TEKNOLOJİ - 11 Kasım 2025 Salı 16:27

Bakan Kacır: "Ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayacak platformları hayata geçireceğiz"

A
A
A
Bakan Kacır: "Ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayacak platformları hayata geçireceğiz"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli Üniversitesi Bilimpark ve TÜBİTAK Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış töreninde yaptığı açıklamada, "Önümüzdeki dönemde, yapay zeka, sağlık, kuantum teknolojileri, uzay, nükleer, çip ve yarı iletkenler gibi yüksek teknoloji alanlarında üniversitelerimizde gerçekleştirilecek çalışmaların ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayacak platformları hayata geçireceğiz" dedi.


Kocaeli Üniversitesinde (KOÜ), araştırma, geliştirme ve inovasyonu tek çatı altında buluşturacak olan KOÜ Bilimpark ve TÜBİTAK Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış töreni gerçekleştirildi. Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da katıldı.



"Bu vizyonun en güçlü dayanağı, hiç şüphesiz üniversitelerimizdir"


Bakan Mehmet Fatih Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, küresel dönüşüm çağında bilim ve teknolojinin önemine dikkati çekti. Kacır, "Küresel ölçekte dönüşümün ivme kazandığı bir çağdayız. Bu dönemde devletlerin gücü coğrafi büyüklükle veya doğal kaynak zenginliğiyle değil, bilimsel bilgi üretme kapasitesiyle; bu bilgiyi teknolojiye, yeniliğe ve yüksek katma değere dönüştürebilme becerisiyle ölçülüyor. Teknolojinin yenilikçi sahalarında kapasite ve yetkinlik inşa eden ülkelerin, sadece günümüzün değil, geleceğin dünyasını da şekillendirme gücüne sahiptir. Bu çerçevede, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda bilimi ve teknolojiyi kalkınma anlayışımızın ana ekseni haline getirdik. Bu vizyonun en güçlü dayanağı, hiç şüphesiz üniversitelerimizdir" dedi.



"76’dan 208’e çıkardığımız üniversitelerimizle bilimsel araştırma ve eğitim kapasitemizi yükselttik"


Geçmişte bilimsel üretim bakımından kısıtlı imkanlara sahipken, bugün çok daha güçlü bir konuma ulaşıldığını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sayılarını 76’dan 208’e çıkardığımız üniversitelerimizle bilimsel araştırma ve eğitim kapasitemizi yükselttik. Üniversite sayımızdaki artışla birlikte bilimsel bilgi üretme yetkinliğimizi de katladık. Bir yılda yapılan Türkiye kaynaklı bilimsel yayınların sayısını 9 binden 52 bine yükselttik. Dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’inci sıradan 14’üncü sıraya çıktık. Ülkemizde uluslararası işbirliği yayın sayısını 9 kattan fazla artırdık. Son 23 yıl içinde yıllık yerli patent başvuru sayımızı 414’ten 10 bin 186’ya, yerli patent tescil sayısını ise 73’ten 3 bin 390’a çıkardık. Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye için eğitimden nitelikli insan kaynağına, araştırma altyapısından girişimcilik ve ticarileşmeye uzanan zincirin her halkasında, üniversitelerimizin rolünü perçinleyecek kararlı ve sonuç üreten adımlar attık."



"20 yüksek teknoloji platformu, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor"


Üniversite-sanayi işbirliğini güçlendirmek için teknopark sayısını 2’den 113’e çıkardıklarını kaydeden Kacır, Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programları ile dünyanın dört bir yanından bilim insanlarının Türkiye’de çalışmasının önünü açtıklarını ifade etti. Bakan Kacır, "Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz 20 yüksek teknoloji platformu, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor. 6550 sayılı Kanun kapsamında bugüne kadar 7,2 milyar lira kaynak sağladığımız 12 ulusal araştırma altyapısı; biyotıp ve genom, nano malzemeler, MEMS, astrofizik, güneş enerjisi, raylı sistemler ve finans teknolojilerinde nitelikli araştırmalar gerçekleştiriyor" diye konuştu.



