SPOR - 04 Haziran 2025 Çarşamba 14:57

Gebze Belediyespor’dan smaçör takviyesi

A
A
A
Gebze Belediyespor’dan smaçör takviyesi

Gebze Belediyespor Erkek Voleybol Takımı, Yasin Aydın ve Dmitrii Bahov’ı kadrosuna ekledi.


2024-2025 sezonunda Efeler Ligi’nde mücadele etmeye hazırlanan Gebze Belediyespor Erkek Voleybol Takımı, kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Daha önce ligin sayı kralı Miguel Suarez Gutierrez, deneyimli pasör Eemi Tervaportti kadrosuna katan Gebze ekibi, şimdi de yerli transferde önemli bir hamle yaptı. Son olarak Fenerbahçe Medicana forması giyen tecrübeli smaçör Yasin Aydın, önümüzdeki sezon Gebze Belediyespor’un başarısı için sahada olacak. 1995 doğumlu oyuncu, daha önce Galatasaray ve Develi Belediyespor gibi kulüplerde de forma giydi. Türkiye voleybolunun istikrarlı isimlerinden biri olan Aydın, hücum gücü ve tecrübesiyle dikkat çekiyor.


Öte yandan yabancı transferde de atağa geçen Gebze Belediyespor, tecrübeli Moldovalı smaçör Dmitrii Bahov’u renklerine bağladı. 35 yaşındaki oyuncu, daha önce Halkbank Ankara, Paris Volley (Fransa), Tomis Constana (Romanya) ve Bursa BBSK gibi Avrupa ve Türkiye’nin önemli kulüplerinde forma giydi. 1.97 metre boyundaki Bahov, 338 santimlik smaç yüksekliğiyle dikkat çekiyor.


Yeni sezona iddialı bir kadroyla girmeye hazırlanan Gebze Belediyespor, yaptığı bu transferlerle Efeler Ligi’nde kalıcı olmayı hedefliyor.



