SAĞLIK - 15 Haziran 2025 Pazar 12:22

KKKA aşısında sona doğru: İnsan üzerinde çalışmalar başlayacak

A
A
A
KKKA aşısında sona doğru: İnsan üzerinde çalışmalar başlayacak

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nde üretilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ile ilgili aşıda, yakın zamanda insan üzerinde faz çalışmalarına başlanacağı bildirildi. Koronavirüs aşısı olan Turkovac’ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, yapılacak birkaç deneyin ardından her şeyin yolunda gitmesi halinde bu yılın sonunda insan faz çalışmalarına başlanabileceğini söyledi.


Havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kene ısırma vakaları insanları tedirgin etmeye devam ediyor. Yakın günlerde ülkenin çeşitli yerlerinde kene vakası gündeme gelirken, Kayseri’de de 2 kişi KKKA nedeniyle hayatını kaybetti. Öte yandan ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac’ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Türkiye’nin ikinci enstitüsünde 15 kişilik ekiple çalışmalara devam edildiğini aktaran Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, "2015’te Türkiye’de ilk Aşı Merkezi olarak kurulduk ve geçen sene de Aşı Araştırmaları ve Geliştirme Enstitüsü olduk. Hacettepe’den sonra ikinci enstitüyüz bu konuda Türkiye’de. Burada yaklaşık 4 tane post ağımız var, 4 tane doktora öğrencimiz var, bunun yanında master öğrencilerimiz var. 15 kişilik bir aşı grubu olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aşı enstitüsü olmak gerçekten önemli; sadece aşı konusunda geliştirme ve üretimin yanında aynı zamanda yetişmiş insan gücü noktasında faal bir noktaya geldiğimiz zaman hem yetişmiş insan gücü açısından hem de önemli aşıları belirli noktaya getirip geliştirme açısından önemli bir kurum olduğumuzu ve daha da ilerleyeceğimizi düşünüyorum" dedi.



Yıl sonunda insan faz çalışması başlayabilir


Uzun süredir Kırım Kongo aşısı çalışmalarının devam ettiğini ve her şeyin yolunda gitmesi durumunda yıl sonuna doğru insan faz çalışmalarına başlamayı düşündüklerini ifade eden Prof. Dr. Özdarendeli, İHA muhabirine yaptığı açıklamada; "Uzun süredir çalışıyoruz bu konuya, TÜBİTAK Projesi ile 2015 yılında başlamıştık. O zaman belirli bir noktaya gelmişti ama araya 2019’un sonunda covid pandemisi ortaya çıkınca yaklaşık 4 yıl kadar ara vermek zorunda kaldık. Şimdi 1 yıldan beri tekrar Kırım Kongo ile ilgili aşı çalışmaları devam ediyor. Şuanda zaten Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği 2023 yılında çıkan bir projemiz var, Kırım Kongo’ya karşı rekombinant aşı. Gayet güzel sonuçlar alındı. Şuanda insan faz çalışmalarına geçmek için son birkaç deney yapıyoruz, özellikle zararsızlık ve toksikoloji deneyleri var. Onları da en kısa zamanda bitireceğimizi düşünüyorum. Tabi neticede bir araştırma yapıyoruz, her şeyin yolunda gitmesi halinde bu yılın sonunda faz çalışmasının başlayabileceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.



"Bölgede yaşayan insanları rahatlatacağız"


Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının görüldüğü bölgelerde milyonlarca insanın yaşadığını ve bu aşıyı yaparak o bölgedeki insanları rahatlatacaklarını kaydeden Özdarendeli, "Bu grip aşısından farklı bir aşı. Kenelerin özellikle aktif olduğu dönemlerde mevsimsel bir aşıdan ziyade 2 doz bir aşı ve sonrasında belki birkaç yıl sonra ilave bir dozla insanları koruyabileceğimizi düşünüyorum. Her sene bu aylarda maalesef ciddi vakalar var ve maalesef vatandaşlarımızı kaybediyoruz. Ülke olarak da aşı konusunda covid-19 pandemisinde kendimizi gösterdik. Kırım Kongo bizim üzerinde çok çalıştığımız bir aşı ve bu bizim ülkemiz için ciddi bir sağlık problemi. Her sene bu konuyla ilgili bir takım açıklamalar yapıyoruz ama artık konuşma değil yapma zamanı. Ülkemize bu aşıyı yapmak bizim borcumuz. Kırım Kongo’nun görüldüğü 3-4 milyon insanın yaşadığı belirli bölgeler var. Umuyorum o insanlara en güzel şekilde aşıyı yapıp, inşallah o bölgedeki insanları rahatlatacağız diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"En kısa zamanda bu aşıyı ülkemize armağan edeceğiz"


