GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 13:14

ERÜ, THE Awards Asia 2026’da Asya’nın en iyi 8 üniversitesi arasında finalde

A
A
A
ERÜ, THE Awards Asia 2026’da Asya’nın en iyi 8 üniversitesi arasında finalde

Dünyanın en saygın yükseköğretim derecelendirme ve analiz kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından düzenlenen THE Awards Asia 2026 finalist listesi açıklandı.


Erciyes Üniversitesi (ERÜ), ‘Yılın Teknolojik veya Dijital İnovasyonu’ (Technological or Digital Innovation of the Year) kategorisinde, Asya kıtasının önde gelen üniversiteleri arasından son sekiz finalist arasına girerek önemli bir uluslararası başarıya imza attı.


Bu başarıya, Erciyes Üniversitesi Araştırma Dekanı Gökmen Zararsız yürütücülüğünde hayata geçirilen "Integrated Digital Transformation for Research Excellence and Strategic Data Management" (Araştırma Mükemmeliyeti ve Stratejik Veri Yönetimi için Bütünleşik Dijital Dönüşüm) başlıklı kurumsal proje ile ulaşıldı. Ödüle konu olan bu bütünleşik dijital dönüşüm modeli ile üniversitenin araştırma ekosistemini uçtan uca veri temelli yöneten, kurumsal büyük veri analitiğini araştırma yönetiminin merkezine yerleştiren, proje, yayın, fikri haklar, iş birliği ve performans göstergelerini tekil ve entegre bir dijital platformda izlenebilir hale getiren yenilikçi bir araştırma yönetimi yaklaşımını temsil ediyor. Bu sistem sayesinde Erciyes Üniversitesi araştırma önceliklerini kanıta dayalı biçimde belirleyebilmekte ve kurumsal karar alma süreçlerini gerçek zamanlı analitik ile destekliyor. 17 ülke ve bölgeden 530’un üzerinde başvurunun yapıldığı THE Awards Asia 2026 kapsamında, Erciyes Üniversitesi’nin bu seçkin listeye "Yılın Teknolojik veya Dijital İnovasyonu" kategorisinde girmesi, üniversitenin araştırma yönetimi alanındaki dijital yetkinliğinin uluslararası düzeyde tescillendiğini gösteriyor.


Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Araştırma yönetiminde kurumsal veri analitiğini merkeze alan bu dijital dönüşüm yaklaşımı, üniversitemizin stratejik karar alma kapasitesini güçlendirmiş ve araştırma ekosistemimizi uluslararası rekabetçi bir yapıya taşımıştır. THE Awards Asia gibi saygın bir platformda bu başarının tescillenmesi, Erciyes Üniversitesi’nin araştırma odaklı dönüşüm vizyonunun doğru yönde ilerlediğinin güçlü bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.


THE Awards Asia 2026 kazananları, 22 Nisan 2026 tarihinde THE Asia Universities Summit kapsamında Hong Kong’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Zirve, Asya genelinden üniversite üst yönetimlerini bir araya getirerek yükseköğretimde mükemmeliyet örneklerinin küresel ölçekte görünürlük kazanmasına imkan sağlıyor. Erciyes Üniversitesi, bu önemli başarıyla birlikte araştırma yönetiminde dijital dönüşüm vizyonunu, uluslararası akademik camiada güçlü bir örnek olarak konumlandırıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da 139 şüpheliden 7’si tutuklandı Bolu’da polis ve jandarma ekiplerince son bir haftada gerçekleştirilen huzur ve güven denetimlerinde yakalanan 139 şüpheliden 7’si tutuklandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 19-25 Ocak tarihleri arasında kent genelinde kamu düzeninin sağlanması ve suçla mücadele kapsamında geniş çaplı çalışma yürüttü. Ekipler, bir haftalık süreçte kişilere, mal varlığına, topluma, millete ve devlete karşı işlenen suçlar ile takibi gereken olaylar olmak üzere toplam 294 olaya müdahale etti. 7 şüpheli tutuklandı Yapılan denetim ve operasyonlarda, olaylara karıştığı belirlenen 111 şüpheli ile haklarında çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan 28 kişi olmak üzere toplam 139 şüpheli gözaltına alındı. Emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yüzlerce ürün ele geçirildi Öte yandan, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin aynı tarihlerde kaçakçılıkla mücadele kapsamında gerçekleştirdiği yol kontrol ve arama faaliyetlerinde yüklü miktarda suç unsuru ele geçirildi. Bir araçta ve şahısların üzerinde yapılan aramalarda, ülkeye yasa dışı yollardan sokulduğu tespit edilen, 543 sahte konfeksiyon ürünü, 178 senet ve 8 tapu senedi, 32 av tüfeği mühimmatı ve 1 av tüfeği, 25 sikke (tarihi eser niteliği taşıyan) ve 16 elektronik ürün ele geçirildi. Kaçakçılık operasyonunda ele geçirilen malzemelere el konulurken, olayla ilgili 4 şüpheli hakkında ’5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet’ suçundan yasal işlem başlatıldı.
