GENEL - 15 Şubat 2018 Perşembe 13:09

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci: "Ulaşım planı hayata geçince Kırşehir’de trafik akışı rahatlayacak"

A
A
A
Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci: "Ulaşım planı hayata geçince Kırşehir’de trafik akışı rahatlayacak"

Kırşehir’de şehir içi trafik sorununun çözülmesi adına yapılan ’ulaşım planı’nın hayata geçmesi ile birlikte trafikte sorunların ortadan kalkacağını söyledi.

Kırşehir’de şehir içi trafik sorununun çözülmesi adına yapılan ’ulaşım planı’nın hayata geçmesi ile birlikte trafikte sorunların ortadan kalkacağını söyledi.


Yollarda daralma var şeklinde yapılan eleştirilere de cevap veren Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, yolların standartlara uygun şekilde yapıldığını belirtti.


Yapımı devam eden çalışmaların büyük bölümünün bitirildiğini aktaran Belediye Başkanı Bahçeci, “Ankara ve Terme Caddelerinde yapılan çalışmalar hemen hemen bitti. Ceplerde ufak tefek işlerimiz var. Çalışmalarımızın yüzde yetmişi bitti. Haziran ayına kadar diğer alanları da tamamlayıp çalışmaları komple bitirmek.


Bahar ayı ile birlikte peyzaj çalışmalarımız ve bitkilendirme başlayacak. Trafik problemlerini de yaza doğru inşallah çözeceğiz. Ciddi bir ulaşım master planı hazırladık. Trafik planımız var. Bu trafik planını uygulamaya soktuğumuzda şehir merkezimizde ciddi bir rahatlama olacak.


Kırşehir’de eskiden şehir merkezinde araba odaklı bir yaşam vardı şimdi insan odaklı yaşama çevriliyor. Çarşıya gittiğinizde her taraf araba. İnsanlar hep bize şikâyet ediyorlardı.


Esnaf kaldırımlara mal çıkartıp işgal ediyor. Yollarda da arabalar. Çarşının girilecek hali yok. Biz bu çalışmalarımızla tersine çevirdik. Kaldırımlarımız da mal çıkarma işlemi bitti bu konuda esnafımız bize destek oldu. Sadece bundan sonra ceplerde park olacak oda süreli park olacak. Her yeniliğe karşı bir direnç gösteren bir kesim oluyor. Dokuz yıldır biz bunu görüyoruz"dedi.


Şehir merkezinde yapılan paralel parklara sürelendirme yapılacağını anlatan Belediye Başkanı Bahçeci, "Kırşehir şehir merkezinde vatandaş arabasını Terme Caddesine sabah getiriyor, akşama kadar orada duruyor. Şehir merkezindeki arabaların yüzde sekseni hareketsiz, hareket etmiyor.


Sabahtan akşama kadar sabit kalıyor. Buda esnafın karına değil. Biz paralel parklar yaptık, oraya süre koyacağız. Trafik komisyonunun belirleyeceği süre içerisinde duracak. Süresi geldiğinde boşaltacak.


İşi olan girecek sirkülasyon olacak. Bunları tamamen kameralı sistem takip edecek. Kesinlikle istismar olmayacak, verilen süre dışına çıkılmayacak. Çıktığı anadan itibaren park cezası plakasına işleyecek. Bu konuda çok net kurallar koyacağız“ diye konuştu.


Şehir içi trafik sorununun ve kaldırımların geniş yapılıp, yolların daralması ile ilgili söylemlere de cevap veren Belediye Başkanı Bahçeci, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Ulaşım Planımızı profesyonel bir ekiple hazırladık. Özellikle dolmuş güzergâhlarımızı plana bağlı kalarak birebir uyguladık. Yolların daralması diye bir durum olmayacak. Ulaşım planı hayata geçince şu anda yapılan yanlış parklar ortadan kalkacak. Bizim standardımız çift şerit akış, kavşaklarda üç şerite çıkıyor ama şuan parklardan dolayı bir şerite düşüyor.


