GENEL - 28 Nisan 2021 Çarşamba 10:42

Kırşehir Barosu, ABD’yi kınadı

A
A
A
Kırşehir Barosu, ABD’yi kınadı

KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir Barosu 52 baro ile birlikte yaptığı ortak açıklama ile ABD Başkanı Biden’in 1915 olaylarına dair yaptığı 24 Nisan açıklamasını kınadı.

KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir Barosu 52 baro ile birlikte yaptığı ortak açıklama ile ABD Başkanı Biden’in 1915 olaylarına dair yaptığı 24 Nisan açıklamasını kınadı.


Yazılı yapılan açıklamada, “Biden’ın 1915 olaylarına dair yapmış olduğu 24 Nisan tarihli açıklamasını kabul etmiyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz.” denildi.


Yapılan açıklama ise şöyle;


“Yıllardır arşivlerin açılması ve meselenin tarihçilere bırakılması yönündeki sağduyulu çağrılarımıza rağmen, siyasi düşüncelerle yapılan bu tip açıklamalar maksatlıdır ve tarihi gerçeklerle çelişmektedir.


Ermeni meselesinin bilimsel açıdan değerlendirilebilmesi için, ABD ve İngiltere başta olmak üzere batılı devletlerle Rusya, Gürcistan ve Ermenistan devletlerinin o döneme dair arşivlerinin erişilebilir olması gerekir. Halbuki konuyu tarihi anlamda açıklığa kavuşturacak bu kaynaklar ya tamamen kapalıdır veya kısıtlı olarak bilim insanlarının çalışmalarına açılmıştır. Oysa Türkiye bu hadiseye ilişkin kaynakları tamamen ve kısıtlamasız olarak açmış bulunmaktadır.


İşin bir başka ve önemli yönü ise hukuki boyutudur. Radikal Ermeni çetelerinin 1890’dan 1896’ya kadar devam eden isyanları ve 1. Dünya savaşında paramiliter unsurların oluşturduğu tedhiş ve katliamlara karşı Osmanlı Devleti "Muvakkat Sevk ve İskan Kanunu” ile meşru müdafaada bulunmuştur.


1915 yılının 27 Mayıs’ında kabul edilen bir kanunla, Ermeni toplumunun bazı kesimlerinin bir yerden başka bir yere -ama başka bir ülkeye değil-, devletin bir noktasından yine başka bir noktasına nakillerini ön gören bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu olağanüstü süreçte Ermeni toplumunun paramiliter örgütlerinin cephe gerisindeki masum insanlara yönelik katliamlara girişmesi ile Osmanlı Devleti acilen bu konuyu hukuk zeminine taşımak zorunda kalmıştır.


Sevk ve İskân Kanunu ile Osmanlı Devleti, kendisine isyan etmiş ve silah doğrultmuş olan Ermenileri hâlâ vatandaş olarak görmüş, onları sınır dışı etmek yerine bir başka noktada yaşamlarını sürdürebilecek şekilde karar almıştır.


Osmanlı Devleti topraklarında, İngiltere ve Fransa’nın desteğinde ve ABD’nin himayesinde bir Ermeni Devletinin kurulmasına yönelik çalışmalar, Türk milletinin 19 Mayıs 1919 tarihinden itibaren Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yürütmüş olduğu “İstiklal Harbi” neticesinde imzalanan 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile son bulmuştur.


Bu antlaşma, ulus devlet olarak kurulan yeni Türk Devleti’nin hukuki varlığı ve sınırlarını tüm dünyaya kabul ettirmiştir.


Böylelikle batılı devletlerin istismarına açık olan “Ermeni Meselesi” veya “Şark Sorunu” da ebediyete kadar kapanmıştır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da görsel şölen: "Pembe Dolunay" Erek Dağı’ndan yükseldi Van’ın doğusunda yer alan 3 bin 204 rakımlı Erek Dağı, bu akşam yılın en özel doğa olaylarından birine ev sahipliği yaptı. Baharın gelişini müjdeleyen ’pembe dolunay’, dağın zirvesinden yükselerek Vanlılara unutulmaz bir görsel şölen sundu. Van’da baharın habercisi olarak bilinen ’pembe dolunay’, akşam saatlerinde Erek Dağı’nın zirvesinden yükselerek muhteşem manzarasıyla izleyenlere görsel şölen sundu. Kent genelinde açık ve sakin havanın etkili olmasıyla birlikte gökyüzünde beliren dolunay, kısa sürede vatandaşların ilgisini çekti. "Şehrin üzerinde bir mücevher gibi parladı" Nisan ayının ilk dolunayı olan ve adını baharda açan yabani çiçeklerden alan ’pembe dolunay’, akşam saatlerinde Erek Dağı’nın arkasından belirdi. Dağın karlı zirveleriyle birleşen dolunayın ışıltısı, gökyüzünü ve kentin silüetini aydınlattı. Gece boyunca etkisini sürdüren dolunay, izleyenleri mest etti. Kent sakinleri, bu tür doğa olaylarının Van’ın doğal güzelliklerine ayrı bir değer kattığını dile getirdi. "Neden "Pembe" Dolunay?" Astronomi kaynaklarına göre "pembe dolunay" ismini, Kuzey Amerika’da baharın başında açan "Phlox subulata" (Alev çiçeği) adlı pembe çiçeklerden alıyor. Ayın fiziksel rengi aslında pembe olmasa da, ufuk çizgisinden yükselirken atmosferik kırılmalar nedeniyle büründüğü sıcak tonlar, Erek Dağı’nın üzerinde kartpostallık görüntüler oluşturdu.