Antalya Antalya’da felaketin bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı Antalya’da dün akşam saatlerinde başlayan şiddetli rüzgar ve sağanak yağış özellikle Konyaaltı bölgesinde hayatı olumsuz etkiledi. Taşan dereler nedeniyle birçok araç sular altında kalırken, evleri su bastı. Yaşanan felaketin bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı. Evini su basan bir vatandaş, "Dere taşınca bütün sitenin içerisine su doldu. Suyun gelişini engellemeye çalıştık, ama baş edemedik" dedi. Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü tarafından saatteki hızının zaman zaman 80 kilometreyi bulacağı açıklanan ve akşam saatlerinde etkisini gösteren şiddetli rüzgar ve sağanak yağış, Antalya’nın birçok bölgesinde hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle Konyaaltı bölgesinde hayatı olumsuz etkileyen sağanak yağışta Sarısu, Gökdere, Karaçay, Hisarçardır mahallelerinde bazı dereler taştı. Taşan dereler nedeniyle sokakları su bastı. Su seviyesi bazı noktalarda 50 santimetreyi bulurken araçlar su altında kaldı. Araçlarında mahsur kalan vatandaşlar AFAD, Antalya Büyükşehir belediyesi itfaiyesi ve polis ekipleri tarafından kurtarılarak güvenli bölgeye taşındı. Otoparklarda bulunan araçlar su altında kaldı Liman Mahallesi 62 Sokak’ta bulunan 29 blok ve 600 daireden oluşan bir siteyi ise yakınında bulunan derenin yağmur suları nedeniyle taşması sonucu su bastı. Zaman zaman su seviyesinin 1 metreyi bulduğu site içerisinde bulunan araçlar su altında kalırken, birçok araçta maddi hasar meydana geldi. Yağmurun şiddetini kaybetmesi ve yolları kaplayan su seviyesinin çekilmesinin ardından yaşanan felaketin bilançosu gündüz ortaya çıktı. Sitelerin kapalı otoparklarının su ile dolduğu görüldü. Birçok site otoparkında bulunan araçlar su içinde kaldı. Su basan iş yerleri ve evlerde vatandaşlar temizlik ve su tahliyesi yaptı. "Felaketi yaşadık" ASAT ve itfaiye ekipleri ağzına kadar su ile dolu otoparklarda bulunan suyu çekmek için dalgıç pompalar ise çalışma başlattı. Aracı ikamet ettiği sitenin otoparkında sular içinde kalan vatandaşlardan Leyla Görpe, "Dün akşamdan bu yana burada büyük bir afet yaşadık. Otoparklarımız su içinde, bizim sitemizde 2 araç yan sitede ise 9 araç sular içinde. Elektriğimiz olmadığı için hidraforlarımız dahi çalışmıyor. Mahsur kalmış durumdayız. Siteleri boşalttırıyoruz. Bu suların çekilmesi ve elektriğin yeniden sağlanması için 1 hafta lazım. AFAD’ı, itfaiyeyi aradık. Jeneratör getirdiler, ama elektrik olmadığı için suyu da boşaltamıyoruz. Dalgıç motorlarımızın olması da hiçbir işe yaramadı elektriğimiz olmadığı için. Burada mahsur durumdayız, ya otellere gideceğiz, ya da akrabalarımız varsa onlara gideceğiz" dedi. "Suyun gelişini engellemeye çalıştık, ama baş edemedik" Liman Mahallesi’nde taşan dere nedeniyle su basan sitede ise çok sayıda araç ve ev zarar gördü. Yaklaşık 1 metrelik su içerisinde kalan ve hasar gören araçlar çekici yardımıyla çekildi. Su basan ev ve iş yerlerinde ise vatandaşlar kendi imkanlarıyla içerde bulunan suları dışarı atarak temizlik yaptı. Sitede ikamet eden ve oturduğu giriş kat dairesini sular altında kalan Egemen Berber, "Dün akşam 22.00 sıralarında kapıdan sızıntı olduğunu fark ettim. Kıyafetlerle kapının altını tıkamaya, suyun gelişini engellemeye çalıştık, fakat banyo giderinde de gelmeye başlayınca baş edemedik. Yan tarafta bir dere var. O derenin taştığı söyleniyor. Dere taşınca bütün sitenin içerisine su doldu. Yapılabilecek bir şey yok, afet gibi bir şey sonuçta, başa gelen çekilir. Bütün eşyalar çöp şu anda, koltuk katımı, yatak olsun. Hepsi atılacak yerine yenileri alınacak. Onun dışında aracımız zarar gördü, içine tamamen su aldı. Evin içine yaklaşık benim diz mesafeme kadar su doldu" ifadelerini kullandı.