Kurallar işlemeye başladığında parklar olmayacağı için hızlı bir akış olacak. Birbirini gören akıllı kavşaklar, araç sayısına göre sürelerini ayarlayan akıllı şehir olacağız. Ciddi bir yatırım olacak. Biraz sabır etmemiz gerekiyor.


Her santimetresini projelendirdiğimiz bir çalışma yapıyoruz. Yol standardımız yedi metre. Çift şerit gidiş, çift şerit geliş. Bir tarafı yedi metre yapıp, bir yeri dokuz metre yapmak trafik güvenliğine aykırı.


Belirli bir standardınız olması lazım. Parkları uygun akış sağlandığında, hatalı parkta olmadığında şehir merkezinde hiçbir sorun olmayacak, biraz sabır etmemiz lazım. Tek yönde de akışları sağlayacağız, trafik tıkanmayacak sürekli akacak. Ulaşım sistemi devreye girdiğinde de toplu taşıma devreye girecek, şehir merkezlerine arabaları mümkün olduğu kadar azaltacağız.


Alternatifleri koyacağız. Toplu taşıma koyacağız Bugüne kadar şehrimizde doğru düzgün toplu taşıma olmadığı için. Toplu taşıma devreye girdiğinde modern otobüsler çok hızlı,çok konforlu, çok güvenli ve çok ekonomik bir şekilde ne zaman geldiği ve nereden geçtiği belli olan otobüsler devreye girdiğinde daha çok toplu taşıma kullanacak.


Caddelerimizde gelişigüzel parklar yapılamayacak. Bu konuda gerekli alt yapımız hazır ve inşallah bu yıl içerisinde trafik sorunun çözüp, nefes alan bir şehir merkezi oluşturacağız.


Şu anda gelişigüzel parklar var ve biz bunları görüyoruz. Gerek sinyalizasyon gerekse parkları yeni düzenleme ile rahatlatacağız. Belediye Otobüslerimiz hazır ve baharla birlikte ulaşım planı hayata geçecek.


Tüm dolmuş hatları, duraklar, otobüslerin içerisi ve güzergâhlar tek merkezden yönetilip, kameralarla takip edilecek. Vatandaşlarımız güven içinde ve takip altında ulaşacakları yere gidecek.


