KÜLTÜR SANAT - 17 Ağustos 2025 Pazar 10:10

9 yaşında lise diploması aldı

A
A
A

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki Aylin Kılıç, 5 yaşında başladığı ve kendini adadığı piyano serüveninde, 9 yaşında uluslararası geçerliliğe sahip bir lise diploması alarak adını Türkiye’ye duyurdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tam zamanlı öğrencisi olan genç yeteneğin en büyük hayali ise Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda (CSO) sahne almak.

Ailesinin yönlendirmesiyle 5 yaşında piyano kursuna başlayan Aylin Kılıç, kısa sürede keşfedilen yeteneği ve çalışma azmiyle müzik otoritelerinin dikkatini çekmeyi başardı. London College of Music okulunun sınav programına çevrim içi katılan Kılıç, 9 yaşında uluslararası geçerliliği olan lise düzeyinde diplomayı dereceye girerek elde etti.

Geçtiğimiz aylarda katıldığı iki uluslararası yarışmada da büyük başarı elde eden Aylin Kılıç, Pera Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik ödülü ve en iyi Türk eseri yorumu ödülünü, Sunart Uluslararası Piyano Yarışması’nda ise yine birincilik ve en iyi Türk eseri yorumu ödülünü kazandı.

"9 yaşımda lise diploması elde ettim"

Kılıç, yaptığı açıklamada, küçük yaşlardan itibaren müziğe olan tutkusunun kendisini başarıya taşıdığını söyledi. Şu anda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü’nde tam zamanlı öğrenci olduğunu belirten Aylin, "Yeteneğimin keşfedilmesiyle London College of Music sertifika programlarına hazırlanmaya başladım. Bu sertifika programlarından en yüksek dereceyle mezun olarak, 9 yaşımdayken lise diploması elde etmiş oldum. Böylece 10 yaşımdayken, konservatuvarın yarı zamanlı öğrencisi oldum. Geçtiğimiz yıl ise tam zamanlı sınavlarını kazandım ve şu anda tam zamanlı öğrencisiyim" dedi.

9 yaşında lise diploması aldı

"Her gün piyano çalışmaya vakit ayırdım"

Bu başarının küçük yaşlarda verilen büyük bir emekten geçtiğini vurgulayan genç piyanist, "İnsanlar duyduklarında şaşırıyorlar ama eğer müzik yolunda devam etmek istiyorsak çok küçük yaşlarda kendimizi bu yola adamamız gerekiyor. Elbette ben de her çocuk gibi konuşmayı, eğlenmeyi, oyun oynamayı çok seviyordum ama 5 yaşımdan beri bu yolda ilerlemek için her gün piyano çalışmaya vakit ayırdım. Bu yüzden de başarılı oldum. Arkadaşlarıma bu konuda tavsiyem çalışma disiplini kazanmaları ve eğer başarılı olmak istiyorlarsa bunu devam ettirmeleridir" diye konuştu.

En büyük hayali CSO ile sahne almak

En büyük hedefinin Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etmek ve büyük orkestralarla sahne almak olduğunu dile getiren Aylin, "Hayalim, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda yer almak ve büyük orkestralarla konçertolar seslendirmek" şeklinde konuştu.

"Onun kararlılığı bize de yol gösterdi"

Anne Aysun Kılıç ise kızının müziğe olan tutkusunun ve kararlılığının kendilerini de bu yolda ilerlemeye ikna ettiğini belirtti. Kızının çok yönlü ve başarılı bir çocuk olduğunu anlatan anne Kılıç, şunları kaydetti:

"Aylin çok yönlü bir çocuktu. Her konuda çok başarılıydı. Katıldığı her yarışmada, her sınavda mutlaka önemli dereceler elde ederdi ancak onun müziğe olan tutkusu, bu yolda ilerlemek istediğine dair kararlılığı o kadar büyüktü ki, ortaokuldan itibaren bu yolda ilerlemek istediğini, konservatuvar eğitimi almak istediğini bizi de ikna etti. 8 yaşından beri, ulusal ve uluslararası yarışmalara katıldı. Henüz 9 yaşını tamamlamadan London College of Music sertifika programından en yüksek dereceyle mezun olarak tüm dünyada geçerliliği olan bir lise diploması elde etti. Sonrasında yine, değerli devlet sanatçımız Gülsin Onay’dan ve çok değerli müzik profesörlerinden masterclass çalışmalarına katıldı ve onlardan çok güzel yorumlar, çok güzel öneriler aldı. Bununla birlikte, katıldığı yarışmalarda hem kendi yaş kategorisinde birincilikler elde etti hem de en iyi Türk eseri yorumlama ödülü aldı. Aldığı bu başarılar bizim doğru yolda ilerlediğimizin bir göstergesi oldu"

