POLİTİKA - 22 Nisan 2026 Çarşamba 11:29

Milletvekili Cıngı’dan Avrupa Konseyi’nde sert çıkış:

A
A
A
Milletvekili Cıngı’dan Avrupa Konseyi’nde sert çıkış:

AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, Strazburg’daki Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin oturumunda ‘Dini ayırımcılıkla mücadele ve inanç hürriyeti’ maddesiyle alakalı gerçekleştirdiği konuşmada, Avrupa’nın en önemli ve hassas meselelerinden biri olan din ve inanç özgürlüğüne dikkat çekti.


Milletvekili Cıngı konuşmasında din ve inanç özgürlüğünün ikincil bir hak olmadığını vurgulayarak, bu özgürlüğün demokratik hayatın ve Avrupa’da birlikte yaşamanın temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti. Cıngı, aynı zamanda Avrupa genelinde dine dayalı ayrımcılığın artış gösterdiğine ve İslamofobinin bunun en görünür ve endişe verici tezahürlerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. Avrupa’da mevcut durumun ciddiyetine işaret eden Cıngı, Avrupa Komisyonu verilerine göre Avrupa Birliği’nde en büyük ikinci dinî grup olarak yaklaşık 26 milyon Müslümanın yaşadığını belirtti. Buna rağmen, Müslümanların yüzde 47’sinin ayrımcılığa maruz kaldığını ifade ettiğini söyleyen Cıngı, bazı ülkelerde ise bu oranın yüzde 70’lerin üzerine çıktığını vurguladı.


Milletvekili Cıngı, İslamofobinin farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirterek vakaların yaklaşık yüzde 25’inin aşırı sağ siyasi kampanyalar, yüzde 20’sinin nefret söylemi, yüzde 15’inin ise sözlü ve fiziki saldırılar şeklinde görüldüğünü dile getirdi. Bu verilerin, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu daha geniş bir demokratik meseleye de işaret ettiğini ifade eden Cıngı, dine dayalı dışlama ve ayrımcılığın toplumsal uyumu ve eşit vatandaşlık ilkesini zayıflattığını kaydetti.


