GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 09:53

Pes etmeyen bir kadının zaferi

A
A
A
Pes etmeyen bir kadının zaferi

Kocaeli’de 54 yaşındaki Melahat Kelleveziroğlu, yakalandığı meme kanseri sonrası hayata küsmek yerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Anne Şehir Sağlıklı Yaşam" projesiyle yeniden ayağa kalktı. Merkezde bulduğu huzuru ve sevgiyi kelimelere döken, mutluluğu her halinden okunan Kelleveziroğlu, "Burası benim ikinci hayatım oldu" diyerek tüm kadınlara umut aşıladı.


Kocaeli’de yaşayan 54 yaşındaki 3 çocuk annesi ve 2 torun sahibi Melahat Kelleveziroğlu, 2023 yılında meme kanseri teşhisi almasıyla hayatının en zorlu sınavlarından birine başladı. Tedavi sürecinde fiziksel ve psikolojik olarak büyük sarsıntılar yaşayan, ameliyat ve kemoterapi sonrası sol kolunu kullanamaz hale gelen Kelleveziroğlu, eşi ve çocuklarının desteğiyle tutunduğu hayata Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki "Anne Şehir Merkezi Begonya" ile yepyeni bir sayfa açtı.


"Hastalığım beni psikolojik olarak çok etkiledi"


7 ay önce merkezle tanışan ve burada spor, fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve el sanatları eğitimi alan Kelleveziroğlu, yaşadığı değişim sürecini anlattı. Kelleveziroğlu, "2023 yılında bu hastalığa yakalandım. Tabii ister istemez psikolojik olarak çok etkilendim. Ameliyat oldum, kemoterapi ve ışın tedavisi gördüm. Buraya başvurmamın sebebi de sol kolumu kullanamayışımdı. Spora gelip kolumu kullanmak istedim. Bu bana çok iyi geldi. Bu rahatsızlık, 3 aydan 3 aya yaptırdığım rutin kontrollerde temiz çıkıyor. Tabii ki kemoterapinin vücudumda bırakmış olduğu enkazlar var, onlarla mücadele ediyorum. O rahatsızlıklar da inşallah geçecek" dedi.


"İkinci hayatımı burada yaşıyor gibiyim"


Merkeze bir arkadaşının tavsiyesiyle geldiğini belirten Kelleveziroğlu, samimi atmosferin kendisini iyileştirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti:


"Arayış içindeydim, rahatsızlığımdan dolayı bir şeyler yapmak istedim. Spora yazıldım, el sanatlarına yazıldım, psikolog ve fizyoterapistle görüştüm. Burası bana çok iyi geldi. İkinci hayatımı sanki burada yaşıyor gibi geldi bana. Evde kendimi dinlemek istemedim. İyi ki de gelmişim. Burada ’merhaba’ deyişleri bile o kadar içten ki... Çok samimiler. Buradaki dostluklar, arkadaşlıklar çok güzel. Buraya geleceğim zaman günleri sayıyorum, akşamdan hazırlığımı yapıyorum. Burada çok mutluyum. Arkadaşlarım da benden çok enerji aldıklarını söylüyorlar. ’Sen hasta değilsin, bizi sen iyileştiriyorsun’ diyorlar. Çevremde de öyleyim. Kadınlar evde kendilerini dinlemesinler; gelsinler, bir şeyler yapsınlar. Burası gerçekten insanları motive ediyor. Mesela ben sol kolumu kullanamıyorum. El sanatları kursundaki eğitmenime de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Ayrı ayrı iğne iplik tutmam gerekiyor ama tutamıyorum. Eğitmenim, ’Melahat Hanım ben yaparım’ diyor ve o kadar çok mutlu oluyorum ki. Her bir eğitmenin ayrı ayrı yardımcı olmaları çok güzel. El becerilerimi artırıyorum. Ben ne kadar mutluysam çocuklarım, eşim, dostlarım da çok mutlu oluyorlar."


"Eşim benim sağ kolum"


Hastalıkla mücadele ederken en büyük destekçisinin eşi olduğunu ifade eden Kelleveziroğlu, duygusal anlar yaşayarak eşine olan minnetini de dile getirdi. Melahat Kelleveziroğlu, "Bu merkeze başlamadan önce iyi değildim. Evde sürekli duygusal olarak kötü hissediyordum, saatler geçmiyordu. Geceleri çok zor oluyordu. Gündüz bir şekilde geçiriyordum ama yetmiyordu bana. Ben normalde enerjik bir insandım. Bu hastalık hayatımı kısıtladı ve kötü oldum. ’Bir şeyler yapmak istiyorum ve yapacağım’ dedim. Bazen duygusallaştığım zamanlar oluyor, hocalarıma ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum; bana sarılıyorlar, destek oluyorlar. Tedavi sürecime katkı oldu; moral çok önemli bu hastalıklarda. Burada moral buldum, evde aileme, çocuklarıma ve eşime de iyi geldim. Ben mutlu olduğumda onlar da mutlu oluyor. Bazen duygusallaşıyorum. Eşim gözümün içine bakıyor, ne olduğunu soruyor. Onun da kalp rahatsızlığı var ama benim yapamadıklarıma yardım ediyor. Ona da çok teşekkür ediyorum. Eşim ’sağ kolum’ diyebilirim. Çok destekçim, en zor zamanımda beni hiç yalnız bırakmadı."


