POLİTİKA - 26 Ocak 2026 Pazartesi 12:31

MHP Genel Başkan Danışmanı Çiçek’ten ’Ankara -Kayseri’ kıyası

A
A
A
MHP Genel Başkan Danışmanı Çiçek’ten ’Ankara -Kayseri’ kıyası

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Danışmanı Yıldıray Çiçek; sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ‘(2M-Mansur-Memduh) ve Ankara ve Kayseri Hizmet/Vizyon Farkı’ başlıklı yazı ile iki şehir arasındaki vizyonu kıyasladı.


Ankara’da meselelerin hep bir bahane ile örtbas edilmeye çalışıldığı fakat Kayseri’de Bütükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın çözüm üreten belediyecilik anlayışının olduğunu belirten Çiçek; "İki hafta önce, Türkgün Ankara Temsilcisi Bahadır Çoban ile birlikte memleketim Kayseri’deydim. Ben, kalp krizi geçirip yoğun bakımda tedavi gördükten sonra sağlığına kavuşan, bir dönem Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı yapmış Taşmedreseli ülküdaşımız Ahmet Kaplan’a ’geçmiş olsun’ ziyareti için; Bahadır Çoban ise MHP Kayseri Milletvekilimiz Baki Ersoy ile Türkgün Gazetesi’nde yapacağı röportaj için Kayseri’ye gelmişti. Gün boyu MHP Kayseri Milletvekilimiz Baki Ersoy bizlere büyük bir misafirperverlik gösterdi. Yanında danışmanı Serkan Kural da bizlere eşlik etti. Röportajın sabah gerçekleşen bölümü, değerli iş insanı Türker Horoz’un sahibi olduğu Burak At Çiftliği ve Deluxe Düğün Salonu’nda yapılırken; öğleden sonraki bölümü Kayserispor tesislerinde gerçekleşti. Hediye formalarımızı aldık, Kayserispor’un teknik yöneticileri ve bazı futbolcularıyla tanışıp sohbet etme imkânı bulduk. MHP Kayseri Milletvekilimiz Baki Ersoy ile araçla bir yerden bir yere geçerken sohbet Kayseri’deki gelişmelere geldiğinde, memleketim Kayseri ile yaşadığım Ankara arasındaki dikkat çekici farklar gözümün önünde canlandı. Bunlardan biri, bir yerden bir yere giderken hissedilen ferahlık ve zamanın insanın lehine işlemesiydi. Ankara’da hep bahanelerle meseleleri örtbas etmeye çalışan bir Mansur Yavaş yönetimi varken; Kayseri’de Dr. Memduh Büyükkılıç’ın her meseleye özgüvenle çözüm üreten bir belediyecilik anlayışı söz konusudur. Ankara’da yaşamak her açıdan bunalım üretirken, Kayseri’de nefes alabildiğiniz bir atmosfer vardır. Mansur Yavaş, 2019 yılından itibaren ne söz verdiyse yapmadı. Dr. Memduh Büyükkılıç ise ne söz verdiyse yaptı. Belki bazıları, Ankara ile Kayseri’nin nüfusu aynı mı diye bir savunma geliştirebilir. Oysa burada yapılan bir nüfus kıyaslaması değil, açık bir vizyon kıyaslamasıdır. Ankara ile Kayseri’yi; ulaşım, su yönetimi, temizlik hizmetleri, park ve bahçelerin bakımı, sosyal ve kültürel tesisler, sosyal hizmet ve destekler, kırsal ve tarımsal destekler, altyapı çalışmaları, tarihî, kültürel ve doğal mirası koruma faaliyetleri, çevre politikaları, yenilenebilir enerji ve sıfır atık uygulamaları, akıllı şehir projeleri, bilim ve teknoloji faaliyetleri, afet farkındalık eğitimleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve belediyeciliği ilgilendiren daha birçok başlık altında karşılaştırın. İnanın, Kayseri Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde belediyecilikte örnek bir şehir olurken; Ankara, Mansur Yavaş yönetiminde kayıp yıllarını yaşamaktadır. Örneğin su konusunda. Bugün su tartışmalarının odağında yer alan CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçimlerden önce şu ifadeleri kullanmıştı: "Biz suyu Allah’ın nimeti olarak görüyoruz ve sudan para kazanılmayacağına inanıyoruz. Su parasını belirlerken maliyet artı çok cüzi kârla vermeye devam edeceğiz." Ancak gelinen noktada Ankara’da suya sürekli zam yapılmakta, mevcut suyu Ankaralılara ulaştırma konusunda ise başarısız bir belediyecilik tablosu ortaya çıkmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi pahalı su satışı konusunda üst sıralarda yer alırken; Kayseri Büyükşehir Belediyesi ise su tarifelerinde Türkiye genelinde örnek gösterilmektedir. Yapılan güncel değerlendirmelere göre Kayseri; mesken su tarifesinde 28,77 TL ile 30 büyükşehir arasında 2’nci sırada, iş yeri su tarifesinde 44,40 TL ile 30 büyükşehir arasında 3’üncü sırada yer almaktadır. Bu veriler, Kayseri’de içme suyunun hem erişilebilir hem de ekonomik şartlarla vatandaşlara sunulduğunu açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.


