ASAYİŞ - 23 Ocak 2026 Cuma 14:51

Komşusunu av tüfeğiyle yaralayan sanık hakim karşısına çıktı

A
A
A
Komşusunu av tüfeğiyle yaralayan sanık hakim karşısına çıktı

Kayseri’de Melikgazi İlçesi’nde köpeklerin boğuşması nedeniyle başladığı öne sürülen olayda komşusunu av tüfeği ile yaralayan sanık hakim karşısına çıktı.


İlçeye bağlı Mimarsinan Mahallesi’nde iddiaya göre köpeklerin boğuşması nedeniyle başladığı öne sürülen olayda komşusu M.G.’yi av tüfeği ile vurarak yaralayan 63 yaşındaki M.O.; Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık M.O., avukatı ile katılırken, M.O.’dan şikayetçi olan M.G. ve kardeşleri de duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan M.O.; köpekler boğuştuğundan dolayı ayırmak için kuru sıkı tabanca ile havaya ateş açtığını ve koyunları otlatmaya götüren H.E.G.’yi ikaz ettiğini, sonrasında V.G.’nin eşi ile kendisinin bulunduğu yere geldiğini ve kendisini linç etmek için diğer kardeşlerini çağırdığını, kendisine hakaret ettiklerini bunun üzerine kendisinin eve sığındığını, kapıyı zorlamaları nedeniyle kendisini korumak için kapıdan yere doğru korkutmak için bir el av tüfeği ile ateş ettiğini, kimseyi öldürme niyetinin olmadığını söyledi. H.E.G. ise olaydan birkaç gün önce M.O.’nun yine kendisine ateş açtığını, olayın büyümemesi için babası ve amcalarına bu olayı anlatmadığını; olay günü de yine üzerine ateş açınca babası ve amcalarına söylediğini, bunun üzerine babası ve amcalarının konuşmak için M.O.’nun yanına gittiğini söyledi. M.O.’nun kendilerini görünce önce eline sopa aldığını sonra da eve girerek av tüfeğini aldığını belirten H.E.G., amcası M.G.’nin bunu fark ederek, kapıyı çektiğini, M.O.’nun kapı aralığından kendilerini öldürmek için ateş açtığını söyleyerek açılan ateş sonucu amcaları M.G. ve V.G.’nin yaralandığını söyledi. Olayda yaralanan M.G. ise M.O.’nun kendilerini öldürmek için ateş ettiğini belirterek, olayda yaralanması nedeniyle yüzde 50 sıkıntılarının devam ettiğini ifade etti.


