EKONOMİ - 09 Ekim 2021 Cumartesi 14:02

‘Yılın En İyi Medikal Firması’ ödülünü ünlü sunucuların elinden aldı

A
A
A
‘Yılın En İyi Medikal Firması’ ödülünü ünlü sunucuların elinden aldı

‘Yılın En İyi Medikal Firması’ seçilen Mirbey Group’un ödülünü Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Parlakyiğit, ünlü sunucuların elinden aldı.

‘Yılın En İyi Medikal Firması’ seçilen Mirbey Group’un ödülünü Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Parlakyiğit, ünlü sunucuların elinden aldı.


5 Ekim’de Crazy Production Organizasyon şirketi sahibi Hülya Yanıkdağ tarafından düzenlenen sunuculuğunu Şenol İpek ve Özlem Yıldız’ın yaptığı 4.’cü Altın Kalite Ödül töreninde ‘Yılın En İyi Medikal Firması’ ödülü, Mirbey Group Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Parlakyiğit’e teslim edildi. 3 fabrikası ile 47 ülkeye ihracatı bulunan Mirbey Group International şirketi, pandemi döneminde maske, tulum, cerrahi önlük gibi koruyucu ürünleri en çok ihracat yapan şirketlerin arasında büyük başarılar elde etti.


15 farklı grup şirketlerinden oluşan Mirbey Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Parlakyiğit, bundan sonraki sürecin çok daha sancılı ve zarar vermemesi için maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.


