GENEL - 06 Aralık 2017 Çarşamba 11:39

Askere 3 bin 500 milli tüfek sevkiyatı

A
A
A
Askere 3 bin 500 milli tüfek sevkiyatı

Kırıkkale’de düzenlenen yerli piyade tüfeği sevkiyatında açıklamalarda bulunan Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Genel Müdürü Ahmet Taşkın, 2018 yılında 70 bin yerli silahı kolluk kuvvetlerinin hizmetine sunulmak üzere üreteceklerini dile getirdi.

Kırıkkale’de düzenlenen yerli piyade tüfeği sevkiyatında açıklamalarda bulunan Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Genel Müdürü Ahmet Taşkın, 2018 yılında 70 bin yerli silahı kolluk kuvvetlerinin hizmetine sunulmak üzere üreteceklerini dile getirdi.


Üretimi yapılan 3 bin 500 adet MPT-76 yerli piyade tüfeğin Kara Kuvvetleri Komutanlığına sevkiyatı için Kırıkkale’deki MKE Silah Fabrikası önünde tören düzenlendi. Uluslararası alanda ödüllere sahip silahın üretimini yapan işçilerin duaları eşliğinde silahlar fabrikadan gönderildi. Düzenlenen törende açıklamalarda bulunan MKE Kurumu Genel Müdürü Ahmet Taşkın, “Kapasitemizi artırabilmek için çeşitli çalışmalar yaptık. Sadece bu yıl, burada tezgah yatırımı olarak yapmış olduğumuz yatırım miktarı 20 milyon lira civarında. Şu an itibariyle önümüzdeki sene için şunu söyleyebiliriz. Hedefimiz inşallah önümüzdeki sene toplam 70 bin adet silah teslim etmek. Ondan sonraki sene de 90 bin adet silah teslim etmek. Bunların çalışmalarını tüm detaylarıyla arkadaşlarımız yaptılar. Bunları yapabileceğimize inanıyoruz. Kapasitemizin 70 bin adete çıkmış olması neredeyse önceki yıllarla mukayese ettiğimiz zaman 3,5 kat daha fazla silah üretmek demek anlamına geliyor” dedi.



“MPT-55’e yoğunlaşacağız”


MKE tarafından üretimi yapılan MPT-55 tüfeğine daha fazla önem vereceklerinin altını çizen Taşkın, “Önümüzdeki günlerde inşallah yeni bir sipariş daha alacağız ama biz daha çok enerjimizi MPT-55 üretmeye yönlendireceğiz. MPT-55 de ordumuzun ihtiyacı olan bir silah ama en önemli farkı MPT-55’in tüm hakları Makine Kimya Endüstrisi Kurumuna ait ve daha iyi kazandığımız bir silah. Bunun yanında MPT-76’yı üç üretici üretebiliyorken, biz sahip olduğumuz teknoloji veri paketini diğer üreticilerle de paylaştık, dolayısıyla onlar da üretebiliyorlar. Ülkenin ihtiyacı olan MPT-76 diğer üreticiler tarafından da üretilebildiği için biz kabiliyetimizi, kapasitemizi çoğunlukla MPT-55’e ayıracağız” diye konuştu.


Tören sırasında MKE Silah Fabrikası Müdürü Mehmet Ocakçıoğlu, 2018 Nisan ayına kadar 13 bin 500 adet MPT-76’nın yapılarak Türk ordusunun hizmetine sunulacağını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.