Bu konuda geri adım atmayacağız ve Kırşehir’imize yakışır bir ulaşım ağı oluşturacağız. Dolmuşlarımız, şoförlerimiz ve güzergâhlar 24 saat takip altında olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GİBTÜ’de Tekno-Sağlık Günleri -1 Festivali düzenlendi Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), sağlıkta dijital dönüşümün nabzını tutan dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "TEKNO-SAĞLIK Günleri-1" festivali, geleceğin sağlık teknolojilerini genç yeteneklerin projeleriyle bir araya getirdi. GİBTÜ tarafından düzenlenen TEKNO-SAĞLIK Günleri-1 Sağlıkta Dijital Dönüşüm Festivali, üniversitenin Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen büyük bir törenle kapılarını açtı. Akademiden siyasete, yerel yönetimlerden öğrencilere kadar geniş bir katılımın sağlandığı tören, renkli görüntülere ve geleceğe ışık tutan projelere sahne oldu. Sağlık alanında yaşanan dijital dönüşümün dikkat çekildi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Zehra Ünal, Şahinbey Belediye Başkan Yardımcısı Necibe Maraz Çiftçi, rektör yardımcıları, rektör danışmanları, dekanlar, protokol üyeleri, akademik personel ve çok sayıda öğrenci katıldı. Festivalin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, sağlık alanında yaşanan dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, TEKNO-SAĞLIK Günleri’nin yalnızca bir festival değil, aynı zamanda geleceğin sağlık teknolojilerine yön veren önemli bir bilimsel ve teknolojik platform olduğunu söyledi. GİBTÜ olarak dönüşümün öncüsü olma kararlılığındayız Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, üniversitenin vizyonunu ve sağlık teknolojilerindeki rolünü vurguladı. Rektör Demir, "Bugün burada sadece bir festivalin değil, üniversitemizin ’Bilgiden Bilgeliğe’ uzanan yolculuğunda sağlık ve teknolojiyi harmanladığımız çok kıymetli bir vizyonun meyvelerini topluyoruz. TEKNO-SAĞLIK Günleri-1, sağlıkta dijital dönüşümün sadece teoride kalmadığını, gençlerimizin zihninde nasıl birer inovasyon hamlesine dönüştüğünü kanıtlamaktadır. Dünya artık yapay zekânın, giyilebilir teknolojilerin ve dijital teşhis sistemlerinin sağlık sistemlerini yeniden inşa ettiği bir dönemi yaşıyor. Bizler GİBTÜ olarak, bu dönüşümün sadece takipçisi değil, üreticisi ve öncüsü olma kararlılığındayız. Öğrencilerimizin hazırladığı her bir proje, yarının sağlık sorunlarına bugünden sunulan dijital birer çözümdür. Sağlıkta dijitalleşme artık bir tercih değil, insanlığın hizmetine sunulmuş bir zorunluluktur. Bu festival ile hedefimiz; milli teknoloji hamlesine katkı sunacak, yerli ve milli yazılımlarla donatılmış sağlık cihazları üretebilecek bir nesli teşvik etmektir. Üniversitemiz, bilimi teknolojiyle, teknolojiyi de insan sağlığına hizmetle buluşturmaya devam edecektir. Katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve azimle çalışan öğrencilerime teşekkür ediyorum" dedi. TEKNO-Sağlık Günleri’nin geleneksel hale gelecek Sağlığın artık sadece hastanelerde verilen klasik hizmetlerden ibaret değinen Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, "Günümüzde yapay zekâ destekli sistemler, dijital sağlık uygulamaları, akıllı cihazlar, veri analizi ve uzaktan sağlık teknolojileri sağlık sektörünün temel yapı taşları haline gelmiştir. Bizler de GİBTÜ olarak öğrencilerimizi yalnızca teorik bilgiyle değil; teknoloji üreten, çözüm geliştiren ve geleceği şekillendiren bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu festival kapsamında öğrencilerimizin ortaya koyduğu projeler bizleri son derece gururlandırmıştır. Gençlerimizin üretkenliği, yenilikçi bakış açıları ve teknolojiye olan hâkimiyetleri geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir. Burada sergilenen her proje aslında sağlık alanındaki sorunlara üretilmiş değerli bir çözüm önerisidir. Üniversite olarak bilimsel üretimi desteklemeye, sağlıkta dijital dönüşüm alanındaki çalışmaları artırmaya ve öğrencilerimizi teknolojiyle iç içe bir eğitim anlayışıyla geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. TEKNO-SAĞLIK Günleri’nin geleneksel hale gelmesini ve her yıl daha geniş katılımla gerçekleştirilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Zehra Ünal da yerel yönetimler olarak gençlerin her türlü teknolojik gelişiminde yanlarında olduklarını belirterek organizasyonun önemine dikkat çekti. Protokolden öğrenci projelerine tam not Açılış konuşmalarının ardından protokol heyeti, GİBTÜ Meydan’da kurulan proje stantlarını ziyaret etti. Öğrencilerin uzun süredir üzerinde çalıştığı dijital hemşirelik uygulamalarından, akıllı sağlık cihazlarına kadar pek çok inovatif çalışma katılımcıların beğenisine sunuldu. Protokol üyeleri projeleri tek tek inceleyerek öğrencilerden detaylı teknik bilgiler aldı. Sergilenen projelerin özgünlüğü ve uygulanabilirliği katılımcılardan büyük takdir topladı. Ödüller sahiplerini buldu, öğrenciler gönüllerince eğlendi Festival kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere plaketleri takdim edildi. Dereceye giren başarılı öğrencilere ayrıca Şahinbey Belediyesi’nin sponsorluğunda bisiklet hediye edildi. Törenin resmi kısmının ardından festival coşkusu müzikle devam etti. GİBTÜ Meydan’da bir araya gelen öğrenciler, müzik eşliğinde halaylar çekerek yoğun geçen akademik dönemin ve festivalin tadını çıkardı. Bilimin eğlenceyle birleştiği TEKNO-SAĞLIK Günleri-1, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Samsun Havza’da selin yaraları sarılıyor: Hurdaya dönen araçlar kaldırılıyor Selin vurduğu Samsun’un Havza ilçesinde temizlik çalışmaları sürüyor. Kolluk kuvvetlerinin de destek verdiği çalışmalarda çamurla kaplanan cadde ve sokaklar temizlenirken, hurdaya dönen araçlar çekicilerle kaldırılıyor. Su basan iş yerlerini ekipler suları çekerken bazı esnaf zarar gören dükkanlarını kendi imkanlarıyla temizlemeye çalışıyor. Şiddetli selin etkili olduğu ilçede hayatı normale döndürmek için başlatılan temizlik çalışmaları aralıksız sürüyor. Özellikle İcadiye Mahallesi, 25 Mayıs Mahallesi, Çay Mahallesi ve Yeni Mescit Mahallesi’nde ekipler yoğun mesai harcıyor. Selin en fazla etkilediği bölgelerde belediye ekiplerinin yanı sıra kolluk kuvvetleri de çalışmalara destek veriyor. Cadde ve sokaklarda biriken çamur ve atıklar iş makineleriyle temizlenirken, vatandaşlar da kendi imkanlarıyla ev ve iş yerlerini temizlemeye çalışıyor. Bölgede birçok esnafın dükkanında büyük çaplı maddi zarar meydana geldi. Su baskını nedeniyle zarar gören iş yerlerinde temizlik ve tahliye çalışmaları devam ederken, kullanılamaz hale gelen ürünlerin dışarı çıkarıldığı görüldü. Sel sularının sürüklediği ve büyük zarar gören araçlar ise çekiciler yardımıyla bulundukları yerlerden kaldırılıyor. Bazı araçların tamamen hurdaya döndüğü gözlendi. Mahalle sakinleri, ilçede uzun yıllardır böylesine büyük bir afet yaşanmadığını belirterek, "En son 1989 yılında böyle bir felaket görmüştük" ifadelerini kullandı. Yetkililer, bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve vatandaşların dikkatli olması gerektiğini bildirdi.
Kütahya Kütahya’da tezhip sanatı kurslarla gelecek nesillere aktarılıyor Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Müzeler Koordinatörlüğü ile Evliya Çelebi Kültür ve Hizmet Tarihi Araştırma ve Yaşatma Derneği kursiyerlerinin ortak çalışmasıyla hazırlanan "Sabır, Sanat ve Gelenek Tezhip Sergisi" düzenlenen törenle açıldı. Sergi, geleneksel Türk süsleme sanatlarından tezhip örneklerini sanatseverlerle buluşturdu. Açılış programına Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, tezhip sanatçısı Naciye Temerit, Evliya Çelebi Kültür Hizmet ve Tarihi Eserleri Onarma Derneği Başkanı Mücahit Dinç, akademisyenler, kursiyerler ve çok sayıda davetli katıldı. "Toplumsal iş birliği ve kültürel değerlerin korunması önemli" Programda konuşan Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve kamu kurumlarının iş birliğinin şehir kültürü açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kütahya’nın yetiştirdiği değerlerin çoğu