Gebze Belediyespor’dan smaçör takviyesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Söküme gelen gemiden 17. yüzyıla ait bronz top çıktı İzmir’in Aliağa ilçesine sökülmek üzere getirilen bir yolcu gemisinde, 17. yüzyıla ait Hollanda kökenli bronz gemi topu ile gülleler bulundu. Kültür varlığı niteliğindeki eserler koruma altına alınarak müzede sergilenmeye başlandı. İzmir Müze Müdürlüğü uzmanları ile Aliağa Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliği ekipleri gemide inceleme yaptı. İncelemelerde, geminin restoran-kafe bölümünde dekoratif unsur olarak kullanılan bronz gemi topu ile 11 adet gülle tespit edildi. Eserler bulundukları yerden alınarak İzmir Müzesi Müdürlüğüne taşındı. 17. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen topun üzerinde yer alan ‘D. Admiraliteit tot Rotterdam 1634’ ibaresinin, Hollanda deniz gücüne ve Rotterdam Amiralliğine işaret ettiği belirlendi. Kuzey Denizi’nde batan bir gemiye ait olduğu düşünülen yaklaşık 306 santimetre uzunluğunda ve 50 santimetre çapındaki top ile 16 santimetre çapındaki güllelerin, dönemin denizcilik teknolojisini yansıtan önemli örnekler olduğu kaydedildi. Hollanda makamlarıyla temas kuruldu Hollanda makamlarıyla gerçekleştirilen temaslarda, eserlerin kökenine ilişkin ortak bir anlayış geliştirildi. Bu mirasın kamuya açık bir alanda sergilenmesinin iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel ilişkileri yansıtan anlamlı bir yaklaşım olacağı değerlendirildi. Eserlerin, İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda yer alan Denizden Gelen Güç Salonu’nda ziyaretçilerin ilgisine sunulduğu duyuruldu. "Bilimsel çalışmayı başlattık" Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz konuya ilişkin açıklama yaptı. İnceciköz, "2025 yılında gemiden sökülürken bir ihbar üzerine, diplomat ve müze uzmanlarımızla bilimsel çalışmayı başlattık. Tarihi eserin menşeinin Hollanda’da olduğunu öğrendikten sonra Hollanda makamlarıyla hemen irtibata geçtik. 1970 UNESCO sözleşmesi kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak hem kendi eserlerimizin yurt dışından getirilmesi misyonumuz hem de başka bir ülkenin eserini ilgili ülkeye verme misyonumuz var" dedi. "Dostluk ve işbirliği açısından önemli" Bakanlığın kaçakçılıkla ilgili vizyonu doğrultusunda hareket ettiklerini belirten İnceciköz, "Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un son dönemde özellikle kaçakçılıkla ilgili önümüze koymuş olduğu vizyon ve hedeflerin sonucunda biz bu top ile ilgili bakanlarla irtibata geçtik. Dışişleri Bakanlığımız ve devletimizin birçok unsuru sayesinde Hollanda tarafıyla görüştük. Nihayetinde ülkemizde sergilenmesinin özellikle karşılıklı iki ülkenin dostluğu ve işbirliği açısından önemli olduğunu vurgulayarak görüşlerini ilettiler. Bu kapsamda İzmir Kültür Sanat Fabrikasındaki müzemizde bunu sergiye aldık. Bugün değerli büyükelçimizle beraber bu serginin açılışını gerçekleştirmiş olduk. Türkiye-Hollanda ilişkilerinin kültür alanında da bu noktaya gelmiş olması oldukça sevindirici" ifadelerini kullandı. "Kültürel mirasımızın güzel bir örneği" Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands ise topun emin ellerde olduğunu vurguladı. Wijnands, "İzmir’e geldim. Topun burada sergilenmesinden dolayı Kültür Bakanlığına çok teşekkür ediyorum. Emin ellerde olduğunu biliyorum. İki ülke arasındaki dostluk pekiştiği için de teşekkür ederim. Zaten 400 senelik bir ticaret dostluğumuz vardı. Bu da iki ülke arasında bulunan kültürel mirasımızın güzel bir örneği" diye konuştu.
İzmir ABD’den geri alınan Smyrna kökenli heykel başı İzmir’de sergileniyor Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü diplomatik çalışmalar sonucu ABD’nin Denver kentinden Türkiye’ye iade edilen ve M.S. 5. yüzyıla tarihlendirilen Smyrna Antik Kenti kökenli mermer heykel başı, İzmir Arkeoloji Müzesinde düzenlenen törenle sergilenmeye başlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan eserin iade sürecini sosyal medya hesaplarından duyurmuştu. Denver Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunan eserin Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edildi. Bakan Ersoy, 1934 tarihli raporlar ve uzman incelemeleriyle eserin Smyrna Agora kazılarından geldiğinin belirlendiğini kaydetti. Ersoy, müze ile kurulan iş birliği ve yapıcı diyalog sayesinde eserin evine kavuşturulduğunu ifade etti. ABD’nin Denver kentindeki Denver Art Müzesin koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başı İzmir Arkeoloji Müzesinde yerini aldı. Heykelin ziyarete açılışı dolayısıyla tören düzenlendi. İade süreci ve bilimsel incelemeler ABD’nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrindeki Denver Sanat Müzesi, Anadolu kökenli olduğu belirlenen mermer heykel başını iade etmek