9 yaşında lise diploması aldı

"Saatlerce çalışmak istiyor"

Aylin’in piyanonun başındayken zamanı unuttuğunu söyleyen Aysun Kılıç, "Aylin piyanonun başına oturduğu zaman zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamıyor. Saatlerce çalışmak istiyor. Ona çalışmak gibi gelmiyor çünkü eğlence gibi geliyor. Çalıştıkça, ilerledikçe, güzel geri dönüşler aldıkça, konserlerde gösterdiği performanslarla, aldığı alkışlarla, daha da motive olarak daha çok çalışmak istiyor, daha çok eser çalmak istiyor ve müziğini tüm dünyaya duyurmak istiyor. Olabildiğince çok konserler vermek istiyor. Bir konçertoya hazırlanıyor. O konçertoyu, büyük senfoni orkestralarıyla seslendirmek ve olabildiğince çok insana sesini duyurabilmek istiyor. Konser vermek istediği, yer almak istediği, orkestraların, bir tanesi de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası. Umarım bir gün bu hayali de gerçek olur" ifadesini kullandı.

Mert Gürenç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Hakkari’de ’Şehit ve Gaziler Platformu’ kuruldu Hakkari ve ilçelerindeki şehit aileleri ile gazileri bir çatı altında toplamayı hedefleyen "Hakkari Geneli Şehit ve Gaziler Platformu", Yüksekova ilçesinde düzenlenen basın açıklamasıyla kuruluşunu ilan etti. Yüksekova Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği binasında gerçekleştirilen açıklamaya, platformun kurucu üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda gazi yakını katıldı. Platformun başkanlığını üstlenen Sami Keskin, Hakkari merkez ile Yüksekova, Şemdinli, Çukurca ve Derecik ilçelerindeki dernek başkanlarıyla yürütülen istişareler sonucunda bu oluşuma karar verdiklerini belirtti. Keskin, platformun temel misyonuna ilişkin şu detayları paylaştı: "Amacımız sadece bir dernek faaliyeti yürütmek değil; şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız ile devletimiz arasında var olan gönül bağını daha da pekiştirmektir. Hakkari genelindeki toplumsal sorunların çözümüne katkı sunmak için bir araya geldik. Bu doğrultuda saha çalışmalarımıza ilk olarak Çukurca ilçemizden başlayacağız." Platform üyesi Adnan Öveç ise bölgenin kalkınması ve toplumsal barışın korunması adına dayanışmanın önemine dikkat çekti. Geçmişte yaşanan zorlu süreçlerin geride bırakılması için toplumun tüm kesimlerinin ayrıştırılmadan kucaklanması gerektiğini ifade eden Öveç, "Hakkari’nin sorunlarının çözümünde ortak bir zeminde buluşmak önceliğimizdir. İlimizin gelişimi ancak ortak akıl ve güçlü bir dayanışma kültürüyle mümkündür. Platform, Hakkari’nin sosyal ve ekonomik dinamiklerine pozitif katkı sunacak projeler geliştirecektir" dedi. Platform bünyesinde oluşturulan Yüksek İstişare Heyeti Başkanlığına getirilen İbrahim Adıyaman ise vatan için bedel ödeyen ailelerin her zaman yanında olacaklarını vurgulayarak, "Devletimizin bekası ve ailelerimizin huzuru için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Platformumuz ilimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Basın açıklaması, platform üyelerinin toplu fotoğraf çekimi ve öncelikli çalışma takviminin değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
Düzce Batı Karadeniz’de bölgesel turizm kalkınması için ilk adım atıldı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, başkanlığını yürüttüğü Batı Karadeniz Kalkınma Birliği’nin (BAKAB) Karabük’te gerçekleştirilen olağan meclis toplantısına katıldı. Birlik başkanlığına yeniden seçilen Özlü’nün, birliğin adının "Batı Karadeniz Turizm Birliği" şeklinde düzeltilmesi teklifi kabul edildi. Özlü, bu yeni anlayış ve birlik sayesinde turizm gelirlerinin katlanarak artacağına inandığını vurguladı. Başkan Faruk Özlü’nün girişimleriyle Batı Karadeniz’de bölgesel turizm