SPOR - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 19:53

Başantrenör Yolcu’dan taraftara çağrı: "Burada rakibe kabusu yaşatalım"

A
A
A
Başantrenör Yolcu’dan taraftara çağrı: "Burada rakibe kabusu yaşatalım"

Türkiye Basketbol Ligi’ne davetle dönüş yapan Kocaeli BŞB Kağıtspor’da başantrenör Ahmet Murat Yolcu taraftara seslenerek, "Bu sezon rakiplerimize burada kabusu yaşatalım" dedi. Yıllardır Kağıtspor’u çalıştırmasıyla ilgili olarak da "Bir antrenör için şanslıyım" yorumunu yaptı.


Geçen sezon Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde (TB2L) mücadele eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor, bir yıl aradan sonra Türkiye Basketbol 1. Ligi’ne (TBL) geri döndü. 19 Eylül’de ilk maçına çıkacak olan kulübün başantrenörü Ahmet Murat Yolcu, basına açık yapılan antrenman öncesinde soruları yanıtladı. Sürpriz yükselme sonrası kadro hazırlıkları konusunda deneyimli çalıştırıcı Yolcu, "Öncelikle bizi iyi ve kötü günde hiç yalnız bırakmayan basın mensuplarına teşekkür ediyorum. İkinci teşekkürüm ise Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a. Bir gün bile Kağıtspor ailesinden elini çekmedi, daha da üstüne koyarak devam ediyor. Onun meyvesini de burada alıyoruz. Bu sene TB2L’de direkt şampiyonluğa oynayacak kadro kurmak istedik. Yönetim kurulunun yardımıyla güzel bir kadro kurduk. Bu karar geldikten sonra da elimizdeki mevcut oyunculara birkaç takviye yaparak hedefimizi belirledik. İlk önce hedefimiz kalıcı olmak, ondan sonra da seneler içinde büyüyerek devam etmek" dedi.



"Hazırlıklıydık. Yabancı konusunda temkinliyiz, en iyiyi araştırıyoruz"


Başantrenör Ahmet Murat Yolcu, "İbrahim Başkan hep, ’Yarın bir gün böyle bir şey gelirse en azından belli bir oyuncu grubuyla üstte oynayabilelim. Sürpriz olmasın. Baştan aşağı kadro kurmayalım’ diye söylüyordu. Bu yönde bir çalışmamız oldu. Ama bu sene ligin kalitesi çok yüksek. O yüzden temkinliyiz. 2 yabancı oyuncu kadromuza katılacak. En iyisini araştırarak gidiyoruz. Eklemelerimizi de ona göre yapacağız. Kocaeli basketbolunda istikrar var. İyi günde herkes var ama kötü günde koçunun, basketbol branşının arkasında durmak çok değerli. Bir antrenör için çok şanslıyım" diye konuştu.



"Basketbol branşında zor dönemler yaşasak da ailemiz bizi yalnız bırakmadı. Şimdi yeni pencere açılıyor"


Geçen sene iyi sezon geçirmelerine rağmen son saniyelerde kaybettikleri Kahramanmaraş İstiklal maçlarını ve yeni sezonun ilk maçında da aynı rakiple eşleşmelerini değerlendiren Yolcu, "Geçen sene kadro bütünlüğü olarak her yerde üstündük ama 2 maçımız birer sayıyla bitti. Birinde burada son saniye basketiyle, diğerinde orada üç tane topu kullanamadan kaybettik. Talihsizlikti ama kaderin cilvesi. Bakalım bu sene hayırlısı olsun. Kağıtspor çok güzel bir aile. O kötü günlerde; her sene teklif alabilecek bir potansiyelim var ama niye burada durduğumu düşündüm. Olimpiyatlarda Kağıtspor’dan çıkan sporcuları görünce daha iyi anladım. Muhteşem bir ailenin parçasıyım. Oyuncularımız da bu aidiyet duygusuyla hareket etti. Kadromuz küçülse de, basketbol branşında zor dönemler yaşasak da ailemiz bizi yalnız bırakmadı. Şimdi de bize yeni bir pencere açılıyor. inşallah hep beraber değerlendireceğiz" şeklinde konuştu.



"Mücadele etmezsek, savunma yapmazsak ayakta duramayız"


Hızlandırılmış şekilde antrenmanlara devam ettiklerini, bu sezon güçlü bir takımın sahada olacağını söyleyen başantrenör Ahmet Murat Yolcu, "Mücadele etmezsek, savunma yapmazsak ayakta duramayız. Bu lig çok sert bir lig. Bu yüzden mücadeleyi üst seviyeye taşıyacak oyuncuların peşindeyiz. Transfer anlamında ince eleyip sık dokuyoruz. Araştırmalarımız sürüyor. İniallah seveceğiniz bir isim gelir. Birini de özellikle uzun ve mücadeleci bir oyuncu olarak değerlendirmek istiyoruz" dedi.


A Milli Takım’a da bu akşamki karşılaşmada başarı dileyen Yolcu, "Basketbol anlamında şu anda en kaliteli jenerasyona sahip. Madalya beklentisi en yüksek jenerasyon bu. Avrupa Basketbol Şampiyonası’ndaki maçta dualarımız Türkiye ekibiyle. Çok değerli bir hocamız da var. İnşallah gönlümüzden geçen olur" ifadelerini kullandı.



