POLİTİKA - 05 Ocak 2025 Pazar 18:07

Bakan Tekin’den CHP’ye: "2008’deki gibi mi düşünüyorsunuz?"

A
A
A
Bakan Tekin’den CHP’ye: "2008’deki gibi mi düşünüyorsunuz?"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) eleştirerek, "2008’de Anayasa Mahkemesi’ne başvururken, ’Bir insanın başörtülü olarak kamu dairelerinde çalışması toplumun huzuruna aykırıdır’ demişsiniz. Ben şimdi soruyorum. 2008’deki gibi mi düşünüyorsunuz? O gün hata mı yaptınız? O gün, ’Başörtüsü toplumun huzurunu bozar’ diyordunuz. Bugün diyorsunuz ki, ’LGBT’lilere özgürlük.’ O zaman şunu mu diyorsunuz, ’Başörtüsü takmak toplumun huzurunu bozar ama LGBT’yi savunmak toplumun huzurunu bozmaz.’ Buna cevap verin o zaman" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları 7. Olağan Kongresi’ne katıldı. Bakan Tekin, programda yaptığı konuşmada Türkiye’de muhalefet problemi olduğunu söyledi. Tekin, "Demokrasilerin en önemli unsuru ister iktidarda olsun, ister muhalefette olsun siyasi partilerdir. Muhalefet partilerinin iktidar partilerini bir adım hızlı koşmaya zorlaması lazım. Türkiye’de çok ciddi bir muhalefet problemi var. Şu anda muhalefet partisi genel başkanı kim bilmiyoruz. Ben bilmiyorum mesela. Kendilerine de söylüyorum. Üç tane genel başkan var, her biri kendi içinde birbirlerine operasyon çekiyor. O onun adına hata yapmasını bekliyor, o onun adına hata yapmasını bekliyor. O yüzden ben onlara diyorum ki, ’Sizin ne dediğinizi ben anlamıyorum, bilmiyorum’. Onlar da ne dediklerini bilmiyor" diye konuştu.

"Madem öyle, siz niye mülakat yapıyorsunuz?"

Bakan Tekin, sözlerini şöyle devam etti:

"Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri bize eleştiri yönelttiler. Öğretmen mülakatlarını eleştirdiler. ’İktidara geldiğimizde mülakatları kaldıracağız’ dediler. Ben de, ’Madem öyle, siz niye mülakat yapıyorsunuz?’ dedim. ’Kim mülakat yapıyor? Biz mülakat yapmıyoruz’ dediler. Ben tabii Resmi Gazete’den Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin zabıta, itfaiyeci vb. personel alımıyla ilgili dosyaları, ilanları çıkarttım. Hepsi mülakatla alıyorlar. ’Bizim haberimiz yoktu.’ Şimdi böyle bir muhalefetle karşı karşıyayız. Ne yaptıklarını bilmeyen, ne yapacaklarını bilmeyen, sadece popülizm peşinde koşan muhalefet ile karşı karşıyayız. O yüzden diyorum ki ’Sizi ciddiye almıyorum.’ Çünkü benim liderim bana diyor ki ’Yapacağınız iş ülke menfaatineyse, millet menfaatineyse onları ciddiye almayın.’ Kınayanların kınamasından korkmadan işimizi, gücümüzü yapmaya devam edeceğiz."

"Üç tane ağacı bile budayamıyorsun"