Ankara Dışişleri Bakanı Fidan: "Önümüzde hedefler Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Önümüzde aslında birkaç tane hedef var. Bunlardan biri Gümrük Birliği Anlaşmasının güncellenmesi. Diğeri de Vize Serbestisi Anlaşmasının devreye girmesi" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot ile bugün bir otelde düzenledikleri ortak basın toplantısında, Türkiye-Fransa ilişkileri, Türkiye-Avrupa Birliği süreci, Avrupa güvenliği ile bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alındığını söyledi. Fidan, "Türkiye-Fransa ilişkilerine değindik. Fransa-Avrupa Birliği ilişkilerine, Fransa ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları detaylıca ele alma imkanımız oldu" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanlarımızın liderliğinde hem Sayın Macron hem Sayın Erdoğan, gerçekten Türkiye-Fransa ilişkilerinin daha da ileri taşınması için bizlere siyasi direktiflerini vermiş durumdalar" dedi. İki ülke arasındaki iş birliğini her alanda güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Fidan, "Biz iki ülke arasındaki ticari, ekonomik, siyasi ve diğer alanlardaki ilişkileri nasıl daha iyi taşıyabiliriz diye var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin de gündemde önemli yer tuttuğunu aktaran Bakan Fidan, "Türkiye Avrupa Birliği konularında da şu anda mevcut olan tıkanıklığı nasıl aşabiliriz, neler yapılabilir, bu konularda da değerli meslektaşımla görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, önlerinde somut hedefler bulunduğunu belirterek, "Bunlardan biri Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi. Diğeri de Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi" dedi. Avrupa güvenliği konusuna da değinen Bakan Fidan, "Avrupa Güvenliği kapsamında NATO’nun içerisinde Avrupa güvenliğini nasıl ilerletebiliriz, neler yapılabilir, bu konuyla ilgili gerçekten nitelikli görüş alışverişinde bulunduk" şeklinde konuştu. Türkiye ve Fransa’nın NATO ve Avrupa güvenliği açısından oynadığı role dikkati çeken Bakan Fidan, "İki ülkenin hem NATO’da hem Avrupa güvenliği içinde oynadığı önemli rolü dikkate aldığımızda burada da yapabileceğimiz çok şeyler olabileceğini, bunun için de daha fazla bir araya gelmemiz gerektiğinin altını çizdik" dedi. Bölgesel ve küresel gelişmelerin de kapsamlı şekilde ele alındığını ifade eden Fidan, "Suriye, Gazze, İran’daki gelişmeler, Akdeniz güvenliği başta olmak üzere Rusya-Ukrayna Savaşı gibi küresel güvenliği ilgilendiren konular çok ciddi vaktimizi aldı" ifadelerini kullandı. DEAŞ’la mücadelenin kesintisiz sürdürülmesinin de gündemde olduğunu belirten Fidan, Gönüllüler Koalisyonu’nun devam eden çalışmaları, Türkiye’nin bu kapsamdaki katkıları ile Rusya-Ukrayna görüşmelerinde gelinen son aşamanın da ele alındığını söyledi. Fidan, "Burada belirtemediğim daha birçok konu var. Bu durum Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin konu setinin ne kadar geniş olduğunu da gösteriyor" dedi. Türkiye ile Fransa arasında sürekli olarak yakın iletişim ve iş birliğinin bulunduğunu dile getiren Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot, "Cumhurbaşkanlarımız her konuda görüşmelerini devam ettiriyor. Benim de Dışişleri Bakanı ile görüşmelerim her zaman devam ediyor. 