GENEL - 05 Haziran 2023 Pazartesi 15:59

Ebeveynlere YKS öncesi uyarı

A
A
A
Ebeveynlere YKS öncesi uyarı

YKS’ye sayılı günler kala uzmanlar ebeveynleri, çocuklarının kaygı düzeyeni artırmaması konusunda uyarıyor.

YKS’ye sayılı günler kala uzmanlar ebeveynleri, çocuklarının kaygı düzeyeni artırmaması konusunda uyarıyor.


Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Engelliler için Gölge Öğreticilik Bölüm Başkanı ve Aile Danışmanı Ögr. Gör Barış Tuncer, YKS’ye sayılı günler kala ebeveynlere yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Sınava az bir süre kala ebeveynler, çocuklarının ders çalışması amacıyla onlara baskı yapıyor ya da hediyeler vaat ediyor ancak KOSTÜ Öğretim Elmanı Öğr. Gör. Barış Tuncer’e göre tüm bunlar ebeveynlerin yaptığı en büyük hatalar arasında yer alıyor. Tuncer’e göre ders çalışma sorumluluğunu öğrencinin kendisinin alması gerekiyor.


Tavsiyelerde bulunan Tuncer, "Sınavdan sonra görüşeceğiz, ne yaptığın ortaya çıkacak vb. cümleler kurmayın. Bu durum çocuğunuzda kaygı ve stersin artmasına endişe ve paniğe kapılmasına neden olabilir. Bunun yanında çatışmaların gerginliklerin artmasına yol açar. Sizin için sınavın ne anlam ifade ettiği, sınava yönelik tutum ve yaklaşımlarınız çocuğunuz açısından çok önemlidir. Kendi kaygılarınızı çocuğunuza yansıtmayın. Yüksek beklentilere girmek, detaylarla çok fazla ilgilenmek ve sınavı bir araç değil amaç olarak değerlendirmek çocuğunuzda sınav kaygısına neden olabilir" dedi.



"Tüm ailenin umudu sensin gibi cümleler kurmayın"


Tuncer, sözlerine şöyle devam etti:


"Başkalarının kullandığı ilaç, besin takviyesi vb. ürünleri hekim kontrolü olmadan çocuğunuza kullandırmayın. Dikkati, sınav başarısını artırdığı, zihin açtığı, konsantrasyon sağladığı şeklinde reklamı yapılan ürünlere karşı dikkatli olup hekim tavsiyesi olmadan bu tür ürünleri satın almayın. Ona güvendiğinizi hissettirin ve bu süreçte onunla devamlı iletişim içerisinde olun. Duygu ve düşüncelerinizi karşılıklı olarak paylaşmak ve empatik bir yaklaşım sergilemek çok önemlidir. Sınavı yüceltmeyin, ölüm kalım sorunu haline getirmeyin, destekleyici davranın. Sınavla ilgili konuşmalarınızda özenli olun, gerçekçi davranın, çocuğunuzu kesinlikle kimseyle kıyaslamayın. Sınavda başarısız olman tembel, yeteneksiz, başarısız, olduğun zeki olmadığın, her zaman başarısız olacağın anlamına gelmez, yalnızca daha fazla çalışman gerektiğini gösterir diyerek onu rahatlatmaya çalışın. Çocuğunuzu koşulsuz sevdiğinizi, ona olan saygı ve sevginizin, verdiğiniz değerin sınava bağlı olmadığını, sen bizim gözümüzde sınav başarın kadar varsın ve değerlisin mesajlarından, imalı sözler, bakışlar, sert, güvensizlik belirten ifadeler, davranışlardan özellikle kaçının. Hayatta başarılı ve mutlu olabilmenin sınavı kazanmaktan başka yolu yok, kesinlikle sınavı kazanmalısın, kazanamazsan el alem ne der kimsenin yüzüne bakamayız, abin şu bölümü kazandı, aynı başarıyı senden de bekliyoruz, tüm ailenin umudu sensin vb. cümleler kurmayın"



"Çok çalışmak ve verimli çalışmak farklı kavramlardır"


Dinlenmeden, aralıksız gece gündüz ders çalışılmasının doğru olmadığını aktaran Tuncer, bu süreçte çocuklardan sosyal etkinliklerden, arkadaş çevresinden tamamı ile vazgeçmesini istemenin gerçekçi olmadığını vurguladı. Ders dışı etkinliklerin, arkadaş çevresinin yaşamının bir parçası olduğunu ve sınav hazırlık sürecinde çocukların gevşemek, rahatlamak için onlara ihtiyacı olduğunu aktaran Tuncer, "Üniversite sınavı gerçeğini kabul edin. Sınavlar neden yapılıyor, sınavlara ne gerek var. Bu bilgiler gerçek hayatta hiçbir işinize yaramayacak, bu bilgiler çok gereksiz ve saçma. Gençlerin bütün hayatı birkaç saatlik bir sınava bağlı vb. çocuğunuzun sınava karşı olumsuz tutum geliştirmesine neden olacak cümleler kurmayın. Kalan süreyi etkili ve verimli değerlendirmesi, önemli bölümlere öncelik vererek sınava hazırlanması konusunda çocuğunuza yardımcı olun. Çocuğunuzda huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, ders çalışma isteksizliği, mide bulantısı, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozulma, karın ağrısı vb. bedensel şikayetler varsa, çocuğunuzun dikkati ve konsantrasyonu bozulduysa, kendine güveni azaldıysa, kendini yetersiz ve değersiz görüyorsa ders başarısında belirgin bir düşüş varsa bunlar sınav kaygısı yaşadığının belirtileri olabilir bu konuda dikkatli olun" uyarısında bulundu.



Bu belirtilere dikkat


Son olarak Tuncer, uzman yardımından çekinilmemesi gerektiğini belirterek "Çocuğunuz ders çalışmayı erteleme, sınav konusunda konuşmayı reddetme, soru sorulmasından rahatsız olma, dikkat dağınıklığı, konsantrasyonu sağlayamama gibi davranışlar gösteriyorsa, fiziksel şikayetlerinde belirgin bir artış söz konusu ise (karın ağrısı, mide bulantısı, terleme, uyku düzensizliği, iştahsız olma veya tam tersi aşırı yeme, genel olarak mutsuz bir ruh hali) çok ders çalışmasına rağmen ders başarısının düşük olması gibi davranışlar gösteriyorsa bir ruh sağlığı uzmanından yardım almanız gerekiyor" sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.