Okullardaki temizlik konusuna da değinen Bakan Tekin, bu konuda bazı CHP’li belediyeleri eleştirdi. Yusuf Tekin, "Madem bu işi çok seviyordunuz, madem bu işleri çok istiyordunuz. Hepsine belgelerle cevap verdim. Yaz tatilinde Ankara’da, İstanbul’da okul müdürlerimiz, okula hazırlık bağlamında sizden belediyelerin yapmakla mükellef olduğu işleri istemiş. Bizzat biliyorum, elimde hepsinin talepleri var. Müdür demiş ki, ’Bizim okulumuzun önünde ağaçlar var. Bu ağaçların budanması gerekiyor.’ Çok basit bir şey. Büyükşehir Belediyesi’nin cevabı ise ’Tasarruf tedbirleri sebebiyle ağaçları budayamayız’ olmuş. Tasarruf tedbiri sebebiyle okulun bahçesinde bile değil, yol ile bahçe arasındaki üç ağacı budayamayan Ankara Büyükşehir Belediyesi, ’Ankara’daki 2 bin 400 okulu ben temizleyeceğim’ diyor. Tasarruf tedbirleri ile üç tane ağacı budayamıyorsun. Talep etmişiz cevap vermemişsiniz, talep etmişiz olumsuz cevap yazmışsınız. Okulun kanalizasyon ile ilgili problemi var. Resmi yazı yazmış. Okul müdürümüz, normal prosedür ile ilçe müdürü ve kaymakamlık aracılığıyla Büyükşehir’e, ’Bu sizin işiniz, bunu yapın’ demiş. ’Tasarruf tedbirleri sebebiyle ben asli işimi yapamam, kusura bakma’ denilmiş. Sonra asli işi olmayan bir konuda şov yapmış. Onlara açık çağrı yaptım. ’Gelin usulüne uygun şekilde sizinle protokol yapalım. Ankara’daki 2 bin 400 okulu haftada 5 gün, yılda 185 gün temizleyeceksiniz, kimlere temizleyecekseniz, hangi malzemeyle, hangi iş makineleriyle temizleyecekseniz taahhüt edin. Bizde sizinle protokol yapalım.’ Sesleri sedaları kesildi. 2 bin 400 okuldan 11 tanesini, kendisinin ifadesiyle 20 tanesini temizlemişler. Onu da haftada bir defa temizlemişler. Sonra da çıkıp, ’Okulları biz temizledik’ diyorlar. Arkadaşlar, bu muhalefet ile yola çıkılmaz" dedi.

"Buna cevap verin o zaman"

Tekin, bir AK Partili olarak 2002 yılından bu yana AK Parti’nin yaptığı tüm icraatlardan gurur duyduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

"Peki siz Cumhuriyet Halk Partili olarak geçmişinizle gurur duyuyor musunuz? Geçmişte yaptıklarınızın altına imza atıyor musunuz? Bunu alenen soruyorum. Çok eskiye de gitmiyorum. 2008’de Anayasa Mahkemesi’ne başvururken, ’Bir insanın başörtülü olarak kamu dairelerinde çalışması toplumun huzuruna aykırıdır’ demişsiniz. Ben şimdi soruyorum. 2008’deki gibi mi düşünüyorsunuz? O gün hata mı yaptınız? O gün, ’Başörtüsü toplumun huzurunu bozar.’ Bugün diyorsunuz ki, ’LGBT’lilere özgürlük.’ O zaman şunu mu diyorsunuz, ’Başörtüsü takmak toplumun huzurunu bozar ama LGBT’yi savunmak toplumun huzurunu bozmaz.’ Buna cevap verin o zaman."

"Şu anda 1 milyon civarında öğretmenimiz var"

Bakan Tekin, PTT AŞ tarafından 2002’de düzenlenen "2023’e Cumhuriyetimizin 100. Yılına Mektup Kampanyası" kapsamında yazılan mektuplara da değindi. Kendisine ulaştırılan bazı mektupları anlatan Tekin, "Okudum mektupları. Öğretmenlerimiz, müfettişler, öğrenciler, veliler mektup yazmış. 2001-2002 yılında bir öğretmeniz ’İnşallah Cumhuriyet’in 100. yılında 40 kişilik sınıflarda ders anlatırım’ diyor. Ne demek? Gariban öğretmenimiz 80 kişilik sınıfta ders anlatıyor. Şu an Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı ortaöğretime 16-17, temel eğitim çağında 21-22 civarında. Bakın bu devrim arkadaşlar. O gün sahip olduğumuz derslik sayısını ikiye katladık. Çok daha fazla öğretmen ataması yaptık. Şu anda 1 milyon civarında öğretmenimiz var. Bunun yüzde 80’ini sayın cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde atadık. Bunlar gerçekten devrim niteliğinde şeyler" şeklinde konuştu.

