SPOR - 28 Nisan 2026 Salı 13:11

Serdar Dursun: "Yurt içinden ve yurt dışından bazı kulüpler benimle iletişime geçiyor"

A
A
A
Serdar Dursun: "Yurt içinden ve yurt dışından bazı kulüpler benimle iletişime geçiyor"

Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Kasımpaşa ile karşılaşacak olan Kocaelispor’da Serdar Dursun, maç öncesi yaptığı açıklamada, her maçta sahaya üç puan hedefiyle çıktıklarını ifade ederek, sezon sonu sözleşmesinin biteceğini ve bazı kulüplerin kendisiyle iletişime geçtiğini söyledi.


Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Kocaelispor, deplasmamda Kasımpaşa ile karşılaşacak. Müsabaka öncesinde hazırlıklarını sürdüren Körfez ekibinde golcü oyuncu Serdar Dursun, antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İstanbul deplasmanında kazanmak için sahaya çıkacaklarını söyleyen Serdar Dursun, "Bizi kimin düşeceği ya da kimin kalacağı ilgilendirmiyor. Biz Kocaelispor olarak her maça üç puan hedefiyle çıkıyoruz. Bu durum rakipleri etkileyebilir ancak biz kendi en iyi performansımızı sergileyerek sahada daha iyi oynamak istiyoruz. Gençlerbirliği maçında da bunu gördük. Yaklaşık 30 dakika boyunca oyun tamamen tek top oynandı. Hakemin de oyuna oldukça fazla müsaade ettiğini söyleyebiliriz. Ligin dengesi açısından böyle bir durum oluşturulmaya çalışılıyor gibi görünüyor. Aslında buna çok gerek yok ama geçen maçta bunu hissettik. Özellikle kaleci atışlarının bile bir ila bir buçuk dakika sürmesi oyunun temposunu düşürüyor. Bu nedenle biz sahada baskılı oynayıp, öne geçerek maçları üç puanla tamamlamak istiyoruz" diye konuştu.



"Yurt içinden ve yurt dışından bazı kulüpler benimle iletişime geçiyor"


Sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Dursun, "Kocaelispor’u ilk günden beri gerçekten çok sevdim. Güzel bir camia, güçlü bir taraftarı olan bir kulüp. Bu nedenle kendimi aidiyet açısından buraya ait hissediyorum. Burayı çok sevdim. Şu an sözleşmem devam ediyor ancak sezon sonunda bitecek. Performansıma bakacak olursak, şu ana kadar 7 gol ve 1 asistle oynuyorum. Oynama süreme göre gayet iyi bir istatistik olduğunu düşünüyorum. Forvet olarak çok fazla pozisyona giremiyoruz ama oynadığımız maçlara göre iyi gidiyor. Bana teklifler geliyor. Kulüp sözleşmeyi uzatmak isteyip istemeyecek mi bilmiyorum. Ona göre sezon sonu duruma bakacağız. Şu an yurt içinden ve yurt dışından bazı kulüpler benimle iletişime geçiyor. Ancak ben şu an için net bir karar vermedim. Haziran ayı gibi bu konuları konuşacağımı söylüyorum. Kulübün de sözleşme uzatıp uzatmayacağına göre sezon sonunda bir değerlendirme yapacağız. Bakalım süreç nasıl ilerleyecek" şeklinde konuştu.



"Kaleye 19 şutum var, bunların 10’u kaleyi bulmuş ve 7’si gol olmuş"


Performansını nasıl bulduğu sorusuna Serdar Dursun, "Altıncı haftada geldim. O dönem takımın bir puanı vardı. Şu an ise 36 puandayız. Genel olarak baktığımızda 15 maçta ilk 11 oynadım, 7 gol ve 1 asistim var. Gol katkısı açısından iyi bir performans olduğunu düşünüyorum. Geçen gün istatistik gördüm; kaleye 19 şutum var, bunların 10’u kaleyi bulmuş ve 7’si gol olmuş. Çok iyi bir istatistik. Petkovic olsun ben olayım inanılmaz bir pozisyona girmiyoruz. Buna rağmen fena gitmediğimizi düşünüyorum. Önümüzde 3 maç daha var. Hedefim bu maçlarda 3 gol daha atarak 10 gole ulaşmak ve mümkünse bunun da üzerine çıkmak. Bu 3 maç hem ligin hem de benim durumumu belirleyecek. Milli takım hedefim de olduğu için bu maçları iyi geçirmek istiyorum ifadelerini kullandı.



"Sahaya galibiyet hedefiyle çıkacağız"


Kasımpaşa maçının kendileri için önemli olduğunu söyleyen Dursun, "31 puanları var, alt sıralardaki takımların ise 28 puanı bulunuyor. Bu nedenle Kasımpaşa’yı doğrudan ilgilendiren bir karşılaşma olacak. Bizim ise 36 puanımız var ve hedefimiz bu maçtan 39 puanla ayrılmak. Kasımpaşa’nın iyi bir teknik ekibi ve oyuncu kadrosu var. Ancak atmosfer açısından biraz daha rahat bir maç olabilir. Çünkü arkasında güçlü bir taraftar gücü yok. Bu durum Kasımpaşa üzerinde bir miktar stres oluşturabilir ama onlar da maça kazanmak için çıkacak. Biz de aynı şekilde sahaya galibiyet hedefiyle çıkacağız. Bence keyifli bir maç olacak. Bol gollü ve seyir zevki yüksek bir karşılaşma olmasını bekliyorum. Özellikle ilk 20 dakikada goller gelirse" ifadelerini kullandı.