Konuşmasında herkes için din ve inanç özgürlüğünün korunması gerektiğini belirten Cıngı, diyalog ve karşılıklı anlayışın güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Farklılıklardan korkulmadığı, aksine saygı gördüğü bir Avrupa vizyonunun savunulması gerektiğini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Eğirdir ve Kovada göllerinde kaçak avcılara yönelik denetimlerde 800 metre ağ ele geçirildi Isparta’nın Eğirdir ilçesinde Kovada Gölü ve Eğirdir Gölü’nde gerçekleştirilen denetimlerde yaklaşık 800 metre kaçak ağ ele geçirilirken, yasa dışı avcılık yapan şahıslar suçüstü yakalandı. Eğirdir ilçesinde su ürünleri kontrol ekiplerince kaçak balık avcılığına yönelik denetimler aralıksız sürdürülüyor. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Kontrol ekipleri tarafından Kovada Gölü Milli Parkı’nda yapılan denetimlerde, göle izinsiz bırakıldığı belirlenen yaklaşık 800 metre uzunluğunda ağ ele geçirildi. Yasak dönemde kullanıldığı belirlenen ağlara el konulurken, ağ içerisinde bulunan canlı balıklar yeniden göle bırakıldı. Eğirdir Gölü’nde kaçak avcılar suçüstü yakalandı Eğirdir Gölü’nde yürütülen denetimlerde ise yasa dışı avcılık yapan şahıslar ekiplerce takibe alındı. 21 Nisan günü Gelendost ilçesine bağlı Afşar pompası açıklarında gerçekleştirilen kontrollerde, halk arasında "sürütme ağı" olarak bilinen ığrıp yöntemiyle avcılık yapıldığı belirlendi. Doğal dengeye zarar veren bu yöntemle avlanan şahıslar, göl ortasında suçüstü yakalandı. Şahıslara 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandı. Denetimler sırasında kaçak avcılıkta kullanılan 1 adet şişme bot ile ığrıp ağına da el konuldu.
Kocaeli Kağıtspor’dan 471 madalyalık başarı Kağıtspor, Nisan ayında katıldığı ulusal ve uluslararası organizasyonlarda birçok madalya kazanarak başarı hanesine yeni dereceler ekledi. Kulüp bugüne kadar toplam 241 ulusal ve 230 uluslararası ödül elde etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor haftaya hızlı giriş yaptı. 10-12 Nisan tarihleri arasında Konya’da düzenlenen Türkiye Pist Bisikleti Kupası 1. Etap yarışlarında Kağıtsporlu sporcular önemli dereceler elde etti. Medine Kar (U-17), 200 metre sprintte birincilik kürsüsüne çıkarken, 500 metre bireysel takipte ikinci oldu. Tuana Baylan (U-19) ise genç kadınlar elemede altın madalya kazanırken; 1 kilometre zamana karşı, 200 metre sprint ve 2 km bireysel takipte üç gümüş madalya ile yarışları tamamladı. Milli formayla gelen gurur 12-14 Nisan tarihlerinde Antalya Kemer’de düzenlenen Uluslararası Serbest Güreş U-17 Zafer Turnuvası’nda milli takım formasıyla mücadele eden İbrahim Balta, önemli başarıya imza attı. Kulübün gelecek vadeden sporcularından biri olan Balta, 80 kiloda üçüncü olarak bronz madalya kazandı ve başarısını bir kez daha ortaya koydu. halterde genç yetenekler sahnede 15-18 Nisan tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Yeşilay U-15 ve Minikler Türkiye Ferdi Halter Şampiyonası’nda Kağıtsporlu sporcular kürsüde yer aldı. Minikler kategorisinde Serkan Koç (56 kiloda) Türkiye ikincisi oldu. U-15 kategorisinde Emirhan Çetinkaya (+88 kg) Türkiye üçüncülüğünü elde etti. Avrupa’dan bronz madalya 46 ülkeden 407 sporcunun katıldığı Büyükler Avrupa Judo Şampiyonası’nda Kağıtsporlu milli sporcu İbrahim Tataroğlu önemli başarıya imza attı. Türkiye adına Avrupa ve Yıldızlar Dünya şampiyonalarında kazandığı madalyalarla dikkat çeken Tataroğlu, Gürcistan’ın Tiflis kentinde düzenlenen şampiyonada da kürsüye çıkmayı başardı. Polonyalı rakibini mağlup eden milli judocu, +100 kiloda Avrupa üçüncüsü olarak bronz madalya kazandı. Ringde şampiyonluk ve ikincilik 9-19 Nisan tarihleri arasında Bursa’da düzenlenen Genç Erkekler ve Kadınlar Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası’nda Kağıtspor sporcuları yine zirvede yer aldı. Sudenaz Aydemir (75 kiloda) Türkiye şampiyonu olurken Alpaslan Çoban (80 kiloda) Türkiye ikinciliğini elde etti. Uluslararası judoda madalya yağmuru Kağıtspor sporcuları, Uluslararası Alina Dumitru Judo Turnuvası kapsamında Romanya’nın Bükreş kentinde mücadele etti. Turnuvada Mustafa Gök (-50 kilo) ve Talha Karagüdekoğlu (-60 kilo) altın madalya kazanırken, Rüya Ecrin Sorgun (-48 kilo) ile Miray Altunay (-32 kilo) gümüş madalyanın sahibi oldu. Emir Gök (-55 kilo), Ecrin Demir (-57 kilo), Merve Özdemir (-48 kilo), Yağmurnaz Çidem (+70 kilo), Ceren Kübra Demirkol (-48 kilo) ve Melis Ekiz (-52 kilo) ise bronz madalya elde ederek Kağıtspor’un uluslararası arenadaki başarısına önemli katkı sağladı. Spor şehri Kocaeli Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 31 Mart 2024’ten bu yana hayata geçirilen hizmetleri anlattığı "Sadece Hizmet Ettik" başlıklı özel sunumunda Kağıtspor’un başarılarına da dikkat çekti. Büyükakın, Kağıtspor’un bugün 48 branşta 8 bin 137 sporcu ile faaliyet gösterdiğini, kulübün bugüne kadar 241 ulusal ve 230 uluslararası ödül kazandığını belirtti. Büyükakın, "Bu şehir spor şehri olacak diye sürekli söylüyoruz" ifadelerini kullandı.
Antalya Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Antalya’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirterek, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıkları da yönleneceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için bulunduğu Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Görüşmede, Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında bilgi verildi. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde, özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. "Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı" Görüşme sonrası İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu. "Tam destek aldık" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor" Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin, dünyada 8’inci merkez olarak, üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu. "Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman, bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak" Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence ". Bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi. "Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız" Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu. Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu. Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.