kalkınması için önemli bir adım atıldı. Batı Karadeniz Kalkınma Birliği’nde tüzük değişikliğine gidilerek, birliğin adının Batı Karadeniz Turizm Birliği olarak düzeltilmesi kabul edildi. Ayrıca Batı Karadeniz Bölgesel Turizm Master Planı hazırlanması kararlaştırıldı. Faruk Özlü’nün başkanlık ettiği Batı Karadeniz Kalkınma Birliği’nin (BAKAB) olağan meclis toplantısı Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ev sahipliğinde Karabük’te gerçekleştirildi. Başkan Özlü başkanlığındaki toplantıya, Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın yanı sıra birlik üyesi yerel yönetimlerin yetkilileri katılım sağladı. Yapılan seçimde, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü yeniden birlik başkanı seçildi. ÖZLÜ "Turizm tüm bu illerin kalkınmasının lokomotifi olabilir" Başkan Özlü, Batı Karadeniz Bölgesi’nin ülkemizin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerinin bir arada bulunduğu, son derece müstesna bir coğrafi alan olduğunu vurguladı. "Bizler yaşadığımız bu güzel coğrafyanın kıymetini bilmek ve ona göre politikalar üretmek durumundayız" diyen Başkan Özlü, Batı Karadeniz’in bütünsel bir bakış açısıyla, bütünsel bir planlamayla ve birbirini tamamlayan, bütünsel projelerle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Batı Karadeniz’in bir bütün olarak birbirini tamamlayan ve birbirini güzelleştiren büyük bir potansiyeli barındırdığına dikkat çeken Özlü, "Bu nedenle; birlikten güç doğar gerçeğiyle hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Batı Karadeniz’de yer alan tüm iller; Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Bolu ve bu illere bağlı ilçelerin; yüksek turizm potansiyelini tüm Türkiye’ye tanıtmamız gerekiyor. Şuna inanıyorum ki; turizm tüm bu illerin kalkınmasının lokomotifi olabilir. Günümüz dünyasında artık ülkelerden çok şehirler yarışıyor. Her şehir; kendi potansiyelini artırmak için elinden geleni yapıyor. Birbirine komşu şehirler, kendi aralarında iş birliği yapıyor. Bizler de Batı Karadeniz şehirleri olarak bu süreçte yerimizi almalıyız" şeklinde konuştu. "Tanıtım atağımız meyvelerini vermeye başladı" Düzce Belediyesi olarak, Düzce’yi turizm, kültür ve gastronomi alanında geleceğe hazırlamak için yaptıkları çalışmalardan söz ederek konuşmasını sürdüren Başkan Özlü, "Yaylalarımızı, ırmaklarımızı, şelalelerimizi, göllerimizi, mağaralarımızı, antik şehrimizi, yemek kültürümüzü tüm Türkiye’ye tanıtmak için çok sayıda proje ürettik. Bizim bu tanıtım atağımız meyvelerini vermeye başladı. Batı Karadeniz’in en büyük antik kenti olan Konuralp Antik Kentindeki kazıları tamamladık, restorasyon çalışmalarına başlıyoruz. 6 adet uluslararası otel zinciri Düzce’de otel yatırımına başladı. Batı Karadeniz’in en büyük AVM’si, çok yakında hizmete açılacak. Biz istiyoruz ki; şehrimizde aldığımız bu büyük mesafeyi tüm Batı Karadeniz’de hep birlikte kat edelim" ifadelerini kullandı. "Bu güzel coğrafyayı, Batı Karadeniz turizm destinasyonuna çevirebiliriz" İlk etapta Batı Karadeniz Bölgesel Turizm Master Planı’nın hazırlanması gerektiğini, bunun için iş birliği yapmaya ve bu plan için ortak hareket etmeye ihtiyaç olduğunu anlatan Özlü, "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yanı sıra, bu konularda güzel işlere imza atan üniversitelerle, turizm acenteleriyle bir araya gelebiliriz. Kastamonu’dan Düzce’ye kadar, bu güzel coğrafyayı, Batı Karadeniz Turizm Destinasyonuna çevirebiliriz. Türkiye’de; GAP destinasyonu, Doğu Karadeniz Destinasyonu, Likya destinasyonu gibi güzel örnekler var. Biz de bu tanıtım ve turizm geliri yarışında kendi destinasyonumuzla yerimizi almalıyız" dedi. "Bu yeni anlayış ve birlik sayesinde turizm gelirlerimiz katlanarak