zaman hayattayken yeterince anlaşılamadığına dikkat çeken Kahveci, bu isimlerin vefatlarından sonra daha fazla hatırlandığını ifade etti. Kahveci konuşmasında, kültürel ve manevi değerlerin yaşatılması gerektiğini belirterek, "İnsanların kıymetini hayattayken bilmek, onlara vefa göstermek ve eserlerini yaşatmak hepimizin sorumluluğudur" dedi. Kahveci, Kütahya’nın önemli şahsiyetlerinin unutulmaması gerektiğini dile getiren Kahveci, bu tür etkinliklerin kültürel hafızayı güçlendirdiğini söyledi. Tezhip sanatı kurslarla yaşatılıyor Tezhip sanatçısı Naciye Temerit, sergide yer alan eserlerin büyük bölümünün kursiyerlerin emeğiyle ortaya çıktığını belirtti. Çalışmaların Evliya Çelebi Kültür ve Hizmet Tarihi Araştırma ve Yaşatma Derneği ile Halk Eğitim Merkezi bünyesinde yürütüldüğünü aktaran Temerit, Osmanlı döneminden ilham alan geleneksel tezhip örneklerinin işlendiğini ifade etti. Temerit, haftanın belirli günlerinde düzenlenen kurslarla sanatın öğretilmeye devam ettiğini belirterek, sanata ilgi duyan tüm vatandaşları kurslara davet etti. "Sabır, sanatın en temel unsurudur" Dernek Başkanı Mücahit Dinç ise tezhip kurslarının merhum Nesrin Çarlıgil’ün öncülüğünde başladığını, onun vefatının ardından ise eğitim sürecinin öğrencisi Naciye Temerit tarafından sürdürüldüğünü söyledi. Dinç, sanatın insanın manevi gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, sabır ve emek olmadan sanatın ortaya çıkamayacağını ifade etti. "Sanat, sabır ve gelenek bir araya geldiğinde kalıcı ve değerli eserler ortaya çıkıyor" diyen Dinç, bu anlayışla çalışmaların sürdüğünü belirtti. Serginin amacının yalnızca eserleri sergilemek olmadığını, aynı zamanda kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyleyen Dinç, bu tür etkinliklerin belirli aralıklarla devam edeceğini kaydetti. "Sabır, Sanat ve Gelenek Tezhip Sergisi", hem geleneksel sanatların yaşatılması hem de genç nesillerin bu sanatlarla tanışması açısından önemli bir kültürel etkinlik olarak değerlendirildi. Kursiyerlere katılım sertifikalarının da takdim edildiği serginin, bir hafta süreyle ziyaretçilere açık olacağı bildirildi.
İstanbul Dünyanın prestijli üniversitelerinden tam bin 448 kabul Bahçeşehir Koleji’nin Türkiye genelindeki kampüslerinde eğitim gören 372 öğrenci, dünyanın en prestijli üniversitelerinden bin 448 kabul alarak önemli bir başarıya imza attı. Harvard, Stanford ve Princeton gibi üniversitelerden kabul alan öğrenciler, aileleri ve öğretmenlerine büyük gurur yaşattı. Türkiye’nin farklı illerindeki Bahçeşehir Koleji kampüslerinde eğitim gören öğrenciler, dünyanın en saygın üniversitelerinden tam 1448 kabul alarak tarihi bir rekora imza attı. Başarılı öğrencilerin İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüs Convention Center’de düzenlenen "Yurt Dışı Kabul Buluşması" etkinliğine Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Koleji Kurucusu, İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, genel müdür yardımcıları ile okulların yöneticileri ve öğrenciler katıldı. "Dünyanın en prestijli üniversitelerine kabul aldınız" Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, öğrencilerin dünyanın en prestijli üniversitelerinden kabul almasının gurur verici olduğunu belirterek "Bu üniversitelerin hepsini tek tek gezdim. ‘Burada da bizim çocuklarımız okusun’ dedim. Şimdi görüyorum ki başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın en prestijli üniversitelerinden kabuller aldınız. Hepinizi tebrik ediyorum" dedi. Öğrencilere birliktelik ve iletişimlerini koparmamaları tavsiyesinde bulunan Yücel, "Dünyanın en prestijli üniversitesinde okuyabilirsiniz ama network bir o kadar önemlidir. Birbirinize kenetlenin. Dünyanın farklı yerlerine giden öğrencilerimiz çok büyük bir güç olabilir. Akademinin dışında da güçlü bir network oluşturabilmek önemli" diye konuştu. Yücel, öğrencilerden Bahçeşehir ailesiyle bağlarını koparmamalarını isteyerek "Gittiğiniz yerlerde bizi unutmayın. Bizimle olan diyaloğunuzu hep sürdürün. Biz