ASAYİŞ - 29 Eylül 2023 Cuma 10:58

Dolandırıcıların yeni geliştirdiği yönteme düşen, binlerce lirasını kaptırıyor!

A
A
A

Vatandaşları mağdur etmek için her türlü taktiği geliştiren dolandırıcıların yeni yöntemi SMS yoluyla gönderilen, "Ağır ceza dosyanız var" yalanı oldu. Aynı mesajı İHA Muhabiri Mert Gürenç’e de gönderen dolandırıcılar, hem yalanları hem de pişkin cevaplarıyla "pes" dedirtti.

Vatandaşların paralarını almak ve onları mağdur edebilmek için her yolu deneyen dolandırıcılar, son yıllarda teknolojiyi de kullanarak, yeni yöntemler uygulamaya başladı. Bu yöntemlerin en başında ise telefona gönderilen SMS’ler yer alıyor. Vatandaşların cep telefonlarına, "Sn. müşteki ağır ceza dosyanız için son bildirim günüdür. Bilgi almak için kontrol ediniz" gibi altında linkle mesaj gönderen dolandırıcılar, bunu yaparken de çoğunlukla hukuk bürolarının ismini kullanıyor ve kendilerini avukat ya da devlet memuru olarak tanıtıyor.

"Ağır ceza dosyanız var" yalanı

İhlas Haber Ajansı Muhabiri Mert Gürenç de, telefonuna gönderilen "Ağır ceza dosyanız için son bildirim günüdür" mesajı üzerine bozuntuya vermedi ve dolandırıcılar ile iletişime geçti. "Zambak Hukuk Bürosu’ndan avukat İdil Tekin" diyerek kendini tanıtan dolandırıcı, Gürenç’e, "Dosyanızda TCK’nın 7258 Sayılı Kanunu 5. Maddesi ihlalini görüntülüyorum. Yasa dışı bahis ve kumar sitelerine giriş çıkış sağladığınız siber güçler tarafından tespiti sağlanmış olup, tarafınıza 58 bin 750 TL idari para cezası gözükmekte" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda dolandırıcı, Gürenç’in adresine tebligat gönderildiği ancak kendisine ulaşmadığı yalanını söyleyerek, "İstanbul Anadolu Adliyesi mali müşavirliğine aktarayım. Oradan ödeme işlemleri hakkında bilgi almak isterseniz yardımcı olurlar" dedi.

"Ben hep ünlü olmak istemişimdir zaten"

Bu kez de kendini İlker olarak tanıtan bir başka dolandırıcı telefonun başına geçti ve mali müşavirlikte çalıştığı yalanıyla, sözde 58 bin 750 TL olan borcun, indirimle 18 bin 900 TL’ye düştüğünü ifade etti. Whatsapp üzerinden banka hesap numarası da gönderen dolandırıcının hayalleri, Gürenç’in "Ben İhlas Haber Ajansı muhabiriyim" söylemi üzerine suya düştü. Gürenç’in gazeteci olduğunu öğrenen dolandırıcı, "Ben hep ünlü olmak istemişimdir zaten. Teşekkür ederim bu isteğimi gerçekleştirdiğiniz için. Çok mutlu oldum şuan" dedi.

"Komik ama maaelesef sıkıntılı bir durum"

Dolandırıcılar ile bilerek iletişime geçtiğini kaydeden Mert Gürenç, "Telefonumda ağır ceza mahkemesinde dosyam olduğunu, cezam olduğunu yazan mesaj gördüm. Hemen telefon numarasını aradım ama biliyordum ağır cezada benim dosyam yok. E-devletten sürekli olarak kontrol ederim. Daha sonra kendilerini aradım. Hukuk bürosu dediler. Yasa dışı bahis sitelerinde oyun oynadığım için 58 bin lira civarında cezam olduğunu ama İstanbul Anadolu Sarayı’nı arayarak uzlaştırmada 18 bin TL’ye düşüreceğini söylediler. Hukuk bürosundan beni oraya yönlendirdiler. O da nasıl oluyorsa. Mali müşavir İlker Bey isminde biri çıktı. ’Dosyanız var. 18 bin TL ödediğiniz takdirde kalkacak’ dedi ama bilmiyorlar ki benim bahis sitelerinde oyun oynamadığımı. İddia, kumar gibi şeylerle işim yok. Daha sonra kendisine İhlas Haber Ajansı muhabiri olduğumu söyledim. O da bana, ’Aaa ne kadar güzel. Bende ünlü olmak istiyordum’ gibi bir cevap verdi. Aslında komik ama maalesef sıkıntılı bir durum. Bu tarz olaylarda e-devlet şifrenizle girip, kontrol edebilirsiniz. Hemen verdikleri adrese para göndermeyin çünkü ’İl dışındayım’ dediğimde İBAN adresi verdiler. Adrese bakıyorsanız Baran Gümüş adında birine ait" dedi.