artacaktır" Başkan Özlü, ortak hedefler doğrultusunda tüzük değişikliği yapılarak birliğin adının "Batı Karadeniz Turizm Birliği" olarak değiştirilmesini teklif etti. "Bizim bu birliğimizden mutlak surette büyük bir güç doğacaktır" diyen Özlü, "Otellerimizi, seyahat acentelerimizi, rehberlerimizi, restoranlarımızı ve diğer tüm paydaşlarımızı bu birlik etrafında toplayabiliriz. İller bazında bireysel olarak yapamayacağız tanıtımlarımızı ve pazarlama projelerimizi; birlikte hayata geçirebiliriz. Bu birlik sayesinde; sürdürülebilir turizm ve seyahat iklimini hep birlikte oluşturabiliriz. Bizim yapacağımız çalışmalarla hem şehirlerimiz hem de bölgemiz kazançlı çıkacaktır. Ben inanıyorum ki; bu yeni anlayış ve birlik sayesinde turizm gelirlerimiz katlanarak artacaktır. Esnaflarımız, yatırımcılarımız ve şehirlerimiz bu süreçten önemli kazançlar elde edeceklerdir. Sözlerimin başında da belirttiğim gibi; bizler belediye başkanları olarak, şehirlerimize öncülük etmek, şehirlerimizin vizyonunu geliştirmek durumundayız. Valilerimiz, kaymakamlarımız ve il idarecilerimizle birlikte, ahenk içinde çalışmalı ve Batı Karadeniz’i örnek bir turizm destinasyonuna çevirmeliyiz" şeklinde konuştu. Başkan Özlü gerekli hazırlıkları tamamladıktan sonra, Batı Karadeniz Turizm Kongresi ve Çalıştayı’na; Düzce olarak ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyacaklarını sözlerine ekledi. Toplantıya konuk olarak katılan Karabük Valisi Oktay Çağatay ise, insanların deniz, kum ve güneş tatilinden çok, tarihi ve doğal güzelliklere yöneldiğini, bunun da Batı Karadeniz bölgesini cazip hale getirdiğini ifade ederek, Başkan Özlü’nün teklifini desteklediğini açıkladı. Başkan Özlü’nün tüzük değişikliği teklifi kabul edilerek, birliğin adı "Batı Karadeniz Turizm Birliği" olarak değiştirildi.
Malatya TSO’dan MESOB’a ziyaret: "Birlikte hareket edeceğiz" Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve beraberindeki TSO Yönetim Kurulu, Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin’i ziyaret ederek yeni dönem görevi için tebrik etti. Her iki başkan da işbirliği ve birlikte çalışma mesajı verdi. Ziyarette konuşan TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Özellikle yıllardan beri Malatya’nın çok büyük emeği olan Şevket Keskin ve yönetimini bugün burada ziyaret edip hem hayırlı olsun temennisinde bulunmak hem de bundan sonraki süreç içerisinde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak işbirliği ile birlikte hem üyelerimizin esnafı, sanayicisi hep birlikte hareket etmek adına bir aradayız. Kendisinin ciddi anlamda Malatya emeği var. Yıllardan beri bir gayreti var. Yeniden yapılan seçimlerde de yeni görev süresinde de kendi üyeleri ve yönetim tarafından yeniden görevin tevdi edilmesiyle beraber ciddi işler yapacağına da inanıyoruz. Yönetim kadrosundaki değerli abilerimizin de değişmesi, gelişmesi, bundan sonraki süreçte daha yeni vizyonlar katacaklarına da inancımız tam. Allah hayırlı uğurlu etsin diyorum başkanım. Rabb’im muvaffakiyetler versin. Başarılarınızın devamı diliyorum" dedi. Ziyaret için teşekkür eden ve her zaman birlikte çalışacaklarını belirten MESOB Başkanı Şevket Keskin, "TSO Başkanımızın da belirttiği gibi, hem Ticaret ve Sanayi Odası hem de Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği olarak beraberlik içerisinde Malatya’nın sorunlarını dile getirmek hepimizin görevi. Elimizden geldiği kadar Malatya için, esnafımız için, ticaretimiz için ve sanayimiz için birlikte çalışacağız" ifadelerini kullandı. Esnafın mutlaka çarşıya taşınması gerektiğini ve çarşısız Malatya’nın düşünülemeyeceğini belirten Keskin, "Malatya TSO Başkanımız Oğuzhan Başkan da yıllardır ekibi ile birlikte Malatya’ya hizmet