sizden güç alacağız" ifadelerini kullandı. "Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir Koleji ailesi var" Bahçeşehir Koleji Kurucusu ve İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel ise okulun kurulduğu ilk yıllarda yalnızca bir öğrencinin Massachusetts Institute of Technology’ye tam burslu kabul aldığını hatırlatarak bugün yüzlerce öğrencinin dünyanın önde gelen üniversitelerine yerleşmesinden gurur duyduklarını söyledi. Yücel, "Bugün burada 372 başarılı öğrenciyi görüyorum. Sevgili gençler; önce kendiniz için, sonra aileniz ve ülkeniz için çalışacaksınız. Sizleri canı gönülden kutluyorum" dedi. Öğrencilerin her zaman Bahçeşehir Koleji ailesinin desteğini hissedeceklerini belirten Yücel, "Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir Koleji ailesi var. Kapılarımız sizlere her zaman açık. Sizden sonra da o okullara yeni öğrenciler gelecek. Onlara kucak açın. İleride siz de bir öğrencinin elinden tutarsanız bu bizler için en büyük mutluluk olacaktır" diye konuştu. "Türkiye’nin geleceğini yetiştiriyoruz" Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Türkiye genelinden 400’ün üzerinde öğrencinin dünyanın saygın üniversitelerinden toplamda bin 400’ün üzerinde kabul aldığını belirtti. Koç, "Başta Stanford University, Harvard University, Princeton University, Imperial College London, Brown University ve University of Toronto olmak üzere çok önemli üniversitelere kabul almaları bizim için büyük bir gurur kaynağı" dedi. Öğrencilerin bilim temelli, milli ve evrensel değerlerle yetiştiğini vurgulayan Koç, "Türkiye’nin geleceğini yetiştiriyoruz. Bu gençler önce kendilerine, ailelerine ve ülkelerine, ardından da dünyaya katkı sunacak bireyler olacak" ifadelerini kullandı. "Aldığım bilgiyi ülkeme taşımak istiyorum" Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü Fen ve Teknoloji Lisesinde öğrenci olan Doruk Çağlı, Harvard University kabulü için dört yıl boyunca farklı projeler ve yarışmalarda yer aldığını belirterek dünyanın en büyük liseler arası robotik yarışmalarından FRC’ye katıldığını söyledi. Çağlı, geçen yaz Massachusetts Institute of Technology bünyesindeki RSI programında araştırmalar yaptığını belirterek "Kendi araştırmamı yaptım, makalemi yazdım ve tezimi büyük bir kurulun önünde sundum. Bunun bir beyin göçü olmasını istemiyorum. Orada aldığım bilgiyi ve donanımı ülkeme getirip burada değerlendirmek istiyorum" dedi. Robotik alanında Türkiye’nin gelişimine katkı sunmak istediğini ifade eden Çağlı, gençlere umutlarını kaybetmemeleri tavsiyesinde bulundu. "Öğrendiğim bilgileri ülkemde uygulamak istiyorum" Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji Lisesinden Begüm Zeynep Yapıcı ise Stanford University kabul sürecinde arkadaşlarıyla iki farklı start-up kurduğunu ve girişimlerinin yatırım aldığını söyledi. Yapıcı, biyolojik laboratuvar araştırmalarında yer aldığını ve Türkiye Gönüllüleri Vakfı bünyesinde STEM atölyeleri düzenlediklerini belirterek "Yaklaşık 3 bin çocuğa STEM eğitimi verdik ve farklı projeler geliştirmelerine destek olduk" dedi. Biyoteknoloji alanında öğrendiklerini Türkiye’ye taşımak istediğini ifade eden Yapıcı, "Ülkemi daha ileriye taşımak adına öğrendiğim bilgileri burada uygulamak istiyorum" diye konuştu. "Nükleer enerji alanında Türkiye’yi temsil edeceğim" Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji öğrencisi Narin Yüksek de bu ağustos ayında Princeton University’de tam burslu eğitimine başlayacağını belirterek nükleer fizik alanında çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yüksek, International Youth Nuclear Congress bünyesinde burs komitesinde görev aldığını ve COP31 organizasyon ekibinde Türkiye’yi temsil ettiğini ifade etti. Araştırmalarını MIT Plasma Science and Fusion Center’de sürdürdüğünü belirten Yüksek, "Türkiye’de nükleer enerji alanındaki eğitimin yaygınlaşmasını istiyorum. Hem gençleri desteklemeyi hem de Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil etmeyi sürdüreceğim" dedi.