GÜNDEM - 08 Eylül 2024 Pazar 10:06

Bu dükkan müşterilerini geçmişe götürüyor

A
A
A
Bu dükkan müşterilerini geçmişe götürüyor

Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki nostalji dükkanı, sahibi Sertan Uygur’un çocukluk hatıralarına kapı aralıyor. Uygur, dükkanında yalnızca eski eşyalar satmakla kalmıyor, her bir parçada geçmişini yeniden yaşıyor.


Tepecik Hamam Sokağı’nda yer alan nostalji dükkanı, sahibinin çocukluk hatıralarına ev sahipliği yapıyor. 38 yaşındaki Sertan Uygur, sadece eski eşyalar satmıyor, her bir parçada çocukluğuna dair izler buluyor. Babasının sigara paketiyle bu serüvene başlayan Uygur, eski oyuncaklardan kaset çalarlara kadar uzanan geniş bir koleksiyonun ortasında geçmişe duyduğu özlemi her gün yeniden yaşıyor. Uygur’un dükkanında eski radyo, televizyon, kasetler, kaset çalar, fotoğraf makinesi, kamera, gazete ve dergiler gibi birçok ürün bulunuyor.


Sektörde yaklaşık 9 yıldır faaliyet gösteren Sertan Uygur, antikalara olan ilgisinin çocukluğuna dayandığını belirtti. Uygur, "Antika işine rahmetli babamın sigara paketiyle başladım. İnternette gördüğüm bir antika sigarayı sadece dekoratif amaçlı almıştım ancak paketi görünce çocukluğumda babamın sigara aldırmak için beni markete gönderdiği günler gözümde canlandı" dedi.



"Çocukluğumdan kalan Pokémon kartlarım ve tasolarımla hala oynuyorum"


Dükkanına adım attığında çocukluk yıllarına döndüğünü söyleyen Uygur, "Zamanla internetten gördüğüm eşyaları toplayarak bu dükkanı oluşturdum. Çocukken sahip olamadığım her şey burada var. Omo kutusu, eski sigara paketleri... Hepsini bir araya getirerek içimdeki çocuğu yaşatıyorum" diye konuştu. Uygur, geçmişe olan bu bağlılığını, "Masamın üzerinde dizdiğim Pokémon kartları ve tasolarla bazen kendi başıma oynuyorum ve bu beni çok mutlu ediyor" şeklinde dile getirdi.



"Kaset çalarım eşime olan aşkımı simgeliyor"


Uygur’un dükkanındaki favori parçalardan biri ise 55 yıllık bir kaset çalar. Bu özel eşyanın hikayesini paylaşan Uygur, "Kendisi benim favori ürünüm, hikayesi de çok güzel. Kaset çaları girdiğimiz bir dükkanda görmüştük, henüz bu işe başlamamıştık, koleksiyonları hobi amaçlı topluyorduk. Eşim bir gün bir dükkanda arka planda çalan kaset çaları gördü ve ’keşke bizim olsa’ dedi. Bir dahaki sefer gittiğimizde onu satın aldım ve eşime ’hayatını benimle birleştirdiğin için sana hediyemdir’ dedim. Bu kaset çalar manevi değeri olan bir antika" ifadelerini kullandı.



"Her ürünün manevi bir hikayesi var"


Sertan Uygur, her antika ürünün hem ticari hem de manevi bir değer taşıyabileceğini vurgulayarak, "Bazı ürünler vitrinde görsel amaçlı durur yani satılık değildir. Mutlaka bizim dükkanımızda da satılmayan ürün var. Mesela dün bir amca, 50 yıl önce babasının kullandığı bir fotoğraf makinesini satmak istediğini söyledi. Hikayesini sordum. 50 yıl önce çocukluk fotoğraflarını çeken bir fotoğraf makinesi olduğunu söyledi. O makineyle zamanında çocukluk fotoğraflarını çekmişler. Böyle hikayeler bana her zaman geçmişin güzelliğini hatırlatıyor" diye konuştu.



Bu dükkan müşterilerini geçmişe götürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.