GENEL - 06 Mart 2020 Cuma 13:48

Kırıkkaleli öğrencilerden sınırdaki çadır kentte kalan kardeşlerine yardım

A
A
A
Kırıkkaleli öğrencilerden sınırdaki çadır kentte kalan kardeşlerine yardım

Türkiye’nin önderliğinde oluşturulan güvenli bölgelerde ve Türk sınırındaki çadır kentte kalan Suriyeli çocuklar için Kırıkkale’den toplanan giysi ve gıda yardımları Türk Kızılayına teslim edildi.

Türkiye’nin önderliğinde oluşturulan güvenli bölgelerde ve Türk sınırındaki çadır kentte kalan Suriyeli çocuklar için Kırıkkale’den toplanan giysi ve gıda yardımları Türk Kızılayına teslim edildi.


Suriye’nin İdlib kentinde Esad rejimi ve destekçilerince düzenlenen saldırılar neticesinde Türkiye sınırı hattındaki güvenli bölgelerde Türkiye’nin önderliğinde kurulan çadır kentlere göç etmek zorunda kalan sivil halk ve çocuklar için Kırıkkale Şehit Alparslan Yazıcıoğlu Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi öğrenci ve öğretmenleri tarafından yardım kampanyası başlatıldı. Kent merkezindeki mağazalardan alınan bot, mont, giysi, bebek bezi buna benzer yaşam malzemeleri ile gıda yardımları okulda toplandı. Burada paketlenen gıda ve giysiler okul idarecilerince Türk Kızılayı’na teslim edildi.



"Öğrendik ki oradan en çok bez, bot ve kıyafetlere ihtiyaç var"


Savaş dolayısıyla göçe zorlanan Suriyeliler için yardım kampanyası düzenlediklerini belirten Okul Müdürü Selma Nezir, “Yaşadığımız coğrafya itibariyle ve içinde bulunduğumuz şartlar itibariyle İdlib’ten göçe zorlanan, Suriye’den göçe zorlanan Suriye halkına yardım olsun bir nebze de katkı olsun diye öğretmenlerimiz öğrencilerimiz ile birlikte bir yardım kampanyası başlattılar. Kızılay’dan en çok neye yardım olduğunu öğrendiler. Öğrendik ki oradan en çok bez, bot ve kıyafetlere ihtiyaç var. Öğretmenlerimiz bu kıyafetleri tercih ederken özellikle sıfır olmasına dikkat ettiler. Alınan kıyafetlerin hepsi sıfır bebek bezi, mama, botlar şeklinde yardım yaptılar. Ben bu faaliyette görev alan öğretmenlerime, öğrencilerime ve bize çok destek veren velilerimize özellikle çok teşekkür etmek istiyorum. Aynı zamanda Karakeçili Belediyesi de bu yardımı duymuş. Şehit Alparslan Yazıcı ismini veren ailenin bir akrabası bu sabah elleriyle getirdiler. Onları da bize teslim edip, Kızılay aracılığıyla Suriye halkımıza ulaştırmamıza vesile oldular. Onlara da ayriyeten çok teşekkür ediyorum” şeklide konuştu.



"Menfur saldırı öncesi bu kampanyayı başlatmıştık"


İdlib’den sınıra kadar gelip çadır kentlerde yaşayanlar için giysi ve gıda yardımı topladıklarını ifade eden Türkçe öğretmeni Zehra Çiçek, “Suriye’deki kadınları, çocukları göçmen kadınları görünce açıkçası kayıtsız kalamadık. Arkadaşlarımızla toplantı yapıp istişarelerde bulunduk. Bize düşen nedir? Ne yapabiliriz? diye düşündük. Okulumuzda bir yardım kampanyası başlatmaya karar verdik. Geçen haftaki bu menfur saldırı öncesi bu kampanyayı başlatmıştık. İki haftada düşündüğümüzden beklediğimizden kat ve kat çok fazla yardım geldi. Öğrencilerimiz, velilerimiz, arkadaşlarımız bizi tanımayanlar bile bize ulaştılar katkı da bulundular” diye konuştu.



"Bir gönül işi yürüttük"


11. sınıf öğrencisi Zişan Doğan da, “Bu yardımları biz 5 arkadaşlarımızla yapmayı planladık. Ardından öğretmenlerimiz arkadaşlarımız destek oldu. Veliler ve Kırıkkale halkı da bu yardımları bize ulaştırdılar. Şair Ahmet Arif’in bir sözüyle başlamak istiyorum. ’Nerede bir can ölse, orada olur yüreğim. Olmalı da zaten. Olmazsa insan olmaz yüreğim’ Biz bu işe birkaç zıbın ve çorapla başladık. Öğretmenlerimizin, arkadaşlarımızın ve velilerimizin desteğiyle bu gönül işini çok iyi yürüttük. Allah herkesten razı olsun” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.