GÜNDEM - 17 Kasım 2025 Pazartesi 10:12

"Türkiye’de yelken sporu için en ideal yer İzmit Körfezi’dir"

A
A
A
"Türkiye’de yelken sporu için en ideal yer İzmit Körfezi’dir"

Kocaeli’de spor tarihinin ele alındığı sempozyumda yelken sporu hakkında konuşan Doç. Dr. Fatih Özçelik, "Yelken sporu üzerine yaptığım araştırmalar sonucunda Türkiye’de birçok yer öne çıkmıştır ama benim uzmanlardan edindiğim bilgiye göre doğal bir liman, sakin suyu ve ulaşım imkanları ile Türkiye’de yelken sporu için en ideal yer İzmit Körfezi’dir" dedi.



Büyükşehir belediyesinin düzenlediği Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu’nda yelken sporu ele alındı. Süleyman Paşa Salonu’nda düzenlenen oturumda konuşma gerçekleştiren Doç. Dr. Fatih Özçelik, "Kocaeli dediğimizde aklımıza sanayi ve ekonomik kapasitesi geliyor ama göz ardı ettiğimiz bir şey var, Kocaeli bir spor tarihidir. Sporun Kocaeli tarihinde önemli yeri var ve bunun içerisinde yelken sporu da bulunuyor. Ben Düzce Üniversitesi’nden geliyorum. Spor Fakültemizdeki hocalarımıza yelken sporu hakkında yani bu sporumun premier seviyede yapılabilmesi adına sorular sordum, yelken sporu için gerekli şartları araştırdım. Bu sporun yapılabilmesi için sakin sular ve düzenli rüzgarların olması gerektiği gibi faktörler ortaya çıktı. Bir de doğal liman olması bu rüzgarları dengelediği için daha güzel ortam sağlıyor. Bunların yanı sıra ulaşım imkanlarının uygun olması gerektiği gibi kriterler de öne çıktı. Spor fakültesindeki arkadaşlarıma bu spor nerede en güzel şekilde yapılabilir dediğimde, ’En güzel İzmit Körfezi’nde yapılır’ cevabını aldım. 1920-1980 tarihleri arasında Yelken sporu ile uğraşan sporcuların yüzde 70’den fazlasının Kocaeli’den çıkması tesadüf değildir" şeklinde konuştu.



"Atatürk, yelken sporunda Kocaeli’ye katkı sunmuş"


Kocaeli’de yelken sporunun tarihi ile ilgili önemli bilgiler veren Özçelik, "Kocaeli’de profesyonel anlamda ilk yelken sporunun ortaya çıkması 1920’lerde gerçekleşiyor. Bu kapsamda 1925 yılında Hereke Sümerspor kurulmuştur. Burada yelkencilik sporu tam anlamıyla kulüpleşmeye başlamıştır. 1937 yılında Kocaeli’de yelken sporu açısından önemli gelişme yaşanıyor. Bu tarihte Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dönemin Başbakanı Celal Bayar, Kocaeli’ye 15 şarki yelkenli hediye ediyor. Haliç tersanesinde inşa edilen 12 metrelik bu yelkenliler Kocaeli’ye gönderiliyor. Bu desteklerden sonra Kocaeli’de düzenli yarışlar yapılıyor ve önemli sporcular yetişiyor. İlerleyen tarihlerde de Kocaeli, ülke genelinde yelken sporunun merkezi haline gelmeye başlıyor" dedi.



"Türkiye’de yelken sporu için en ideal yer İzmit Körfezi’dir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de sitede kediler parçalanmış halde bulundu Başakşehir’de bir sitede kaybolan yavru kediler, parçalanmış halde bulundu. Olayla ilgili site yöneticisi ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Olay, dün saat 17.30 sıralarında Kayabaşı Mahallesi 26. Bölge 4. Etap’ta bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yavru kedilerini göremeyen sahipleri çevrede arama yaptı. Bu sırada bina girişinde bulunan alandan kötü kokular gelmesi ve anne kedinin sürekli bu noktaya yönelerek miyavlaması üzerine durumdan şüphelenildi. Kedi sahibi, bina sakinlerinden yardım isteyerek kilitli kapıyı açtırdı. İçeri giren bina sakinleri ve kedi sahibi, yaptıkları kontrolde yeni doğmuş 4 yavru kedinin parçalanarak öldürüldüğünü gördü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, içeride inceleme yaptı. İncelemelerin ardından site yöneticisi Şafak B., bilgisine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yandan yavrularını kaybeden anne kedinin site içerisinde dolaşarak yavrularını aramaya devam ettiği görüldü. Site sakinleri, hem binada hem de site genelinde güvenlik kamerası bulunmamasına tepki gösterdi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyardık" Site sakinlerinden Ramazan Yıldırım, "İki arkadaş, binanın girişindelerdi. Dedim, burada ne arıyorsunuz? Dediler, mescide girmemiz lazım, kedilerimiz var. Dedim, mescit kapalı. Bir hafta, iki hafta önce mi ne kapandı herhalde. Ondan sonra kedilerimiz falan var dediler. Kedi olsa dedim, ses çıkar. Ses de yok dediler. Büyük ihtimal ölmüştür dediler. Kafatasları falan, derileri yüzülmüş, kafatasları gitmiş. Yani acayip. Çok kötü şeyler yapmışlar. Büyük ihtimal birileri öldürmüştür zaten. Başka bir şey yapamaz. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyarız yani. Seste yoktu. Yan tarafta benim binam zaten. İki tane anne kedi dolaşıyordu devamlı burada. Biri siyah biride sarı. Devamlı Aşağı elektrik dairesine inip çıkıyorlardı. Hatta Yusuf Bey var, üst komşum. Onunla beraber çıkardık dışarı çok ses yapıyorlar diye. Ama herhangi bir şekilde oraya da baktım ben. O gün de ses yoktu zaten" dedi.
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."