ASAYİŞ - 25 Ocak 2024 Perşembe 11:57

Eşini öldüren sanıktan ilginç savunma: "Öldüğüne emin olayım ben de kendimi asacağım"

A
A
A
Eşini öldüren sanıktan ilginç savunma: "Öldüğüne emin olayım ben de kendimi asacağım"

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde eşini sırtından bıçaklayarak öldüren sanık suçlamaları kabul etmeyerek, "Kesinlikle böyle bir şey yapmadım. Ahirette haklı olduğumu bir gün anlayacaksınız. Eşimin öldüğüne emin olayım ben de kendimi asacağım. Eşimi hala köpekler gibi seviyorum" dedi. Sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.


Erenler Mahallesi Kamer Sokak’taki evde 30 Mart 2022 tarihinde meydana gelen olayda, Hacı Perçem isimli şahıs, tartıştığı eşi Ayşe Perçem’i sırtından bıçaklayarak yaraladıktan sonra 5 yaşındaki çocuğunu da yanına alarak kayıplara karışmıştı. Ayşe Perçem kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, şüpheli koca ise Sakarya’da gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.



"Sırtından 3 kez bıçaklamış"


Sanığın Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Hacı Perçem, avukatı Abdurrahim Burak, öldürülen Ayşe Perçem’in aile avukatı Eray Akbal katıldı. Maktulün aile avukatı Avukat Eray Akbal, "Ayşe, arkadan 3 kez bıçaklamıştır, sanık ise olay sonrasında çocuğunu alıp kaçmıştır. Sabıka kaydı da göz önünde bulundurularak eşe karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılması talep ediyoruz" dedi.



"İnsan sevdiğine bilerek zarar verir mi"


Savunması için söz hakkı verilen Hacı Perçem, "Benim tek şahidim Allah’tır. İnsan sevdiğine bilerek zarar verir mi? Biz eşimle mutluyduk. Yara aldığını dahi bilmiyordum. Eşim dışarıda beni kast ederek ’Bu hırsızın 15 yıl cezası var’ diye bağırdı, ben firariydim. Eşimin dışarıda sadece yere yattığını hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum. Sesler, konuşmalar, yaşadık" şeklinde konuştu.



"Bu aileye 3 harfliler musallat oluyor, bu metafizik bir gerçektir"


Geçen celselerde Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi’nden alınan raporda sanığın akli dengesinin tam olduğu belirtilmesi üzerine konuşan sanık avukatı Abdurrahim Burak, "Adli tıp raporunun müvekkilim gözlem altına alınmadan verildiği ortadadır. Çok kısa muayene ile Gözlem İhtisas Dairesi tarafından rapor düzenlenmiş, devamında 4. İhtisas kurulu tarafından rapor tanzim edilmiştir. Müvekkilim üzerine gerekli tetkiklerin yapılmadığını düşünüyoruz. Raporun, müvekkilimin uzun süre gözlemden sonra mahkemeye sunulmasını talep ediyorum. Sanığın cinayeti işlemek için çok ciddi bir sebebi yok. ’Eşimi çok seviyorum, onsuz yaşayamam’ diyor. Olay bütün dengesi ve kırılma noktası Ayşe’nin annesinin intihar etmesiyle başlıyor. Ayşe’nin annesine götürdüğü çamaşır ipiyle intihar edince yaşam sevinci bitiyor, psikolojisi çöküyor. Bu aileye 3 harfliler musallat oluyor, bu metafizik bir gerçektir. Zaman zaman bu tür olaylar karşımıza çıkar. Aileye 3 harfliler musallat olmasından sonra Ayşe uyuşturucuya başlıyor. Zaten kanında da metamfetamine rastlanıyor. Ayşe, eşine ve çocuğuna karşı saldırgan tutum sergilemekteydi, tüm tanık beyanlarında bu husus mevcut. Ortada iki bıçak var, sanığın da elinde bıçak izine rastlanmıştır" ifadelerini kullandı.



"Ahirette haklı olduğumu bir gün anlayacaksınız"


Son sözleri sorulan Hacı Perçem, "Kesinlikle böyle bir şey yapmadım. Ahirette haklı olduğumu bir gün anlayacaksınız. Eşim sürekli küfür ediyordu. Bir sürü ses ve cızıltı sesleri geliyordu. Eşim çok değişince hocaya götürdüm. Ne yaptıysam daha kötü oldu. Eşimin öldüğüne emin olayım ben de kendimi asacağım. 18 sene çocuğum olmadı, ben kesinlikle bir kez bile eşime ’Neden çocuğun olmuyor’ demedim, dövmedim. Eşimi köpekler gibi hala seviyorum. Eşim uyuşturucuyu rahatlaması için kullanıyordu ama daha da kötü oldu. Eşime zarar vermek aklımın ucundan bile geçmezdi" dedi.



Sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis


Mahkeme heyeti, sanığın "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.



Eşini öldüren sanıktan ilginç savunma: "Öldüğüne emin olayım ben de kendimi asacağım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.