GÜNDEM - 03 Kasım 2025 Pazartesi 10:35

35 yıl önce terk edildi: İsmi uydu haritasından bile silindi

A
A
A
35 yıl önce terk edildi: İsmi uydu haritasından bile silindi

Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Çerikli beldesi sınırlarında yer alan Pırıklı köyü, yoğun göçler sonucu 35 yıl önce tamamen terk edildi. Uydu haritalarında dahi ismi görünmeyen köyün yerinde yalnızca yıkık taş evler ve geçmişin izleri kaldı.


Delice ilçesine bağlı Çerikli beldesi sınırlarında yer alan Pırıklı köyü, bir zamanlar bölgenin en hareketli yerleşimlerinden biriydi. Yaklaşık 30 haneden oluşan köylüler, tarım ve hayvancılıkla ayakta duruyordu. Evlerin çoğu taş ve kerpiçten yapılmış, yazın serin, kışın sıcak tutan bu yapılar, köy yaşamının en belirgin simgesi halindeydi. Ancak yıllar içinde artan göç nedeniyle köydeki nüfus azaldı. Gençlerin büyük şehirlere göç etmesiyle köy yavaş yavaş sessizliğe büründü. Yaklaşık 35 yıl önce son muhtarın da köyü terk etmesiyle, Pırıklı tamamen boşaldı ve kısa süre sonra resmi kayıtlardan silinerek haritalarda da görünmez hale geldi. Bugün Pırıklı’nın bulunduğu bölgede yalnızca yıkılmış taş ve kerpiç evlerin kalıntıları, birkaç meyve ağacı ve geçmişin izleri bulunuyor.


Çocukluk yıllarının Pırıklı köyünde geçtiğini belirten Cengiz Kuzaytepe, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, soylarının Kayı Obası’na dayandığını söyledi. Kuzaytepe, "Geçmişimiz Kayı Obası’na dayanıyor, Türkmeniz. Sivas tarafından bu tarafa göç edilmiş. E-Devlet üzerinden kütük sorgulaması yaptığımızda, soyumuzun Sivas tarafındaki Kayı Obası’nın bir koluna kadar uzandığını görüyoruz. O dönemlerde aileler buraya gelmiş ve bu köy kurulmuş" dedi.


Köyün 35 yıl öncesine kadar insanların yaşadığını anlatan Kuzaytepe, "Yaklaşık 30 hane ile başlayan köy, 35 yıl öncesine kadar varlığını sürdürmüştü. En son bir muhtarımız kalmıştı; o da 5 yıl tek başına kaldıktan sonra muhtarlık mührünü kaymakamlığa teslim etmişti. Valilik toplantısında köyün kapatılarak Karpuz köyüne bağlanması kararlaştırılmıştı. Böylece köyümüz resmen kapandı. Şu anda haritalarda dahi görünmüyor, tamamen silinmiş durumda. Yine de biz arazilerimizi ekip biçiyoruz. Ancak köyde artık bir ev bile kalmadı, neredeyse bir dağ görünümüne büründü" diye konuştu.


Köydeki çocukluk hatıralarını anlatan Kuzaytepe, "O kadar çok hasretini çekiyorum ki. O küçücük evlerde 8-10 kişi birlikte yaşardık. Çok tatlı, huzurlu ve neşeli bir hayat vardı, hala hatırlıyorum. Soba yoktu, ocakta hem yemek pişer hem de ısınırdık. O halde bile 8-10 kişi küçücük evlerde yaşamaktan mutluyduk. Çocukluğumun en güzel yıllarıydı. Zamanla yetişen gençler iş ve okul sebebiyle İstanbul, Ankara, Kırıkkale gibi şehirlere göç etti" şeklinde konuştu.



35 yıl önce terk edildi: İsmi uydu haritasından bile silindi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.