Yağız, Ayça, Yılmaz Morgül, Ersan Er, Murat Övüç gibi sanatçılar sahne aldığı gecede, ünlü iletişim danışmanı Özgür Aras, Gökçe Kırgız da ödül alan isimler arasında yer aldı. Gecede ayrıca organizasyonu düzenlenen Hülya Yanıkdağ ve İlker Bekar’ın, 5. Altın Kalite Ödül Töreni için hazırlıklara başladıkları açıklandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Çiftçi: "Uyuşturucuyla mücadelede ünlü-ünsüz ayrımı yapmıyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Uyuşturucuyla mücadele konusunda ünlü-ünsüz diye herhangi bir ayrımımız yok. Bunu kullanan, suça bulaşan kim varsa bunları adalete teslim etmek, İçişleri Bakanlığı olarak görevlerimizden bir tanesidir. Bu konuda mücadele etmeye kararlıyız, herhangi bir ayrım yapmıyoruz" dedi. İstanbul’da ünlülere yönelik gerçekleşen uyuşturucu operasyonlarına ilişkin soruya yanıt veren Bakan Çiftçi, "Bizim açımızdan uyuşturucuyla mücadele konusunda ünlü-ünsüz diye herhangi bir ayrımımız yok. Bunu kullanan, suça bulaşan kim varsa bunları adalete teslim etmek, İçişleri Bakanlığı olarak görevlerimizden bir tanesidir. Bu konuda mücadele etmeye kararlıyız, herhangi bir ayrım yapmıyoruz" dedi. Yılbaşından itibaren beş aylık süreçte yapılan uyuşturucu operasyonlarına ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, "20 bin operasyonumuz oldu. Operasyonlar neticesinde 16 bin 986 kişi tutuklandı; 6 bin 604 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu operasyonlar neticesinde toplamda 20 tona yakın uyuşturucu madde, 546 milyon uyuşturucu hap ve 167 bin kök kenevir ele geçirildi. İçişleri Bakanlığı olarak kırmızı çizgimiz olan uyuşturucuyla mücadeleye bütün birimlerimizle devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. İzmir’de hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili yapılan soruşturmaya ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Çiftçi, "İzmir merkezli 9 ilde toplam 26 kişinin gözaltı işlemleri devam ediyor. 2023 yılından itibaren faili meçhul cinayet olmadığını ifade etmem gerekiyor. AK Parti iktidarında faili meçhul cinayetlerin yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasında bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Jandarmamızın özellikle JASAT ekipleri, hassas uzmanlık gerektiren bir çalışma yürütüyor" dedi. Kahramanmaraş saldırısında soruşturmanın geldiği son duruma ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Çiftçi, "Maraş soruşturması ile ilgili toplam 20 kişilik bir ekip çalışmaya devam ediyor. Henüz müfettişlerimiz çalışmalarını raporlaştıramadılar. Daha sonuca ulaşmadık. Geçenlerde başkanımızdan aldığımız bilgiye göre tespit ettikleri hususlarla ilgili, ihmali olan kişiler hakkında ek soruşturma onayları alıyorlar. Olay çok yönlü ve çok boyutlu; soruşturmaya devam ediliyor" dedi. Gülistan Doku cinayetine ilişkin soruya yanıt veren Bakan Çiftçi, "Tunceli’de Gülistan Doku cinayetini aydınlatma çalışması devam ediyor. JASAT ekipleri orada görev yapıyor. Elimizden geldiği kadar faili meçhul cinayetleri aydınlatmak için üzerimize düşen neyse onu yapmaya; ucu nereye dokunursa dokunsun, kiminle ilgili olursa olsun bunları sonuna kadar takip etme konusunda kararlıyız. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olarak olayın aydınlatılması noktasında tüm imkânlarımızı, tüm personelimizi seferber edeceğiz. Gülistan Doku cinayetinde İçişleri Bakanlığı olarak olayı iki taraflı olarak değerlendiriyoruz: Birincisi, 2020 yılından bugüne kadar bu soruşturmanın etkin yapılıp yapılmadığı; bununla ilgili kolluğun herhangi bir ihmalinin veya kusurunun olup olmadığı. Bir de dönemin Tunceli valisi ile ilgili ayrı bir soruşturma yürüyor. Şu anda Gülistan Doku cinayeti ile ilgili konuyu Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Bizden zaman zaman talepte bulunuyorlar, onları karşılıyoruz. Ama şu an soruşturma raporu tamamlanmış ve bize ulaşmış değil" açıklamasında bulundu.
Ankara Bakan Gürlek: "(Mutlak butlan kararı) Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’nin kurultay davasına ilişkin, "Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Bakan Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin kurultay davasına ilişkin verdiği kararın merkezinde, doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez. Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin başvurularıyla başlamış; yine CHP delegelerinin beyanları ve tanıklıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakata uğratıldığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Burada altını çizmek isterim ki; yargının görevi, hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir" ifadelerine yer verdi. "Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonları olduğuna vurgu yapan Gürlek, "Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir. Delegenindir. Üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir" açıklamasında bulundu.
