SAĞLIK - 25 Ekim 2023 Çarşamba 11:01

Yağ bezelerinin 4 özelliğine dikkat

A
A
A
Yağ bezelerinin 4 özelliğine dikkat

Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Türken Bahadır Arıkan, yağ bezeleri ve tedavi yaklaşımları ile ilgili bilgi verdi.



Vücudun ense, sırt, kollar ve bacaklar bölgelerinde yumru şeklinde ortaya çıkan yağ bezeleri ilk görüldüğünde çoğu zaman endişeye neden olabiliyor. Lipom adı verilen yağ bezeleri genellikle iyi huylu lezyonlar olmasına rağmen, kontrolsüzce büyümeleri nedeniyle kişi için estetik bir sorun haline gelebiliyor. Bulunduğu yere göre ağrıya da neden olabilen yağ bezeleri bazen tümörlerle karıştırılabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Türken Bahadır Arıkan, yağ bezeleri ve tedavi yaklaşımları ile ilgili bilgi verdi.



Genellikle orta yaşta ortaya çıkıyor


Lipom, çoğunlukla cilt dokusu altında, kas dokusu üzerinde ortaya çıkan, yavaş büyüyen, yağ hücrelerinden oluşan kitledir. Parmakla üzerine hafifçe basıldığında kolayca hareket eden lipomlar çoğu zaman orta yaştaki insanlarda olmaktadır. Bazı insanların birden fazla lipomu olabilmektedir. İyi huylu yağ dokusu tümörünün en yaygın şekli olan lipomlar, cilt altında ’yağ topu’ gibi göründükleri için yağ bezesi olarak adlandırılır. Lipomlar iyi huylu bir yapıya sahiptir. Nadir olmasına rağmen, liposarkomlar gibi hızlı büyümeleri, hareketli olmamaları ve muhtemel lokal ağrılı olmaları lipomlardan ayrılabilir. Ancak bunlar çok nadir görülmektedir. Vücudun bazı bölgelerinde ortaya çıkan yağ bezeleri insanlarda takıntı haline gelebilmektedir.



Yağ bezeleri bir kanser türü değildir


Yağ hücrelerinin anormal bir şekilde kontrolsüzce büyümesiyle subkutiste gelişmekte ve etrafı fibröz bir kapsülle çevrili yağ birikimi ortaya çıkmaktadır. Yağ bezelerinin 1 cm’den 15-20 cm’ye kadar büyüyebilmekte, görsel açıdan zamanla sorun olmaktadır. Yağ bezeleri bir kanser türü değildir ve genellikle vücuda herhangi bir zararı da yoktur. Ancak büyüdükçe artan ağır seviyesi nedeniyle cerrahi ile alınması gerekebilir. Yağ bezesi aldırmanın herhangi bir riski yoktur. Yağ bezelerinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Lipomların oluşmasında genetik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Yağ bezelerinin oluşumunda diyabetin, obezitenin ve dislipideminin yani yüksek lipid seviyesinin (kolesterol veya trigliseritler) ile ilişkileri bulunmuştur.


Yağ bezelerinin oluşmasında risk faktörleri de etkilidir


40- 60 yaş arasında olmak. Yağ bezeleri her dönemde ortaya çıksa da, en çok bu yaş grubunda görülmektedir. Ailesinde yağ bezesi olan bireylerde görülme olasılığı yüksektir.



Yağ bezesi mi tümör mü?


Yağ bezeleri vücudun herhangi bir yerinde oluşabilmektedir. Genelde kafada, bacakta oluşan yağ bezeleri görünür alanda olduğu için büyüdükçe çok can sıkıcı hale gelebilmektedir. Yağ bezeleri genellikle boyun, omuzlar, sırt, karın, kollar ve uyluklarda oluşabilmektedir. Üzerine basıldığında yumuşak, hamur kıvamında olan yağ bezeleri, parmaklarla tutulup vücut üzerinde hareket ettirilebilmektedir. Bu lezyonlar genellikle 5 cm’den küçük olmaktadır. Ancak zamanla büyümektedir. Geçirilen travmayla bağlı olarak içinde yağ nekrozu oluşabilmekte ve sertleşerek ağrıya neden olabilmektedir. Büyüyen yağ bezeleri cilt altındaki yakın sinirlere baskı yaptığı için ağrı ortaya çıkmaktadır.



