GÜNDEM - 05 Nisan 2026 Pazar 10:51

"Engellisiniz" diyenleri evlenerek, "yapamazsınız" diyenleri zeybek oynayarak susturdular

A
A
A
"Engellisiniz" diyenleri evlenerek, "yapamazsınız" diyenleri zeybek oynayarak susturdular

"Engellisiniz, evlenemezsiniz" diyenleri kurdukları mutlu yuvayla haksız çıkaran Aylin (44) ve Ahmet Arslan (36) çifti, şimdi de tekerlekli sandalyeleriyle sahnede sınırları aşıyor. 8 yaşında bir kızları olan çift, tekerlekli sandalyeleriyle zeybek ve Latin dansı yaparak "yapılamaz" denilenleri bir bir başarıyor.


Mersin’de atılan samimi bir mesajla tanışan Aylin ve Ahmet Arslan çifti, kısa sürede birbirlerine bağlanarak evlilik kararı aldı. Ancak bu karar, her iki ailenin de "Engellisiniz, yapamazsınız" itirazlarıyla karşılaştı. Ailelerinin önyargılarına boyun eğmeyen çift, verdikleri mücadeleyle onları ikna ederek 2016 yılında dünyaevine girdi ve Kocaeli’ye taşındı.


2017 yılında kızlarını kucaklarına alarak hayata daha sıkı sarılan çift, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde tanıştıkları dans eğitimleriyle adeta yeniden doğdu. Tekerlekli sandalyeleriyle zeybek ve Latin dansı yapan çift, sahnedeki uyumları ve azimleriyle izleyenleri duygulandırıyor.


"Olmaz, yapamazsınız, evlenemezsiniz dediler"


Eşiyle internet üzerinden tanıştıktan 3 ay sonra evlilik kararı aldıklarını anlatan Aylin Arslan, aileleri ikna etme sürecinin zorlu geçtiğini belirterek, "Eşimle bir platformda tanıştık. 3 ay bir görüşmemiz oldu, ondan sonra evlilik meselesini konuştuk. Nasıl olur, ne yaparız, ailelerimizi nasıl ikna ederiz diye düşündük. İkimiz evlilik kararı aldık ve bunu ailelerimize açıkladık. Tabii aileler engel durumumuzdan dolayı ’Olmaz, yapamazsınız, evlenemezsiniz’ dediler. İki aile de istemedi ilk başta. Sonra biz ailelerimizi ikna ettik ve 2016’da evlendik, 2017’de kızımız dünyaya geldi. Bir tane kızımız var. Şu an 8 yaşında" dedi.


"Kızıma yemek yaparken zorlanıyorum"


Hayatın zorluklarıyla mücadele ederek bugünlere geldiklerini ve 8 yaşındaki kızlarıyla mutlu bir yaşam sürdüklerini ifade eden Arslan, günlük yaşamda karşılaştığı en büyük zorluğun fiziksel şartlar olduğuna dikkati çekerek, "Evimiz kira. Bütün hayallerimizi gerçekleştirdik ama şimdi tek hayalimiz kendimize ait bir evimizin olması. Manuel sandalye kullandığım için şu anki evin mutfağı bana uygun değil. Kızıma yemek yaparken, eşime çay verirken çok zorlanıyorum. İnşallah bu hayalimizi de gerçekleştiririz" diye konuştu.


"Engel durumumuzu unutturdu"


Arslan, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin ve dansın hayatlarına dokunuşunu ise şu sözlerle anlattı:


"Zeybek bizim için çok başka bir şey. Bizi sosyalleştirdi. Zeybek gerçekten bambaşka bir şey. Engellinin zeybek yapması bir hayal gibi ama biz yapamayız diye düşünüyorduk, şimdi öyle güzel yapıyoruz ki… Yarışmalara katılıyoruz, gösterilerimiz olacak. Latin dansı da yapıyoruz, onu da çok severek yapıyoruz. Hepsi bize çok iyi geldi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi de bizim için çok güzel oldu. Çok aktif olduk, hayata bakışımız değişti. Engel durumumuzu unutturdu. Eşim de ben de oraya seve seve gidiyoruz. Tabii bu imkanı bize veren Tahir Büyükakın Başkanımıza çok teşekkür ederiz. Engelsiz Taksi ile oraya gidip geliyoruz."