2 Nisan’da gerçekleştirmiş olduğu ziyaret sonrasında sürekli bir iletişim halindeyiz. Bölgesel ve uluslararası istikrar için bu son derece önemli. Terörle mücadele bizim iş birliğimizin önemli konularından bir tanesi. Ülkelerimiz önemli tehditler karşısında, DEAŞ tehdidi de bunlardan birisidir. Bu kapsamda Suriye’deki gelişmeleri ele aldık. Orada hızlı bir ilerleme olduğunu görüyoruz. Ukrayna desteğimizden bahsettik. Fransa, Türkiye’nin de Gönüllüler Koalisyonuna katılımını desteklemekte ve olumlu bulmakta. Rus saldırılarına karşı baskıyı artırmalıyız" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Gazze’deki ateşkesin garantörlerinden bir tanesi olduğunu aktaran Barrot, "İnsani yardımların insani koridorlar vasıtasıyla ulaştığından emin olmalıyız. New York’taki beyanname kapsamında iki devletli çözüm için Türkiye’nin ve Fransa’nın oynayacak önemli görevleri var. Kafkasya güneyinde ise Fransa, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini desteklemektedir. Bu kapsamda sınırların yeniden açılması, bölgesel etkinliğin artırılması bölgenin refahı için son derece önemli" dedi. Görüşmede NATO kapsamındaki iş birliğinden de bahsettiklerini dile getiren Barrot, "Temmuz ayında Türkiye, zirveyi ağırlayacak. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ittifakın Grönland’daki tatbikatlarında Fransa olarak katılmaya hazırız. İki ülkemizde küresel konularda önemli görev üstlenecek. Fransa G-7’nin başkanlığını, Türkiye ise COP31’i ağırlayacak. Bu çerçevede iletişimimizi sürdürmemiz son derece elzem. Biyoçeşitliliğin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele gibi konulardaki etkinliğimiz son derece önemli. Türkiye-Fransa ortaklığı her aşamada son derece yoğun" diye konuştu. Bazı durumlarda görüş farklılıklarının olabileceğini fakat her durumda uzlaşı, iş birliği ve dayanışmaya zemininin bulmaya çalıştıklarını kaydeden Barrot, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’nin 2023 Şubat ayında yaşamış olduğu deprem sonrasında Fransa hemen insani yardımını harekete geçirdi. Yeniden inşa çalışmalarında da 2 yıl gibi kısa süre içerisindeki ilerlemeyi başarı ve takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim. 500 yıllık diplomatik ilişkilerimiz içerisinde önemli meseleleri her zaman ele aldık. Avrupa kıtasını sarsmış olan önemli konuları da her zaman gündemimizde tuttuk. 2026 yılına da bu konular önümüzde yer alan konulardır. Fransa ve Türkiye bunların farkında olarak tüm bu sebeplerden dolayı Dışişleri Bakanı Fidan ile birlikte karşılıklı ortak sorumluluk bilinci çerçevesi içerisinde konuşmaya her zaman devam edeceğiz." (OHÖ-