Serdar Dursun: "Yurt içinden ve yurt dışından bazı kulüpler benimle iletişime geçiyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başkan Bingöl Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nde incelemelerde bulundu Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Tuzla Belediyesi ve Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Akfırat’ta yapımı süren merkezde gelinen son duruma ilişkin bilgi alan Başkan Bingöl, projenin tamamlandığında sahipsiz hayvanlar için önemli bir yaşam alanı olacağını vurguladı. İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Bingöl, "Can dostlarımızın uzman ekiplerce sağlıklı ve güvenli şartlarda tedavi edileceği, bakımlarının yapılacağı merkezimiz bir şifa ve sevgi yuvası olacak. Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’mizin inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Sokaklarımıza huzur, can dostlarımıza yaşam hakkı" ifadelerini kullandı. "3 yıl boyunca çivi dahi çakılmamış" Merkez sahasında detaylı incelemelerde bulunan Başkan Bingöl, projenin kapsamına ilişkin de bilgi verdi. Tuzla’da hem sokakların huzurunu hem de sahipsiz hayvanların yaşam hakkını korumayı hedeflediklerini belirten Bingöl, alanın 2021 yılında Tuzla Belediyesi’ne tahsis edildiğini belirterek, "yaklaşık 3 sene boyunca çivi dahi çakılmamış bir alandı" dedi. Serbest dolaşım alanı olacak Yaklaşık 2 bin hayvan kapasiteli bir rehabilitasyon merkezi inşa ettiklerini ifade eden Bingöl, "Burada ameliyathanelerimiz olacak ve kısırlaştırma faaliyetlerini de bu alanlarda gerçekleştireceğiz. Ameliyat sonrası bakım ünitelerinde hayvanlarımız uluslararası standartlara uygun şekilde dinlenecek ve tedavi süreçleri tamamlanacak. Tesisimizi diğer merkezlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, serbest dolaşım alanlarında çok sayıda köpeğin konaklayabilecek olması. Aynı zamanda oyun alanlarıyla da desteklenecek" dedi. Projede iş birliğinin önemine dikkat çeken Bingöl, Vehbi Koç Vakfı’na katkılarından dolayı teşekkür ederek, Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nin Tuzlalılar için hayırlı olmasını temenni etti. Bin 400 köpek ve 500 kediye barınma, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verilecek Tuzla Belediyesi ve Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nin temeli, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde atıldı. 75 dönümlük alan üzerine kurulan merkez, tamamlandığında aynı anda 1.400 köpek ve 500 kediye barınma, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunacak. Doğal yaşam davranışlarının sürdürülmesi hedefleniyor Türkiye’de örnek bir model olması hedeflenen merkezde; kısırlaştırma, aşılama ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra yatar hasta bakım alanları, yavrulu anne ünitesi, kedi evi, karantina binası, tedavi sonrası bakım alanları, mama ve ilaç depoları, idari bina ve açık alan patipark gibi birçok bölüm yer alacak. Tesis, hayvanların doğal yaşam davranışlarını sürdürebileceği şekilde tasarlandı.
Antalya Onkoloji uzmanından sosyal medya kürlerine uyarı: "Masum görülen bitkilerin içinde birçok kimyasal var" Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının geleneksel, bitkisel ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan kür, krem ve benzeri ürünleri doktorlarına danışmadan kullanmamaları gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" dedi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre için Antalya’da bulunan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, geleneksel ve bitkisel ürünler ile sosyal medyada sıkça gündeme gelen kür, krem ve benzeri uygulamaların kanser hastaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanser hastalarının tedavi sürecinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmesinin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çeken Karabulut, hekimlerin bu tür uygulamalara yaklaşımının "karşı çıkmak" olarak değil, "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak için ömrümüzü adadık" Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onları konforlu bir şekilde yaşatmak için çalıştıklarını vurgulayarak, "Biz kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak, onları konforlu yaşatmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek herhangi bir şeye karşı çıkmayız. Doktorların bu işe karşı olduğu yönündeki yaklaşıma kesinlikle halkımız inanmasın. Biz bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. Basit bir örnek vereyim. Evinize giderken ağacın kenarında iki tane mantar buldunuz. Evinize gidip bu mantarı kavurup yemezsiniz herhalde. O da bitki, o da bir gıda ama ölebilirsiniz" diye konuştu. "Bitkileri masum gibi görüyoruz ama içinde birçok kimyasal var" Bazı bitkilerin yanlış kullanımında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarısını sürdürdü. Karabulut, "Zakkum senelerce bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Çünkü bizim