SAĞLIK - 25 Şubat 2026 Çarşamba 10:16

86 milyonluk Türkiye’de 1.5 milyar kişi muayene oldu

A
A
A
86 milyonluk Türkiye’de 1.5 milyar kişi muayene oldu

Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1,5 milyara, MR sayısının 15 milyona, tomografi sayısının ise 17 milyona ulaştığını açıklayan Uzm. Dr. Adil Kurban, ortalama bir vatandaşın yılda 20’nin üzerinde sağlık kuruluşuna başvurduğunu söyledi. Fazla ilaç kullanımının bağımlılık riskini artırdığını ve yan etkiler nedeniyle yeni sağlık sorunlarına yol açabildiğini vurgulayan Kurban, sürekli baş ağrısı ilacı kullanımının ağrıyı azaltmak yerine arttırdığını belirterek toplumda bilinçli ilaç kullanımının önemine dikkat çekti.


HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1,5 milyara, yıllık MR sayısının yaklaşık 15 milyona, tomografi sayısının ise 17 milyona ulaştığını belirterek, bu tablonun sağlık sisteminde yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi. Ortalama bir vatandaşın yılda 20’nin üzerinde sağlık kuruluşuna başvurduğunu, bazı kişilerin ise neredeyse haftada bir hastaneye gittiğini ifade eden Kurban, performansa dayalı ödeme modeli, bağımlılık ilaç kullanımı ve stratejik planlama eksikliklerinin sistemi tetkik ve reçete odaklı hale getirdiğini savundu. Artan başvuruların gerçek ihtiyaç sahiplerinin önüne geçtiğini vurgulayan Kurban, gereksiz muayene, tetkik ve ilaç kullanımının hem bütçeye yük oluşturduğunu hem de hekimlik pratiğini zayıflattığını dile getirdi.


"Türkiye’de yıllık muayene sayısı 1,5 milyar"


Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1,5 milyar civarına çıktığını belirten Uzm. Dr. Adil Kurban, "Bazı insanımızın yılda belki de 30-40 kez hastaneye gitmesi söz konusu. Dünyada hiçbir yerde bu kadar yüksek sayıda muayene yok. Böyle bir şey savaş ortamlarında bile olmaz. Gerçekten ihtiyacı olanla olmayan hastaların arasındaki ayrım zorlaşıyor. Bu kadar hasta gelince hangisi daha acil, hangisi daha az acil ayırmak güçleşiyor. Gelen hasta sayısı arttıkça hata sayısı da artar. Hastalar hastaneye gitmeye teşvik ediliyor. Bunlardan bir tanesi ek ödeme sistemi. Ek ödeme sistemi ne kadar fazla olursa, maaşlar ne kadar performansa bağlanırsa bu durum buna sebebiyet verir" ifadelerine yer verdi.


"İlaçlara bağlı hale geliyoruz ve bu durum belirli kesim tarafından isteniyor"


Toplumda ilaç kullanımının yaygınlaştığını ve bağımlı hale getirildiğini belirten Kurban, "Sadece kırmızı reçeteli ilaçlar değil; ağrı kesiciler, mide ilaçları ve antidepresanlar çok sık kullanılıyor. Eskiden grip olurduk, dinlenirdik. Şimdi sürekli ilaç kullanır hale geldik. Doğal yöntemlerin göz ardı ediliyor. Bu kadar ilaç bağımlısı kitleyi bir süre sonra ‘nane limon iç’, ‘ıhlamur iç’ diye ikna edemezsiniz. Oysa günlük yaşamda tükettiğimiz çay ve bazı baharatlar bile sağlığa katkı sağlayabilir. Aslında ilaçlara bağlı hale geliyoruz ve bu durum belirli kesim tarafından isteniyor" dedi.


"Bir yılda 17 milyon tomografi, 15 milyon MR çekilmiş"


Sağlık harcamalarındaki artışa da dikkat çeken Kurban, "Muayene israfı, ilaç israfı var. Bir yılda 17 milyon tomografi, 15 milyon MR çekilmiş. Bu inanılmaz bir sayı. Toplumun neredeyse yarısına bir yılda MR ya da tomografi çekilmiş demektir. Sorunun temelinde sistemsel çıkar ilişkileri var. Bu kadar muayenenin arkasında rantlanan bir sistem var. Hasta muayenesinden kim çıkar sağlıyorsa bilin ki buna sebebiyet veren temel mesele budur" diye konuştu.