"Kendi liderimizin yaptığı ve söylediği her şeyden gurur duyuyorum"

Bir başka mektubun da içeriğini paylaşan Bakan Tekin, "Bir öğretmenimiz de ’İnşallah Cumhuriyet’in 100. yılında çocuklarımız tuvalet ihtiyaçlarını gidermek ve ellerini yüzlerini yıkamak için okulun dışına çıkmak zorunda kalmasınlar.’ Bakın nasıl okullarımız varmış. Ne zaman? 22 yıl önce. Şu an bütün okullarımızda 5 yıldızlı otel ayarında inşaatlar yapıyoruz. Her türlü ihtiyaçlarını gideriyoruz, teknik donanım, fiziki altyapı her şey var. Ben ’Biz bunları yaptık, siz ne yaptınız? Siz kendi geçiminizle gurur duyuyor musunuz? Ben kendi geçmişimle gurur duyuyorum’ diyorum. Kendi liderimizin yaptığı ve söylediği her şeyden gurur duyuyorum, arkasındayım, sonuna kadar savunucusuyum" ifadelerini kullandı.

"Her ortamda aleyhimde konuşuyorlar"

Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eğitimde altyapı ile ilgili tüm problemleri çözdüklerini belirterek, müfredat konusuna değindi. Tekin, "Şimdi ’Müfredatla ilgili değişiklik yapacağız’ diyoruz. Ne yapıyoruz? Neyi değiştiriyoruz? Bir dünyada eğitim nereye gidiyorsa biz de eğitimdeki müfredatı oraya götürelim. ’Bilgi vermekten beceri merkezli eğitime geçelim’ diyoruz. Buna itiraz etmiyorlar. Neye itiraz ediyorlar? ’Eğitimin içerisine milli ve manevi değerlerimizi, bizi bir arada tutan, millet yapan değerlerimizi çocuklarımıza verelim’ diyoruz. Vatan sevgisini, merhameti, adaleti, hak-hukuk duygusunu, 1071’den itibaren bütün tarihimizle, atalarımızla gurur duyan gençlik yetişmesini sağlayalım, bizim yaptığımız kalkınma hamlelerimizi verelim’ diyorum. ’Bu ülkede idam sehpasında can veren rahmetli Menderes gibi bu ülkenin demokratikleşmesi için mücadele eden insanların önünü kesmeye çalışan darbeleri müfredata ekleyelim, çocuklarımıza anlatalım’ diyorum. Şimdi itiraz ediyorlar, karşı çıkıyorlar. Her ortamda aleyhimde konuşuyorlar. Ben, ’Bunlara neden karşısınız?’ diyorum. ’Bu ülkenin çocuklarının merhamet sahibi olmasına neden karşısınız? Adaleti öncelemesine, temel hak ve hürriyetleri öncelemesine neden karşısınız? Bu ülkenin çocuklarının kalkınma hamlelerini öğrenmelerinden niye rahatsızsınız? Bu ülkenin çocuklarının demokrasimizi önünü kesen, demokrasimizin önüne set çeken kişileri bilmesinden niye rahatsızsınız? Bunu açıklayın’ diyorum. Buna da cevap vermiyorlar. Sadece ideolojik gerekçelerin arkasında sığınıp, ’Biz karşıyız’ diyorlar. Ben de, ’Kusura bakmayın, sizin değil, arkamıza aldığımız milletimizin, Anadolu insanının gücüyle ve desteğiyle bunları yapacağız’ diyorum. Yapmak istediğimiz bunlar arkadaşlar. Destek olacaksınız, sizin desteğinizle bunları yapmak istiyoruz" dedi.

Büyükakın: "Bütün kongrelerde Kocaeli’nin adı gururla duyuldu"

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da konuşmasında, AK Parti Gençlik Kolları’nın hazırladığı film gösterimine hayran kaldığını ifade ederek, "Bin yıllık hikayemizin özeti olmuş" dedi.

AK Parti Gençlik Kolları’nı çalışmaları dolayısıyla tebrik eden Başkan Büyükakın, "Kutlu bir davanın yolcularıyız. Sizleri tebrik ediyorum. Sizler her zaman bu kentin gururu oldunuz. Sizlerden hep gururla bahsedildi. Kongrelerde ’Kocaeli her zamanki yerinde’ dedirttiniz. Konuşmaları böldünüz, ’Maşallah Kocaeli’ denilene kadar yürekten bağırmayı bildiniz. Bütün kongrelerde Kocaeli’nin adı gururla duyuldu" dedi.