Çiçek yazısında, hangi alandan kıyaslama ve değerlendirme yapılırsa yapılsın, Kayseri’deki vizyonun Ankara’ya büyük fark attığını söyleyerek; "Tüm Türkiye biliyor ki Ankara’da çok büyük bir trafik sorunu vardır. Çünkü Ankara’ya diğer illerden gelenler ve Ankara üzerinden bir ilden başka bir ile yolculuk yapanlar bunu bizzat yaşamaktadır. Mansur Yavaş’a "Ankara’nın trafiği ne olacak?" diye sorulduğunda verdiği cevap ise şöyledir; ’Ben hep şunu iddia ediyorum, beni cahillikle suçluyorlar; ne kadar çok yol açarsanız trafik o kadar sıkışır.’ Geçtiğimiz günlerde de, ’Ankara’daki en büyük trafik sıkışıklığı AVM’lerin önünde yaşanıyor’ açıklamasını yapmıştır. Hep bir bahane. Oysa trafik sorununa karşı en etkili ve gerçekçi çözümler, raylı sistemler (metro, tramvay, banliyö hatları) etrafında şekillenirken; yedi yıl boyunca neden en ufak bir alternatif çözüm arayışına girilmediği sorusu ortadadır. Kayseri’de ise yapılan kavşaklar, köprüler ve yollar ile trafiğin yükünü alan tramvay, otobüs, otopark ve bisiklet paylaşım sistemleri vatandaşları trafikte rahatlatmaktadır. Buna rağmen ulaşım noktasında Kayseri’yi daha da rahatlatmak adına yeni yol yapım çalışmaları da sürmektedir. 2019 yılından beri Ankara’da sadece Cumhurbaşkanı olma hayali kuran, fırsat kollayan ve tüm yatırımlarını buna göre yapan Mansur Yavaş, Ankara’da halkın çocuklarıyla gidebileceği tek bir alan dahi oluşturamamıştır. Önceki dönemlerin ABB Başkanı Melih Gökçek’in yaptığı Ankapark’a çevre illerden çoluk çocuk milyonlarca aileyi getirmek mümkünken, Mansur Yavaş burayı bile çalıştırmayı başaramamış ve çürümeye terk etmiştir. Sırf siyasi istismar uğruna işletmek yerine yıkmayı tercih etmiştir. Kayseri’de ise Erciyes Dağı’nda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner yapılanmasıyla birlikte Erciyes turizmine bu dönem 3 milyon insanın katılım göstermesi beklenmektedir. Sunulan imkânlar sayesinde Erciyes Dağı’nın Türkiye’de en fazla ziyaret edilen turizm merkezlerinden biri hâline gelmesi de açık bir vizyon farkıdır. Ankara’nın iki güzide spor kulübü vardır. Altı milyon nüfuslu Ankara’da, Ankaragücü ve Gençlerbirliği’ne sahip çıkma konusunda büyük zaaflar yaşanırken, Mansur Yavaş gerçeği ortadadır. Sembol takım Ankaragücü’nü Süper Lig’de tutmayı başaramamış; Gençlerbirliği ise kendi imkânlarıyla Süper Lig’e çıkmıştır. Buna karşılık Kayseri’de, Kayserispor’a her alanda sahip çıkan bir Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç gerçeği vardır. Hangi alandan kıyaslama ve değerlendirme yapılırsa yapılsın, emin olun Kayseri’deki vizyon Ankara’ya büyük fark atmaktadır. Bu kıyaslamayı yapmak bile memleketim Kayseri’ye ayıp olmaktadır. Her konuda fark vardır. Ancak asıl fark şudur: Bir tarafta, Mansur Yavaş gibi siyasi hırslarının peşinde koşarak Ankara halkına hizmeti öncelikli görevi saymayan biri; diğer tarafta ise siyasi hırs derdi olmadan, derviş edasıyla Kayseri halkına hizmet etmeye çalışan, Cumhur İttifakı’nın medarıiftiharı Dr. Memduh Büyükkılıç gibi biri vardır. Kayseri’den döndüğümde bu kıyaslamayı birçok sohbetimde dile getirmiştim. Bugün ise yazıya dökerek hakkı teslim etmek istedim. Ankara ile Kayseri arasındaki hizmet ve vizyon farkını daha fazla örnekle anlatmak, hak edene hakkını çok daha geniş şekilde vermek elbette mümkündür. Ancak alanımız bu kadar olduğu için, bu özetin dahi verilmek istenen mesajı fazlasıyla taşıdığına inanıyorum" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğlaspor Teknik Direktörü Durmuş: "Bu sezon yaşadığımız en zor 10 dakikaydı" Muğlaspor