Ankara Bakan Gürlek: "(Mutlak Butlan Kararı) Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Adalet Bakanı Akın Gürlek CHP’nin kurultay davasına ilişkin, "verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin, CHP’nin kurultay davası için mutlak butlan kararı verdi. Böylece 4-5 Kasım 2023’te gerçekleşen CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline karar verildi. Kararın ardından ise Adalet Bakanı Akın Gürlek konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. "Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir" Bakan Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin kurultay davasına ilişkin verdiği kararın merkezinde doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez. Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin başvurularıyla başlamış; yine CHP delegelerinin beyanları ve tanıklıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakata uğratıldığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Burada altını çizmek isterim ki; yargının görevi, hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir" ifadelerine yer verdi. "Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonları olduğuna vurgu yapan Gürlek, "Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir. Delegenindir. Üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir" açıklamasında bulundu. (KML-
Samsun Bafra’da öğrenci ve veliler üretim alanlarını yerinde gördü Samsun’un Bafra ilçesinde eğitim ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen ‘Mesleki Eğitim ve İstihdama Yönelik İş Birliği Protokolü’ kapsamında öğrenci ve veliler, üretim alanlarını ziyaret ederek sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Bafra Kaymakamlığı, Bafra Belediyesi, Bafra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Bafra Karma Organize Sanayi Bölgesi ve Bafra Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında öğrencilerin iş dünyasını yakından tanıması ve meslek tercihlerini daha planlı yapması hedefleniyor. Projenin ilk aşamasında Bafra’daki ortaokul ve lise müdürleri ile rehber öğretmenler, Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi ve Bafra Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulunmuştu. Projenin ikinci aşamasında ise öğrenciler ve veliler üretim alanlarını ziyaret etti. Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi ile Bafra Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmaları yerinde inceleme fırsatı bulan öğrenci ve velilere, organize sanayi bölgelerinde sunulan imkanlar, mesleki eğitim süreçleri, staj olanakları ve sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikler hakkında bilgi verildi. Firmalar tarafından öğrencilere ilgi ve yeteneklerine uygun meslek alanları tanıtılarak kariyer planlamalarına katkı sağlandı. Ziyaretler kapsamında veliler de mesleki eğitimin sunduğu imkanları yakından görme fırsatı buldu. Böylece öğrencilerin tercih dönemine daha planlı hazırlanması ve ailelerin mesleki eğitim konusunda daha doğru bilgiye ulaşması amaçlandı. Protokol kapsamında Organize Sanayi Bölgesi’nde staj yapan öğrencilerin ulaşım başta olmak üzere ihtiyaçlarının karşılanarak uygulamalı eğitim süreçlerinin desteklenmesi planlanıyor. Sektörde beceri eğitimini başarıyla tamamlayan öğrencilerin istihdama kazandırılması da projenin hedefleri arasında yer alıyor. Gelişen teknoloji ve sektör beklentileri doğrultusunda öğrencilerin niteliklerinin artırılmasının amaçlandığı proje ile gençlerin yalnızca sınıfta değil, sahada da meslek hayatına hazırlanması hedefleniyor.
Muğla Başkan Mandalinci’den Kumbahçe Sahili’nde 3’te 1 düzenlemesi açıklaması Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, son günlerde Kumbahçe Sahili’nde uygulanan 3’te 1 düzenlemesiyle ilgili sosyal medya ve bazı basın yayın organlarında yer alan paylaşımlar üzerine bölgede basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Başkan Mandalinci, uygulamanın amacı, sahadaki işleyişi ve vatandaşların kullanımına ayrılan alanlarla ilgili detaylı bilgi verdi. Kumbahçe sahilinin düz bir yapıdan oluşmadığını, genişten dara doğru ilerleyen yay şeklinde bir sahil hattına sahip olduğunu belirten Başkan Mandalinci, bazı noktalarda kaldırımla deniz arasındaki mesafenin 20 metreye kadar çıktığını, bazı bölgelerde ise 5,5 - 6 metreye kadar düştüğünü söyledi. Mandalinci, "Kumbahçe’deki hat 20 metreden 5,5 - 6 metreye kadar daralan bir yay hat. Şu an bulunduğumuz bazı alanlarda genişlik 20 metreye ulaşırken, bazı noktalarda kaldırımdan denize doğru olan mesafe 5,5 - 6 metreye kadar düşüyor" dedi. "3’te 1 kuralıyla alanlar belirlendi" Başkan Mandalinci, hayata geçirilen 3’te 1 düzenlemesinin detaylarını da anlattı. Buna göre ilk üçte birlik bölümde işletmelerin deck yaparak restorancılık faaliyeti yürütebileceği alanların oluşturulduğunu belirten Mandalinci, ikinci bölümde işletmelerin deck yapmadan masa ve sandalye kullanabileceği alanların planlandığını söyledi. Son üçte birlik bölümün ise tamamen vatandaşların kullanımına ayrıldığını ifade eden Başkan Mandalinci, "Vatandaşımızın hiçbir şekilde masa ve sandalye olmadan, özgürce sahilden faydalanabilmesini amaçladık" diye konuştu. "En geniş noktada 6 metre, en dar noktada 1,5 metre" Kumbahçe sahilinde vatandaşların kullanımına ayrılan alanın sahilin yapısına göre değiştiğini belirten Mandalinci, "20 metreden başlayıp 5,5 - 6 metreye kadar daralan Kumbahçe yayında bu üçte birlik alan yer yer minimum 6 metre, yer yer ise minimum 1,5 metreye kadar daralıyor" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yayılan görüntülerin yalnızca sahilin en dar noktasından çekildiğini ifade eden Başkan Mandalinci, tüm sahilin bu şekildeymiş gibi gösterilmesinin yanlış anlaşılmalara neden olduğunu söyledi.