"Aile hekimlerine GETAT yerleştirildi"


Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) düzenlemesine de değinen Kurban, kanunun çıktığını ancak yönetmeliklerin henüz hazırlanmadığını söyledi. Kurban, "Güzel bir GETAT kanunu çıktı ama yönetmelik hala yok. Aile hekimlerine GETAT yerleştirildi. Gerekli eğitimleri aldıktan sonra aile hekimleri sadece ilaç değil, günlük yaşamda temin edilebilecek yöntemleri de önerebilecek" ifadelerini kullandı.


Yönetmeliklerin gecikmesini eleştiren Kurban, "Kanun çıktı ama uygulama yok. Yönetmelik olmadan bu işler yürümüyor" dedi.


"Hekimlik yasa tasarısı muayene sayısını azaltacak"


HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, hazırladıkları hekimlik yasa tasarısında muayene sayılarının azaltılmasına yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirterek, "Bu kadar muayene, hekimlik yasa tasarımızda durdurulacak. Hasta muayene sayısı azaltılacak. Türkiye’de ortalama bir insan yılda 20 ve üzeri sağlık kuruluşuna gidiyor, bazı vatandaşların neredeyse haftada bir gittiği anlaşılıyor" diye konuştu.


Acil servislerde uygulanan bazı ücretlendirmelere de değinen Kurban, "Acil servislere girişlerde bazı küçük ücretlendirmeler var. Yeşil triyaj, sarı triyaj uygulamaları var. Keza hasta ilaç alırken katılım payı ödüyor. Bunlarla ilgili bazı önlemler alınıyor ama bu yeterli değil" ifadelerini kullandı.


"Sürekli baş ağrısı ilacı kullanmak baş ağrısını artırır"


İlaç kullanımına ilişkin uyarılarda bulunan Kurban, "’Suyun bile fazlası zarardır’ deriz. İlaçların prospektüslerini okuduğunuzda birçok yan etkiyi görürsünüz. Herkeste görülmez ama 10 binde bir, 20 binde bir oranında dahi olsa yan etkiler vardır. Boşu boşuna vücudunuzu, böbreklerinizi ilaçla yüklüyorsunuz, karaciğerinizi zorluyorsunuz. İlaç gereksiz kullanılmaz. Halkımızın bunu anlaması gerekiyor. Gerçekten gereksiz kullanıyorsak bu bize sadece zarar verir. Mesela sürekli baş ağrısı ilacı kullanmak baş ağrısını artırır. Bilimsel olarak ifada edilmiştir; devamlı kullanırsanız ağrı bitmez, tekrarlar" şeklinde konuştu.


"Türkiye dünyada rekor seviyede"


Sağlık sisteminde israfın önlenmesi gerektiğini vurgulayan Kurban, "Sağlık sistemimizi beraber ideal hale getirebiliriz. Elimizde imkan var. Gereksiz tetkiklere, gereksiz muayenelere ve gereksiz harcamalara son verilirse sağlık sistemimiz daha az bütçeyle çok daha büyük hizmetler yapabilir. Her şeyi eksiksiz yapabiliriz. Biz bu kadar hasta bir millet değiliz. Yılda 30-50 kez hastaneye girecek kadar hasta değiliz. Eğer gerçekten böyle bir durum varsa bunun için sağlık komisyonu kurulmalı, araştırma yapılmalı. Bu konuda Türkiye dünyada rekor seviyede" ifadelerine yer verdi.


"Bir doktor bu kadar hastayı nasıl muayene etsin?"


HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, artan hasta sayısının hekimlik pratiğini zayıflattığını savunarak, "Bir doktor bu kadar sürede bu kadar hastayı nasıl muayene etsin? Bu mümkün değil. Bu şekilde gerçek anlamda muayene yapılamaz. Doktor inspeksiyon (gözlem), palpasyon (elle hissederek), perküsyon (parmaklarla vurarak) yapamazsa, fizik muayene özelliklerini yerine getiremezse sistem farklı bir noktaya evrilir. O zaman ‘Bunu herkes yapabilir’ denir. Baş ağrısı şikayetiyle gelen hastayı doktor da MR’a gönderiyorsa, Chatgpt de MR’a gönderebilir denir. İkisi de tetkike yönlendirmiş olur" diye konuştu.


