ASAYİŞ - 05 Ağustos 2025 Salı 15:46

Uzman rehberler eşliğinde tercih

A
A
A
Uzman rehberler eşliğinde tercih

Gölcük Belediyesi Ücretsiz Tercih Danışmanlık Merkezi, üniversite tercihinde gençlerin en doğru tercihi yapabilmelerine katkı sağlıyor.


Gölcük Belediyesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavında(YKS), gençlerin en doğru tercihi yapabilmelerine katkı sağlamak amacıyla, oluşturduğu ücretsiz tercih danışmanlık merkezi, bu yıl da hizmetine devam ediyor. Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi toplantı salonunda yer alan ve 11 Ağustos Pazartesi saat 15.30’a kadar uzman rehber öğretmenlerin görev yapacağı merkez, üniversite adaylarından yoğun ilgi görüyor. İlk günden itibaren adayların tercih konusunda yardım almak için başvurduğu merkeze gelen üniversite adaylar, tercihleri konusunda merak ettiklerini rehberler eşliğinde çözüme kavuşturuyor. Eğitim alanında gençlerin her zaman yanında olduklarını söyleyen Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, "Gençlerimizin geleceklerinde önemli dönüm noktası olan YKS sonrasında, en doğru tercihi yapabilmelerine katkı sağlamak amacıyla bu yıl da tercih danışmanlık merkezimizi gençlerimizin hizmetine sunduk. Öğrencilerimizin; Gölcük Belediyesi Ücretsiz Tercih Danışmanlık Merkezi’miz aracılığıyla, bilinçli şekilde destek alarak yaptıkları üniversite tercihlerinin, haklarında hayırlı olmasını diliyorum. Gölcük Belediyesi olarak; gençlerimizin yanında olmaya; eğitimden, kültüre, sanattan, spora desteklerimizi ve çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.


Ücretsiz tercih danışmanlık merkezi; 11 Ağustos Pazartesi gününe kadar, (cumartesi ve pazar günleri dahil ) saat: 09.00-12.30,13.30-16.30 saatlerinde, Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi toplantı salonunda hizmet verecek.



