GÜNDEM - 03 Aralık 2025 Çarşamba 18:10

Yahyalı Belediyesi’nden ’eski devlet hastanesi binası’ açıklaması: "Gerçek dışı söylemlerle sosyal medya üzerinden kamuoyu yanıltılmaya çalışılmaktadır"

A
A
A
Yahyalı Belediyesi’nden ’eski devlet hastanesi binası’ açıklaması: "Gerçek dışı söylemlerle sosyal medya üzerinden kamuoyu yanıltılmaya çalışılmaktadır"

Yahyalı Belediyesi tarafından sosyal medya üzerinden eski devlet hastanesi ile ilgili yapılan paylaşımlar dolayısıyla açıklama yapıldı.


Yahyalı Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:


"2021 yılında Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile Belediyemiz arasında yapılan protokol kapsamında Eski Devlet Hastanesi binası belediyemize tahsis edilmiştir. Daha sonra Yahyalı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün söz konusu binayı Mesleki Eğitim Merkezi olarak kullanma talebi üzerine süreç yeniden değerlendirilmiş; bu kapsamda 2024 yılında protokol belediyemiz tarafından feshedilerek bina yeniden Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü’ne tekrar devredilmiştir. Binanın İl Sağlık Müdürlüğü’ne tesliminin ardından, kimliği belirsiz şahıslar tarafından hastane içerisinde ciddi tahribat yapıldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar bina belediyemizin sorumluluğunda olmasa da kamu malının korunması hususundaki hassasiyetimiz gereği ekiplerimiz tarafından gerekli güvenlik önlemleri hızla alınmış; giriş noktaları demir parmaklıklarla kaynatılmış, alt kattaki kapı ve pencereler duvar örülerek kapatılmıştır. Tahribatı gerçekleştiren şahısların kimliklerinin belirlenmesi ve sorumluların adli makamlara teslim edilmesi amacıyla Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir soruşturma titizlikle yürütülmektedir. Belediye olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olduğumuzu kamuoyuna bildiririz. Sosyal medyada yer alan videoda gündeme getirilen ‘tekstil atölyesi görüşmesi’ iddiasına da açıklık getirmek gereği duyulmuştur. Videoda adı geçen girişimci ile belediyemiz aracılığıyla görüşme gerçekleştirilmiş, kendisine Eski Devlet Hastanesi binası da dahil olmak üzere 4 farklı taşınmaz gösterilmiştir. Ancak ilgili girişimci mevcut taşınmazları uygun bulmamış; Eski Devlet Hastanesi’nin yıkılarak yerine yeni bir tekstil atölyesi yapılmasını talep etmiştir. O dönemki şartlar çerçevesinde belediyemizin bu talebi karşılaması mümkün olmamıştır. Buna rağmen belediyemiz, istihdam oluşturma konusundaki kararlılığını sürdürmüş ve başka bir yatırımcıyla anlaşarak bugün ilçemizde aktif olarak 100 kişinin istihdam edildiği bir tekstil fabrikasının kurulmasını sağlamıştır. Ayrıca devam eden eğitim ve kurs süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte 100 kişinin daha istihdam edilmesi planlanmakta; toplam istihdamın 200 kişiye ulaşması hedeflenmektedir. Sosyal medyada video çeken şahısların, kaynakla kapatılarak muhafaza altına alınmış bir kamu binasına hangi yollarla girdikleri bilinmemekte olup, konu ayrıntılarıyla birlikte Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne aktarılmış ve geniş kapsamlı bir inceleme başlatılmıştır. Kamu malına izinsiz girmek, mühür fekki niteliğinde kapalı alanları zorla açmak, tahribata sebep olmak ve bu eylemleri sosyal medyada paylaşmak; Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımları bulunan suçlardır. Bahsi geçen şahısların kimlik tespiti ve olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla emniyet birimleri tarafından yürütülen çalışmalar devam etmekte olup, konu adli mercilere intikal ettirilecektir. Kamu düzeni ve güvenliğini tehdit eden bu tür fiillerin ciddi hukuki sonuçlar doğuracağı hususu özellikle kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır. Tüm Yahyalı halkının ve kamuoyunun bildiği üzere, Belediye Başkanımız Sayın Esat Öztürk göreve geldiği günden bu yana atıl durumdaki kamu kaynaklarını ilçemizin ekonomisine kazandırmak için yoğun çaba göstermektedir. Buna rağmen bazı çevrelerce gerçek dışı söylemlerle sosyal medya. üzerinden kamuoyu yanıltılmaya çalışılmaktadır. İstihdam konusunda Başkanımızın ortaya koyduğu gayret ve sağlanan başarılar ortadadır; güneş