Teknik Direktörü Besim Durmuş, deplasmanda Beykoz Anadoluspor’u 2-1 mağlup ettikleri karşılaşmanın ardından maçın özellikle son bölümüne dikkat çekti. Deneyimli teknik adam, "Maçın 70 dakikası harikaydı ama son 10 dakika bu sezonun en zor anlarıydı" dedi. Muğlaspor, TFF 2. Lig’de hafta sonu deplasmanda karşılaştığı Beykoz Anadoluspor’u 2-1 mağlup ederek liderlik yarışındaki iddiasını sürdürdü. Yeşil-beyazlı ekip, maç eksiğine rağmen 44 puanla 2. sıradaki yerini aldı. Muğlaspor Teknik Direktörü Besim Durmuş şu açıklamalarda bulundu: "Hafta sonu oynadığımız maçın zor olacağını biliyorduk. Her ne kadar olursa olsun kazanan davranışımızı ortaya koyup yarışmak istiyoruz. Bu sezon başından beri hayalimiz buydu. Ligin boyu kısaldıkça da bulunduğumuz yerden ayrılmak istemiyoruz" "Maç tamamen bizim kontrolümüz altındaydı" Beykoz karşılaşmasının iki takım açısından da zor geçtiğini vurgulayan deneyimli teknik adam, "Beykoz maçı iki taraf için de zordu. Zemin ağırdı. Maçın tamamına yakın bir bölümünü önde geçirdik ve iyi oynadık. Savunmada ve hücumda oyuna hakimdik. 70-80’inci dakikalara kadar çok zevkli bir maç oldu, maç tamamen bizim kontrolümüz altındaydı" dedi. "Kaptanımızın sakatlığı savunmada boyumuzu kısalttı" Maçın son bölümünde ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Durmuş, şunları söyledi: "Maçın son 10-15 dakikasında çok büyük sorunlar yaşadık. Berabere bitebilirdi, son dakika gol yedik, bir tane daha yiyebilirdik. Maçın 70 dakikası için ‘harika’ diyebilirim ama son dakikalar için aynı şeyi söyleyemem. Skoru aldıktan sonra içgüdüsel olarak daha rahatladık. Ön alan baskısına devam ettik, halbuki daha koruyucu amaçlı ikinci bölgede kalabilirdik. Oyunu kendi haline bıraktık. Maalesef bu süreçte kaptanımız Mehmet’in sakatlanıp çıkması savunmada boyumuzu kısalttı. Rakip uzun toplara dönünce karambol toplardan sıkıntı yaşadık ve oyun kontrolü bizden çıktı. Bu sezon yaşadığımız en zor 10 dakikaydı" Bu sürecin kendileri için önemli bir ders olduğunu vurgulayan Durmuş, sözlerini şöyle tamamladı: "Onun dışında oyunumuz tamamen iyiydi. Oyuncularımız seyrederek ve analizini iyi yaparak maçların sonunda kazandıktan sonra korumayı iyi yapmamız gerektiğini bir kez daha öğrendik. Bu bize ders oldu. Pahalıya da patlayabilirdi. Kazandık, oyuncuları ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bundan sonraki düşüncemiz Buca maçını kazanmak"
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 26 başlıkta yolsuzluk iddiası Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheliye ilişkin dosyada, seçim harcamalarından iskan işlemlerine, lüks konut ve araç alımlarından bağış ve döviz trafiğine kadar uzanan 26 ayrı eylem yargılamaya konu edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından, zincirleme suç hükümleri kapsamında çok sayıda ağır suç isnadıyla 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep edilirken, bu aşamada 26 ayrı eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Seçim propagandası ve reklam faturalarıyla başlayan süreç İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının, Anadolu Reklam isimli firma üzerinden bazı iş insanlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu süreçte Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile Serkan T. aracılığıyla iş insanları Yusuf Y., Ali Y. ve Sezgin K.’den ödeme talep edildiği, düzenlenen faturalar karşılığında milyonlarca liralık menfaat sağlandığı iddia edildi. Savcılık, bu ödemelerin bir kısmının icbar suretiyle irtikap, bir kısmının ise haksız mal