Kırım Kongo aşısında çalışan ilk grup olduklarını ve en kısa sürede aşıyı armağan edeceklerinin altını çizen Prof. Dr. Özdarendeli; "Bu konuda çalışan gruplar var ama Kırım Kongo konusunda çalışan ilk grubuz. Belirli bir noktaya kadar geldi, birkaç testin de yapılması gerekiyor. Artık vakit kaybetmememiz gerekiyor. Bir irade koyup gerçekten buraya kadar gelmiş olan bu çalışmayı artık insan faz çalışmalarına biran önce ulaştırarak aşıyı en kısa zamanda ülkemizin hizmetine sunmamız gerekiyor. TÜBİTAK projesi ile başladık, şimdi Sağlık Bakanlığı TÜSEB’in desteğiyle gidiyor. Bu desteklerin ben süreceğini ve en kısa zamanda bu aşıyı ülkemize armağan edeceğimizi düşünüyorum" dedi.



"Herhangi acil durumda, farklı bir aşı için hazırız"


ERÜ Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü olarak çeşitli platformlarda aşı altyapılarının bulunduğunu ve herhangi acil bir durumda farklı aşı için çalışmalara devam ettiklerini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, "Cumhurbaşkanlığı Strateji Daire Başkanlığı tarafından desteklenen bir altyapı projesi var, belirli bir noktaya geldi. Şartlara göre hangi noktalarda, nasıl stratejik aşılarla ilgili çalışabiliriz, araştırabiliriz bunlar yapılacak. Aynı zamanda enstitü olduğumuz için aşı araştırma ve geliştirme konusunda insan kaynağına ihtiyacımız var, bunları yetiştirmeyi düşünüyoruz. Ülkemizde aşıyla ilgili çalışan gruplar var, onlarla işbirliği halinde devam ediyoruz. Covid aşısını bitirdik, çok güzel sonuçlar aldık ve ülkemiz uzun yıllar sonra kendi aşısını üretebildi. Artık bu donanıma ülke olarak sahibiz. Şuanda bizim en büyük odak noktamız Kırım Kongo’ya karşı aşı geliştirmek. Ama yeni virüsler çıkıyor, yeni hastalıklar çıkıyor. Burada çok farklı aşıların platformlarının yapıldığını ve temelinin atıldığını söyleyebilirim. İnaktif aşıdan rekombinant aşılara kadar. Herhangi bir acil durum noktasında bizler farklı aşı platformlarını kullanarak hazır bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz" diye konuştu.