balçıkla sıvanmaz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yağışlar sonrası çiftçilere hububat tarlalarında hastalık riski uyarısı: "Hastalık çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" Sivas Valiliği ile Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yağışlı hava ve sonrasında artan sıcaklıkların hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riskini artırdığına dikkat çekerek çiftçilere uyarıda bulundu. Sivas’ta son günlerde etkili olan yağışlı hava ve ardından yükselen sıcaklıklar nedeniyle hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riski arttı. Sivas Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere tarlalarını sık sık kontrol etmeleri ve hastalık belirtilerine karşı erken mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sinan Berk, "İlimizde son dönemlerde etkili olan yağışların ve serin hava şartlarının etkisiyle hububat alanlarında sarı pas hastalığı ve septorya kök çürüklüğü riski ciddi şekilde artmıştır. Bu hastalıklar yüksek ve sık ekim yapılan, aşırı azotlu gübre kullanılan ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu alanlarda hızla yayılmaktadır. Hastalık çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" dedi. "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir" İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik ekiplerin sezon boyunca arazi kontrollerini sürdürdüğünü belirten Berk, üreticilerin gelişmeleri yakından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade ederek, "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir. Bereketli ve kayıpsız bir sezon diliyoruz" diye konuştu. "Hastalık görüldüğü anda müdahaleye başlanmalıdır" Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Cihangir Bölücek ise pas hastalıklarıyla mücadelede öncelikle kültürel önlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti. Bölücek, "Ekim normlarına uyulmalı, sık ekimden kaçınılmalı ve dengeli gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin fazla kullanılması hastalığın yayılmasını artırır. Ayrıca dayanıklı ve toleranslı çeşitlerin tercih edilmesi önemlidir. Tüm bu tedbirlerin ardından hava şartlarına bağlı olarak hastalık yaygınlaşıyorsa, tarlalar düzenli kontrol edilmeli ve hastalık görüldüğü ilk anda mücadeleye başlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Sarı pas hastalığı Ziraat Mühendisi Banu Hasdemir de sarı pas hastalığının belirtileri hakkında bilgi vererek, "Sarı pas hastalığında yapraklarda makine dikişi şeklinde sıralı sarı çizgiler ve tozlanma görülür. Tarlaya girildiğinde pantolona sarı renk bulaşıyorsa hastalık aktif şekilde yayılıyor demektir. Septorya hastalığında ise yapraklarda kahverengi lekeler oluşur, zamanla yapraklar kurur ve bitkinin gelişimi zayıflar. Kök çürüklüğünde köklerde zarar meydana gelir, bitkide sararma, cılız kalma ve yatmalar görülür" dedi. Nemli bahar aylarında hızla yayılıyor Bu hastalıklarla mücadele edilmediği takdirde yüzde 50’ye varan verim kayıplarının yaşanabileceğini belirten Hasdemir, ürün kalitesinde düşüş, tohumluk ve yemlik değerinde azalma görülebileceğini, bazı durumlarda ise yem olarak kullanılan ürünlerde acılaşmaların ortaya çıkabileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, sarı pas hastalığının "Puccinia striiformis" mantarının neden olduğu ciddi bir mantari hastalık olduğunu belirterek, özellikle serin ve nemli bahar aylarında hızla yayılarak önemli verim kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekti.
İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden çocuklara ve ailelere anlamlı seminer: "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, suça sürüklenen çocuklar ve ailelerine yönelik ‘Can Veren Pervaneler’ semineri düzenledi. Programda konuşan yazar Hayati İnanç, aile kurumunun önemine dikkat çekerek, "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" dedi. İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, suça sürüklenen çocuklar ve ailelerinde farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir projeye imza attı. Kadıköy’de gerçekleştirilen ‘Can Veren Pervaneler’ temalı seminere; Anadolu Cumhuriyet Savcısı İdris Aksoy, kurum