POLİTİKA - 04 Haziran 2020 Perşembe 10:08

Milletvekili Dülger’den bekçilere destek

A
A
A
Milletvekili Dülger’den bekçilere destek

AK Parti Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger tarafından verilen Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda konuşarak, bekçilere destek verdi.

AK Parti Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger tarafından verilen Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda konuşarak, bekçilere destek verdi.


Milletvekili Dülger, İçişleri Bakanlığının güçlü gelenek ve kurum hafızası olan bir bakanlık olarak, güvenlik dengelerinin hızlıca değiştiği bir coğrafya ve zaman dilimi içerisinde, Türkiye’nin her köşesinde güvenlik ve huzuru sağladığını ifade ederek, “Vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini özgürce ve rahat bir ortamda kullanabilmelerini sağlamak gibi ulvi bir görevi de yerine getirmektedir.Kolluk teşkilatlarının koruma, yardım ve hizmet boyutlu stratejileri uygulamaya yönelik kendini geliştirmesi hem demokratik toplumlar için bir gereklilik hem de hizmetin devamı ve başarısı için bir zorunluluktur. Güvenlik hizmetleri, doğası gereği hizmet ihtiyacı duyan vatandaşların beklentileri yönünde şekillenmektedir. İşte bundan dolayı da halkın ihtiyaç duyduğu güvenlik hizmetleri kapsamında halka yakın, halkın problemlerini sahada çözecek yapıların etkinleştirilmesi gerekmektedir. Kökleri Osmanlıya dayanan çarşı ve mahalle bekçiliği, kolluk görevlisi ve polis yardımcısı rollerini taşımış ve böylece kurumsallaşmış olan bekçilik ilk defa şehir ve köylerde bekçilerin bulunmasını zorunlu hale getiren ‘Çarşı ve Mahalle Bekçileri Hakkında Kanun-ı Muvakkat ile düzenlenerek ilk kez yazılı bir metinle yasal hale getirilmiştir. Daha sonra ise 14/07/1966 tarihli ve 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunun yürürlüğe girmesiyle de yardımcı kolluk olarak günümüze kadar bugünkü haliyle varlığını devam ettirmiştir.Kolluk teşkilatlarının koruma, yardım ve hizmet boyutlu stratejileri uygulamaya yönelik kendini geliştirmesi hem demokratik toplumlar için bir gereklilik hem de hizmetin devamı ve başarısı için bir zorunluluktur. Güvenlik hizmetleri, doğası gereği hizmet ihtiyacı duyan vatandaşların beklentileri yönünde şekillenmektedir. İşte bundan dolayı da halkın ihtiyaç duyduğu güvenlik hizmetleri kapsamında halka yakın, halkın problemlerini sahada çözecek yapıların etkinleştirilmesi gerekmektedir.İşte bu gerekçeden dolayı bugün itibari ile halen yürürlükte bulunan 1966 tarihli ve 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun değişen durum ve mevzuatlar çerçevesinde güncelliğini yitirdiğini görmekteyiz” dedi.


Dülger, sözlerini şöyle sürdürdü, “Günün değişen hukuki ve sosyal şartlarını takipten uzak kalması sonucu, bugün itibari ile ihtiyaçları karşılayamaz hale gelmiş, olan bu yasanın ayrıca özlük mali ve disiplin işlemleri yönünden de uygulamada kullanılmayan hükümler ihtiva etmesi de karışıklığa sebebiyet verdiği görülmüştür.İşte bundan dolayı 5757 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu, Devlet Memurları Kanunu ve Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hakkında Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yardımcı Hizmetler Sınıfından Emniyet Hizmetleri sınıfına geçirilmiş olan Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin ülkemiz güvenlik yapısı içinde mevcudiyetinin korunması ve günün değişen şartlarına göre de görev tanımı olarak güncellemeyi amaç edinen Kanun teklifimiz ile; çarşı ve mahalle bekçilerinin Emniyet ve Jandarma Teşkilatları bünyesinde genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak üzere istihdam edilen silahlı bir kolluk olarak düzenlenmesi ve sınav atama ve çalışma şartları ile hukuki statülerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu kanun teklifimiz ile, ile Çarşı ve Mahalle bekçilerinin adli, önleyici, koruyucu görev ve yetkileri ile görevli oldukları mülki sınırlar içinde halkın istirahat sağlık ve selametini sağlamaya yönelik görev yetkileri belirlenmektedir. Çarşı ve mahalle bekçilerinin görev ve yetkilerinin işe alınma ve çalışma şartlarının özlük haklarının güncel mevzuat çerçevesinde düzenlenmesi ile hukuki statülerinin tespit edilmesi amacıyla,Emniyet ve Jandarma Teşkilatlarında İstihdam edilerek söz konusu teşkilatların kadroları içerisinde teşkilatın mevzuatına tabi olarak görev yapmaları, görevlerinin ana hatlarıyla korunması, bununla birlikte uygulamada karşılaşılan tereddütlerin giderilmesine çalışılmış, görevlerin sınıflandırılarak netleştirilmesi, çalışma saatlerinin haftalık çalışma süresi belirtilmek suretiyle belirlenmesi, devlet memuru statüsü kazanmış olduklarından, işe alınmasına ilişkin şartları 657 sayılı Kanun ile uyumlaştırılması ve güncellenmesi öngörülmektedir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.