"Hekim tecrübesiyle hastalığı hisseder"


Hekimliğin yalnızca tetkik istemekten ibaret olmadığını vurgulayan Kurban, "Hekimlik bu kadar basit değil. Savaşta Chatgpt’yi bulamazsın. Hekim bakar, görür, temas eder, empati yapar. Hastanın duygularını anlar, onunla birlikte hisseder. Fizik muayene üstünlüğü vardır. Zamanla hastalığın adeta kokusunu alırsınız. Kişi odaya girerken, duruşundan, halinden bir şeylerin yolunda gitmediğini hissedersiniz. Bazen daha tetkik yapılmadan ciddi bir hastalığı tahmin edersiniz. Bu tecrübe ve eğitimle olur. Hekim sadece bilgiye dayanmaz; gözlemiyle, temasıyla, sezgisiyle ve tecrübesiyle karar verir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de "Menopoz Okulu" hizmete başladı Tunceli’de kadınlara ücretsiz tarama, eğitim ve danışmanlık hizmeti sunulan "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli’de menopoz dönemindeki kadınların bu süreci daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmelerini sağlamak amacıyla "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen program kapsamında vatandaşlar kurum araçlarıyla ikametgahlarından alınarak merkeze ulaştırılıyor, burada gerekli sağlık taramaları yapıldıktan sonra dört oturumdan oluşan eğitim programına katılıyor. Ovacık ilçesinden davet edilen kadınların da taramaları tamamlanarak eğitim süreci başlatıldı. Program; SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, Diyetisyen Ezgi Böler, Psikolog Ebru Murat ve Fizyoterapist Sami Yıldırım eşliğinde yürütülüyor. Eğitimlerde menopozun fizyolojisi, sık görülen semptomlar, kemik sağlığı, kardiyovasküler riskler, beslenme, fiziksel aktivite, ruh sağlığı ve gerektiğinde tedavi seçenekleri ele alınıyor. Menopozun yalnızca hormonal değişimlerden ibaret olmadığını belirten SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, "Menopoz, kadın yaşamının doğal ve fizyolojik bir dönemidir. Ancak bu süreç yalnızca hormonal değişimlerden ibaret değildir; fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezi olarak her zaman yanınızdayız" şeklinde konuştu. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ise yaptığı değerlendirmede, "Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirmek ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde birçok alanda ücretsiz danışmanlık ve eğitim hizmeti sunuyoruz. Tüm vatandaşlarımızı düzenli taramalarını yaptırmak ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Muğla Uzman Klinik Psikolog Alparslan: "Zeka testi ile çocuğunuzun zihinsel harikasını keşfedebilirsiniz" Memorial Bodrum Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Klinik Psikolog Semiha Alparslan, WISC-IV Zeka Testi’nin kullanılma amaçları ve sağladığı katkılar hakkında bilgi verdi. "Çocukların bilmekle alakalı potansiyelini bilimsel ve standart bir çerçevede değerlendirmek amacıyla geliştirilen WISC-IV Zeka Testi, 6-16 yaş arası çocuklara uygulanan, uluslararası geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış kapsamlı bir zeka değerlendirme aracıdır diyen Uzman Klinik Psikolog Alparslan, "Test; yalnızca genel bir zeka puanı üretmekle kalmaz, çocuğun bilmekle alakalı performansını alt alanlar bazında analiz ederek ayrıntılı bir zihinsel profil ortaya koyuyor. Bu yönüyle akademik performansın altında yatan bilmekle alakalı dinamikleri anlamada önemli bir bilimsel veri sağlıyor. WISC-IV Zeka Testi’nin çocuğun zihinsel işleyişini çok boyutlu biçimde değerlendiriyor. WISC-IV Zeka Testi; sadece bir ‘zeka puanı’ sunmuyor. Sözel anlama, algısal akıl yürütme, çalışma belleği ve işlemleme hızı gibi temel bilmekle alakalı alanları ayrı ayrı değerlendiriyor. Böylece çocuğun güçlü yönlerini netleştirirken desteklenmesi gereken alanları da objektif verilerle belirlenmesini sağlıyor. Bu kapsamlı analiz, hem aileler hem de eğitimciler için doğru yönlendirme açısından önemli bir rehber olabiliyor" dedi. Memorial Bodrum Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Klinik Psikolog Semiha Alparslan, WISC-IV Zeka Testi’nin kullanılma amaçları ve sağladığı katkılar hakkında bilgi verdi. Bilimsel değerlendirmenin öneminden bahseden Alparslan, "Her