GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 10:42

Ercan Sarıkaya’dan müjde: "KUMSmall’ın 420 milyon TL’lik borcu önümüzdeki ay bitiyor"

A
A
A
Ercan Sarıkaya’dan müjde: "KUMSmall’ın 420 milyon TL’lik borcu önümüzdeki ay bitiyor"

Kayseri Mobilyacılar Odası ve Kumsmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, KUMSmall’ın için 2018 yılında kullanılan 420 bin TL’lik kredi borcunun Mart ayında biteceğini söyledi. Sarıkaya ayrıca, Vatandaşlara uyarılarda bulunarak, sosyal medyadan ürün alınırken dikkat edilmesinin altını çizdi.


Kayseri Mobilyacılar Odası ve Kumsmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, gündeme dair açıklamalarda bulunarak, mobilyada merak edilen soruları cevapladı. KUMSmall AVM için 2018 yılında kullanılan 420 milyon TL’lik kredi borcunun Mart ayında biteceğini söyledi. Bu sayede en büyük problemin ortadan kalkacağını belirten Sarıkaya, "KUMSmall AVM geçekten çok güzel gidiyor. Mevsimsel olarak mobilyanın durgun olduğu kış mevsimindeyiz. Genel manada dünyada mobilyada bir durgunluk var. Son yıllardaki enflasyon üstü ortam nedeniyle nakdî sıkılaştırma mevcut. Gıda dışındaki birçok sektör bu durumdan etkilendi. KUMSmall’da dışardan bir şirketle çalışmıyoruz. Dışardan bir yönetim şirketi yok. Bizim KUMSmall olarak ciddi bir borç yükümüz vardı. 2018 yılında kullandığımız kredilerin faizleriyle beraber toplamda 420 milyon TL’lik borcu önümüzdeki Mart ayında bitiriyoruz. Bizim asıl en büyük problemimiz buydu. Borcun bitimiyle beraber tapular dağıtılacak" dedi.



"Kredi kartlarıyla ilgili sınırlandırmalar var"


Kobilerine kredi kartı sınırlandırılması bulunmasının haksızlığa yol açtığını dile getiren Sarıkaya, "Kredi kartlarıyla ilgili sınırlandırmalar var. Elektronikte de aynı telefonlarda taksit sayıları kısıtlandı. Bu bir takım haksızlıklara da neden oluyor. Şu anda TMSF bünyesindeki markalar veya büyük şirketler giderek, bankalardan 8-10 taksit anlaşması yapabiliyor. Küçük kobiler bunu yapamıyor. Burada da bir haksız rekabet ortaya çıkıyor. Geçen yıl Mehmet Şimşek Bey Kayseri’ye geldiğinde de söyledik. Kendisi de ‘bu geçiş döneminde bunu yapmak zorundayız’ dedi. ‘Enflasyonu dizginlemek adına para sıkılaştırmayı ve harcamayı azaltmak zorundayız’ dedi. Sizde yapın’ dedi. Ancak küçük kobiler bunu yapamaz. Kobilere kredi kartı sınırlandırılması kaldırılmalı. Kobilerimizin de sanayicilerimizin de esnaflarımızın da bir yaşam haddinin olması gerekiyor. İşlerimiz çok kötü değil. Ancak durgun. Bu kış aylarında bazı firmalarımız AVM giderlerini çıkaramıyor. Biz bunun farkındayız. Ancak yazın hızlandığında da onu oradan karşılıyor" ifadelerini kullandı.



"AVM’de kapalı alanın büyüklüğü değil, satışı önemli"


AVM’nin büyüklüğünün kapalı alanıyla değil, yaptığı işle ölçülebileceğini belirten Sarıkaya, "İnsanlar ne kadar üretim yapıyor? Ne kadar ihracat yapıyor? Ne kadar istihdam sağlıyor? Ne kadar vergi ödüyor? Bunlara bakmak lazım. Bu konularda kim büyükse ‘ben büyüyüm’ diyebilir. AVM’nin kapalı alanının büyüklüğüyle övünmek çok güzel bir şey değil. Üretimimizle, modellerimizle ve ihracatımızla ön plana çıkmamız lazım. Mobilyanın nerede üretildiğinin de bir anlamı yok. Kayseri’de mobilya konusunda merkez olmuş bir şehir. Ciddi bir üretimi var" diye konuştu.