8 Mart Mesajı: "Kadınlar mücevherdir, kıymetimizi bilelim"


8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlara seslenen Kelleveziroğlu, sosyalleşmenin önemine dikkat çekerek şu mesajı verdi:


"Kadınlar kendilerini eve kapatmasınlar, sosyalleşsinler. Ben dışarıya kendimi attım, ’sosyalleştim’ diyebilirim ve bu bana çok iyi geldi. Kadınlar pırlantadır, mücevherdir. Kendi kıymetimizi bilmemiz lazım. Kendimize değer vermemiz lazım. Bu benim için çok önemli."


Kelleveziroğlu, kendisini yeniden hayata bağlayan Anne Şehir Merkezini hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın başta olmak üzere, Anne Şehir Merkezi Begonya’daki tüm eğitmenlere ve üye arkadaşlarına teşekkür etti.


(HFV-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da mart ayı kapıdan baktırdı: Kar yağışı ulaşımı durdurdu Van’da gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yoğun kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken, hava ulaşımında da aksamalar yaşandı. Van kent merkezinde gece boyunca aralıklarla devam eden kar yağışı, sabah saatlerinde cadde ve sokakları tamamen beyaza bürüdü. Kar kalınlığının artmasıyla birlikte sürücüler yollarda ilerlemekte güçlük çekti. Karayolları ve belediye ekipleri, ana arterlerin açık tutulması için kar küreme ve tuzlama çalışmalarına hız verdi. Kar yağışı hava ulaşımını da vurdu. Sabah saatlerinde planlanan İstanbul seferi iptal edilirken; Ankara, Antalya ve Adana’ya yapılması planlanan uçuşlarda ise rötarlar meydana geldi. Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın çok bulutlu ve kar yağışlı geçeceği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yağışların Van, Bitlis ve Hakkari illerinde kuvvetli ve yer yer yoğun kar yağışı, Muş’ta ise kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde gerçekleşmesi tahmin edilmektedir." "Son 15-18 senenin en bereketli karı" Kar yağışını memnuniyetle karşılayan vatandaşlardan Yılmaz Özçiçek, bu yılki yağışların oldukça bereketli olduğunu ifade ederek, "Kar yağışımız çok mükemmel geçti. Son 15-18 senenin görmediği karı bu yıl gördük. İnşallah hep yağar, yağmasını da istiyoruz. Doğaya, insanlara, hayvanlara ve tabiata büyük faydası var" dedi.
Konya Büyükelçi Egemen Bağış, NEÜ’de Türk dış politikasını değerlendirdi Büyükelçi Egemen Bağış, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Küresel Politikalar Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen "Değişen Dünya Düzeninde Türk Dış Politikası" konferansında NEÜ’lü öğrencilerle bir araya geldi. NEÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu ve Prof. Dr. Hidayet Oğuz, NEÜ Genel Sekreteri Dr. Rahim Çimen, dekanlar, akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. Konferansın konuşmacısı olan Büyükelçi Egemen Bağış, değişen uluslararası sistemde Türkiye’nin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Ramazan ayında Konya’da ve Necmettin Erbakan Üniversitesinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Bağış, Türkiye’nin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. Türkiye’nin dış politikasını anlamak için ülkenin geçirdiği değişimin iyi okunması gerektiğini belirten Bağış, geçmişte Türkiye’nin dış politikasının daha çok Batı’ya bağımlı bir çizgide ilerlediğini söyleyerek, "Eskiden dış politikamız biraz Batı’ya bağımlıydı. Türkiye NATO üyesi ve Avrupa Birliği aday ülkesi olarak uzun yıllar müzakerelere başlamak için tarih bile alamamıştı. Türkiye Batı’nın gözünde büyüdükçe budanan, kurudukça sulanan bir ağaç gibiydi. Onların gözünde Türkiye, ‘ne olsun, ne ölsün ama hep bize bağımlı olsun’ anlayışı vardı. Ama şimdi durumumuz değişti ve geliştik. Bir dönem ordumuzun kullandığı savunma ekipmanlarının yaklaşık yüzde 85’ini yurt dışından temin ediyorduk. Bugün bu oran yüzde 15’lere kadar geriledi. İnsansız hava araçları gibi alanlarda dünyanın en ileri ülkelerinden biri haline geldik. Ben sizin yaşınızdayken birisi ’Türkiye dron teknolojisinde dünyanın en iyilerinden olacak’ dese hayal görüyorsun derdim. Ama inandık ve yaptık. Siz de inanırsanız başarabilirsiniz; bu ülkenin bakanları, rektörleri, büyükelçileri olabilirsiniz" dedi. "Türkiye, küresel krizlerde diyalog ve diplomasi kanallarını açık tutmaya çalışan bir ülke" Türkiye’nin uluslararası krizlerde aktif diplomasi yürüttüğünü belirten Bağış, Türkiye’nin arabuluculuk rolüne dikkat çekti. Bağış, "Rusya-Ukrayna savaşında iki tarafın dışişleri bakanlarını bir araya getirebilen tek ülke Türkiye oldu. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan krizlerde de Türkiye çoğu zaman diyalog ve diplomasi kanallarını açık tutmaya çalışan bir ülke olarak öne çıkıyor. Şu anda hepimizin aklında İran, İsrail, Amerika savaşı var. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan bir an evvel bu krizin son bulması için, akan kanın durması için günlerdir uyku uyumadan muazzam bir diplomasi trafiği yürütüyorlar" ifadelerini kullandı. Uluslararası sistemde hukukun ve kurumların zayıfladığı bir sürece girildiğini vurgulayan Büyükelçi Bağış, "Eskiden uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları daha belirleyiciydi. Bugün ise çok daha karmaşık bir dünya düzeniyle karşı karşıyayız" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Büyükelçi Bağış öğrencilerden gelen soruları yanıtladı. Program, NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun Büyükelçi Egemen Bağış’a hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.