geleneksel dilimizde ‘zıkkım ye’ diye bir laf vardır, o zakkumdan gelir. Bunun birazcık dozunu kaçırırsanız insan ölebilir. Biz aslında bitkileri masum gibi görüyoruz ama onların içinde birçok kimyasal var. Bu nedenle güvenli bulmuyoruz" dedi. Bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karabulut, laboratuvar düzeyindeki bazı sonuçların doğrudan hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğine dikkat çekerek, "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmiyor. ‘İspatlandı’ denilen şeylerin de çoğu hücresel düzeyde. Ama bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" ifadelerini kullandı. "İlaçla etkileşiyor mu, yan etkiyi artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu" Kanser tedavilerinin hekim kontrolünde ve belirli riskler gözetilerek yürütüldüğünü söyleyen Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin bu sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini belirterek, "Biz zaten yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış, kanser hücresiyle ya da ilaçla nasıl etkileştiği bilinmeyen; ilacın yan etkisini artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu ya da kanser hücresini besliyor mu gibi birçok güvenlik verisine sahip olmayan bir şeyi hastalarımıza uygulamayız" konuştu. "Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmesinler" Karabulut, kanser hastalarının tedavi sürecinde hekimlerinden habersiz herhangi bir kür, krem, bitkisel ürün ya da sosyal medyada önerilen uygulamaya yönelmemesi gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, onlara bilgi vermeden, kesinlikle bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" ifadelerini kullandı.
Konya Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, ‘Orta Doğu’daki Çatışmaların Türkiye Ekonomisi ve Plastik Hammadde Piyasasına Etkileri’ Konferansı gerçekleştirildi. Sektör sanayicilerinin katıldığı, TTCP Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Dr. Mevlüt Çetinkaya tarafından verilen konferansta, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımaları ile plastik hammadde piyasasında oluşan riskler, fırsatlar ve beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Konuşmasında petrol ve hammadde fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, "Bu savaşta 84 enerji tesisi hasar gördü. Bunlardan yaklaşık 50 tanesi petrokimya tesisiydi. Geçmişteki kriz dönemlerinde petrol fiyatları yüzde 25-30 yükselişin ardından, 5 ay sonra normal seyrine dönüyordu. Ancak bugün yaşanan İran, ABD-İsrail savaşında tesisler vurulduğu için petrol fiyatları 10 günde yüzde 60’a yakın arttı. Bu savaştan sonra fiyatların normale dönmesi 18 aya kadar sürebilir" dedi. Yaşanan savaşın küresel tedarik zincirlerinin kırılmasına sebep olduğunu belirten Çetinkaya, Suudi Arabistan’daki tesislere yapılan saldırıların da tedarik riski oluşturduğunu ifade etti. Savaşın plastik hammaddeler üzerinden tüm sanayi sektörlerini etkilediğini kaydeden Çetinkaya, "Petrokimya hammaddeleri ve plastik ara girdileri bakımından Körfez bölgesi, küresel sistemde çok yüksek bir ağırlığa sahip. Orta Doğu’nun Polietilen (PE) ihracatı 2025’te 12,5 milyon ton ile dünya toplam ihracatının yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturmuştur. Ayrıca, Orta Doğu’daki polietilen kapasitesinin yaklaşık yüzde 84’ü, denizyolu ihracatı için doğrudan Hürmüz geçişine bağımlıdır. Polietilen, gıda ambalajı, otomotiv, beyaz eşya, boru sistemleri ve tıbbi ekipman üretiminde kullanılan en yaygın plastiklerden biridir. Akıştaki bir kesinti, geniş bir sanayi ekosisteminde maliyet baskısı oluşturuyor. Hürmüz’ün kapanması, yalnızca enerji piyasasını değil, plastik hammaddelere dayalı üretimi ve küresel arzı baskılamaktadır" diye konuştu. "Türkiye enerji merkezi haline gelebilir" Türkiye’nin bölgede yaşanan savaşı kendi lehine çevirebileceğini ve buradaki fırsatları değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye yeniden hızlı tedarik ve üretim merkezi haline gelebilir. Hızlı teslim gerektiren tekstil, hazır giyim, gıda işleme, beyaz eşya, yan sanayi, makine ve bazı kimya alt dallarında yakın tedarikçi avantajı elde edebilir. Türkiye, enerjide hem transit ülkelerden birisi hem de Körfez-Avrupa-Asya arasında bir ticaret köprüsü. Kriz yönetimi, tahliye, ikmal, sigorta, yönlendirme ve ticari koordinasyon alanlarında bir rol üstlenebilir. Enerji üretim ve dağıtım merkezi Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde savaşın yaptığı tahribat nedeniyle Türkiye, Doğu Akdeniz enerji merkezi haline gelebilir. Bu kapsamda Irak’ın petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz’e ve oradan dünyaya ulaştırılmasına başlanması bir işaret olarak değerlendirilebilir. Türkiye, savaşta tahrip olan Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin savaş sonrası imarında etkin bir rol alabilir." Çetinkaya, konferansın sonunda katılımcıların sorularını cevaplandırdı.