Avukattan önemli uyarı

Son zamanlarda dolandırıcıların birçok yöntem geliştirdiğini ifade eden avukat Cüneyt Fidan, "Son vakitlerde de en çok karşılaştığımız yöntemlerden bir tanesi, dolandırıcıların hukuk bürolarını ve avukat isimlerini kullanmaları. Bu dolandırıcılar, kendilerini sanki bir hukuk bürosuymuş ya da avukatmış gibi göstererek, vatandaşlara borçlu olduklarını ve belirli süre içerisinde borçlarını ödemeleri gerektiğini söylemektedirler. Yine bu dolandırıcılar vatandaşlara, haklarında icra takibi başlatıldığını veya borcu ödemezlerse borcun 2’ye, 3’e katlanacağını söylemektedirler. Vatandaşlara bu konuda çok dikkat etmesini söylüyoruz. Her atılan mesaja, her yapılan aramaya inanmamaları gerektiğini söylemek istiyorum. Devletimizin geliştirip hizmete açtığı e-devlet ve UYAP vatandaş aracılığıyla bütün vatandaşlarımız haklarında icra takibi olup olmadığını sorgulayabilirler. Eğer böyle bir arama veya mesaj alan bir vatandaşımız, hakkında icra takibi başlatıldığı söyleniyorsa kendisine hemen e-devlet veya UYAP Vatandaş aracılığıyla icra takibi olup olmadığını sorgulayabilir" ifadelerini kullandı.

"Vatandaşlarımız her mesaja inanmasın"

Cüneyt Fidan, avukatların daima süreçleri yasal yollarla yürüttüğünün de altını çizerek, "Bir avukat icra takibi başlattığında karşı tarafa resmi tebligat yoluyla bunu bildirir. Bununla birlikte avukatlar alacak ilişkisi varsa bunu icra takibine koyarlar. Bu sebeple de vatandaşlarımız düz, kuru mesajlara inanmasınlar. E-devlet’ten sorgulasınlar veya tebligat beklesinler çünkü avukatlar sadece arayarak veya mesaj atarak ilerlemezler. Yasal yollarla süreçleri iletirler" diye konuştu.

Çağrı Gökdemir - Aslı Aktaş

 