çocuk aynı hızda öğrenmez, aynı yöntemle anlamaz ve aynı alanda zorlanmaz. Bazı çocuklar ders çalıştığı halde düşük performans gösterebilir; bazıları ise potansiyelinin altında kalabilir. Velilerin en sık sorduğu sorular şunlardır: "Çocuğum çalışıyor ama neden başarılı olamıyor?", "Dikkat problemi mi var, yoksa öğrenme tarzı mı farklı?", "Üstün bir potansiyeli olabilir mi?", "Okul seçimini nasıl yapmalıyım?" İşte bu noktada bilimsel bir değerlendirme, tahminlere değil verilere dayalı net bir tablo sunar. WISC-IV, çocuğun bilmekle alakalı profilini ortaya koyarak hem akademik zorlukların nedenini anlamayı hem de güçlü yönleri doğru şekilde desteklemeyi mümkün kılar" şeklinde açıklamada bulundu. Zihinsel performansın dört temel alanı hakkında da açıklamalarda bulunan Alparslan, "WISC-IV; çocuğun bilmekle alakalı profilini dört ana başlık altında inceler. Sözel Anlama:düşünme, kelime bilgisi ve sözel ifade becerileri, Algısal Akıl Yürütme: Görsel-mekansal analiz, problem çözme ve mantıksal neticelendirme, Çalışma Belleği: Bilgiyi kısa süreli zihinde tutma ve işleme kapasitesi, İşlemleme Hızı: Dikkat, odaklanma ve zihinsel işlemleri hızla tamamlama becerisi. Bu alt alanlar sayesinde yalnızca genel bir zeka düzeyi değil, çocuğun öğrenme stilini etkileyen bilmekle alakalı dinamikler de net biçimde ortaya konur" dedi. Uz. Klinik Psikolog Semiha Alparslan açıklamasının devamında şunları söyledi: "Uzmanlara göre WISC-IV değerlendirmesi; Akademik performans düşüklüğünün nedenlerini anlamada, dikkat, öğrenme güçlüğü veya üstün potansiyel gibi durumları erken fark etmede, eğitim planlamasını çocuğun bireysel profiline göre yapılandırmada, okul yönlendirmelerinde ve rehberlik süreçlerinde güvenilir ve objektif veri sunar. Çocukluk döneminde yapılan kapsamlı bilmekle alakalı değerlendirmeler, ilerleyen eğitim hayatında karşılaşılabilecek güçlüklerin önceden belirlenmesini sağlar. Aynı zamanda çocuğun güçlü alanlarını destekleyerek özgüven gelişimine katkıda bulunur. Uzmanlar, özellikle akademik uyum sorunları, dikkat problemleri, öğrenme güçlüğü şüphesi ya da üstün yetenek değerlendirmesi gereken durumlarda bilimsel test uygulamalarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. WISC-IV uygulaması sonrasında ailelere ayrıntılı bir değerlendirme raporu sunulmakta; çocuğun bilmekle alakalı profiline uygun eğitim ve gelişim önerileri paylaşılmaktadır. Böylece yalnızca ölçüm değil, aynı zamanda yönlendirici bir psikoeğitsel destek süreci sağlanmaktadır. Bilimsel değerlendirme, doğru eğitim planlamasının temelidir. WISC-IV ile çocuğun zihinsel haritası netleşir; eğitim yolculuğu bilinçli adımlarla şekillenir"
İstanbul Sultangazili sporculardan altın başarı, bir turnuva 5 birincilik Yalova’da gerçekleştirilen 2026 Budokaido Kata Kumite Türkiye Şampiyonası’na katılan Sultangazili sporcular, turnuvadan 13 madalyayla ayrılmayı başardı. Ayrı kategoride yarışarak birinci olan 4 sporcu ise Dünya Şampiyonası’nda yarışmaya hak kazandı. Avrupa Parlamentosu tarafından 2026 Avrupa Spor Şehri ünvanı alan Sultangazi, spordaki başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü Sporcuları, Wushu Kung Fu branşında yine adından söz ettirmeyi başardı. Yalova’da gerçekleştirilen 2026 Budokaido Kata Kumite Türkiye Şampiyonası’nda 13 Sultangazili sporcu madalya almayı başardı. 1’i minikler kategorisi olmak üzere toplam 5 sporcu ise kendi kategorilerinde birinci olarak şampiyonaya adını altın harflerle yazdırdı. 4 genç sporcu, Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etme hakkı kazandı. Avrupa Spor Şehri Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun; "Sultangazi artık Avrupa Spor Şehri İlçemizde spor alanında güçlü bir çalışma yürütüyoruz. Sporcularımız da verdiğimiz emeklerin karşılığını aldıkları madalyalarla veriyorlar. Yalova’daki şampiyonadan elimiz boş dönmediğimiz gibi ayrı kategorilerde 5 birinci çıkardık. Bu gerçekten ciddi bir başarıdır. Tüm sporcularımızı en içten dileklerimle kutluyorum. İlk günden bu yana defalarca söylüyoruz ilçemizden geleceğin sporcularını çıkaracağız, yürekten inanıyoruz" dedi.