ASAYİŞ - 11 Ekim 2024 Cuma 10:17

Abisinin boğazını kestiği iddiasıyla yargılanıyordu, olayın ardından dram çıktı

A
A
A
Abisinin boğazını kestiği iddiasıyla yargılanıyordu, olayın ardından dram çıktı

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde abisinin boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanığın ve annesinin mahkemede anlattıkları adeta kan dondurdu. Abisinin kendisine 13 yaşından bu yana cinsel istismarda bulunduğunu ifade eden ve "Beni karısı gibi kullanıyordu" diyen sanığa, "kasten öldürme" suçundan tahrik ve iyi hal indirimi de uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi.



Erenler Mahallesi Tunalı Sokak’taki dairede 27 Mart’ta meydana gelen olayda, Mert P. (34) ile abisi Murat P. (45) arasında bilinmeyen bir sebeple tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle Murat P.’nin boğazı bıçakla kesildi. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıyı ambulansla hastaneye götürdü. Hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen Murat P. kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Polis ekipleri Mert P. ve olay esnasında evde bulunan annelerini Hatice P.’yi gözaltına aldı. Gözaltına alınan Mert P., ifadesinin adından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne P. ise serbest bırakıldı.



"Ben yemek yaparken abim bahis sitelerinde kumar oynamaya başladı"


Tutuklu sanık Mert P.’nin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Mert P., avukatı ve anne Hatice P. katıldı. Olay günü annesinin işe gittiğini, evde abisiyle birlikte kaldıklarını anlatan Mert P., "Abim de daha sonra evden çıktı ve tek başına kaldım. Akşam üzeri önce annem, sonra abim Murat eve geldi. Abimle ev ihtiyaçlarını gidermek için markete gittik. Alışveriş yaptıktan sonra Murat 2 bira ve 2 şarap aldı. Eve geldikten sonra ben yemek yapmaya başladım. Abim ise bahis sitelerinde kumar oynamaya başladı. Yemeği yapıp anneme götürdüm. O yemeğini yedi, ben de mutfakta bulaşıkları yıkıyordum" dedi.



"Murat elini hızla kendine doğru çekince bıçak boğazına geldi ve yaralandı"


Bulaşık yıkarken abisi Murat P.’nin yanına gelerek para istediğini söyleyen Mert P., "Param olmadığını söyledim. Bunun üzerine Murat anneme gitti. Daha sonra ise odada şarap içmeye gitti. Bir süre sonra elinde bıçakla yine geldi ve arkamdan taciz etti. Onu engellemeye çalıştım. Bana saldırmaya çalıştı. Bıçak olan elindeki bileğini tuttum. O esnada Murat elini hızla kendine doğru çekince bıçak boğazına geldi ve yaralandı. Annem de yaşananlara şahit oldu. Annemin yanına gittim, korktuğum için, birlikte odaya geçtik. Abim peşimizden geldi, sonra mutfağa döndü ve orada düştü" diye konuştu.



"Murat, sürekli bana annemin iç çamaşırlarını giydiriyordu"


Mert P., abisinin bilincini kaybettiğini, kendisinin de müdahale ettiğini ve 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunduğunu dile getirdi. Abisi Murat P’nin kendisine 13 yaşından beri cinsel istismarda bulunduğunu da anlatan Mert P., "Olay günü de aynı şekilde bana cinsel tacizde bulunmak istedi. Annemi öldürmekle tehdit etti. Kaç defa annemi ondan kurtardım. Eğer tecavüz olaylarından bahsedersem annemi ve abim M’nin eşini öldürmekle tehdit etti. Hatta anneme zarar vermesin diye kapısının önünde nöbet tutuyor, yatıyordum. Murat, sürekli bana annemin iç çamaşırlarını giydiriyordu, o şekilde bana cinsel saldırıda bulunuyordu" ifadelerini kullandı.



