KÜLTÜR SANAT - 25 Ağustos 2021 Çarşamba 09:37

Keskin ilçesi eski tarihi dokusuna yeniden kavuşturuluyor

A
A
A
Keskin ilçesi eski tarihi dokusuna yeniden kavuşturuluyor

Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde, Çevre Şehircilik Bakanlığınca 2 milyon 730 bin liralık bedelle ihalesi yapılan sokak sağlıklaştırılması projesi kapsamında dükkanlar, tarihi dokuya uygun olarak yeniden yapılıyor.

Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde, Çevre Şehircilik Bakanlığınca 2 milyon 730 bin liralık bedelle ihalesi yapılan sokak sağlıklaştırılması projesi kapsamında dükkanlar, tarihi dokuya uygun olarak yeniden yapılıyor.


Selçuklu yadigârı Çeşnigir Köprüsü ve kanyonu, Sulu Mağara, kralların ressamı olarak bilinen Rahmi Pehlivanlı konağı, kibrithane ve fişekhane gibi tarihi kültürel eserlerin olduğu Keskin ilçesinde, tarihi dokuya uygun olarak yapılacak sokak sağlıklaştırılması projesi kapsamında dükkanlar yeniden yapılıyor.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sokak sağlıklaştırılması projesi, 2 milyon 730 bin liralık sözleşme bedeliyle ihale yapıldı. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan 16 dükkân yöresel mimariye uygun yeniden inşa edilecek, 9 dükkanında restore çalışmaları yapılacak.


Keskin Belediye Başkanı Dede Yıldırım, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, sokak sağlıklaştırılması projesinin 2 milyon 730 bin liralık bedelle ihalesinin yapıldığını söyledi.


Yıldırım, “Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum, Kırıkkale’ye gelmişti oradan da ilçemizi ziyaret etti. Biz sokak sağlıklaştırılması için ihalesini de yapmıştık, bakanımız orayı durdurdu. Dedi ki fazladan para vereyim yıkın tekrar yapın. Şu anda yıkıldı, şu günlerde de temeli atılacak. Işıklardan Rahmi Pehlivanlı’ya kadar o sokağın tamamını sokak sağlıklaştırılması kapsamına sokacağız. 2 milyon 730 bin liralık bir rakamla oranın da projesi çıktı” dedi.


Keskin’de tarihi alanların çok olduğunu belirten Yıldırım, “Keskin’in pek çok alanı sit alanı, çok konak var. Benden önce de restore edilmiş, benim zamanımda da restore edilenler var. Sulu mağara diye bir yerimiz var ziyarete de açık. Orası da sit alanıdır. Hemen yanında da güzel bir parkımız var. Keskin kadim ve tarihi bir ilçe; Keskin’in eski dokusuna uygun dükkânların dış cephelerinin tamamını değiştirdik. Şimdi kalan yerlerimiz ve kalan yerlerimiz var. Keskin’in tarihi dokusuna uygun bir şekilde yapacağız. Bedesten de o şekilde olacak. Sokak sağlıklaştırılması da o şekilde olacak” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Pendik’te 15 yaşındaki Işıl’ın öldüğü kazada sanık 3’üncü kez hakim karşısına çıktı Pendik’te 15 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen sanık Ömer Faruk Ballı 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme tanıkları dinleyerek eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi. Olay, 18 Mayıs’ta Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi Tuzla istikametinde meydana geldi. 34 KAB 356 plakalı otomobilin sürücüsü Ömer Faruk Ballı (26), yolun karşı tarafına geçmek isteyen Işıl Öykü Dinç’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan müdahalelere rağmen Dinç olay yerinde hayatını kaybetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Ömer Faruk Ballı’nın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi. Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün 3’üncü celsesi görülen davaya, tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, hayatını kaybeden Işıl Öykü Dinç’in annesi Özlem Dinç, baba Yunus Dinç, Yasemin Akıncılar Minguzzi ve taraf avukatları katıldı. Işıl Öykü Dinç’in arkadaşları ve yakınları destek için duruşma salonu dışında bekledi. "Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk" Tanık polis Serdar K., "Olay günü yoğun bir gündü, yaralamalı trafik kazası olarak anons geldi. Olabildiğince hızlı şekilde intikal ettik. Olay yerinde trafik ekipleri vardı. Merhume kız çocuğunu görmedim. Trafik ışığından yaklaşık 15-20 metre ileride yoğun bir kan birikintisi vardı. Sağ şeritte sanığın aracı vardı. Yanında bayan şahıs vardı. Kız çocuğunun hastaneye kaldırıldığı bilgisini aldık. Daha sonra Pendik Devlet Hastanesi’ndeki hastane polisi vasıtasıyla çocuğun vefat ettiğini öğrendik. İlk giden ekip bizdik. İlk müdahale eden ekipler trafik ekipleriydi. Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk. Tutanağımızda araç sürücüsünü erkek şahıs olduğunu edindiğimiz bilgiye göre yazdık" dedi. "Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" Tanık polis Oğuzhan K., "Bölge amirimiz kazaya denk geldi. Anons yardımıyla bizi çağırdı. Olay yerine gittiğimizde yayayı ağır yaralı olarak hastaneye kaldırmışlardı. Kusurları, elimizde olan görüntü kaydı, olay yeri incelemesi ve sürücü beyanına göre verdik. Yaralanmalı kazalarda elle tutanak doldurulmaz. Sistem üzerinden doldurulur. Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" ifadelerini kullandı. Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve sanığın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.