Cerrahi işlemle alınıyor


Halk arasında ‘yağ bezesi aldırma’ işlemleri asılında bir ameliyattır. Cilt altında yağ topu gibi bir görüntüye sahip lipomlar, yumuşak ve üzerine bastırıldığında hareket eden deri üstü lezyonlarıdır. Genelde semptomları olmayan yağ bezeleri, vücudun hareketle bölgelerinde oluştuğu için can sıkıcı hale gelmektedir. Yunanca’da yağ anlamına gelen ‘lipos’ kelimesinden türeyen lipom için cerrahi gerekmektedir. Lipomlar iyi huylu tümörler olduğu için küçük ve belirti vermiyorsa cerrahi olarak müdahale edilmemesi yönünde karar verilir. Ancak boyutlarındaki artışlar izlenmelidir. Semptomun varlığı ya da estetik bir sorun nedeniyle çıkarılmasına karar verilirse, ameliyat lokal anestezi altında yapılır. Lipomun büyüklüğüne göre yapılacak kesi boyutu değişmektedir. Herhangi bir metabolik bozukluk sonucunda ortaya çıkan yağ bezelerini izin ise önce medikal tedavi seçeneği denenmelidir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Miniklere geri dönüşüm bilinci aşılanıyo Muğla Büyükşehir Belediyesi Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi bünyesinde hizmet veren Emin Eller Gündüz Bakımevinde, çocuklara geri dönüşüm bilincini kazandırmak amacıyla eğitici ve eğlenceli bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte miniklere geri dönüşümün önemi ve atıkların ayrıştırılması uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlik kapsamında çocuklar ilk olarak geri dönüşüm ve atık ayrıştırma konularını anlatan kısa bir çizgi film izledi. Ardından, kendileri için hazırlanan atık potalarına geri dönüştürülebilir malzemeleri atarak öğrendiklerini pekiştirdi. Programın devamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Origami Topluluğundan gönüllü olarak etkinliğe katılan öğrenciler, çocuklara atık kâğıtlardan origami yapmayı öğretti. Minikler, hem el becerilerini geliştirdi hem de atıkların yeniden değerlendirilebileceğini eğlenceli bir şekilde deneyimledi. Eğitici olduğu kadar keyifli anlara da sahne olan etkinlik, çocukların dans edip şarkılar söylemesiyle sona erdi. Düzenlenen etkinlikle çocuklarda erken yaşta çevre bilinci oluşturulması hedeflendi. Üniversite öğrencisi Muhammet Özmen, çocuklarla birlikte origami yapmak amacıyla etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Eski kâğıtlardan kedi, köpek yaparak atıkları nasıl değerlendirebileceklerini, çizdikleri resim kağıtları nasıl değerlendirebileceklerini göstermiş olduk. Çok güzel bir etkinlik oldu" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Dairesinde görevli Çevre Mühendisi Hadi Özer, "Çocuklarımıza çevreyi korumanın günlük hayatın doğal bir parçası olduğunu göstermeyi ve bu bilinci erken yaşlı kazandırmaya hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün bilinçlenen çocuklar yarının doğaya duyarlı bireyleri olacak" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, düzenlenen etkinliğin önemine dikkat çekerek, Çevreyi korumanın ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin yolunun bu bilinci çocuklara küçük yaşta kazandırmaktan geçtiğini, Emin Eller Gündüz Bakımevinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğin çocukların hem eğlenerek öğrenmesine, hem de çevreye karşı duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağladığını açıkladı.
Eskişehir Gebelikte grip aşısı anneyi de bebeği de koruyor Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte grip aşısının gerekliliğini ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınması gereken önlemleri anlattı. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelik döneminde bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bebeğin büyümesine bağlı olarak annenin akciğer kapasitesinin azaldığını belirterek, bu durumun üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırdığını söyledi. Arslan, hamilelikte enfeksiyonların hem daha kolay bulaştığını hem de daha ağır ve şiddetli seyredebileceğini vurguladı. Bu nedenle gebelerde grip aşısının mutlaka yapılması gerektiğini ifade eden Arslan, grip aşısının gebeliğin her döneminde güvenle uygulanabildiğini belirtti. Arslan, "Grip aşısı, gebelikte enfeksiyona yakalanılsa bile hastalığın daha hafif seyretmesini sağlar. Pnömoni gibi daha ağır klinik tabloların gelişmesini engeller" dedi. Grip aşısının yalnızca anneyi değil bebeği de koruduğuna dikkat çeken Arslan, aşı sonrası oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçtiğini ve doğumdan sonra da koruyuculuk sağladığını ifade etti. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınacak önlemler Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte enfeksiyonlardan korunmak ve bağışıklık sistemini desteklemek için günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktaları da paylaştı. Kalabalık, havasız ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini belirten Arslan, bu tür ortamlara girilmesi zorunluysa maske takılmasının önemli olduğunu söyledi. Hijyenin enfeksiyonlardan korunmada temel unsur olduğunu vurgulayan Arslan, sık sık ellerin yıkanmasını ve çantada dezenfektan bulundurulmasını önerdi. Uyku düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Arslan, gebelikte uyku saatlerinin düzenli olmasının önemine dikkat çekti. Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı Beslenmenin de bağışıklığı güçlendiren bir diğer önemli faktör olduğunu belirten Arslan, "Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, günde en az 10 bardak sıvı alınmalıdır. Gebelik döneminde hekim tarafından verilen multivitaminlerin düzenli kullanılması da bağışıklık sistemine destek sağlar." şeklinde konuştu. Op. Dr. Melih Arslan, alınacak bu önlemlerle gebelik sürecinde annenin sağlığının korunacağını, aynı zamanda bebeğin de enfeksiyonlara karşı daha güçlü bir şekilde hayata başlamasının sağlanacağını vurguladı.