müdürleri, personel, çocuklar ve aileleri katıldı. "Çocukların topluma kazandırılması ve umut önceliğimiz" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürü Seviyya Sancı, yürütülen çalışmaların sadece hukuki bir süreçten ibaret olmadığını vurguladı. İnsana dokunan bir iyileşme sürecini hedeflediklerini belirten Sancı, çocukların topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmasının ve içlerindeki umut duygusunun güçlendirilmesinin kurumun öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" Seminer kapsamında düzenlenen söyleşide ise ünlü şair ve yazar Hayati İnanç, hayat, inanç ve aile değerleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Aile içi iletişimin ve toplumsal duyarlılığın altını çizen İnanç, Türk toplumunda aile bağlarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, "Aile bizim sığınağımız ve kalemizdir" ifadelerini kullandı. Değerlerin zayıflamasının sosyal sorunları beraberinde getirdiğine dikkat çeken İnanç, gençlerin ahlaki gelişimle yetiştirilmesinin toplumsal yapı üzerindeki olumlu etkilerine değindi. "Özellikle Türk toplumu için aile yapısı fevkalade önemlidir, ihmale gelmez" Yazar Hayati İnanç özellikle Türk toplumunda aile yapısının büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, "Çok özel bir toplulukla bir arada bulunma fırsatımız oldu. Suça sürüklenen çocuklar ve aileleri bugünkü konuşmayı büyük bir dikkatle dinlediler. Bu programı düzenleyen ve gelip dinleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün burada ailenin önemi kendini gösterdi. Aile bizim sığınağımız, kalemiz. Özellikle Türk toplumu için aile yapısı fevkalade önemlidir, ihmale gelmez. Ancak son zamanlarda bir miktar hata ettiğimiz de doğrudur. Bu toplantı buna dair bir uyanışı ve farkındalığı ifade ediyordu. Herkesin üzerine düşeni yaparak aileyi ve anneyi daha yakından ve daha iyi kavrama, değerini anlama noktasında yol alabilmeyi ümit ediyorum" ifadelerine yer verdi. Gençlerin ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, zaman zaman duygusal anlara sahne oldu. İnanç’ın kendine has üslubuyla aktardığı mesajlar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlik sonunda, aile değerlerinin gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarılması temennisinde bulunuldu.
Adıyaman Anne ve üvey ağabeye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Adıyaman’ın Besni ilçesinde 2014 yılında silahla vurulmuş halde bulunan ve intihar ettiği öne sürülen 17 yaşındaki Fatma Koçak’ın annesi ve üvey kardeşi tarafından intihara mecbur bıraktıkları gerekçesiyle yapılan yargılamada, her iki sanığa da ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Adıyaman 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Mahkeme, karar öncesinde sanıkları dinledi. Sanıklardan anne Ayşe G., ağlayarak yaptığı savunmada, "Ben evlat katili değilim. Bana nasıl böyle bir suçlamada bulunursunuz. Bize iftira atanlar, mal yüzünden bunu yapıyor. Ben evlat katili bir anne değilim, beni öyle bir şey ile suçlamayın" dedi. Sanık üvey ağabey Kadir K. ise savunmasında, "Ben suçsuzum. Kardeşimin psikolojik sorunları vardı. Evlenmeden önce defalarca evden kaçtı. İki defa beraat ettim. Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında Dubai’deydim. Hemen ülkeme döndüm. Eğer katil olsam gelmezdim. Suçsuzum. Keşke bir zerre suçlu olsaydım da annem böyle ağlamasaydı. Ben kardeşimin öyle bir şey yapacağını bilsem ben kendimi önüne atardım. Bize yazık ediyorlar" dedi. Sanık avukatlara ise yargılamanın adil olmadığını, gizli tanıkların beyanlarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Yeni tanıkların dinlenmesini istedi. Sanıkların son sözlerini söylemesinin ardından mahkemeye karar için 15 dakika ara verildi. Mahkeme heyeti ara sonrasında kararını açıkladı. Kararda, Sanıklar Ayşe G. ve Kadir K.’nin , "maktüle yönelik cebir ve tehdit kullanılması, intihara mecbur bırakmak suretiyle Türk Ceza Kanunu (TCK) 82/1-d maddesi, kasten öldürme suçunun yakın akrabalara (üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş veya kardeş) karşı işlenmesini" nedeniyle her ikisine de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.