"Maktul ilişkiden sonra beni sıcak suyla yıkıyordu"


Mert P., savunmasına şöyle devam etti:


"Savcılıkta öğrendiğim kadarıyla Murat, abim M.’ye de cinsel tacizde bulunmuş. Murat annemi çok dövüyordu, boğmaya çalışıyordu. Annemi süpürgenin sapıyla döver, başını duvara sürterdi. Annemi çok seviyorum. Anneme evde hiç iş yaptırmaz sürekli ben yapardım. Abim Murat’ın bana yaptıklarından dolayı hiç şikayette bulunmadım. Sadece olaydan 2 ay önce abimin bana yaptığı tacizi anneme anlattım. Onun dışında bana yaptıklarını kimse bilmiyordu. Murat bana cinsel saldırıda bulunduğu zaman ağzımı kapatıyordu. Annem zaman zaman sesleri duymuş ama korktuğu için yanımıza gelememiş. Olaydan bir hafta önce bana yine cinsel eylemde bulundu. Maktul ilişkiden sonra beni sıcak suyla yıkıyordu"



"Abim beni karısı gibi kullanıyordu"


İlk ifadesinde bazı şeyleri farklı anlattığını kabul eden Mert P., "Savcılıkta abimim henüz öldüğünü bilmediğim için bazı şeyleri farklı anlattım. 18 yaşında tecavüze uğradığımı söylemiş olsam da 13 yaşında tecavüze uğradım. Ayrıca bıçağın benim elimde hususu da yanlıştır, bıçak abimin elindeydi. Olay günü çok alkollüydü. Soruşturma aşamasında abimin öldürdüğünü bilmediğim ve korktuğum için bazı hususları anlatamadım. Abim beni kız arkadaşımdan ayırdı çünkü beni karısı gibi kullanıyordu. Abim Murat bana sürekli bıçakla gelirdi. Olay günü de bıçakla saldırdı. Üzerimdekini indirdi, bunun üzerine onu elimle itekledim. Bu esnada bıçağı bana salladı, bileğini kavradım, o esnada elini hızlıca kendine doğru çekince bıçak boğazına geldi" diye konuştu.



"Murat beni sürekli çalıştırıyordu, bana mendil sattırırdı"


Sanığın savunmasının ardından anne H.P’ye de söz hakkı verildi. Oğlu Murat’ın kendisini çalıştırdığını anlatan H.P., "Bana mendil sattırırdı, o paraları da elimden alırdı. O gün de işten saat 17.00 civarında geldim. Evde oğlum Mert vardı, Murat henüz gelmemişti. Murat yaklaşık bir saat sonra eve geldi. Daha sonra 2 oğlum alışverişe gittiler ve geri geldiler. Mert yemek yapmaya başladı. Mert yemek hazır olunca bana getirdi. Yemeğim yedim, Murat ise şarap içip kumar oynuyordu. Murat’ın elindeki şaraba hap koyduğunu gördüm. Bir süre sonra uykum geldiği için odama gittim ve uydum" şeklinde konuştu.



"Oğlum Mert’ten şikayetçi değilim, Murat’ın bize yapmadığı kalmadı"


Bir süre sonra Murat’ın elinde bıçakla odaya geldiğini söyleyen anne H., "Murat kumar için benden para istedi. Param olmadığını söyledim. Bunun üzerine kapıyı çarpıp çıktı. Bir süre sonra Mert’in, ’Abi yapma, bırak, rahat dur’ diye bağırışlarını duydum. Murat’ın; Mert’e tecavüz edebileceğinden dolayı seslerin olduğu yere gittim. Murat’ın elinde bıçak vardı. Mert, Murat’ın elini tuttu. Murat elini hızla çekince elindeki bıçak boğazına geldi. Mert onun yarasına tampon yaptı. Oğlum Mert’ten şikayetçi değilim. Oğlum Murat’ın bize yapmadığı kalmadı" ifadelerini kullandı.



"Oğlum Mert’i koruyamadım"


Oğlu Murat’ın kendisine de cinsel saldırı teşebbüsünde bulunduğunu söyleyen H.P., "Murat’a, ’Seni mahalleye rezil ederim’ deyince korktu. Şikayet etmek istedim ama bizi ölümle tehdit ettiği için korktum. Maktul beni ve Mert’i döverdi. Hatta evde bulunan demirle Mert’i döverdi. Oğlum Mert’i koruyamadım. Bizzat gözümle görmesem de duyduğum seslerle Murat’ın Mert’e cinsel tacizde bulunduğunu duyuyordum ancak korkudan şikayetçi olamıyorduk. Şikayet etsek aynı şekilde geri döner ve bizi öldürecekti. Murat zaman zaman intihar etmek istediğini, babasının yanına gideceğini, söylerdi. Sürekli bıçak taşırdı" dedi.



