GÜNDEM - 24 Eylül 2025 Çarşamba 12:49

Evlilikte krizleri engelleyecek eğitim: Evlilik ehliyeti

A
A
A
Evlilikte krizleri engelleyecek eğitim: Evlilik ehliyeti

Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, evlilik öncesi eğitimlerin amacının çiftleri hazırlamak olduğunu söyleyerek, "Yapılan eğitimler evlilikteki krizlerden önce bireyleri korumak amaçlı" dedi.


Boşanma oranlarını düşürmek ve aile kurumunu güçlendirmek için evlilik öncesi zorunlu eğitim ve psikolojik denetime yönelik evlilik ehliyeti uygulamasının hayata geçirilmesi planlanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, eğitimler ile çiftlerin evliliğe hazırlandığını söyleyerek, "Evlilik öncesi danışmanlık, yıllar öncesinden beri hizmetlerimiz arasında. Gerek bireysel, gerekse aile terapisi olarak ya da kurumsal iş birlikteliği ile yaptığımız hizmetlerden birisi. Bu konuda ciddi başarılar da gösteriyoruz. Evlilik öncesi danışmanlıkta bizim asıl amacımız, çiftleri evlenmeden önce evliliğe hazırlamak. Bir aşı etkisi gibi düşünülebilir. Aşı nasıl ki hastalıktan önce sizi koruyorsa, bu eğitimler de evliliklerdeki krizlerden önce sizi korumak amaçlı yapılır. Olası şiddet eğilimleri, herhangi bir bağımlılık hikâyesi ya da ciddi uyumsuzluklar varsa biz bunları önceden görebiliyor, tespit edebiliyor, önleyici destek önerileri sunabiliyoruz. Bu konuda yapılan evlilik ehliyetine de ciddi anlamda toplumdaki adli olayların artmasıyla birlikte ihtiyaç duyulduğunun farkındayız. Bu durum dünyadaki örneklerle birlikte kıyaslandığında Türkiye’nin de bu projenin içerisinde yer alması umut verici. Bu eğitimlerden sonra kişiler, tıpkı bir sağlık raporu alır gibi rapor alacak ve evliliğe uygun görünecek, evliliğe herhangi bir engel kalmayacak. Bu yeni durumda bazı şeyler eksik tabii ki; rapor alamayan kişiler nasıl evlenecek ve bunun gibi detaylar da tamamlanırsa ülkemiz için güzel bir adım olacağını düşünüyoruz" dedi.


Yapılan eğitimlerin aynı zamanda kriz anında evliliği kurtaracağını belirten Hamurcu, "Malezya’da zorunlu bir eğitim olarak sunuluyor. Amerika’da teşvik indirimleri sunuluyor ve eğer bu eğitimleri alırsa kişiler nikâh fiyatlarında indirimler sağlanıyor. Türkiye de bu durumlardan yararlanırsa ciddi gelişmeler olacağını düşünüyorum. Tek kaygımız şu ki, umarım bu eğitimler formalite olarak kullanılmaz. Bu noktada sadece uygunluk raporu alınması için bu eğitimler kullanılırsa etkisi sınırlı kalacaktır. Gerçek uzmanlarla, çift terapistlerine aile danışmanları gibi bu durumda yetkin olan uzmanların vereceği güvenli ve interaktif bir ortamda yapılacak olan bu etkinlikler, hem çiftler hem de toplum açısından ciddi bir sağlık noktasında gelişme gösterecektir. Çünkü şunu biliyoruz ki, sağlıklı aileler sağlıklı toplumların temelidir ve asla unutulmamalıdır ki evlilik her gün gelişen bir eğitimdir. O yüzden evlendikten sonra da herhangi bir noktada siz problemlerle baş edemediğiniz her an siz bir çift terapistine ya da evlilik danışmanına gidip, probleminizi tek başınıza çözmek zorunda olmadığınızı hatırlayabilirsiniz" ifadelerini kullandı.



Evlilikte krizleri engelleyecek eğitim: Evlilik ehliyeti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Diyetisyen Sarıbudak: Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemli Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramında kırmızı et tüketiminin yoğun olduğuna değinerek, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Aile fertlerinin toplandığı, birlik ve beraberlik içerisinde geniş sofraların kurulduğu Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığı artıyor. Bu nedenle Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Diyetisyen Selin Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki eminimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirme daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.
Sakarya Sakarya’da bayramın 1. günü cankurtaranların hayat nöbeti başladı Sakarya’nın Karadeniz’e kıyısı olan Karasu ve Kocaali ilçelerinde, vatandaşların huzur ve güven içinde denize girebilmesi amacıyla cankurtaran ekiplerinin hayat nöbeti başladı. Kurban Bayramı’nın birinci gününden itibaren sahillerde konuşlanan ekipler, bayram tatili boyunca yaşanabilecek muhtemel boğulma vakalarının önüne geçmek için teyakkuza geçti. Yaz sezonunun açılması ve bayram tatilinin başlamasıyla birlikte tatilcilerin akın ettiği Karasu ve Kocaali sahillerinde güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. Sahilde hazır beklemeye başlayan cankurtaran ekipleri, jet skiler ve uzman personeliyle iki ilçenin sahil şeridinde zorlu nöbet mesaisine start verdi. "İnsanlar bayramı rahat geçirsinler diye" Sezon hazırlıkları ve bayram tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, vatandaşlara belirlenen güvenli alanlarda denize girmeleri konusunda hayati uyarılarda bulundu. Karaca, "Yaz sezonu için hazırlıklarımız başladı. Seçmelerimizi yaptık, takviye ekip yapmaya çalışıyoruz. Bayram süresi boyunca da hazırladığımız 20 kişi ile beraber Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın aldığı kararla sahilde nöbet tutacağız. Karasu’da 5 kulede nöbet tutacağız. Vatandaşlarımızdan ricamız, bu belirlenen 5 kulenin yakınlarında denize girmeleri. Geri kalan yerlerde cankurtaran olmuyor. Bayram boyunca insanların canının yanmaması için kulelerde nöbet tutacağız. Toplam 5 kulede, 3 jet ski ile birlikte nöbet tutacağız ki bayramı insanlar rahat geçirsinler diye. Önlemlerimizi almış olduk. Kocaali’de de bir ekimiz olacak. Orada da 6 cankurtaranımız var. 1 jet ski ile birlikte tek bölgede nöbet tutulacak" dedi.