İstanbul Şef Giuseppe Mengoli ve piyanist Cem Babacan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sahnesinde buluşuyor İDSO DenizBank Konserleri, Brahms ve Beethoven’ın iki farklı dönemi ve estetik anlayışını yansıtan eserleriyle, 30 Ocak’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde, şef Giuseppe Mengoli ve piyanist Cem Babacan’ı aynı sahnede bir araya getiriyor. DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri kapsamında, ocak ayının son dinletisinde sanatseverler, klasik müziğin yeniden doğuşlara tanıklık eden iki önemli yapıtıyla buluşacak. Şef Giuseppe Mengoli yönetimindeki orkestra, piyanist Cem Babacan’a eşlik edecek. 30 Ocak Cuma akşamı saat 20.00’de, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleştirilecek konserin ilk bölümünde, Johannes Brahms’ın 1861 yılında keman, viyola, çello ve piyano için bestelediği Piyano Kuarteti No.1, Op.25 eseri, Arnold Schoenberg’in 1937 tarihli orkestrasyonu ile seslendirilecek. Konserin ikinci yarısında ise Ludwig van Beethoven’ın klasik dönem ile romantik dönem arasında bir köprü niteliği taşıyan Piyano Konçertosu No.1 adlı yapıtı dinleyiciyle buluşacak. Fazıl Say’ın "olağanüstü bir icracı" sözleriyle tanımladığı Cem Babacan, derinlikli yorumu ve teknik ustalığıyla gecenin solistliğini üstlenirken, 2023 yılında Mahler Şeflik Yarışması’nda birinciliğe layık görülen Giuseppe Mengoli ise enerjik ve çağdaş yaklaşımı ile orkestrayı yönetecek.
Ankara Ankara’da eski eşini ağır yaralayan şahıs, kayınvalidesini öldürüp intihar etti Ankara’da barışma istediğini reddettiği ileri sürülen eski eşine ve onun annesine silahlı saldırı gerçekleştiren şahıs, ardından intihar etti. Saldırgan ile eski kayınvalidesi hayatını kaybederken, vurduğu eski eşi ağır yaralandı. Olay, Altındağ ilçesi Şehit Ömer Halisdemir Bulvarı’nda bir apartmanda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, Erkan Bartan (53), eski eşi S. Koçak’ın (52) ailesiyle birlikte yaşadığı apartmana girerek beklemeye başladı. Kapıdan çıkan eski eşine ve onun annesi Ülker Koçak’a (73) tabancayla ateş eden Bartan ardından aynı silahla intihar etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vefat ettiği belirlenen Bartan ile Ülker Koçak’ın cenazeleri olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Saldırıda ağır yaralanan S. Koçak’ın ise hastaneye kaldırıldığı ve hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Barışma isteği reddedildiği için cinayeti işlediği iddiası Saldırgan Bartan’ın, eski eşi ile barışma isteğinin reddedilmesi nedeniyle saldırıda bulunduğu ve bu nedenden dolayı Koçak ve ailesini sürekli rahatsız ettiği ileri sürüldü. Öte yandan saldırganın uyuşturucu madde ticareti nedeniyle yaklaşık 5 sene önce cezaevine girdiği ve kısa süre önce tahliye edildiği öğrenildi. Boşanan çiftin bir kız çocuklarının olduğu aktarıldı. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi. "Uyuşturucudan cezaevine girmişti" Olayla ilgili konuşan Koçak ailesinin yakınlarından Hürol Dursun, "Boşanmışlardı. Ondan dolayı bir gerginlik vardı aralarında. Saldırgan kişi eşiyle barışmak istiyordu. Husumet oldu aralarında. Eski kocası bugün kapılarının önüne gelmiş. O arada kayınpederi açmış kapıyı. O sırada ateş etmeye başlamış. Eski kayınvalidesi ile karısına ve kendisine sıkmış. Uyuşturucudan cezaevine girmişti. Tartışmalarına daha önce de şahit olduk. Böyle bir şey olacağını hiç tahmin edemiyorduk. Ölen dayımın eşiydi. Kızı da şu anda ağır yaralı halde hastanede" dedi.