veriyorlar. Tek derdimiz ve tek gayemiz Malatya’ya hizmet etmektir. İnşallah hep beraber tekrar yine Malatya’yı eski günlere getirmek için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Ben bu ziyaretinden dolayı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Oğuzhan Sadıkoğlu ve yönetim kurulana teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Manisa MCBÜ’KAF’26 ilk yılında büyük ilgi gördü Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Kariyer Fuarı MCBÜ’KAF’26, "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. İki gün boyunca kampüs genelinde yoğun katılımla devam eden etkinlik, kariyer fuarı ile bahar şenliklerinin birleştirilmesiyle hem akademik hem de sosyal açıdan zengin bir organizasyona dönüştü. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, öğrencilerini yalnızca bugünün değil geleceğin iş dünyasına da hazırlamayı hedefleyerek kamu, sanayi ve özel sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. Bu kapsamda MCBÜ’KAF’26, öğrenci odaklı eğitim anlayışını kariyer planlaması ve sektör iş birlikleriyle destekleyen önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Fuar süresince öğrenciler; firma tanıtımları, kariyer söyleşileri, seminerler, atölye çalışmaları ve sektör buluşmalarının yanı sıra öğrenci kulüpleri tarafından düzenlenen etkinliklerle de aktif şekilde yer aldı. Kulüp etkinlikleri ve interaktif programlar kampüs yaşamına dinamizm kattı. Katılımcılar, farklı sektörlerden temsilcilerle birebir görüşme imkanı bulurken staj, istihdam ve kariyer fırsatları hakkında doğrudan bilgi edindi. Program kapsamında iş dünyasının güncel beklentileri, girişimcilik, liderlik ve kişisel gelişim gibi konular ele alındı. MCBÜ’KAF’26, bahar şenlikleriyle birleştirilmesi sayesinde konserler, sahne performansları, ödüllü yarışmalar ve öğrenci kulüp etkinlikleriyle daha da renklendi. Kampüs genelinde oluşan festival atmosferi, öğrencilerin hem akademik hem sosyal açıdan keyifli ve verimli bir deneyim yaşamasına imkan sağladı. Katılımcılardan gelen olumlu geri dönüşler ise organizasyonun üniversite için gelecekte gelenekselleşebilecek önemli bir etkinlik olma potansiyelini ortaya koydu. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlayan organizasyon, ilk kez düzenlenmesine rağmen geniş katılım ve yüksek etkileşimle dikkat çekti. MCBÜ’KAF’26, yoğun programı ve coşkulu atmosferiyle başarıyla tamamlandı. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, MCBÜ’KAF’26’nın üniversitenin vizyonunu ve öğrenci odaklı yaklaşımını yansıtan önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, öğrencilerin iş dünyasıyla erken dönemde buluşmasının kariyer gelişimleri açısından büyük bir kazanım sağladığını ifade etti. Rektör Kibar, "Öğrencilerimizin yalnızca akademik bilgiyle değil, aynı zamanda sektör deneyimi, iletişim becerileri ve profesyonel yetkinliklerle mezun olmalarını son derece önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, gençlerimizin iş dünyasını daha yakından tanımalarına, sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurmalarına ve kariyer planlarını daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine önemli katkılar sunuyor. Aynı zamanda öğrencilerimizin motivasyonunu artırarak geleceğe daha donanımlı ve özgüvenli hazırlanmalarına imkan sağlıyor" ifadelerini kullandı. Kibar, MCBÜ’KAF’26’nın hayata geçirilmesinde katkı sunan başta sponsorlar olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara, tüm üniversite personeline ve etkinliğe yoğun ilgi gösteren öğrencilere teşekkür ederek, organizasyonun üniversite açısından önemli bir değer oluşturduğunu ve gelecek yıllara örnek teşkil eden başarılı bir organizasyon olduğunu söyledi.