KKKA aşısında sona doğru: İnsan üzerinde çalışmalar başlayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da yapı sektörü ihracat odaklı yurt dışına açılıyor Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), kentte yapı ve inşaat malzemeleri sektörünü daha rekabetçi hale getirmek ve dış pazarlara açmak amacıyla önemli bir adım attı. DTSO öncülüğünde "Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişimi" oluşturuldu. Ticaret Bakanlığı’ndan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) desteği alınarak yürütülecek girişimle, sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak hareket ederek güç birliği oluşturması ve yurt dışına açılmaları hedefleniyor. Yeni oluşturulan küme yapısı ile Diyarbakır’daki firmaların yalnızca yerel pazarda değil, ulusal ve uluslararası ölçekte daha etkin bir konuma gelmesi amaçlanıyor. Girişim kapsamında firmalara ihtiyaç analizi, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulacak ve tanıtım faaliyetleri ile yurt dışı pazarlama ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların dış ticaret kapasitesinin artırılması sağlanacak. Böylece hem kurumsal gelişim desteklenecek hem de firmaların küresel değer zincirlerine entegrasyonu için zemin hazırlanacak. ‘’Küme girişimi sektörel gelişme açısından Diyarbakır için bir ilk’’ Konuyla ilgili açıklama yapan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, girişimin sektörde yeni bir anlayışın kapısını aralayacağını söyledi. Ulusal pazarda daha güçlü bir etki oluşturmak ve uluslararası piyasalara açılmak için birlikte hareket etmenin bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Kaya, küme yaklaşımının firmalara önemli bir çarpan etkisi sağlayacağını dile getirdi. Kaya, firmaların birbirleriyle rekabet etmek yerine ortak bir güç oluşturma perspektifiyle hareket edeceğini belirterek, bu ilk URGE girişimine katılımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Halihazırda Ticaret Bakanlığından proje onayı alınmış olup Diyarbakır Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişiminde yer almak isteyen firmaların katılımı kurumsal gelişimleri ve uluslararası piyasalarda yer almaları bakımından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, istekli firmaların DTSO İhracat Destek Ofisi’ne başvuru yapmaları gerektiğini kaydetti.
Antalya Muratpaşa’da engeller dayanışmayla aşılıyor Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler" dedi. Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Engelsiz Kafe’de özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Uysal, yaptığı konuşmada toplumun gelişmişlik düzeyinin dayanışmaya ihtiyaç duyan kesimlere gösterilen yaklaşımla ölçülebileceğini söyledi. Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler. En fazla yardıma ve dayanışmaya ihtiyaç duyan toplum kesimleri nasıl yaşıyor, onlara yönelik yaklaşım nedir; ben ona bakarım" dedi. Kent yaşamını herkes için erişilebilir hale getirmeye çalıştıklarını ifade eden Uysal, yalnızca engelli bireyler için değil; kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için de çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Uysal, "Elimizden geldiğince sizlerin yanında olmaya gayret ediyoruz. Eksiklerimiz var, bana yetmiyor. Çok daha farklı hayallerim var ama eldeki imkanlar buna yetiyor. Dayanışmanız için, varlığınız için, çocuklarınıza verdiğiniz emek için hepinize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa Türkiye Sakatlar Derneği, Aktif Engelliler GSK Derneği, Zihinsel Engelli Çocukları Koruma Vakfı, Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği, Altı Nokta Körler Derneği, Down Sendromlular ve Engelliler Derneği, Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği, İşitme Engelliler Derneği, İşitme Engelliler Spor Kulübü, Döşemealtı İşitme Engelliler Derneği, Engel Tanımayanlar Derneği, Engelliler Sanat Evi, Biriz Engelsiz Yaşam Derneği, Batı Akdeniz Çölyak Derneği, Uluslararası Engelli Yaşlılar Federasyonu, Türkiye Beyaz Ay Derneği, Erişilebilirlikte Yenilikçi Çözümler Derneği, Ramazan Hatice Savaş Özel Eğitim Uygulama Okulu (OÇEM), Tutku Bakım Evi, Artı Nefes Otizm Spor Derneği, Salih Fikri Yaman Özel Eğitim Sınıfı, Engelsiz Kafe ve Ramazan Savaş Özel Eğitim Sınıfı katıldı.
Tokat Tokat’taki 8 asırlık kervansaray, günümüzde restoran olarak hizmet veriyor Tokat’ın Pazar ilçesindeki Mahperi Hatun Kervansarayı, Selçuklu’dan günümüze uzanan tarihi dokusu ve ipek yolu üzerindeki stratejik konumuyla yüzyıllardır ticaret yollarına tanıklık ederken bugün restoran olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. İlçe merkezindeki Mahperi Hatun Kervansarayı, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan tarihi yapısıyla kültür turizmindeki önemli durakları arasında yer alıyor. "Hatuniye hanı" olarak da bilinen kervansaray, yüzyıllardır ticaret yollarının sessiz tanığı olmayı sürdürüyor. 13’üncü yüzyılda Sultan 2’nci Gıyaseddin Keyhüsrev’in eşi Mahperi Hatun tarafından yaptırılan tarihi yapı, Selçuklu döneminde Sivas-Tokat-Amasya güzergahındaki ticaretin güvenli şekilde sürdürülmesi amacıyla inşa edildi. Dönemin tüccarlarına konaklama, dinlenme ve güvenlik imkânı sunan kervansaray, aynı zamanda malların depolandığı ve hayvanların bakımının yapıldığı önemli bir merkez olarak kullanıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü himaye ve korumasında bulunan tarihi yapı günümüzde ise restoran olarak kullanılıyor. Kadın baniler tarafından yaptırılan önemli Selçuklu eserlerinden biri olarak öne çıkan Mahperi Hatun Kervansarayı, tarihi ipek yolu üzerindeki stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Kervansarayın tarihe tanıklık ettiğini söyleyen vatandaş Göktuğ Başkan, "Selçuklu döneminden kalma kesme taş olan bu yapımız Tokat ili Pazar ilçemizde hala tarihe tanıklık etmektedir" dedi.