ASAYİŞ - 20 Aralık 2018 Perşembe 16:32

ABD’nin ölüm listesinde bulunan DEAŞ’lı Prakash’ın şaşırtan savunma: “Tövbe ettim"

A
A
A
ABD’nin ölüm listesinde bulunan DEAŞ’lı Prakash’ın şaşırtan savunma: “Tövbe ettim"

ABD’nin ölüm listesinde bulunan DEAŞ terör örgütünün sözde üst düzey yöneticisi Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash, terör örgütü üyeliğinden yargılandığı davada, 2 yıl 2 aydır tutuklu olduğunu, DEAŞ’dan ayrıldığını, örgütle hiçbir ilgisinin kalmadığını tövbe ettiğini söyledi.

ABD’nin ölüm listesinde bulunan DEAŞ terör örgütünün sözde üst düzey yöneticisi Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash, terör örgütü üyeliğinden yargılandığı davada, 2 yıl 2 aydır tutuklu olduğunu, DEAŞ’dan ayrıldığını, örgütle hiçbir ilgisinin kalmadığını tövbe ettiğini söyledi.


Kilis’te, 24 Ekim’de Kilis’in İnanlı köyü Suriye sınır hattından kaçak yollarla Türkiye’ye geçmek üzereyken bir grup arkadaşıyla beraber sınır devriyeleri tarafından yakalanan Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderildi. Prakash, terör örgütüne üye olmak suçu ile yargılandığı Kilis Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya Sesli Görüntülü Kayıt ve Video Konferans Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.


Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash, Türkçe savunma yaptı


Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash, mahkeme heyetine SEGBİS bağlantısında, verdiği ifade de, “Daha önceki ifadesini tekrar ediyorum. Ben 2 yıl 2 aydır, cezaevindeyim. Ben DEAŞ’tan ayrılmış biriyim, DEAŞ’la hiçbir ilgim yoktur. Tövbe ettim, Neden bu kadar tutuklu olduğumu anlayamadım” dedi.


Mahkeme heyetinin Türkiye’ye gelirken kendisi ile yakalanan iki kişiyi tanıyıp tanımadığının sorulması üzerine Prakash, bu kişileri tanımadığını söyledi.


Mahkeme heyeti, Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash’ın Türkiye’ye gelirken yakalandığı Rumana Bibi ile Fadxiya Ahmed’in adreslerinin tespit edilmesi, sınır dışı edilip edilmediğini Emniyet Müdürlüğüne ve Göç İdaresine yazı yazılmasına karar verdi.


Duruşma 20 Şubat 2019 tarihine ertelendi.


Neil Christopher Prakash’ın avukata Reşat Devran ise duruşma çıkışında yaptığı kısa açıklamada, “ Duruşmadan önce size söylemiştim, iki tanıdığın dinlenmesi için yazı yazılmıştı. Dosyaya gelmesi gereken evraklar var, onlar gelmemişti. Bu nedenle duruşma 20 Şubat 2019 yılına ertelendi. 20 Şubat tarihine kadar istenilen evraklar gelirse, tanıklarda bulunup o tarihde dinlenirse, 20 şubat veya bir sonraki duruşmada karar çıkma ihtimali yüksek, tutukluluğunun devamına karar verildi. Biz yine tutukluğun kaldırılması için itiraz edeceğiz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.