YEREL HABERLER - 12 Ocak 2012 Perşembe 13:22

MERSİN SERBEST BÖLGESİNDE TARİHİ REKOR

A
A
A
MERSİN SERBEST BÖLGESİNDE TARİHİ REKOR

Türkiye’nin ilk serbest bölge olma özelliğini taşıyan Mersin Serbest Bölgesi’nin, 2011 yılında gerçekleştirdiği 3.7 milyar dolarlık ticaret hacmi ile serbest bölgeler arasında Ege Serbest Bölgesi’nden sonra 2. sıraya yükseldiği bildirildi.
Mersin Serbest Bölge İşleticisi A.Ş. (MESBAŞ) Genel Müdürü Edvar Mum, yaptığı açıklamada, Mersin Serbest Bölgesi’nin 2011 yılı ticaret hacminin 3.7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Mum, böylelikle 1988 yılında Türkiye’nin ilk serbest bölgesi olarak faaliyete başlayan ve 2010 yılında 2.7 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşan Mersin Serbest Bölgesi’nin, 2011 yılında yapılan üretim ve ticaret işlemlerindeki önemli artış sayesinde tarihi bir rekora imza atmış olduğunu kaydetti. Ticaret hacminde geçen yıla oranla yüzde 34’lük bir artış sağlandığını ifade eden Mum, Mersin Serbest Bölgesi’nin ticari faaliyete başladığı 1988 yılından 2011 yılı sonuna kadar gerçekleştirdiği ticaret hacmi toplamının da 39,4 milyar dolara ulaştığını söyledi. Mum, bu sonuçla 2010 yılı sonu itibarıyla Türkiye Serbest Bölgelerinin ticaret hacmi sıralamasında 3. sırada bulunan Mersin Serbest Bölgesi’nin, 2011 yılında gerçekleştirdiği yüksek ticaret hacmi sayesinde Ege Serbest Bölgesi’nden sonra 2. sıraya yükseldiğini vurguladı.
2011 yılı sonu itibarıyla Mersin Serbest Bölgesi’nde faaliyette bulunan 328 yerli 84 yabancı olmak üzere toplam 412 firmanın, bünyesinde 6 bin 537 kişiyi istihdam ettiğini de belirten Mum, "Bölgede 2010 yılında istihdam edilen kişi sayısı 6 bin191 iken, yüzde 6 artışla 2011 yılında 6 bin 537 kişi doğrudan istihdam edilmiştir. Dolaylı istihdam ile bu rakam 9 bin kişiye ulaşmaktadır. Bölge, tek başına sağladığı çalışma imkanları sayesinde Mersin ili için önemli bir istihdam merkezi konumundadır" dedi.
Edvar Mum, Mersin Serbest Bölgesi’nden 158 değişik ülke ile 682 değişik malın ticaretinin yapıldığını da ifade ederek, bölgenin limanından 2010 yılında 1 milyon 290 bin 780 ton mal işlem görürken, 2011 yılında
bu oranın yüzde 15 artışla 1 milyon 490 bin 745 tona yükseldiğini kaydetti.
Üretici firmaların yatırım talepleri ve ticari işlem yapan firmaların depolama alan taleplerinin arttığına da işaret eden Mum, "Gelir ve kurumlar vergisi istisnasının üretim faaliyetleri için devam etmekte olması, Mersin Serbest Bölgesi’nin önemli coğrafi konumu ile kaliteli işgücü temininin mümkün olması, bölgede üretim faaliyetlerinin çeşitliliği ve üretici firma sayısını artırmıştır. Ayrıca konfeksiyon üretimi yapan firmaların AB ülkelerinden siparişlerinin artmakta olması sebebiyle, bu sektörde de iş hacimleri ve istihdam açısından olumlu artış gözlemlenmiştir. Diğer tarafta, Mersin Serbest Bölgesi’nin doğrudan denizyoluna bağlantılı özel limanının olması, Doğu-Akdeniz’in en önemli limanlarından biri olan Mersin Limanı’nın hemen yanında kurulmuş olması ve Mersin Limanı’na direkt kapısının bulunması sayesinde lojistik, transit ve ticaret yapan firmaların depolama alan taleplerini artırmıştır" diye konuştu.
ALAN GENİŞLEME ÇALIŞMALARI
Mersin Serbest Bölgesi’nin gelişiminin, ticaretin, üretimin ve istihdamın artırılması ile ekonomiye doğrudan ve dolaylı katkılarının devam ettirilmesini teminen, mevcut 836 dönümlük alanının tamamının yatırımcılara tahsis edilmiş olması sebebiyle, yeni yatırım alanlarının oluşumu için çalışmaların da devam ettiğini belirten Mum, şu bilgileri verdi; "Bu kapsamda ilk aşamada; serbest bölgenin kuzey-batısındaki 50 dönümlük alan Bakanlar Kurulu Kararı ile Mersin Serbest Bölgesi sınırları içerisine alınmış olup sadece üretim faaliyetlerine müsaade edilen bu alanda yatırım tahsisleri tamamlanmıştır. İkinci aşamada ise, serbest bölgenin doğusundaki 334 dönümlük alanın Mersin Serbest Bölgesi sınırları içerisine alınması ve yatırımcılara hazır hale getirilmesi için çalışmalar ve görüşmeler devam ettirilmektedir. Bu alanın Mersin Serbest Bölgesi sınırları içerisine alınmasıyla beraber asgari 2 bin kişilik ilave istihdam ve yıllık 1 milyar dolarlık ilave ticaret hacmi sağlanacağı tahmin edilmektedir."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.