"Annem çok destek oldu, Allah razı olsun"


Hikayelerinin eşine attığı "Selam, tanışabilir miyiz?" şeklindeki mesajla başladığını belirten Ahmet Arslan ise evlilik sürecinde annesinin kendisine büyük destek olduğunu söyleyerek, "Eşimle engelli sitesinden tanıştık. Ben ona ’Selam, tanışabilir miyiz?’ yazdım. O da bana esprili bir cevap verdi, ’Sanki 40 yıllık tanıyor gibi yazmışsın’ dedi. Ben de ’Tanışmak için yazdım’ dedim. Öyle başladık. Konuştuk, görüştük. Tabii ilk başta aileler engel durumumuzdan dolayı karşı çıktı ama annem çok destek oldu, Allah razı olsun. Sonra evlendik. Bir çocuğumuz oldu, şu an 8 yaşında. Onunla hayata daha bağlı bakıyoruz. Evlat olması bambaşka bir şey" dedi.


"Önce inanacaksın, sonra başaracaksın"


Arslan, dans serüvenine ilişkin ise "Zeybek bizim için çok iyi oldu. Eşimin dediği gibi gerçekten çok güzel. Hocamıza ve arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Latin dans da yapıyoruz. İlk başta ’Yapamam’ diyordum ama şimdi çok farklı. İnsanlar ’Engelli bunu yapamaz’ diyor ama inanmak başarmanın yarısıdır. Önce inanacaksın, sonra başaracaksın. Ben de yapamam zannettim ama yaptıkça insanın kendine güveni geliyor. Yaptıkça daha çok inanıyorsun. Şu an çok daha farklı hissediyorum kendimi" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Sebat Gençlik 2. Ligde Nesine 3. Lig 3. Grup’ta mücadele eden Akçaabat temsilcisi Sebat Gençlik Spor, ligin bitimine iki hafta kala 1926 Bulancakspor’u 3-1 mağlup ederek şampiyonluğunu ilan etti ve Nesine 2. Lig’e yükselme başarısı gösterdi. Elde edilen tarihi başarı, Akçaabat’ta büyük bir sevinç ve gururla karşılandı. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, şampiyonluk sonrası yaptığı açıklamada Sebat Gençlik Spor’un Cumhuriyet ile yaşıt bir kulüp olduğuna dikkat çekerek "Sebat Gençlik Spor, Cumhuriyetimiz ile yaşıt bir takım. Şu anda da şampiyonluğunu ilan ederek ikinci lige çıkma başarısı gösterdi. Tüm futbolcularımızın, yöneticilerimizin, başkanımızın tüm Akçaabat’ın emeği olan hak edilmiş bir şampiyonluğun gururunu yaşıyoruz. İnşallah bu şampiyonluk ile birlikte Sebat Gençlik Spor’u daha da yükseklere taşıyacağız. Bu şampiyonluk bunun vesilesi olacaktır. Daha da üst liglerde yer almak istiyoruz. Bu kapsamda şehrimize güzel bir stadyum kazandırmak istiyoruz. Yeriyle ilgili şehrin batısına doğru bir noktada şu an oynanan stadyumdan daha büyük güzel bir stadyum oluşturmak istiyoruz. Etrafıyla çevresiyle uyumlu güzel bir projeyle ilçemizin stadyum problemi çözülmüş olacak. Kupayı aldığımız zaman kutlamalarımız da olacak. Kupa sonraki ya da bir sonraki müsabaka sonrası gelecek bizim de kutlamalarımız olacak." Başkan Ekim, başta Sebat Gençlik Spor Kulüp Başkanı Atalay Armutçu ve yönetim kurulu üyeleri olmak üzere futbolcuları, teknik heyeti ve sezon boyunca takımlarını destekleyen cefakâr taraftarları tebrik ederek, elde edilen bu başarının tüm Akçaabat’ın ortak gururu olduğunu ifade etti.