"Burada rakibe kabusu yaşatalım"


Taraftarı ve basketbol severleri maçlarına davet etmeyi ihmal etmeyen Yolcu, "Burayı bir mabede çevirelim. Burada öyle bir atmosfer oluşturalım ki buraya gelen rakip buradan kolay çıkamasın. Burada rakibe kabusu yaşatalım. Bizim için bu çok önemli" sözlerini kullandı.



"Gönlümüz Süper Lig’i ister ama adım adım ilerleyeceğiz"


Son olarak Süper Lig hedefiyle alakalı soruyu yanıtlayan Kocaeli BŞB Kağıtspor Başantrenörü Ahmet Murat Yolcu, "Tabii ki gönlümüz Süper Lig’i ister ama adım adım gideceğiz. Önce ligde kalıcı olduğumuzu göstermemiz lazım ki hayallerimize ulaşabilelim. Tahir Başkanımızın da çok güzel projeleri var. İnşallah bu sezon onları gerçeğe dönüştüreceğiz" ifadelerini kaydetti.



Başantrenör Yolcu’dan taraftara çağrı: "Burada rakibe kabusu yaşatalım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Eczacılık ve sağlığın sembolü sayılan 791 yıllık kadehe sarılı yılan heykeli bu müzede sergileniyor Selçuklu dönemine ait darüşşifa geleneğini yansıtan, eczacılık ve sağlığın sembolü olarak bilinen "kadehe sarılı yılan" Çankırı Müzesinde sergileniyor. Selçuklu döneminde darüşşifa geleneğini yansıtan, tıp ve eczacılığın sembolü olarak kabul edilen "kadehe sarılı yılan" heykeli, Çankırı Müzesi’nde sergileniyor. Taş Mescit’ten (Cemaleddin Ferruh Darüşşifası) çıkartılan eser, sağlık ve tıp tarihi açısından önemli buluntular arasında bulunuyor. 1235 yılında yapılan darüşşifada işlenilen heykelde bulunan yılan şifa ve yenilenmeyi, kadeh ise ilacın ya da şifalı suyun sunumunu temsil ediyor. Orijinal haliyle sergilenen heykel, müzede en çok ziyaret edilen objeler arasında yer alıyor. "Bu yılan eczacılığın temelini oluşturmaktadır" Heykelin orijinal halinin Çankırı Müzesinde sergilendiğini söyleyen İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı, "Çankırı Müzesi, Etnografya bölümünde eczacılığın sembolü kadehe sarılı yılan bulunmaktadır. Bu yılan eczacılığın temelini oluşturmaktadır. 1235 yılında Selçuklu döneminde yapılan Çankırı Darüşşifasında işlenen heykel, eczacılığın ve sağlığın sembolüdür. Orijinali ise bu müzede sergilenmektedir. Kadehe sarılı yılan eczacılığın sembolü olduğundan dolayı ilimize gelen ziyaretçilerin müzemizde en çok ziyaret ettiği objelerin başında gelmektedir. Gelen yeri ve yabancı turistlerden ise yoğun ilgi görmektedir. Bu heykel sayesinde tıp dünyasından birçok ziyaretçimizi müzemizde ağırlama imkanı bulmaktayız" dedi.
Diyarbakır Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğdu, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu Mardin’in Kızıltepe ilçesinde nadir görülen bir doğumsal anomali ile dünyaya gelen bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında (gastroşizis) doğan bebek, doğumun hemen ardından acil müdahale kapsamında ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine sevk edildi. Hastaneye ulaştırılan bebek, zaman kaybedilmeden gece saatlerinde ameliyata alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından bebek, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Yaklaşık bir ay süren titiz tedavi sürecinin ardından bebeğin genel sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine taburcu işlemleri gerçekleştirildi. Op. Dr. Çal, gastroşizisin doğumda karın duvarının tam gelişmemesi sonucu bağırsakların karın dışında bulunmasıyla ortaya çıkan ciddi bir tablo olduğunu belirterek, "Bu tür vakalarda en önemli unsur hızlı sevk ve erken cerrahi müdahaledir. Doğumdan hemen sonra yapılan doğru müdahale ve yoğun bakım süreci sayesinde bebeğimiz sağlığına kavuştu. Multidisipliner ekip çalışması bu başarıda büyük rol oynadı" dedi. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise vaka sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İlimizde sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve koordineli şekilde yürütülmesi sayesinde bu zorlu vaka da başarıyla sonuçlanmıştır. Sevk sürecinden ameliyata, yoğun bakım takibinden taburculuğa kadar emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın en ileri düzeyde sağlık hizmetine erişimi için çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Zorlu bir süreci başarıyla atlatan bebeğin sağlığına kavuşması, hem ailesine hem de sağlık çalışanlarına büyük mutluluk yaşattı. Yetkililer, bu tür vakalarda erken müdahale ve ekip koordinasyonunun hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguladı.
Gaziantep Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil" Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti. Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor. Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı 70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti. "Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi. "Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik" Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi. "Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım" Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.