POLİTİKA - 21 Mayıs 2026 Perşembe 16:07

Yıldırım’dan "yeni Türk dünyası alfabesi" açıklaması

A
A
A
Yıldırım’dan "yeni Türk dünyası alfabesi" açıklaması

Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, 34 harften oluşan Türk dünyası alfabesindeki harflerle yazılmış kitaplar, tabelalar ve makam yazılarının olacağını kaydederek, "34 harften oluşan alfabe ile Balkanlardan Baykal Gölü’ne kadar artık birbirimizle hem yazdıklarımızı anlayacağız hem konuştuklarımızı anlayacağız" dedi.


Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Talas Belediyesi tarafından Türkoloji Zirvesi’ne katıldı. Burada konuşan Yıldırım, dilin egemenlik ve bağımsızlık olduğunu söyleyerek, "Eğer diliniz yoksa, dilinizi kullanamıyorsanız, egemenliğiniz de tehdit altındadır. Dijital dünyada da bugün böyle bir tehditle karşı karşıyayız. Egemen devletiz, dilimiz var, alfabemiz var ama verilerin derinliğinin oluşması ayrı bir şeydir. Şimdi yapay zeka diye bir mefhum son zamanlarda çok daha kullanılır hale geldi. Yapay zeka acaba gelecekte ne gelişme sağlayacak? Yapay zeka insan zekasının yerine mi geçecek? Bu sorular çok sıkça soruluyor. Şunu bilmekte fayda var. Yapay zeka düşünmez. Yapay zeka sizin düşündüklerinizi çok daha hızlı bir şekilde bir fikre dönüştürür. Yani yapay zeka bir anlamda size destek veren, sizin yardımcınız, sizin en yakın işinizi kolaylaştıran bir araçtır.


Şimdi yapay zeka dilin korunması için hem fırsattır hem de tehdittir. Fırsat nasıl oluyor? Eğer yapay zeka sorduğunuz bir şeyi sizin dil havuzunuzdan araştırıp derleyip sonucu size getiriyorsa o bir fırsattır. Ama bunun için büyük dil modeliniz olacak. Yani diliniz istilaya uğramamış olacak. Dijital çağda Türkçe’nin karşı karşıya kaldığı en büyük tehdit dilimizin istila edilmesi, yani dilimizin bir anlamda özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Veri havuzunda büyük data dediğimiz o bilgi, dijital dünyanın bilgi havuzunda ne varsa onu size arama motorları, yapay zeka bulup önünüze koyuyor. Eğer siz oraya bir şeyler koymadıysanız başkalarının koyduğu ürünlerle yetinmek zorundasınız. Bu da sizin dilinizin, sizin kültürünüzün, sizin medeniyetinizin ilerlememesi, geri kalması anlamına gelir" diye konuştu.



"34 harften oluşan alfabe ile Balkanlardan Baykal Gölü’ne kadar artık birbirimizle hem yazdıklarımızı anlayacağız hem konuştuklarımızı anlayacağız"


Türk dünyası alfabesine değinen Binali Yıldırım, ekrana yansıyan akfabeyi göstererek, "Bir alfabemiz var. Bu alfabe durup dururken olmadı. İstanbul zirvesinde alınan bir kararla Aksakallılar Konseyi’ne bir görev verildi. "Siz Türk devletleri için bir alfabe çalışın" denildi ve iki yıl sürdü. Türk Akademisi, Türk Dil Kurumu öncülük ederek bu alfabenin çerçevesini belirledi. Türk alfabesi, yani Türk dünyasının alfabesi artık budur. Bizim alfabemiz değişti mi, yok. Aslında bu alfabeye sahip olmayanların alfabesi değişti. Hiç anlamadığımız, halbuki anlayabilsek bayağı bildiğimiz Türkçe gibi okunan Kiril ile yazılmış kitaplar, tabelalar, makam yazıları, bunların hepsi artık belirli bir takvim içerisinde, geçiş süresi içerisinde bu 34 harften oluşan alfabe ile olacak. Bu ne anlama geliyor? Balkanlardan Baykal Gölü’ne kadar artık birbirimizle hem yazdıklarımızı anlayacağız hem konuştuklarımızı anlayacağız hem de hepimizin arzu ettiği o büyük Türk dünyasının birleşmesini, entegrasyonunu gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu.


Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, çalışmada emeğe geçenlere teşekkür ederek, kültür ve medeniyet çalışmalarını belediyenin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Yalçın ayrıca, çalışmalar hakkında bilgiler verdi.



Yıldırım’dan "yeni Türk dünyası alfabesi" açıklaması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’yı sel vurdu: İş yerleri sular altında kaldı Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde etkili olan sağanak yağış sele yol açtı. İş yerleri sular altında kalırken, çevre esnafı altyapı sorunu yaşandığını belirterek yetkililerden kalıcı çözüm talep etti. Yenimahalle ilçesi Demetgül Mahallesi’nde etkili olan şiddetli yağış, cadde ve sokakları göle çevirirken çok sayıda iş yerini de sular altında bıraktı. Sel nedeniyle büyük maddi zarar yaşayan esnaf, bölgede yıllardır devam eden altyapı sorununa dikkat çekerek Yenimahalle Belediyesinden kalıcı çözüm istedi. Yağışlarla birlikte rögarların taştığını ve suyun tahliye edilemediğini belirten esnaflar, her yıl aynı mağduriyeti yaşadıklarını söyledi. Mobilya dükkanı sahibi Abdullah Taşdemir, "Biz bu sorunu her yağmur yağışında yaşıyoruz. Her seferinde Yenimahalle Belediyesi’ne burada altyapı çalışması yapılması gerektiğini söylüyoruz ancak hiçbir çalışma yapılmıyor. Nedense yağmur yağdığında, sel olduğunda ve esnaf mağdur olduğunda belediyeden memurlar ve zabıtalar gelip yardıma geliyoruz diyor. Alt katımı da üst katımı da tamamen su bastı. Mobilya dükkanımız su aldığında ürünler şişiyor ve kullanılamaz hale geliyor. Hiçbir yardım yok. Biz kendi imkanlarımızla önlem almaya çalışıyoruz. Rögar kapaklarını bile kendi ellerimle açtım. Çok büyük zararım var" dedi. Giyim mağazası sahibi esnaf ise, "Biz her yağmur yağdığında bu ve benzeri sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Burayı ASKİ’ye de bildirmiştik. ASKİ bize alternatif bir altyapı çalışması yapılacağını söyledi ancak şu ana kadar herhangi bir çalışma yapılmadı. Yıllardır bu sorun bu şekilde devam ediyor. Şiddetli yağışlarda rögarlar tıkanıyor. Buraya acilen alternatif bir hattın yapılmasını istiyoruz. Mevcut altyapı artık buraya yeterli gelmiyor" diye konuştu. Sel olayının her sene yaşandığını söyleyen esnaf, "Zararımız çok büyük. Burada altyapı yok, su tahliye olmuyor. Hiçbir yerde mazgal bulunmuyor. Şentepe Mahallesi’nden gelen suyun yoğunluğu buraya fazla geliyor ve bu durum sele neden oluyor. Bütün esnaf perişan oldu. Esnafın malı da mülkü de suyun içinde kaldı. Dükkânlar sular altında kaldı. Bunun önlemini almıyorlar. Sorumlular sürekli "altyapıyı yapacağız" diyerek gelip gidiyor ancak ortada yapılan hiçbir çalışma yok. Bu sıradaki dükkânların tamamını su bastı" dedi.