İnan: "Recep Tayyip Erdoğan gibi lidere sahip başka bir gençlik hareketi yok"

İzmir Milletvekili ve AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Eyyüp Kadir İnan ise, "Dünyada Recep Tayyip Erdoğan gibi lidere sahip başka bir gençlik hareketi yok. O nedenle sizler BM’de nesli tükenen balinaları değil, Ege Denizi’nde yitirdiğimiz onca insanı, Ege Denizi’nde yitirdiğimiz Aylan bebeğin hakkını savunan, o kürsülere mazlumların hakkını savunan Recep Tayyip Erdoğan gibi liderin gençlik teşkilatı olduğunuzu aklınızdan, yüreğinizden asla çıkarmayınız. Bugün burada sadece bir kongre için toplanmadık. Bugün belki aranızdan yeni Fatihler çıkar, yeni fetihlere yürür. Yeni Adnan Menderesler çıkar, Ezan-ı Muhammediyeye dar ağacına gitmek uğruna her şeyiyle birlikte sahip çıkar. Bir Recep Tayyip Erdoğan aramızdan çıkar, Ayasofya’da zincirleri kırdığımız gibi Türkiye’nin önündeki zincirleri kırar diye toplandık. Bunun için ahdimiz var" diye konuştu.

İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak oldu

Mevcut AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Çağatay Çağlayan’ın aday olmadığı kongrede tek isim Doğan Orak oldu. 600 delegenin oy kullanma hakkı bulunan kongrede, AK Parti Gençlik Kolları İl Başkanlığı görevine Doğan Orak seçildi.