Uzman rehberler eşliğinde tercih

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaeli’de 3 kişinin öldüğü silahlı saldırıya ilişkin 9 şüpheli adliyede Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin 9 şüpheli adliyeye sevk edildi. Ömerağa Mahallesi’nde 27 Mart saat 00.30 sıralarında bir eğlence mekanına otomobille gelen kişi veya kişilerce ateş açılmıştı. Saldırıda işletme sahibi Volkan Berberoğlu (42), Cem Özer (49), emekli polis memuru Talip Çakır ve C.S. ile kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi yaralanmıştı. Hastaneye sevk edilen yaralılardan Özer, Berberoğlu ve Çakır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Hayatını kaybeden Berberoğlu’nun cenazesi Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, Özer’in cenazesi İzmit’te, Çakır’ın cenazesi ise Sakarya’nın Karasu ilçesinde toprağa verilmişti. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen saldırıya ilişkin kapsamlı çalışma başlattı. Olay yeri, çevre güzergahlar ve otoyollardaki güvenlik kameralarını incelemeye alan ekipler, şüphelilerin İstanbul’dan geldiklerini ve olaydan yaklaşık 5 gün önce İzmit’te keşif yaptıklarını tespit etti. Organize şekilde hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, biri Azerbaycan uyruklu olmak üzere toplam 9 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından 9 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri eşliğinde adliyeye sevk edildi.
Sakarya Başkan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projesini sundu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Adapazarı Garı ile Mithatpaşa İstasyonu arasındaki tren raylarının yer altına alınmasını içeren ulaşım projesini sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 6 ay içerisinde üçüncü kez Başkan Alemdar’ı kabul etti. İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Sakarya’nın ulaşım altyapısı, raylı sistem projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları ele alındı. Görüşmede Alemdar, şehir merkezindeki trafik akışını rahatlatması hedeflenen, tren hattının Adapazarı Gar Meydanı’ndan başlayarak Mithatpaşa İstasyonu’na kadar olan kısmının yer altına indirilmesini öngören projenin detaylarını Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaştı. Görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunulan projeyle ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile telekonferans yöntemiyle görüşme gerçekleştirdi. Projenin teknik detaylarının incelenmesi ve sürecin başlatılması yönünde gerekli talimatların verildiği bildirildi. Hazırlanan proje, tren hattının Adapazarı Gar Meydanı’ndan başlayarak Mithatpaşa İstasyonu’na kadar olan kısmının yeraltına indirilmesini öngörüyor. Toplantıda ulaşım projelerinin yanı sıra Sakarya’nın geleceği için kritik önem taşıyan; Raylı Sistem Hattı, kentsel dönüşüm sahaları, Sapanca Gölü’nün korunması, Çamdağı ve Ballıkaya Barajı inşaatları, AFA’nın yeniden inşası, Bilim Merkezi ve Şehir Kütüphanesi gibi yatırımların son durumu hakkında bilgiler sunuldu. "Süreç başlatıldı" Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Yusuf Alemdar, "Sayın Cumhurbaşkanımızla şehrimizin ulaşım projelerini detaylıca görüştük. Adapazarı Gar Meydanı’ndan Mithatpaşa İstasyonu’na kadar tren raylarının yer altına alınmasını ilgilendiren projemizi kendilerine sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ile görüşerek sürecin başlamasına yönelik talimatlarını iletti. Raylı sistem hattımızın ihale ilanı çıkıldı, kentsel dönüşümde saha çalışmaları başladı ve Ballıkaya Barajı’nın isale hatlarıyla ilgili ihale süreci tamamlanıyor. Yatırımlar şehrimize hayırlı olsun" dedi.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. İsrail’in politikalarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin barış ve istikrar için kritik rol üstlendiğini vurguladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Türkiye’nin dış politikadaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 21’inci yüzyılın beklentilerin aksine krizlerle ilerlediğini ifade eden Bahçeli, "Uluslararası sistem ağır yaralı haldedir ve adeta can çekişmektedir. Küresel dengelerin değiştiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçilmektedir. Çivisi çıkan dünyada; savaşlar, krizler ve hatta soykırımlar bile ne yazık ki normal hale gelmiştir. İnsanlık unutulmuş, Batı değerler sistemi hepten çökmüştür. Savaşların yayılması, uluslararası hukukun örselenmesi, enerji krizlerinin derinleşmesi, masum sivillerin hedef haline gelmesi, insanlık vicdanının ağır bir imtihandan geçmesine neden olmaktadır. Korkarım ki dünya, çok kutuplu bir gerilim sarmalına doğru hızla sürüklenmektedir. Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette ki tarifsiz bir hüzün vesilesidir" dedi. Küresel düzende çifte standartlara işaret eden Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması, enerji hatlarının işlevsiz bırakılması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen’deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dâhil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz’den sonra Babül Mendeb Boğazında da askerî hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir. Daha da vahimi; karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail’in oluşturduğu Siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir" ifadelerini kullandı. "İsrail hem bölge hem dünya için tehdittir" İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını kaydetti. Bahçeli, "İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diye konuştu. ABD’nin bölge politikalarına da değinen Bahçeli, "ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Savaşın yayılması küresel krizleri derinleştirir" Savaşın genişlemesinin küresel etkilerine dikkat çeken Bahçeli, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere birçok alanda risklerin arttığını söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Üzülerek ifade etmeliyim ki, savaşın yaygınlaşması, Petrol, Doğalgaz ve bunların türev ürünleri ile gıda fiyatlarında artış, Körfez’deki Arap coğrafyasından göç, Lübnan’da geri döndürülemez bir yıkım ve mahvolma, Kızıldeniz’de çatışma ve Babülmendeb Boğazının kapanması, Irak’ın yeni bir belirsizlik ve çatışma içine girmesi, İsrail’in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atması ve Yahudi karşıtlığının yükselmesi ve Radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır. Bunun için diyorum ki dünya; haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir dünya olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır. Dünya; rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alın terine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına ise asla terk edilmemelidir. O sebeple Dünya, Türkiye’nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; milletimizin huzur ve refahını sağlama ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğuyla birlikte İslâm toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır." Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bahçeli, "Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu bir sürecin başlaması artık zorunluluktur" dedi. "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir" Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın krizlerin çözümünde dengeleyici bir aktör olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye, barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu, istikrar arayan tüm tarafların güven kapısı haline gelmiştir. Daha önce Rusya-Ukrayna krizinde de ortaya koyduğu, Türk devlet aklı ve Türk medeniyetinin manevi gücünden beslenen bu çabalar; huzurlu ve müreffeh bir dünya inşa etmeye yönelik stratejik bir vizyonun da tezahürüdür. İnanıyorum ki; Türkiye’nin akılcı, sabırlı ve kararlı diplomatik hamleleri, içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloyu aydınlatacak; bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun ve istikrarın yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Ekonomik gelişmişlik açısından kuzey ve güneyin ortasında, kültür ve medeniyet akımları açısından da doğu ile batının arasında bir köprü görevi gören Türkiye jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle dünyanın merkezindedir. O sebeple Türkiye’nin Batıyı ve Doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen ve okuyan bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. ‘Çift Başlı Selçuklu Kartalının’ doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran ve bölgesinde bozulan statükoyu yeniden inşa etmeye çalışan bir vizyona dayanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye milli birlik projesidir" İç politikaya ilişkin mesajlar da veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti. Bahçeli, "Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin, bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri, toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir. Gayemiz ve gayretimiz oyunları bozarak, kendi yazdığımız senaryoda milletimizin rol aldığı bir iklimde emperyalizmin bilindik hedeflerini çöpe atmaktır. Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir. Devletimiz bir, Milletimiz birdir. Vatanımız bir, Bayrağımız bir, İstiklal marşımız birdir. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyletmesin" diye konuştu. MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Özgür Bayraktar da TBMM Grup Salonu’nda yerini aldı.