edinme suçunu oluşturduğu kanaatine yer verdi. Boşanma süreci, lüks daire ve elden para iddiaları İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu ile yaşadığı boşanma sürecinde Casa Luna isimli siteden lüks dubleks bir daire alındığı, daire bedeli ve geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği öne sürüldü. Tapuda düşük bedel gösterilmesine rağmen, toplamda 30 milyon liraya yakın ödemenin farklı tarihlerde elden verildiği, bu sürecin taraf beyanları ve iletişim kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi. Savcılık, söz konusu eylemin Muhittin Böcek’in bilgisi dahilinde gerçekleştiği, borç ilişkisi iddialarının gerçeği yansıtmadığı değerlendirmesinde bulundu. 80 milyon liralık boşanma tazminatı iddiası Dosyada, Mustafa Gökhan Böcek’in temin ettiği yüklü miktardaki dövizle Zeynep Kerimoğlu’na boşanma tazminatı ödediği, bir kısmının avukatlık ücretlerinde kullanıldığı, kalan tutarın ise ilerleyen süreçte Zuhal Böcek adına alınan lüks araçta değerlendirildiği iddialarına yer verildi. Çocuk üzerine villa, döviz ve altın trafiği Soruşturma kapsamında, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları Muhittin Aslan Böcek adına dubleks villa alındığı, bu alımın döviz bürosu üzerinden yürütülen ve altın alım-satımı süsü verilen para transferleriyle gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, gönderilen paranın karşılığında fiili döviz işlemi yapılmadığı, fiziki teslim iddialarının bulunduğu kaydedildi. Lüks araçlar, saatler ve yakınlara yapılan alımlar Soruşturma kapsamında Zeynep Kerimoğlu adına Land Rover marka araç alındığı, Zuhal Böcek’in farklı tarihlerde lüks araç alım ve devirlerinde bulunduğu, yeğeni adına da araç temin edildiği iddiaları iddianamede yer aldı. Ayrıca, Melek K. adına Audi marka araç alındığı, bazı iş adamları tarafından Rolex marka saatler temin edilerek şüphelilere teslim edildiği öne sürüldü. Yapılan aramalarda ele geçirilen saatlerin fatura ve sertifikalarıyla birlikte dosyaya girdiği belirtildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire, dükkan ve bağış iddiaları İddianamede, Aksu Altıntaş bölgesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği, bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri aktarıldı. Bu kapsamda, daire ve dükkanların farklı kişiler adına devredildiği, bazı işlemlerde vakıflara bağış yapılmasının istendiği, Büyükşehir Belediyesine araç hibesi taleplerinin de dosyada yer aldığı kaydedildi. Emniyet ve belediye bağlantılı para trafiği iddiaları İddianamede, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile Fazlı Ateş arasındaki finansal hareketler, iş çözme vaadiyle para alındığı iddiaları, bazı belediye görevlilerinin iskan işlemleri karşılığında elden para aldığı ve bu paralarla araç alındığı yönündeki beyanlara da yer verildi. Döviz büroları, kuyumcular ve şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen finansal ilişkiler ayrıntılı şekilde anlatıldı. Altıntaş bölgesi ve KONTEV bağışları dikkat çekti İddianamede son eylem olarak, Antalya’da özellikle Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan kişi ve firmalardan, iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği iddialarına yer verildi. Soruşturma dosyası yargı aşamasına taşındı Başsavcılık, 702 sayfalık iddianamede yer verilen 26 eylem kapsamında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etti. Dosya, ağır ceza mahkemesine gönderilirken, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıkların önümüzdeki süreçte yargı önüne çıkması bekleniyor.