Osman Ayaydın - Samet Albayrak - Ravza Yılmaz



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Oğlunun ölüm davasında erteleme kararı çıkan anne hastanelik oldu Karabük’te 23 ay önce meydana gelen ve motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin davanın karar duruşmasının ertelenmesi üzerine fenalaşan anne hastaneye kaldırıldı. 2024 yılı Haziran ayında Karabük-Yenice kara yolu Yeşilköy mevkiinde meydana gelen kazada, Yenice yönüne seyir halinde olan 25 yaşındaki Sefa Tulumoğlu, akaryakıt tesisine dönüş yapmak için manevra yapan Tuncay İncebacak (40) idaresindeki otomobile çarpmış, genç sürücü hayatını kaybetmişti. Kazaya ilişkin açılan davanın duruşması Karabük Adalet Sarayı’nda görüldü. Duruşmaya, hayatını kaybeden motosiklet sürücüsünün annesi Fatma Tulumoğlu, babası Satılmış Tulumoğlu, yakınları ile üyesi olduğu KASK Kafalılar Motosiklet Derneği üyeleri katıldı. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun eksik veya çelişkili olması nedeniyle uzman ekiplerce yeniden değerlendirme yapılmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Kararın ardından anne Fatma Tulumoğlu sinir krizi geçirerek bayıldı. Yakınları ve çevredekilerin yardımıyla adliye dışına çıkarılan Tulumoğlu’na sağlık ekipleri ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Daha sonra ambulansla hastaneye kaldırılan Fatma Tulumoğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. KASK Kafalılar Motosiklet Derneği Başkanı Umut Kahriman, karar duruşmasının kusursuz olmalarına rağmen ileri bir tarihe ertelenmesinden dolayı üzüntü duyduklarını belirterek, adalet istediklerini söyledi.
Ankara Bakan Yumaklı: "Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında, bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Son 7 aydaki yağışlar, 66 yılın en yüksek seviyesini gördü. Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında. Hatta bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda" dedi. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Etlik Tesisleri’nde yeni iş makinelerinin hizmete alınması dolayısıyla tören düzenlendi. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta ile çok sayıda davetli katıldı. Konuşmasında maliyeti yaklaşık 2,7 milyar lira olan 150 yeni iş makinesinin hayırlı olmasını dileyen Yumaklı, "Son 23 yılda 4,7 trilyon liralık yatırım yaparak, 11 bin su ve sulama tesisini hizmete aldık. 805 baraj ve 522 gölet inşa ettik. Bu yatırımlarla su depolama kapasitemizi yüzde 38 arttırarak, 184 milyar metreküp seviyesine ulaştırdık. Sulanan alan miktarımızı yüzde 52 artışla 72 milyon dekara çıkardık. 352 içme suyu tesisi inşa ederek, şehirlerimizin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşıladık. 6 bin 239 yeni taşkın koruma tesisi inşa ettik. 2026 yılı içerisinde de 300 su projesini daha hizmete alacağız" diye konuştu. "Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında, bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda" "Geçen yıl kuraklıkla ilgili önemli bir sınav verdik" diyen Bakan Yumaklı, "Bu yılki yağışlar normaline göre yüzde 30, geçen yıla göre ise yüzde 73 artmış durumda. Hatta bazı bölgelerimizde bu artış yüzde 100’ün üzerine çıktı. Son 7 aydaki yağışlar, 66 yılın en yüksek seviyesini gördü. Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında. Hatta bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda. Bu rakamlar elbette memnuniyet verici. Ancak su doğru yönetilmediğinde ve bilimsel kurallara uygun şekilde kontrol altına alınmadığında dünyanın en yıkıcı afetlerinden birine dönüşebiliyor. Bu anlamda DSİ’nin iş makineleri, taşkın korumada ve afetle mücadelede çok büyük bir vazife üstleniyor" şeklinde konuştu. "İş makinesi ve ekipman sayımız 5 bin 776’ya ulaştı" Bakan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece 2025 yılı içerisinde 81 ilimizde toplam 199 toplu makinalı çalışma ve bin 311 münferit çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmalarla yaklaşık 20 milyon dekar alan korundu, 10 binden fazla yerleşim yeri taşkın riskinden korundu. DSİ bugün Türkiye’nin en büyük kurumsal iş makinesi parkını yönetiyor. Son alımlarla birlikte iş makinesi ve ekipman sayımız 5 bin 776’ya ulaştı. Bugün teslimini gerçekleştirdiğimiz yeni 80 dozerle dozer sayımız yüzde 35 artışla 311’e yükseldi. Genç dozer oranı yüzde 41’den yüzde 67’ye ulaştı. Bu modernizasyon sayesinde yıllık kazı kapasitemiz yüzde 58 artışla 63 milyon metreküpe yükseldi. Ülke ekonomisine bu sayede yıllık yaklaşık 2,2 milyar lira katkı sağlamış oluyoruz. Alınan iş makinaları kendisini 1 yılda amorti ediyor." Bakan Yumaklı, DSİ’nin yalnızca taşkınlarla değil, deprem, orman yangını ve çığ gibi afetlerle de mücadelede aktif rol aldığını belirterek, iş makinelerinin AFAD koordinasyonunda afet bölgelerine sevk edildiğini söyledi. Yumaklı, son olarak Samsun, Çankırı ve Şırnak’ta aşırı yağışların ardından DSİ ekiplerinin diğer kurumlarla birlikte sahada çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Gerektiğinde Milli Savunma