"KUMShome ile online satış Haziran’da başlıyor"


Kurdukları KUMShome isimli internet sitesiyle Haziran ayında online satışlara başlayacaklarını aktaran Ercan Sarıkaya, "Kumshome markası ile internetten satışımızı Haziran ayında açıyoruz. Daha önce bir mutfağa girdik ve satışlar yaptık. Bu konuda 6 kişilik çalışma ekibimizi oluşturduk. Onların başına da şu anda çok tecrübeli bir ismi getirdik. Bu konuda taviz yok. ‘Bu iş olmalı’ deyip de yapamadığımız tek iş olabilir. İnşallah Haziran ayı itibariyle Kumshome markasıyla satışa başlayacağız" şeklinde konuştu.



"Üretmek değil, satış önemli"


Sanayi de üretimden çok satışın önemli olduğu bir dönemde olduklarının altını çizen Sarıkaya, "Bir zamanlar çok iyi markamız olup, şu anda üretimi olmayan, kapatılmış veya tamamen ortadan kalmış markalarımız da var. Bunların hepsi belli. Ne yapmamız gerektiğini de biz ürettik. Burada karar verme merciinde olan değerli yöneticilerimizle, başkanlarımızla, siyasetçilerimizle paylaşarak, artık yeni şeyler söylememiz gerekiyor. Bu yeni söylemleri, projeleri de hayata geçirmemiz gerekiyor. Üretmek artık marifet olmaktan çıktı. Herkes üretiyor. Üretmek, sanatkarlık, ustalık ve zanaatkarlık oldu. Artık satmak marifet. Artık bizim mobilya üretimiyle bir noktaya gelemeyeceğimizi görmemiz lazım. Gelip, gelebileceğimiz nokta burası" dedi.



"Kayseri’nin sınırları zorlaması gerekiyor"


Kayseri’nin proje üreterek, sınırları zorlaması gerektiğini söyleyen Sarıkaya, "Kayseri’nin proje üretmesi gerekiyor. Yatırımcı çağırabilmek için elinizde bir done olması gerekiyor. Proje üreterek, yurt dışında çok ciddi ortaklar bulmamız gerekiyor. Kayseri’nin sınırlarını daha fazla zorlamamız gerekiyor. Çok seyahat etmek güzel bir şey değil. Evinizden ailenizden uzak kalıyorsunuz ama o seyahatleri yapmazsanız olmaz. Kayseri Anadolu’da bir yer. Yazın gurbetçilerimiz gelse de yatırımcı buraya gelmiyor. Bizim başka şeyler söylememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Sermaye betona gömülmekten vazgeçilmeli"


Kayseri’de sanayicilerin büyümekte zorlandığını dile getiren Sarıkaya, "Kayseri’de 8 tane gerçekçi sanayi sitesi var. Bir takım bölgelerde küçük olanlar var. Şehir de bunun gibi 12-13 tane dükkanların bulunduğu yerler var. Burada ki en büyük dükkanlar ortalama 400 metrekare büyüklüğünde. Biz Mobilya Kentte 600-800 ve bin metrekare yaptık ama sayıları çok az. Mobilya hacimli bir ürün. Makinanız, hammaddeniz ve bitmiş ürünleriniz hacimli. Bizim üyelerimizde büyüme potansiyeli olan çok var. Ancak bizim mobilyacılarımız büyüyemezler. Kayseri’de mobilyacıları büyütecek biner metrekarelik fabrikalar yok. Kiracı olarak bulmak isteyene de yok. Bizim mobilya kentteki bin metrekarelik dükkanlarımız çok değerli kiraya veriliyor. Organize Sanayi Bölgesi’ne gitmek zorundasınız. Organize de en küçük parsel 5 bin metrekare. Hangi kobi OSB’de önce 5 bin metrekare arsa alacak ve üstüne bin metrekare yer kapatacak. Yani biz sermayemizi nereye kadar arsaya, taşa toprağa gömeceğiz. Türkiye geçmişte sermayesini betona, demire gömdüğü için bir sorun yaşadı. Kriz, ekonomik daralma yaşadı. Artık biz sanayide büyümeliyiz" şeklinde konuştu.