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Esnaf ve sanatkârlar yeni yıldan ümitli" Esnaf ve sanatkârların mali zor bir yılı geride bıraktığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 2026 yılına girerken esnaf, hem ekonomik gelişmeler hem de yapılması beklenen düzenlemeler nedeniyle daha umutlu bir beklenti içerisindedir. Enflasyonun düşmesi yönündeki beklentiler ve bugüne kadar kadük kalan bazı kanunların hayata geçirilmesiyle esnafı rahatlatacak adımların atılması, 2026 yılının daha olumlu geçeceğine dair umudu artırmaktadır" dedi. "7 bin 200 prim günü sözü artık hayata geçirilmeli" 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde esnafın en büyük beklentilerinden birinin sosyal güvenlik alanında verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Özellikle norm birliği sağlanması beklenen sektörlerde ve sosyal güvenlik alanında önemli sorunlar devam etmektedir. Esnafın uzun süredir yaşadığı 7200 prim günü mağduriyeti hâlen giderilememiştir. Aynı şekilde perakende sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler de bu yıl içinde sonuçlandırılamamıştır. Esnafın temel beklentileri açıktır. Sosyal güvenlikte 7200 prim gününün 9 bin günle eşitlenmesi ve perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısındaki eksikliklerin giderilmesi öncelikli talepler arasındadır" şeklinde konuştu. Yıllardır dile getirdikleri Perakende Yasası’nın güncellenmesi talebinin de artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "En azından haftada bir gün zincir marketlerin kapatılması, esnafla doğrudan rekabet eden sigara ve ekmek gibi belirli ürün gruplarının satışına ilişkin sınırlamaların, yasal düzenleme çıkıncaya kadar tebliğlerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, esnafın ayakta kalabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli sorun ise kira stopajı uygulamasının devam etmesidir. Bu uygulama hem devlet açısından vergi kaybına yol açmakta hem de esnafın çifte vergi ödemesine neden olmaktadır. Gayrimenkul sahibi kira geliri üzerinden vergi öderken, esnaf da yüzde 20 oranında stopaj yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Ortalama 20 bin liralık bir kira bedeli düşünüldüğünde, esnafın aylık 4 bin lira ek vergi ödemesi gerekmekte, bu durum, zaten yüksek olan giderleri daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Esnaf aylık binlerce lirayı çifte vergiye ödüyor" Enerji maliyetlerinin esnafın en büyük yüklerinden biri olduğuna dikkat çeken Palandöken, "Doğal gaz ve elektrik kullanımında bugüne kadar uygulanan devlet destekleri ve kilovat başına sağlanan indirimlerin kaldırılması, belirli tüketim miktarlarını aşan esnaf için ciddi maliyet artışlarına neden olmuştur. Bugün birçok esnaf, dükkân kirasını aşan elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kira stopajı, enerji giderleri ve diğer girdi maliyetleri bir arada değerlendirildiğinde, esnafın mali yükü sürdürülemez bir noktaya gelmektedir" diye konuştu. "Esnafı güçlendirmek türkiye ekonomisini güçlendirmektir" Esnafın korunmasına yönelik Anayasa’nın 173’üncü maddesi kapsamında esnafa sağlanan kredilerin, piyasa faizlerine kıyasla düşük görünse de esnaf için hâlen yüksek kaldığını belirten Palandöken, "Bunun temel nedeni, esnafın müşterileriyle yıllardır sürdürdüğü faizsiz deftere yazma usulüyle çalışması ve bu kültürün devam etmesidir. Bu nedenle ortaya çıkan kredi modeli, piyasaya göre ucuz ancak esnaf açısından pahalı bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca KDV oranlarında da adil ve sürdürülebilir bir birlikteliğin sağlanması gerekmektedir. Esnafı en çok mağdur eden uygulamalardan biri, yüzde 1 oranıyla alımı yapılan bir ürünün satışta yüzde 10 KDV oranına tabi tutulmasıdır. Yüzde 1’le giriş yapan bir ürünün yüzde 1’le çıkmasının sağlanması, esnafın mağduriyetinin giderilmesi açısından vazgeçilmez bir düzenleme olacaktır. Ekonomik istikrarın sağlanması, esnafın rahatlaması ve güçlenmesi adına gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü esnaf güçlendiğinde ülke ekonomisi de güçlenecek, esnafın ayakta kalmasıyla birlikte rekabet gücü korunacaktır" şeklinde konuştu.
Hatay Dünyanın en iyi tatlısı seçilen ‘Antakya Künefesi’ down sendromlu Mehmet’in ellerinde tat buluyor HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan down sendromlu Mehmet Doğru, 6 ay önce çırak olarak başladığı künefecide kendini geliştirerek künefe yapmayı öğrendi. Ustası Müslüm Günal’ın öğrettikleriyle dünyanın en iyi tatlısı olan Antakya künefesini yapmayı başaran Doğru’nun kendine özel müşterileri bulunuyor. Türkiye’nin medeniyet şehri olan Hatay, yöresel yemekleri ve tatlılarıyla gastronomi şehir olarak öne çıkıyor. Bölgeye özgü lezzetlerden olan Antakya künefesi, 2008 yılında tescillenerek kayıtlara girdi. Gıda sektörü hakkında araştırma yapıp bilgi sunan ‘TasteAtlas’ dergisi tarafından yapılan çalışmalarda Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Dünya’da bulunan 2 bin 274 tatlının yarıştığı ‘Dünyanın En İyi 100 Tatlısı’ listesinde, 97 bin 422 değerlendirme sonucunda 4,51’lik puan ortalamasıyla en iyi tatlı seçildi. Tuzsuz peynir, kadayıf ve tereyağının bir araya gelmesiyle oluşan künefe, şehrin simgesi haline geldi. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan Müslüm Günal, 20 yıldır dünyanın en iyi tatlısı olan künefe yaparak vatandaşların damaklarında tat bırakıyor. Künefe yemek için Müslüm Usta’yı tercih eden 21 yaşındaki down sendromlu Mehmet Doğru, her gün künefe yediği işyerine 6 ay önce çırak olarak başladı. Müslüm Usta’nın künefe yapmanın inceliklerini anlattığı Doğru, kısa sürede künefe yapmayı öğrendi ve kendine özel müşteri kitlesi oluşturdu. "Bütün insanları Hatay’a künefe yemeye davet ederek, down sendromlu Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" Down sendromlu Mehmet’in yaklaşık 6 aydır yanında çıraklık yaptığını söyleyen künefe ustası Müslüm Günal, "Ben yaklaşık 20 yıldır künefe ustasıyım ve 15 yıldır ise işletme sahibiyim. Künefe yapmayı aileden öğrendim. Künefenin içinde; kadayıf, yöreye ait tuzsuz peynir ve tereyağı kullanılır. Künefe, dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Bu da bizim için gurur vericiydi, dünyanın en iyi tatlısı künefedir. Mehmet 21 yaşında down sendromludur ve aynı zamanda benim köylümdür. Her gün künefe yemeye yanıma gelirdi. Mehmet’i işe alarak künefe ustası yapmaya karar verdik. Mehmet, yaklaşık 6 aydır künefe yapmayı öğreniyor ve kendisinin özel müşterileri var. Hatay, gastronomi şehridir. Künefemiz zaten coğrafi tescil aldı. Künefe, 2025 yılının en iyi tatlısı seçildi. Bütün insanları Hatay’a gelip künefe yemeye davet ediyoruz. Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.