Bakanlığı emrinde Mehmetçiğe de destek verdiklerini kaydeden Yumaklı, taşkın risklerini azaltmak amacıyla Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ni yaygınlaştırdıklarını, bu sistem sayesinde ani su yükselmelerinin anlık takip edilerek vatandaşlar ve ilgili kurumların SMS ile hızlı şekilde bilgilendirildiğini aktardı. Dualar eşliğinde kurdele kesimi gerçekleştirilen törenin ardından Bakan Yumaklı, araçları inceleyerek detaylı bilgi aldı. İş araçlarının kullanımına yönelik simülasyon eğitimi verilen alanları gezip deneyimleyen Bakan Yumaklı, "Burada, sahada bizatihi herhangi bir makinenin üzerine çıkmadan bile arkadaşlar kendilerine gösterilmiş olan bir alanın senaryoyla birlikte gerçekleştirmelerini, o görevi ifa etmelerini burada simüle edebiliyor. Her şeyden önce kazalardan korunmuş oluyorsunuz. Operatörlerin yapmış oldukları hataları arkadaşlarımın burada sonradan tekrar tekrar kendilerine gösterme imkanı oluyor. Gerçekten elimizdeki makinelerin, ekipmanların son dönemdeki hem gençleştirme hem de teknolojinin son jenerasyonunu kullanma anlamında yeni yatırımlarımız çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Ben her zaman şunu söyledim; bu makinelerin hepsi bize bu milletin emaneti. Doğru yerde doğru zamanda kullanmamız gerekiyor" dedi.
Erzurum Coğrafi işaret alan Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un kadim lezzetlerinden biri olan Erzurum Paça Çorbası’nın coğrafi işaret tescil belgesi alması vesilesiyle Müceldili Konağı’nda düzenlendi. Programda basın mensuplarına Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı ve katılımcılara ikram edildi. Erzurum’un asırlık lezzetlerinden paça çorbasının coğrafi işaretle tescillenmesi, kentin gastronomi kimliğinin güçlenmesine ve yöresel mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geçmişiyle Türk mutfağında önemli yere sahip paça çorbası, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı başvuru sonucu "Erzurum Paça Çorbası" adıyla tescil edildi. Şehirde Erzurum paça çorbasıyla birlikte 62 ürün coğrafi işaret alırken, 20 ürünün ise tescil aşamasında olduğu belirtildi. "Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, programda yaptığı konuşmada, Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofrasının bereketine, kadim mutfak mirasına ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Erzurum Paça Çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O; bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır. Bugün çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum Paça Çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir. Bugün tescillenen Erzurum Paça Çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir; geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün tescillenen bu değer; yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programda Erzurum Vali Yardımcısı Sinem Büyüknalçacı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Gastronomi Müdürü Resul Parlak da birer konuşma yaptı.
Tekirdağ Emek ve sabır bir araya geldi: Özel öğrencilerin el emeği eserleri sergilendi Tekirdağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde özel öğrenciler tarafından hazırlanan el emeği ürünler düzenlenen sergide beğeniye sunuldu. Okulda eğitim gören özel öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı çalışmalar için sergi programı düzenlendi. Sergide öğrencilerin yaptığı süs eşyaları, tablolar, vazolar ve çeşitli el işi ürünleri ziyaretçilerin ilgisini çekti. Öğrencilerin büyük emek harcayarak hazırladığı ürünler, öğretmenler ve aileler tarafından da takdir topladı. Sergiyi gezen davetliler öğrencilerin çalışmalarını tek tek inceleyerek bilgi aldı. Etkinlikte öğrencilerin sosyal gelişimlerine katkı sağlayan sanatsal çalışmaların önemine dikkat çekilirken, özel bireylerin ortaya koyduğu başarıların desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Tekirdağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğretmeni Leyla Rahşan Karavelioğlu yaptığı açıklamada, ‘’Biz Özel Eğitim Sınıfları olarak, öğretmen arkadaşlarımızla birlikte bu hafta bir farkındalık haftası. Engelliler Haftası Demek İstemiyoruz biz, farkındalık haftası demek istiyoruz. Bizde farkındalığımızı göstermek istedik ve çocuklarımızla birlikte hepsi el emeği göz nuru bir sergi düzenledik. Sergimizin içerisinde panç örnekleri var, çocuklarımızın yaptığı resimler var, kendilerinin sıfır atıkla yaptıkları ürünler var. Burada özellikle şunu vurgulamak istedik bizim çocuklarımızın çok güzel destekle, çok güzel şeyler yapabileceklerini kanıtlamak istedik. Burada özellikle pançı yapan öğrencilerimiz var gerçekten diyorlar ki bunları sizin öğrenciler yapmıyorlar, hayır onlar kendileri yapıyorlar. Resimleri yapan öğrencilerimiz var gerçekten onlar yapıyorlar, onların emekleri. Bizde bu emekleri sizlere göstermek istedik, gerçekten çok güzel yıl boyunca yaptıkları işler var ama bir şeylerin görünmesi gerekiyor. Bu çocukların bir şeyleri başardığını topluma göstermemiz gerekiyor" dedi.