GÜNDEM - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 14:51

Hesabından onayı olmadan işlem yapıldı, bankadan parasını geri aldı

A
A
A

Kayseri’de bir kişi, kendi onayını almadan cep şubeden parasını başka bir hesaba gönderen ve ihtiyaç kredisi veren bankayı Tüketici Hakem Heyeti’ne şikayet etti. Heyet, bankayı kusurlu görerek, paranın tüketiciye iade edilmesine karar verdi.

Kayseri’de yaşayan bir vatandaş, vadeli hesabında bulunan 25 bin TL’nin bilgisi olmadan dolandırıcılar tarafından başka bir hesaba aktarıldığını ve 48 bin TL ihtiyaç kredisi çekildiğini fark etti. Bankanın kendisine bir onay mesajı göndermediğini, uyarıda bulunmadığını ve itiraz dilekçesi vermesine rağmen hesaplarına bloke koymadığını belirten vatandaş, mağduriyetinin giderilmesi için başka hesaba aktarılan para ve kredi çekilen tutarların ana faizi ile birlikte banka tarafından geri iade edilmesini talep etti. Tüketici Hakem Heyeti, bilirkişi atayarak şikayeti incelemeye aldı. Yapılan incelemede, hesapta yapılan hareketin banka hesap kayıtlarında 1 dakika aralıkla kredi çekimi ve akabinde 1 dakika sonrasında hesabın 3. şahıslara aktarılmasının hayatın olağan akışına ters olduğu belirtilerek, normal bir insanın bu kadar kısa sürede işlem yapmasının mümkün olmadığı kaydedildi. Hakem heyeti, meydana gelen olaydan dolayı tüketicinin 93 bin TL olan zararını bankanın ödemesine hükmetti.

"Hırsız içerideyse kapı kilit tutmaz"

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, bu konuda vatandaşlardan çok şikayetin geldiğini kaydederek, "Zaman zaman bankalarda tüketicinin hesaplarından paralar çekiliyor ve başka hesaplara aktarılıyor. Kredi çekiliyor, yine başka hesaplara aktarılıyor ve harcamalar yapılıyor. Tüketicilerden özellikle 2 yıldır bazı bankalar ile ilgili ‘Onayım olmadan hesabımdan kredi çekilmiş ya da param hava edilmiş’ diye ciddi şikayetler var. Bankalar da ‘Siz şifreyi girmişsiniz, onayladığınız için bu işlem yapılmış’ diye savunma yapıyor. Yargıtay’ın da daha önce bununla ilgili verdiği bir karar var. Bu tür sistemsel olaylar üzerinde bankaların sorumluluğu vardır, tüketici bunu takip edemez. Tüketicinin hesabının, telefonunun ele geçirilmesi, bankadaki sistemin ele geçirilmesi tüketicinin engelleyeceği bir şey değil. Bu bankanın sorumluluğunda. Bir bankada tüketicinin hesabındaki paranın önce belirli bir şahsa havale etmesi ve yine aynı tüketicinin hesabından 48 bin TL kredi çekilip iki ayrı hesaba gönderilmesi olayı oldu. Tüketici hemen bankayı arıyor ve ‘Neden bloke koymuyorsunuz. Benim bilgim dahilinde olmadı ve onay da vermedim’ diyor. Banka bunu kabul etmiyor ve tüketiciye onay verdiğini söylüyor. Tüketici Hakem Heyeti’ne şikayette bulunuyor ve konu bilirkişiye gidiyor. Bilirkişi kararında ‘Bir dakika içerisinde kredi çekip, bir dakika içerisinde başka bir hesaba aktarmak bir tüketicinin yapabileceği bir iş değildir’ diyor. Bu bir çete, bir sistem tarafından yapılmaktadır. Bir tane değil, bin tane değil, on bin tane değil, belki de yüz binin üzerinde böyle şikayet var. Burada banka bu sistemi kontrol edip, güvenlik önlemi alması gerekirken, almadığından dolayı tüketiciler mağduriyet yaşıyor. İlk defa bir hakem heyeti bilirkişi raporundan dolayı iadesine karar verdi. Çünkü bu işlemi bir tüketici yapamaz. Bu sistem işidir. Hırsız içerideyse kapı kilit tutmaz" diye konuştu.

Ali Göç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.