"Sosyal medyadan alışverişe dikkat"


Vatandaşları sosyal medyadan alışveriş yaparken, dikkat etmeleri yönünde uyaran Sarıkaya, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Vatandaşlarımızı buradan uyarmak istiyorum. Lütfen sosyal medyadan mobilya alışverişine dikkat etsinler. Bir ürünün fiyatı var, işçiliği var. Hammaddesi var. Yani bir ürünün fiyatı piyasa da 10 bin TL’de sosyal medyada 4-5 bin TL ise lütfen bir düşünün. O ürün size gelmiyor. Siz parasını gönderiyorsunuz ama ürünü tahsil edemiyorsunuz. Diğer şehirlerde sürekli Kayseri’yi ve Mobilya Kenti taklit ediyorlar. Google üzerinden bizim üyemizin fotoğraflarını almış ve iş yerim burası diye yazmış. Kayseri’mizin ünlü ve hayırseveri bir sanayicisinin şirketin numarasını kullanarak, sahte hesap açmışlar. Oradan 3’de bir fiyatına mobilya satıyorlar. İnsanlar parasını gönderiyor ama ne mobilya geliyor nede başka bir şey geliyor ya da gösterdiği ürün yerine başka bir ürün teslim ediliyor. Bu sefer onu hiç geri gönderemiyorsunuz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da kene sezonu açıldı Havaların ısınmasıyla birlikte kenelerde çıkmaya başladı. Kene ısırması sonucu meydana gelebilecek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı. Erzincan’da kene ısırması sonucu 1 kişi hastanede tedavi altına alındı. Erzincan’da her yıl Toplum Sağlığı Merkezi personelleri tarafından, köylerde yaşayan vatandaşlara Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında eğitim verilerek, bilgilendirmeler yapılıyor. Sağlık ekipleri "Keneyi hafife almayın tedbiri elden bırakmayın" sloganıyla uyarılarda bulunarak şu bilgilere yer verdi: "Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. KKKA ilk olarak 12. yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmıştır. Hastalık, keneler tarafından insanlara tutunmasını takiben idrarda, tükürükte, rektumda ve abdominal kavitede kan görülmesi ve vücutta yaygın kanamalarla tarif edilmiştir. 1944-45 yıllarında Rusya’nın Kırım bölgesindeki Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’de de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüs ve Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır. Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır. Etken Bunyaviridae ailesinden Nairovirus grubundan tek sarmallı RNA virüsü olan Crimean-Congo haemorrhagic fever virüsüdür. Hastalık ülkemizde başlıca hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya bununla temas sonucunda bulaşmaktadır. Ülkemizde hastalığın bulaştırıcısı asıl kene türü Hyalomma marginatum’dur. Bunun yanı sıra hastalık viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabilmektedir. İnkübasyon süresi kene tutunmasından sonra genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında 5-6 gün; en fazla ise 13 gün olabilmektedir. Hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi seçenekleri oluşturmaktadır. Bu gün için hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya etkene spesifik bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde hastalığa karşı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kontrolüne yönelik çalışmalar Bakanlığımız tarafından bir program dâhilinde yürütülmektedir. Kişisel korunma önlemlerinin alınması hastalığın kontrolü için ön planda olduğundan Bakanlığımızca vatandaşlarımızın hastalık ve korunma önlemleri konusunda bilgilendirilmesi ve toplumda farkındalık oluşturulması çalışmaları yoğun bir şekilde yürütülmektedir. Ülkemizde KKKA bahar aylarında görülmeye başlamakta olup yaklaşık %4-5 fatalite hızıyla seyretmektedir. Yıllar itibariyle vaka görülme durumlarına bakıldığında artış ve azalış eğilimlerinden bahsedilebilmekte olup en yüksek vaka 2009 yılında 1318 vaka olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar 2017 yılında 343 KKKA vakası tespit edilmiş olsa da ülkemizde hala önemini korumaktadır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için; Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmeli, kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır. Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır. Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir. Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır. Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler. Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır."