci, “Dünyada çok ciddi sıkıntılar var. Ama ne olursa olsun biz İtalya’dan Çin’e kadar en büyük sanayi ülkesiyiz. Bunu muhafaza edip geliştirmek zorundayız. Dolayısıyla bizim bu ekonomik programda iyileştirmemiz gereken, mutlak surette üretimin korunması, istihdamın ve ihracatın desteklenmesiyle ilgili bir şeyler yapmamız lazım. Türkiye’nin en büyük gücü, üretim gücü ve ihracat gücüdür. Sanayici her zaman, hem çalışanları hem de ülkesi için üretmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.


QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, dijitalleşmenin firmalara sağladığı avantajlar ve Dijital Köprü uygulamasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Tan, “Dijitalleşmede bir firma bugün geride kaldıysa, yarın işlerini yetiştirmekte çok zorlanacağını düşünüyorum. Dijitalleşme dediğimiz şey aslında bir rekabet avantajı ve özünde bir maliyet optimizasyonu. Daha ucuz maliyetlerle daha çok iş yapabilmenin, daha karlı iş yapabilme ve daha hızlı iş yapabilmenin gereği dijitalleşme. Her firmanın kendi önceliklerine göre dijitalleşmesi lazım” dedi.


Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ise Kayseri’nin dijitale en hazır şehirlerinden biri olduğunu belirterek, “Herkes zaten işinin gereğini çok iyi biliyor. Bugünlerde riski hesaplayabilmek çok belirleyici unsur. İkinci olarak da maliyeti doğru yere koyabilmek çok belirleyici. Size yük olabilecek hiçbir şeyi omzunuzda taşımamaya özen göstermelisiniz” dedi.


Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ise hem dijitalleşme ve yeşil dönüşüm hem de ekonomik gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Yeşil dönüşümün çok daha ciddiye alınarak değerlendirilmesi gerektiğini paylaşan Güldağ, çevresel ürünlerle ilgili de Türkiye’nin bir başarı hikâyesi yazdığını söyledi.



Başkan Büyüksimitci, “Üretimin korunması, istihdam ve ihracatın desteklenmesi gerek”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da önce torununu sonra da kızını kaybeden yaşlı adam kalp krizi geçirdi Bolu’da geçtiğimiz günlerde evinde cansız bedeni bulunan 16 yaşındaki çocuğun annesi, çocuğunun mezar ziyaretinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Torun ve evlat acısına dayanamayan Hüseyin Başeken de kalp krizi geçirip yoğun bakıma alındı. Bolu’da 14 Şubat’ta kendisini doğal gaz borusuna asarak intihar eden 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, ailesi tarafından evde ölü olarak bulundu. Efe Kerem’in cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında Kılıçarslan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Evladının intiharı ile yıkılan anne Mine Konuk, oğlunun Kılıçarslan Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ettiği esnada fenalaştı. Oğlunun mezarı başında fenalaşan acılı anne, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Torun ve evlat acısına dayanamayan dede de kalp krizi geçirdi Torunu Efe Kerem’in ölümünün ardından büyük üzüntü yaşayan Hüseyin Başeken, kızı Mine Konuk’un da hayatını kaybettiği haberini aldıktan sonra fenalaştı. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Başeken’in kalp krizi geçirdiği belirlendi. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Başeken’in, kalbinin yeniden durduğu ve doktorların müdahalesiyle tekrar hayata döndürüldüğü öğrenildi. Başeken’in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Nevşehir Bakan Gürlek: "Terörsüz Türkiye süreci çok güzel gidiyor" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir Valiliğini ziyaret ederek Vali Ali Fidan’dan il hakkında bilgi aldı. Ziyaret sonrası açıklama yapan Bakan Gürlek, "Terörsüz Türkiye süreci çok güzel gidiyor, inşallah bunun meyvelerini hep birlikte toplayacağız" dedi. Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Nevşehir’e gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir Valiliğini ziyaret etti. Valilik girişinde Vali Ali Fidan ve protokol üyeleri tarafından karşılanan Gürlek, daha sonra valilik makamına geçti. Ziyarette Vali Fidan tarafından Bakan Gürlek’e ilde yürütülen çalışmalar ve Nevşehir’in genel durumu hakkında bilgi verildi. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, doğup büyüdüğü şehirde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Gürlek, "Bugün doğup büyüdüğüm, her sokağında hatıram olan güzel memleketim Nevşehir’de bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hemşehrilerimizin gösterdiği sıcak karşılama için de kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Türkiye’de yürütülen "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Gürlek, "Ülkemizde terörsüz Türkiye süreci çok güzel gidiyor. İnşallah bunun meyvelerini toplamak üzereyiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe Türkiye daha ileriye gidecek" ifadelerini kullandı. Nevşehir’in Kapadokya’nın kalbi olduğunu vurgulayan Gürlek, şehrin turizm, tarım, eğitim ve girişimcilik alanlarında daha da gelişmesi için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin her alanda ilerlediğini belirterek, Nevşehir’in gelişimi için gerekli adımların atılmaya devam edeceğini söyledi.
Gaziantep TİGEM’e ait Antep Fıstığı GTB’de ihaleyle satıldı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Ceylanpınar Tarım İşletmesi tarafından satışa sunulan 74,10 ton Antep fıstığı, Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB) düzenlenen ihale ile alıcılarıyla buluştu. 2025 yılı istihsali olan Antep fıstıkları, GTB GATEM Buğday Pazarı Tescil Bürosu Satış Salonu’nda gerçekleştirilen ihale kapsamında, borsa şartları çerçevesinde ve pazarlık usulüyle satışa sunuldu. Toplam 8 parti halinde gerçekleştirilen ihaleye sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Şeffaflık, güvenilirlik ve rekabet esasları doğrultusunda yürütülen ihale süreci, ürünlerin gerçek piyasa değerinde işlem görmesine katkı sağlarken, üretici ile alıcıyı doğrudan buluşturan yapısıyla tarım ticaretinde güven ortamını güçlendirdi. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, gerçekleştirilen ihalenin tarım piyasaları açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Borsamızda düzenlenen ihaleler, tarım ticaretinin şeffaf, güvenilir ve rekabetçi bir zeminde yürütülmesine önemli katkı sunmaktadır. Stratejik ürünlerimiz arasında yer alan Antep fıstığının, borsa kuralları çerçevesinde işlem görmesi; üreticimizin emeğinin korunması ve piyasa dengesinin sağlıklı şekilde oluşması açısından büyük önem taşımaktadır. TİGEM ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonlar sayesinde, tarım ürünlerinin gerçek değerinde alıcı bulması sağlanmakta; üretici, tüccar ve sanayici arasında güvene dayalı ticaret yapısı üçlenmektedir" ifadelerini kullandı.
Muğla Miniklere yangın güvenliği eğitimi Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, Ula ilçesi Kızılyaka İlköğretim Okulu ana sınıfı öğrencilerine yönelik yangın ve acil durum bilgilendirme eğitimi düzenledi. Minik öğrencilerin erken yaşta güvenlik bilinci kazanmalarını amaçlayan eğitim programı, hem öğretici hem de eğlenceli anlara sahne oldu. Gerçekleştirilen eğitimde itfaiye mesleğinin görev ve sorumlulukları öğrencilere yaş gruplarına uygun bir dille anlatıldı. İtfaiye ekiplerinin yalnızca yangınlara müdahale etmediği; trafik kazaları, doğal afetler ve diğer acil durumlarda da görev aldığı vurgulandı. Yangının ne olduğu, nasıl oluştuğu ve hangi durumlarda tehlike oluşturduğu örneklerle açıklanarak, öğrencilerin temel düzeyde farkındalık kazanmaları sağlandı. Eğitim kapsamında özellikle yangın anında yapılması gereken doğru davranışlar üzerinde duruldu. Panik yapılmaması gerektiği, güvenli alanlara yönelmenin önemi ve büyüklerden yardım istemenin gerekliliği anlatıldı. Ayrıca 112 Acil Çağrı Merkezi’nin hangi durumlarda aranması gerektiği ve gereksiz aramaların muhtemel sonuçları konusunda bilgilendirme yapıldı. Acil hatların doğru ve bilinçli kullanımının önemi vurgulandı. Eğitimin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise itfaiye araç ve ekipmanların tanıtımı oldu. Öğrencilere itfaiye araçlarında bulunan malzemeler gösterilerek kullanım amaçları hakkında bilgi verildi. İtfaiyecilerin görev sırasında kullandığı koruyucu kıyafetler tanıtıldı. Eğitim sonunda düzenlenen soru-cevap etkinliğiyle öğrencilerin merak ettikleri sorular yanıtlandı. Çocukların aktif katılım sağladığı etkinlikte temel güvenlik kuralları pekiştirilirken, öğrenme süreci daha kalıcı hale