"Murat, küçükken bana annemin eteğini giydirdi"


Sanığın ortanca abisi M.P. ise olay gecesine ilişkin görgüsü olmadığını ifade ederek, "Ben 14 yaşındayken abim Murat bana yönelik cinsel istismar eyleminde bulundu. Annem lokantada bulaşıkçı olarak çalışıyordu. Evde 3 kardeş yalnızdık. Abim müstehcen dergilere bakardı. Bana, ’Gel bunlar gibi yapalım’ derdi. Yaşım küçük olduğu için anlamıyordum. Murat, küçükken bana annemin eteğini giydirdi, arkama geçip okşamaya başladı. Canım yanınca kaçtım ve ağladım. Anneme söyleyeceğimi söylediğimde bir şey yapmadı. Birkaç defa daha aynı şeyi yapmaya yeltendi ama ben tepki gösterince yapmadı, ’Anneme söylerim’ deyince korkuyordu. Ben karşı koyduğum için benden vazgeçip kardeşime yönelmiş. Kardeşim o zamanlar 5 yaşındaydı" diye konuştu.



"Abimin kardeşime böyle bir şey yapabileceği aklıma gelmedi"


Küçük olması sebebiyle yaşananların oyun olduğunu düşündüğünü dile getiren M.P., "Aklıma kötü bir şey gelmiyordu. Abimin kardeşime böyle bir şey yapabileceği aklıma gelmedi. Zaman zaman tartışmalarına şahit olurduk ancak cinsel saldırı olayına tanık olmadım. Maktul bana ve aileme bireylerine şiddet uyguluyordu. Geçen sene beni evden atmıştı. Maktul daha önce beni aradı, alkollüydü, ağlıyordu. Kardeşim Mert’e her zaman ’Babamızın emaneti’ derdi. ’Babamızın emanetine sahip çıkamadım’ diyerek ağladı, ben onu işe sokamadığı için üzüldüğünü düşündüm. Taciz olayını düşünemedim" şeklinde konuştu.



15 yıl hapis


Sanığa, kasten öldürme suçundan tahrik ve iyi hal indirimi de uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi.