Mahkeme heyeti M.O.’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Metin Külünk: "Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen "Yüzyılın Gençliği, Gençliğin Yüzyılı" programına katılan eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İslam dünyasının son 5 asırdır bilgi üretiminde geri kaldığını belirterek, "Ta ki biz Haniflik odaklı, insanlık medeniyetini inşa edecek bilgiyi yeniden üretene kadar bu devran böyle döner. Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" dedi. Sinop Üniversitesi ve TÜGVA Sinop İl Temsilciliği koordinesinde; Yeniler, Geçerken, İlahinet ve Üniversiteli Aktif Gençlik öğrenci topluluklarının iş birliğiyle düzenlenen "Yüzyılın Gençliği, Gençliğin Yüzyılı" konferansında gençlerle bir araya gelen Metin Külünk, toplumsal yapılardaki sorgulama eksikliğine dikkat çekti. Üniversitelerden aile yapısına kadar "soru sorma" kültürünün baskılandığını aktaran Külünk, "Biz bugün soru sorma kabiliyetimizi kaybettik. Üniversitede hocaya, evde babaya, STK’da başkana soru sormaya kalksan ’sen ne anlarsın’ cevabıyla karşılaşıyorsun. Oysa Batı bugünkü gücüne sorgulayarak ve bilgiyi yöneterek geldi" ifadelerini kullandı. Dünyayı sarsan Epstein skandalı ve küresel sistemin işleyişine dair açıklamalarda bulunan Külünk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Epstein adasındaki vahşeti, Satanistliği tespit etmek yetmez. Bu akıl, Habil ve Kabil mücadelesinden beri var olan bir batılın temsilidir. Bu yapı; BM, DSÖ ve çeşitli uluslararası sözleşmeler üzerinden küresel normlar oluşturacak gücü nasıl elde etti? Bilgiyi ve parayı ele geçirdiler. İnsan hakları ve demokrasi kavramlarının arkasına saklanarak, insanlığın genetik kodlarıyla oynayacak, dünya nüfusunu azaltmaya odaklanacak kadar fütursuzlaştılar. Biz bu soruyu sormadan sadece vahşeti seyrederiz." "5 asırdır mağlubuz çünkü bilgi üretmiyoruz" İslam aleminin tarihsel bir özeleştiri yapması gerektiğini vurgulayan Külünk, "Biz beş asırdır mağlubuz. Çünkü Biruni, İbn-i Sina, Farabi, Harezmi ve Ali Kuşçu yetiştiremiyoruz. Zihin ve fikir anarşisti yetiştirmiyoruz. Ta ki biz Haniflik odaklı, insanlık medeniyetini inşa edecek bilgiyi yeniden üretene kadar bu devran böyle döner. Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" diye konuştu. Sinop Valisi Mustafa Özarslan ile üniversite yönetimi, kurum temsilcileri ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Bursa Fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi Marmara Bölgesi’nin en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan İznik Gölü, son yıllarda yaşanan su kaybıyla alarm veriyor. Kıyı şeridinde gözle görülür şekilde yaşanan çekilme, gölün adeta kurumaya yüz tuttuğunu ortaya koyuyor. Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi’de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. Fabrikalar tonlarca su kullanıyor Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü’nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.
Denizli DTO’nun öncülüğünde Denizli’de Ramazan ayında temel gıdada sabit fiyat uygulaması başlatıldı Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, gıda sektöründeki 6 üyesi ile ülkede bir ilke imza atarak ramazan ayına özel temel gıda ve tüketim maddelerinde sabit fiyat uygulaması başlattı. DTO üyesi Denizli’deki 76 satış noktasında ramazan ayı boyunca un, ekmek ve tahıl ürünleri, pirinç, bulgur, makarna ve bakliyat ürünleri, şeker, tuz, çay ve sıvı yağ, süt ve süt ürünleri, yumurta ve temizlik ürünleri ile kişisel bakım ürünlerinde fiyat artışına gitmeyecek. DTO hizmet binasının 5’inci katında gerçekleştirilen imza törenine protokolde adı geçen firmaların sahipleri ile yetkilileri ve DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan katıldı. Başkan Erdoğan, özveride bulunarak sosyal sorumluluktan kaçmadıklarını söylediği üyelerine duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti. Protokol imzaladıkları firmalar ile Denizli Ticaret Odası’nın özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, mevcut fiyat etiketlerinde olağan dışı artışlara gidilmemesi ve tüketici güveninin zedelenmemesi hususunda, azami dikkat göstereceklerin de altını çizen Başkan Erdoğan, "Bugün burada önemli bir protokole imza atmanın onur ve gururunu, Denizli’miz ile paylaşıyoruz. Gıda sektöründeki üyelerimiz ile, ramazan ayı boyunca raflarındaki temel gıda ürünlerinin etiket fiyatlarının değişmeyeceğine dair protokol imzalamak üzere toplandık. Bu üyelerimiz, ramazanda sabit fiyat uygulamasını gönüllü olarak taahhüt etmişlerdir. Bu mübarek ayın tüm üyelerimize ve vatandaşımıza bereket, sağlık ve hayırlı kazançlar getirmesini temenni ediyoruz. Protokolümüze imza koyan üyelerimize de gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz. Çok değerli iş insanlarımız Can Pekdemir’in 39 şubesi bulunan işletmeler, Derviş Gedik 11 şubesi bulunan işletmeleri, Rıza Bilgin 7 şubesi bulunan işletmeleri, Ümit Kurt 12 şubesi bulunan işletmeleri, Murat Tütüncü 4 şubesi bulunan işletmeleri, Hasan Hüseyin Pekdemir 3 şubesi bulunan işletmeleriyle Ramazan kampanyamıza katıldılar. Toplamda 6 marketimiz, Denizli’deki 76 farklı noktada satış yapan işletmeleri ile ramazan boyunca halkımıza hizmet verecekler. Hayırlı ve uğurlu olsun" dedi. Ramazan kampanyası, neleri kapsıyor? Kampanyaya, un, ekmek ve tahıl, pirinç, bulgur, makarna ve bakliyat, şeker, tuz, çay ve sıvı yağ, süt ve süt ürünleri, yumurta, temizlik ürünleri, kişisel bakım ürünleri marka gözetmeksizin dahil oldu. Başkan Erdoğan, "Üyelerimiz, azami dikkat göstereceklerdir" Ramazan ayının toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın ve manevi değerlerin ön plana çıktığı, müstesna bir dönem olduğunu anımsatan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, sözlerini "Bu özel zaman diliminde, ticari hayatımızın da aynı hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle işletilmesi, büyük önem arz etmektedir. Denizli Ticaret Odamız ile üyelerimiz; özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, mevcut fiyat etiketlerinde olağan dışı artışlara gidilmemesi ve tüketici güveninin zedelenmemesi hususunda, azami dikkat göstereceklerdir" diyerek tamamladı. Protokolün imzalanmasının ardından Başkan Erdoğan üyeleri ile günün anısına toplu halde fotoğraf çektirdi.