"Kocaeli, Türkiye’nin bilim yolculuğuna güç katıyor"


Kocaeli’nin, yüksek araştırma yetkinliğine sahip 3 üniversitesiyle, Türkiye’nin bilim ve araştırma yolculuğuna güç kattığını dile getiren Bakan Kacır, "Mevcut üretim kapasitesiyle özellikle otomotiv, metal ve kimya sanayimize yön veriyor. 141 Ar-Ge ve 15 tasarım merkezi ile 5 teknoparkıyla üniversite sanayi işbirliğinin başarılı örneklerine ev sahipliği yapıyor. Bugün şehrimizin sanayi ve teknoloji gücünü Kocaeli Üniversitemizin köklü akademik birikimiyle daha sıkı uyum içine alan yeni bir adımı atıyor; Kocaeli Üniversitesi Bilimpark’ın açılışını gerçekleştiriyoruz. 3 bin metrekarelik kapalı alana sahip bu yeni nesil araştırma üssü araştırmacılarımıza, girişimcilerimize ve öğrencilerimize sadece bir bina değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemi sunuyor" ifadelerini kullandı.



"Kocaeli Milli Teknoloji Atölyesi gençler için önemli bir merkez olacak"


Bakan Mehmet Fatih Kacır, şöyle devam etti:


"Geçtiğimiz yıl üniversitelerimiz ve bilim merkezlerimiz bünyesinde milli teknoloji atölyeleri kurmak üzere ilk çağrımıza çıkmıştık. Bu yıl ve geçen yıl açtığımız çağrılarla ilk etapta 50 atölyenin kurulumu için süreci başlattık. Bunlardan biri de TÜBİTAK’ın 3 yıllık dönemde 30 milyon lira desteğiyle Bilimpark bünyesinde hayata geçirilen Kocaeli Milli Teknoloji Atölyesidir. Burada gençlerimiz; tasarımdan üretime, yapay zekadan robotik sistemlere kadar birçok alanda fikirlerini gerçeğe dönüştürmek için ihtiyaç duydukları ekipmanlara erişebilecek. Bu süreci danışmanlık ve eğitim programlarıyla destekleyeceğiz."



"Ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayacak platformları hayata geçireceğiz"


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı havuzunu genişletmeyi sürdüreceklerini bildiren Bakan Kacır, "Üniversite öğrencilerimizin bilimsel ve teknolojik gelişmelere daha aktif katılımını sağlamak üzere başlattığımız Milli Teknoloji Kulüpler Birliği Programı bunun somut bir örneğidir. Önümüzdeki dönemde, yapay zeka, sağlık, kuantum teknolojileri, uzay, nükleer, çip ve yarı iletkenler gibi yüksek teknoloji alanlarında üniversitelerimizde gerçekleştirilecek çalışmaların ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayacak platformları hayata geçireceğiz. Kritik alanlarda araştırmaların sanayiye entegrasyonunu hızlandırırken, derin teknoloji girişimciliğini daha güçlü şekilde destekleyeceğiz. Derin teknoloji alanındaki patentlerin ticarileştirilmesine yönelik yeni uygulamaları devreye alacağız" şeklinde konuştu.



"Üniversitelerimiz bu vizyonun en güçlü dayanağı"


Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk de "Sektör Kampüste" programı ile öğrencilerin sektör profesyonellerinden güncel bilgilerle eğitim aldığını belirterek, ayrıca dünyanın dört bir yanından bilim insanlarının da Türkiye’de çalışmalar yürüttüğünün altını çizdi. Cantürk, "Bu program kapsamında ülkemize gelen 261 bilim insanımızın projelerinde, çoğunluğu lisansüstü öğrenci olmak üzere 1500’e yakın bursiyer görev aldı" dedi.


Açılış törenine, Vali İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, Deniz Eğitim Öğretim ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkan Tüzgen, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam, Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, eşi Prof.Dr. Zeynep Cantürk, Ak Parti İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, rektör yardımcıları ve belediye başkanları katıldı.



Bakan Kacır: "Ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayacak platformları hayata geçireceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.