Abisinin boğazını kestiği iddiasıyla yargılanıyordu, olayın ardından dram çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "İstilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "İklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eroğlu mesajında, Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün yaşamın temelini oluşturan doğal dengenin korunmasına dikkat çekmek, biyolojik çeşitliliğin önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda ortak sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Bu günün aynı zamanda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olarak belirlendiğini sözlerine ekleyen Eroğlu, "Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve sucul ekosistemlerdeki tüm canlı türlerini, genetik kaynakları ve bu canlıların birbiriyle kurduğu yaşam ilişkilerini kapsayan korumamız gereken insanlığa doğal bir mirastır diyebiliriz. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, sağlıklı çevre koşulları, iklim dengesi ve toplum sağlığının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğin devamlılığına bağlıdır. Ancak günümüzde iklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. Biyolojik çeşitliliğin önemi Biyolojik çeşitliliğin ekosistem için öneminden bahseden Eroğlu, "Biyolojik çeşitliliğin azalması insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte etkileyen çok boyutlu riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle ekosistem dengesinin bozulması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımı açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada bir kez daha ’Tek Sağlık’ yaklaşımının önemi ortaya çıkmaktadır" dedi. Veteriner hekimlerin biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Eroğlu, şöyle devam etti: "Veteriner hekimler, yaban hayatının korunmasından hayvan sağlığı hizmetlerine, zoonotik hastalıkların kontrolünden gıda güvenilirliğine, ekosistem sağlığının izlenmesinden sürdürülebilir üretim politikalarına kadar biyolojik çeşitliliğin korunmasında sorumluluk üstlenen meslek gruplarının başında gelmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasının, sürdürülebilir yaşamın ve sağlıklı gelecek nesillerin teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Bu vesileyle doğal kaynakların korunması, yaban hayatının sürdürülebilirliği, ekosistem dengesinin devamlılığı ve tüm canlıların yaşam hakkının savunulması adına yürütülen bilimsel ve toplumsal çalışmaları desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
İstanbul Türkiye Dış Borç İstatistikleri açıklandı Bu yılın birinci çeyreği itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı yılın ilk çeyrek Türkiye Dış Borç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2026 yılı birinci çeyrek itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde kısa vadeli dış borçlar yüzde 0,5 azalarak 166,6 milyar ABD doları, uzun vadeli dış borçlar ise yüzde 0,3 azalarak 351,9 milyar ABD doları oldu. Alt sektörler itibarıyla bir önceki çeyreğe kıyasla; kamu sektörü borcu yüzde 3,3 azalarak 192,2 milyar ABD doları, özel sektör borcu yüzde 1,8 artarak 302,1 milyar ABD doları, TCMB’nin dış yükümlülükleri ise yüzde 2,9 azalarak 24,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Dış borç stokunun enstrüman dağılımında en büyük pay yüzde 46,1 ile kredilere ait. Kredileri yüzde 19,1 ile borç senetleri, yüzde 17,5 ile ticari krediler ve diğer yükümlülükler izlendi. Para birimi dağılımı bakımından ise, dış borcun yüzde 48,7’si ABD doları, yüzde 29,5’i euro, yüzde 11,7’si Türk lirası ve yüzde 10,2’sini ise diğer para birimleri oluşturdu. Kredi ve borç senetlerinin ödeme projeksiyonlarına göre, anapara geri ödemelerinin 24 ay ve üzeri vadede yoğunlaştığı görüldü. Buna karşılık 13-24 ay aralığında anapara geri ödemeleri görece sınırlı kalırken, kısa vadede (0-12 ay) daha çok özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme profili görüldü.
Bursa Marmarabirlik’e ihracat şampiyonluğu ödülü Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ’İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde başarılı ihracatçı firmalar ödüllendirildi. Marmarabirlik, gerçekleştirdiği ihracat performansıyla ’ihracat şampiyonu’ unvanının sahibi oldu. Bursa iş dünyası ve ihracat camiasını bir araya getiren törene; Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkanı Kemal Yazıcı, UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ile UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Törende, gerçekleştirdiği ihracat performansıyla sektöründe "ihracat şampiyonu" unvanına layık görülen Marmarabirlik, geceye damga vuran kurumlar arasında yer aldı. Marmarabirlik adına ihracat şampiyonluğu ödülünü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, elde edilen başarının üretici ortaklardan çalışanlara kadar büyük bir emeğin sonucu olduğunu belirterek, "Marmarabirlik olarak Türk zeytinini dünya pazarlarında daha güçlü konuma taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu ödül, üretimden ihracata kadar ortaya koyduğumuz emeğin ve istikrarlı büyüme vizyonumuzun önemli bir göstergesidir" dedi.
Samsun Bu ilçe belediyesinde her çalışana 5 bin TL bayram ikramiyesi Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, tüm belediye personelinin hesaplarına 5 bin TL bayram ikramiyesi yatırdıklarını söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, tüm belediye personeliyle birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam ettiklerini, ilçeye yeni projeleri ve yatırımları kazandırmayı sürdürdüklerini ifade etti. Canik Belediyesi ailesinin büyük bir ekip ruhuna sahip olduğunu ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, bu yıl da tüm belediye personeline 5 bin TL Kurban Bayramı ikramiyesi verdiklerini söyledi. Bayram ikramiyelerini belediye çalışanlarının hesaplarına yatırdıklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "5 bin TL bayram ikramiye ödemelerini tüm ekip arkadaşlarımızın hesaplarına gerçekleştirdik" dedi. Bu yıl da geleneği sürdürdüklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imiz için tüm ekip arkadaşlarımızla gayretle çalışmaya devam ediyoruz. Hemşehrilerimize daha etkin bir şekilde hizmet sunmak adına yeni projeleri hayata geçiriyoruz. Bu yıl da tüm ekip arkadaşlarımızın bayram ikramiyesi ödemelerini tamamladık. İlçemiz için gece gündüz demeden çalışan tüm ekip arkadaşlarımızın hesaplarına, 5 bin TL Kurban Bayramı ikramiyelerini yatırdık. Ekip arkadaşlarımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam ederek Canik’imizin değerine değer katan yatırımları hizmete sunmayı sürdüreceğiz. Tüm kıymetli ekip arkadaşlarımın ve değerli ailelerinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, sağlık ve huzur içerisinde bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun" diye konuştu.