getirildi. Başkan Aras: "Çocuklarımızın bilinçli bireyler olarak yetişmesi en önemli önceliğimizdir" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras "Çocuklarımızın afetlere ve acil durumlara karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi bizim en önemli önceliklerimizden biridir. Yangın güvenliği ve temel afet bilincinin erken yaşta kazandırılması, hem kendi güvenlikleri hem de toplumumuzun geleceği açısından büyük önem taşıyor. İtfaiye teşkilatımız yalnızca yangınlara müdahale eden bir birim değil, aynı zamanda önleyici ve eğitici çalışmalarıyla da toplumumuza hizmet etmektedir" dedi.
Muğla Cuma hutbesinde ’sanal kumar ve dijital bağımlılık’ uyarısı Cuma hutbesinin bu haftaki konusu "Bağımlılıkla mücadele Ramazan bir fırsattır" olurken, hutbede dijital bağımlılık başta olmak üzere bütün bağımlılıklardan Ramazan ayı vesilesiyle kurtulmanın mümkün olduğu vurgulandı. Cuma hutbesinin bu haftaki konusu "Bağımlılıkla mücadele Ramazan bir fırsattır" oldu. Hutbede, modern çağın en büyük tehditlerinden biri olan bağımlılık konusuna dikkat çekildi. Alkol, uyuşturucu ve dijital kumarın yuvaları yıktığının vurgulandığı hutbede, bağımlılıktan kurtulmak için Ramazan ayının bir fırsat olduğu belirtildi. Okunan hutbede, "İçerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerif, Allah’ın sevdiği bir kul olmak, kendimize çekidüzen vermek, varsa kötü söz ve davranışlarımızı terk etmek için büyük bir fırsattır. Bağımlılık, basit bir alışkanlık değildir. İnsanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalıktır. Kişinin, zamanını heba ederken günaha dalmasına, şiddete yönelmesine, hatta kendisinin ve ailesinin canına kastetmesine sebep olan büyük bir tehdittir. Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelerimize kadar giren bir başka bağımlılık ise dijital kumardır. Üzülerek ifade edelim ki, dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan dijital kumar, kişinin, evini ve arabasını satmasına, bütün imkanlarını bu yolda tüketmesine, borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı. "Kötülerin insafına terk etmemeliyiz" Günümüzde birçok insanın dijital bağımlılık ile karşı karşıya olduğuna da dikkat çekilen hutbenin devamında "Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılık ise dijital bağımlılıktır. Dijital bağımlılık, dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmaktadır. İnsanların acısını, yardım edilmesi gereken bir durum olmaktan çıkarıp seyredilen bir içerik haline getirebilmektedir. Dijital bağımlılık sebebiyle, alış veriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf, ömürler zayi edilmektedir. Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolu, bu kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmaktır. Bütün tedbirlere rağmen bir şekilde zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmak, onları kötülerin insafına terk etmemektir. Ayrıca kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamaktır. Yemek yemeleri, bir köşede sessiz kalmaları için yavrularımızı zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamaktır. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni bir başlangıç yapalım. Unutmayalım ki, insan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek, dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir" ifadeleri kullanıldı.