GÜNDEM - 26 Temmuz 2025 Cumartesi 10:16

Hem sıcakla hem teknolojiyle mücadele ediyor

A
A
A
Hem sıcakla hem teknolojiyle mücadele ediyor

Kilis’te 28 yıldır sıcak demircilik yapan Mehmet Kemal Etçi, 40 dereceyi aşan sıcağa ve gelişen teknolojiye rağmen mesleğini yaşatmaya çalışıyor.


Kilis’te 28 yıldır sıcak demircilik yapan Mehmet Kemal Etçi, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Etçi, sıcak demirciliğin hem fiziksel olarak son derece zorlayıcı olduğunu hem de bu işin tek başına yapılamayacak kadar ekip gerektirdiğini belirtti.



"İkindi vaktinden sonra çalışabiliyoruz, gündüz sıcağında çalışmak imkansız"


Etçi, sıcak demircilikte dövme işleminin ortalama 900-1200 derece arasında gerçekleştiğini ve özellikle yaz aylarında 40 dereceyi aşan hava sıcaklığının işi daha da zorlaştırdığını vurguladı. Etçi "Sabah serinliğinde ya da ikindi vaktinden sonra çalışabiliyoruz. Gündüz sıcağında çalışmak imkansız. Acil işler dışında mecbur kalmadıkça başlamıyoruz" dedi.



"Tek başına bu işler olmuyor"


Sıcak demirciliğin yalnız yapılmasının neredeyse imkansız olduğunu belirten Etçi, "Demiri kızarttın diyelim, döveceksin, keseceksin, birinin de karşıdan çekiçle vurması lazım. Tek başına bu işler olmuyor. Şu anda Kilis’te bu mesleği yapan sadece iki kişiyiz. Bizden sonra da kimse kalmaz" ifadelerini kullandı.



"Gençler sahip çıkmazsa bu meslek tamamen bitecek"


Teknolojinin el emeği meslekleri gölgede bıraktığını söyleyen Etçi, "Benim 1 saatte yaptığım işi makine 10 dakikada yapıyor. Ama makinelerin yapamadığı işleri biz hala el emeğiyle yapmaya çalışıyoruz. Gençler sahip çıkmazsa bu meslek tamamen bitecek" şeklinde konuştu.



"Aç bırakmaz ama tam da doyurmaz’’


Etçi, hem geçimlik hem de kültürel açıdan önemli olan bu mesleğin korunması gerektiğini belirterek, "Aç bırakmaz ama tam da doyurmaz. Yine de alın teriyle kazanılan helal bir iştir. Gençler çocuklarının geleceği için bu gibi meslekleri unutmamalı" diye konuştu.



Hem sıcakla hem teknolojiyle mücadele ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.