SAĞLIK - 06 Aralık 2017 Çarşamba 11:36

TMS tedavisi umut ışığı olmaya devam ediyor

A
A
A
TMS tedavisi umut ışığı olmaya devam ediyor

Hastalık tespit edilen beyin bölgesine manyetik frekans verilerek o bölgenin elektrik iletimini ve hormon aktivitesi düzenleyen TMS tedavisinin bitkisel tedavi, ozon tedavisi, akupunktur ve hacamatla beraber uygulandığı zaman daha etkili olduğu bildirildi.

Hastalık tespit edilen beyin bölgesine manyetik frekans verilerek o bölgenin elektrik iletimini ve hormon aktivitesi düzenleyen TMS tedavisinin bitkisel tedavi, ozon tedavisi, akupunktur ve hacamatla beraber uygulandığı zaman daha etkili olduğu bildirildi.


Konya’da özel muayenehanesinde çalışmalarına devam eden Doktor İbrahim Yılmaz son günlerde sıkça gündeme gelen alternatif tıp ve TMS tedavisinin mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerektiğini söyledi. Bitkisel, hacamat ve sülük tedavisi ile bunlar gibi diğer fıtratla uyumlu olan bütün tedavilerin hepsinin alternatif tıp olduğunu kaydeden Doktor Yılmaz, “Alternatif tıp derken neyi kastettiğimizi de izah edelim. Biz tanılara alternatif bir şey koymuyoruz. Biz yine batı tıbbı doktorları hangi laboratuvar tahlilleri kullanıyor veya görüntüleme teknolojilerini kullanıyor ise bizde bu kaynaklardan yararlanıyoruz. Bizim burada alternatif getirdiğimiz nokta tedavidir. Eğer ki kimyasal ilaçlarla tedavi varsa veya bazı hastalıklarda lüzumsuz yere yapılan ameliyatlar varsa biz onlara alternatif getirmeye çalışıyoruz. Tabi bu alternatif olarak adlandırılan tıp ise aslında esas tıptır. İlk önce bulunan tedaviler hiçbir zaman için alternatif olmaz. Hz. Adem’den bu yana bitkisel, doğal tedaviler kullanılıyorsa, hacamat tedavisi Peygamber Efendimizden beri yapılıyorsa, sülük tedavisinin 5000 yıllık bir geçmişi varsa bu tedavilere alternatif diyemeyiz” dedi.



“TMS tedavisi sinir ve hormon aktivitesini yeniden düzenliyor”


Doktor İbrahim Yılmaz, TMS tedavisinin yıllardır ilaç kullanıp artık yan etkilerinden şikayetçi olan veya ilaç tedavisine de cevap veremeyen hastalar için alternatif bir yöntem olduğunu anlattı. Bu tedavinin diğer alternatif tedavilerle uygulandığında daha etkili olduğunu vurgulayan Doktor Yılmaz şöyle konuştu; “TMS yani Transkranial Manyetik Stimülasyon Tedavisi FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onaylı bir medikal teknoloji olup, psikiyatrik ve nörolojik hastalıklarda beyindeki sinir hücrelerine manyetik frekans uygulayıp, sinir ve hormon aktivitesini yeniden düzenleyerek etki gösteren tıbbi bir tedavidir. Nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar beyindeki sinir iletimi ve sinirler arasındaki sinaptik bağlantılardaki hormonların sayısal ve fonksiyonel dengesizliklerinden dolayı oluşmaktadır. TMS tedavisi ile hastalık tespit edilen beyin bölgesine manyetik frekans verilerek o bölgenin elektrik iletimini ve hormon aktivitesi düzeltilmiş olur. Kimyasal ilaçlar, EKT (Şok Tedavisi), psikoterapi ve fizik tedavi, nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda yaygın olan tedavi şekilleridir. TMS tedavisi bütün bu hastalarda tedavilerin herhangi bir sürecinde veya diğer tedaviler yapılmadan tek başına bile gayet etkili yeni bir tedavi şeklidir. Yani ilk aşamada bile uygun olur. Yalnız önemli bir nokta var ki TMS tedavisi, bitkisel tedavi, ozon tedavisi, akupunktur ve hacamatla beraber uygulandığı zaman etkisi daha güçlü olmaktadır. TMS tedavisi Depresyon, Anksiyete, Panik Atak, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Şizofreni, Migren (baş ağrısı), Kronik nöropatik ağrı, Parkinson hastalığı, Alzheimer, İnme sonrası rehabilitasyon, Epilepsi, Kulak çınlaması (tinnitus), Otizm hastalıklarında kullanılmaktadır.”



“TMS Tedavisi doktor gözetiminde verilmektedir”


Her TMS seansında, hastaların özel olarak tasarlanan tedavi koltuğunda oturduğunu, manyetik tedavi atımları uygulanırken hastanın uyanık kaldığını dile getiren Doktor Yılmaz şu bilgileri verdi; “Hiçbir ağrı ya da rahatsızlık hissedilmez. TMS tedavisinde unutkanlık oluşmaz, işinize ya da araç sürüş yeteneği gibi konsantrasyon gerektiren işler üzerinde hiçbir olumsuz etkisi yoktur. EKT’nin aksine, tedavisi zor depresyon için alternatif bir seçenek olarak nöbetlere ve hafıza sorunlarına neden olmayacak şekilde tasarlanmıştır. Hastaların sadece bir bölümünde tedavi sonrası hafif bir baş ağrısı görülebilir. TMS Tedavisi doktor gözetiminde verilmektedir. TMS Tedavisi’nde uykusuzluk, gastrointestinal rahatsızlık, ağız kuruluğu, cinsel işlev bozukluğu, kilo alma, sedasyon, baç dönmesi gibi antidepresan ilaçların neden olduğu birçok yan etki görülmez. TMS ilaçsız bir tıbbi tedavidir. TMS ilaçsız bir tedavi olması nedeniyle hamile ya da emzirme döneminde olan veya karaciğer, böbrek yetmezliği yaşayan, kanser tedavisi gören, ilaç kullanması sakıncalı olan hastalarda dahi rahatlıkla ve güvenle kullanılabilir. TMS Tedavisi için baş bölgesinde herhangi bir metal implant bulunanlar ve kalp pili bulunan hastalar dışında bütün hastalarda kolaylıkla yapılabilir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."