- 15 Temmuz 2021 Perşembe 15:52

Vali Sezer: “O gece direnmeseydik, yüzlerce yıl boyunca esaret altında kalacaktık”

A
A
A
Vali Sezer: “O gece direnmeseydik, yüzlerce yıl boyunca esaret altında kalacaktık”

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Kırıkkale Valisi Yunus Sezer, “Bizim için 15 Temmuz; Malazgirt Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı gibi büyük önem arz eden direnişlerden bir tanesi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Kırıkkale Valisi Yunus Sezer, “Bizim için 15 Temmuz; Malazgirt Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı gibi büyük önem arz eden direnişlerden bir tanesi. Biz o gece, o gün direnmeseydik, belki yüzlerce yıl boyunca esaret altında kalacaktık” dedi.


Kırıkkale’de, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde düzenlenen etkinlikte konuşan Vali Yunus Sezer, “Bugün bütün şehitlerimizin manevi ruhaniyetleri aramızda eminiz ama 15 Temmuz olması münasebetiyle Kırıkkale’den de o gün o şanlı direnişe karşı, o kalkışmaya karşı, şanlı direniş sergileyerek şehit olan gazi olan sizin evlatlarınız kardeşleriniz var. Ben şehitlerimizin isimlerini burada yâd ederek, anmak istiyorum” ifadesini kullandı.



“Ak bir şekilde karşılarına, huzurlarına çıkacağız”


Şehitlerin emanetlerini sonsuza kadar taşıyacaklarını ifade eden Sezer, “Hakan Yorulmaz, Özel Hareket Polisimiz. Siirt’te Vali Yardımcısı iken beraber çalıştığımız, beraber onu tanıdığımız ve yıllar sonra nasip olup buraya geldiğimiz zaman da ailesiyle tanışma imkânı bulduk. Tertemiz yiğit bir vatan evladıydı. Onu 15 Temmuz’da şehit olarak gönderdik. Allah rahmet eylesin. Aydın Çapur yine aynı şekilde bu memleketin çok kıymetli evladıydı. O da bu şanlı direnişe katılmak için gözünü kırpmadan şehit olan evlatlarımızdan bir tanesi. Ona da Allah rahmet eylesin. Alparslan Yazıcı, Volkan Pilavcı ve Volkan Canöz, bugün hepsi aramızdalar. Rabbimden onlara da rahmet diliyorum. İnşallah bizlere bırakmış oldukları emaneti sonsuza kadar taşıyacağız ve ahirette beraber olduğumuz zaman anlımız ak bir şekilde karşılarına, huzurlarına çıkacağız” dedi.



“Belki ayağa kalkma imkânımız olmayacaktı”


“Bizim için 15 Temmuz; Malazgirt Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı gibi büyük önem arz eden direnişlerden bir tanesi” diyen Sezer, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Biz o gece o gün direnmeseydik, belki yüzlerce yıl boyunca esaret altında kalacaktık. Hep aynı kelimeyi kullanıyorum; dizlerimizin üzerine çöktüğümüz zaman bir daha belki ayağa kalkma imkânımız olmayacaktı. 15 Temmuz’u böyle okumak lazım. Ülke, iç karışıklığa sürüklenecekti. Binlerce vatan evladı belki de şehit edilecekti. Binlerce vatan evladı cezaevlerine gönderilecekti. Biz, her türlü düşmana karşı göğsümüzü gere gere savaşıp ve Allah’ın izniyle mücadeleden galibiyetle çıkmışızdır ama 15 Temmuz’un bir özelliği var: Düşmanımızın ne olduğunu o gece anladık. İhanetin bu denli büyük olacağını, kendi Mehmetçiğimiz diye baktığımız insanların, kendi milletine kurşun sıkabileceğini ancak o zaman görebildik. Belki bu millet olarak yaşadığımız en ağır travmalardan bir tanesiydi. Ama Allah’ın izniyle bunu da bu mücadeleyi de başarıyla tamamladık.”


Sezer, “Ben buradan bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Bütün gazilerimizi minnetle şükranla anıyorum. Allah hepsinden razı olsun. Millet olarak inşallah bu tür kalkışmalarla badirelerle bir kere daha karşı karşıya gelmeyiz” diye konuştu.


Konuşmanın ardından dereceye giren öğrencilerin ödülleri Vali Yunus Sezer, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve Garnizon Komutanı Albay Mehmet Ali Durmuş tarafından verildi. Program, “Bir Ölürüz, Bin Diriliriz” oratoryo gösterisiyle devam etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de bekçilerden operasyon: İşletmeyi kurşunlama girişimi engellendi İstanbul Arnavutköy’de, Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı bekçilerin dikkati ve zamanında müdahalesi sayesinde bir işletmeye yönelik kurşunlama ve haraç girişimi engellendi. Yakalanan 3 şüpheli tutuklandı. Arnavutköy’de, 8 Nisan gece saat 03.00 sıralarında, devriye görevinde bulunan Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı bekçiler, bir şahsın hareketlerinden şüphelendi. Şüphe üzerine durdurulan şahsın üzerinde susturuculu tabanca, susturucu, kar maskesi ve inşaat eldiveni ele geçirildi. Kimliği tespit edilen E.S. (18) isimli şahsın, Arnavutköy’de bulunan bir işletmeye yönelik kurşunlama hazırlığında olduğu ortaya çıktı. Aynı işletmeye 2’nci defa geldiler, yakalandılar Yapılan araştırmaların devamında ise şüpheli ile bağlantılı bazı şahısların söz konusu işletmeden haraç talep ettiği ve işletme sahibini mesaj yoluyla tehdit ettiği ortaya çıktı. Öte yandan, 10 Nisan gece saat 01.30 sıralarında bekçilerin devriyesi sırasında aynı işletmenin bulunduğu sokağa gelen yüzleri maskeli ve eldivenli iki şahıs fark edildi. Bekçilerin "Dur" ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan şüpheliler, yaşanan kovalamaca sonucu yakalandı. Yakalanan şüphelilerin Y.K. (24), M.K. (23) olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan E.S. (18) ile diğer 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Erzurum Özakalın’dan "Sektörel Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik" vurgusu Orman Yönetim Konseyi (FSC) Türkiye tarafından Ankara’da düzenlenen organizasyonda orman ürünleri sektörü temsilcileri bir araya geldi. Küresel pazarlardaki sürdürülebilirlik beklentilerinin masaya yatırıldığı programa, TOBB Yönetim Kurulunu temsilen TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın katıldı. Toplantıda sektör temsilcilerine hitap eden TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, "sürdürülebilir" kavramının artık bir tercih olmaktan çıkarak, küresel ticaretin ve rekabetçiliğin temel belirleyicilerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. TOBB olarak iş dünyasının bu yeni döneme entegrasyonuna büyük önem verdiklerini belirten Özakalın, "Sektörlerimizin küresel dönüşüm süreçlerine uyum sağlamasını destekliyor, kamu ile özel sektör arasında etkin bir görev üstleniyoruz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirlik birçok sektörü doğrudan ilgilendiriyor Orman ürünleri sektörünün; mobilya, gıda, otomotiv, kauçuk ve tarım gibi birçok stratejik alanı doğrudan etkilediğine vurgu yapan Özakalın, bu yönüyle sürdürülebilirlik dönüşümünün birbirine bağlı geniş bir üretim ağına güç katacağını kaydetti. Küresel pazarlarda beklentilerin her geçen gün arttığını belirten Özakalın, bu dönüşüm sürecinde tüm paydaşların bir araya gelerek ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.