SAĞLIK - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:26

Kapalı cerrahide 4 önemli avantaj

A
A
A
Kapalı cerrahide 4 önemli avantaj

Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarla ilgili bilgi verdi.



Kapalı yöntemle yapılan ameliyatlar olarak bilinen laparoskopik cerrahi, ileri teknolojinin ve deneyimin birleştiği modern cerrahi yaklaşımı temsil ediyor. Örneğin safra kesesi, kasık fıtığı cerrahisi ve onkolojik cerrahide laparoskopik ameliyatlar hastaya önemli konfor sağlıyor. Karın içine açılan birkaç küçük kesi ile yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri ve özel cerrahi enstrümanlar kullanılarak gerçekleştirilen yöntem sayesinde güvenli, etkili ve hasta odaklı sonuçlar elde ediliyor.



Maksimum cerrahi hassasiyet


Op. Dr. Ali Can Yalı, ameliyatlarla ilgili verdiği bilgilerde, "Laparoskopik cerrahide ameliyat alanı büyütülerek izleme yapılır. Bu durum anatomik yapıların son derece net ayırt edilmesini sağlar. Damarlar, sinirler ve doku planları açık cerrahiye kıyasla daha detaylı değerlendirilir. Bu üstün görüntüleme avantajı sayesinde parçalara ayırmanın (diseksiyon) kontrollü yapılmasına, kan kaybının azaltılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine doğrudan katkı sağlar" dedi.



Minimal travma, hızlı ve güvenli iyileşme


Kapalı cerrahinin daha hızlı iyileşme sağladığını söyleyen Ali Can Yalı, "Minimal invaziv yaklaşım sayesinde karın duvarı bütünlüğü büyük ölçüde korunur. Bu da ameliyat sonrası ağrının azalması nedeniyle hareket yeteneğinin ve taburculuğun kısalmasını sağlar. Klinik veriler, kapalı cerrahinin daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı fonksiyonel iyileşme sağladığını açıkça göstermektedir. Safra kesesi taşları ve safra kesesine ait iltihabi hastalıklarda laparoskopik kolesistektomi, günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde safra yolları ve çevre anatomik yapılar net bir şekilde değerlendirilir, bu sayede cerrahi güvenliği artar. Cerrahinin avantajları şunlardır. Ameliyat sonrası daha az ağrı, aynı gün veya ertesi gün taburculuk, günlük yaşama hızlı dönüş ve düşük enfeksiyon ve komplikasyon oranları" ifadelerini kullandı.



Kapalı kasık fıtığı cerrahisi


Op. Dr. Yalı, "Kasık fıtıklarında laparoskopik onarım, özellikle iki taraflı ve nüks fıtıklarda önemli avantajlar sağlamaktadır. Karın arka duvarının içeriden değerlendirilmesi sayesinde fıtık bölgeleri detaylı olarak görülür ve anatomik onarım daha fizyolojik bir şekilde gerçekleştirilir. Kapalı cerrahi sayesinde daha az doku hasarı, düşük kronik ağrı riski, kısa sürede işe ve sosyal yaşama dönüş ve her iki tarafın aynı seansta güvenle onarılabilmesi gibi nedenler modern fıtık cerrahisinin önemli bir parçasıdır. Kolon ve rektum kanserleri başta olmak üzere gastrointestinal sistem malignitelerinde laparoskopik cerrahi; onkolojik cerrahinin temel prensiplerinden ödün vermeden başarıyla uygulanmaktadır. Yeterli cerrahi sınırlar ve uygun lenf nodu diseksiyonu, laparoskopik yaklaşımla güvenle sağlanabilmektedir. Uluslararası kılavuzlar ve geniş klinik çalışmalar, deneyimli merkezlerde uygulanan laparoskopik onkolojik cerrahinin; açık cerrahi ile eşdeğer uzun dönem sağkalım ve lokal kontrol sonuçları sunduğunu ortaya koymaktadır" dedi.



Kapalı cerrahide başarının uygun hasta seçimi ve deneyim ile doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Op. Dr. Ali Can Yalı, "Kapalı cerrahinin başarısı doğru endikasyon, uygun hasta seçimi ve cerrahın deneyimi ile doğrudan ilişkilidir. İleri teknoloji, bilimsel bilgi ve klinik tecrübe ile birleştiğinde maksimum cerrahi başarı ve hasta güvenliği sağlar. Safra kesesi hastalıkları, kasık fıtıkları ve onkolojik cerrahi başta olmak üzere kapalı yöntem; günümüz genel cerrahisinde hasta konforunu ve bilimsel mükemmeliyeti merkeze alan bir yaklaşımdır. Daha az travma ile daha güçlü sonuçlar sunan bu yöntem, modern cerrahinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bilimsel verilerle desteklenen laparoskopik cerrahi, cerrahinin geleceğini bugün hastalarla buluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Gaziantepli usta, sahte ile gerçek baklavayı ayırt etmenin yollarını anlattı Eskişehir’de baklava ustası olan Gaziantepli Harun Özpolat, "Baklava boğazı yakıyorsa bu glikozdur. Fıstıklı diye satılan ürün fıstık tadı vermiyor, sadece şerbet tadı geliyorsa o bezelyedir" diyerek sahte ürünlere karşı vatandaşı uyardı. 20 Mart 2026 tarihinde başlayacak olan Ramazan Bayramı için tatlıcıların hazırlıklarını yaptı. Yaklaşık 80 yıllık aile mesleğini devam ettiren baklavacı Harun Özpolat, baklava siparişi verilirken dikkat edilmesi gereken detaylarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Piyasadaki merdiven altı üretimlere karşı vatandaşları uyaran Özpolat, kaliteli bir baklavanın renginden ve tadından ayırt edilebileceğini söyledi. "Boğazı yakıyorsa glikoz, fıstık tadı yoksa bezelyedir" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan baklavacı Harun Özpolat, "Baklavanın yüzüne bakıldığında kalitesi zaten anlaşılır. Günlük ve taze olması çok önemli. Vatandaşlarımız hangi firmadan alacaksa bayramdan önce mutlaka tadına baksın. Eğer bir baklava ağza atıldığında boğazı yakıyorsa bu glikozdur. Eğer fıstıklı diye satılan ürün fıstık tadı vermiyor, sadece şerbet tadı geliyorsa o bezelyedir. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Şu anda ortalama 4 kilo gelen bir tepsi cevizli baklavamızı bin 100 liradan satışa sunuyoruz" şeklinde konuştu. "Sipariş için son bir haftaya dikkat" Lojistik ve üretim planlamasına da değinen Özpolat, şunları söyledi: "Fiyat listelerimizi astık. Şu an soranlar var ancak henüz yoğun talep başlamadı. Ürünlerimiz Gaziantep’ten geliyor, bu yüzden özel bir nakliye süreci yönetiyoruz. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması ve bizim de imalathanemizdeki stokları ayarlayabilmemiz için siparişlerin en geç bayramdan bir hafta veya 10 gün önce verilmesi gerekiyor."