istediklerini Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bildirdi. Müze yetkilileri, eserin Smyrna Agora kazılarından elde edildiğini belirtti. Heykel başının, 1946 ile 1948 yılları arasında İstanbul’da ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Clarence Edward Macy’nin eşi Marie Therese Macy’nin malikanesinden 1989 yılında bağış yoluyla müze koleksiyonuna dahil edildiği bilgisi paylaşıldı. Bakanlık uzmanlarınca yapılan incelemelerde bu veriler doğrulandı. Efes-Smyrna atölyesinin ürünü Eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı, uzmanların bilimsel incelemeleri ve arşiv kayıtlarıyla kesin olarak ortaya konuldu. Türkiye tarafından eserin iadesi resmi olarak talep edilirken, yürütülen süreç uluslararası iş birliğiyle sonuçlandı. Smyrna Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarda, heykel başının Theodosius Dönemi heykel sanatıyla ilişkili olduğu belirlendi. Eserin Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyenin ürünü olduğu kaydedildi. Erkek portresinin özellikleri Yüksekliği 25 santimetre olan mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Erkek portresi olarak tanımlanan eserde boyun kısmı kırık ve eksik durumda bulunuyor. Heykelde saç ve kaş kıvrımları keskiyle işlenirken, göz bebekleri matkap darbeleriyle belirgin hale getirildi. Kısa sakallı portrede gözlerin izleyiciye yöneldiği ve yüz hatlarında güçlü ifade unsurlarının bulunduğu tespit edildi. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’ye getirilen eser, kökeni ve tarihi anlamı dikkate alınarak İzmir Arkeoloji Müzesinde sergilenmeye başlandı. Uluslararası iş birliğinin önemi Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un belirlediği hedeflere ulaşmak için yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti. Türkiye’deki akademik camia, kolluk kuvvetleri ve diplomatik temsilciliklerle ortak bir sistem kurguladıklarını ifade eden İnceciköz, kaçakçılıkla mücadele noktasında dünyada kuralları koyan ülke konumunda olduklarını dile getirdi. İnceciköz, eserin iadesinde bilimsel yayınların önemine dikkat çekerek, Denver Sanat Müzesi idaresinin süreçteki yapıcı tutumu sayesinde eserin doğduğu topraklara döndüğünü kaydetti. Erken Hristiyanlık dönemine ait Smyrna Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, heykelin Agora’da bir kaide üzerinde yükseldiğinin anlaşıldığını belirtti. Aynı döneme ait kitabelerde İsidoros adlı bir valinin onurlandırıldığının görüldüğünü dile getiren Ersoy, bu portrenin söz konusu valiyi temsil ediyor olabileceğini ifade etti. Ersoy, eserin ciddi yüz ifadesi ve yukarı bakan göz bebekleriyle erken Hristiyanlık dönemi stilini yansıttığını sözlerine ekledi.
Denizli Denizli’nin tadı, rengi ve tarihi Büyükşehir ile hayat buluyor Güney Ege Kalkınma Ajansı 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "Denizli’nin Tadı, Rengi ve Tarihi Ortaya Çıkarılıyor" projesi, kentin turizm potansiyelini tematik rotalar aracılığıyla yeniden yorumladı. Denizli’nin sahip olduğu doğal, tarihi, kültürel ve gastronomik zenginlikler, hayata geçirilen proje ile bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Proje kapsamında Denizli’nin çok katmanlı kimliğinin görünür kılınması, turizm faaliyetlerinin şehir geneline yayılması ve ziyaretçilere farklı deneyim alanları sunulması amaçlandı. Ayrıca yeni turizm rotaları oluşturulması sürecinde Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi öncelikli hedefleri arasında yer aldı. Eğitimler ve tematik rota planlamaları tamamlandı DBB Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen eğitim programı, 1-14 Nisan tarihleri arasında uzmanlar eşliğinde gerçekleştirildi. Eğitimlerde, Denizli turizmine genel bakış, destinasyon yönetimi, dijital pazarlama stratejileri, coğrafi bilgi sistemleri destekli rota planlaması öne çıkan başlıklar oldu. Proje çerçevesinde, Pamukkale travertenleri gibi uluslararası marka değere sahip destinasyonlar başta olmak üzere, kentin öne çıkan tüm değerleri tematik rotalar içinde değerlendirildi. Sağlık ve termal turizmden ekoturizme, kültür ve inanç turizminden gastronomiye kadar farklı başlıklar altında yeni rota senaryoları katılımcılar tarafından geliştirildi. Proje ekibi sahada inceleme yaptı Teorik eğitimlerle paralel olarak planlanan saha çalışmaları kapsamında ise Salbakos Yolu’nu yerinde inceleyen proje ekibi, turizm rotalarının gelecekteki yapısına yön verecek saha gözlemlerini tamamladı. Yapılan ziyaretle birlikte, örnek rota çalışmasının temel parametreleri belirlendi. Eğitim sürecinin ardından yaklaşık 6 ay sürecek danışmanlık programı ile çalışmalar devam edecek. Bu süreçte destinasyon markalaşması, uluslararası tanıtım, tematik rota planlama, güzergâh optimizasyonu ve dijital haritalama gibi alanlarda da kapsamlı faaliyetler yürütülecek.