SAĞLIK - 04 Ekim 2019 Cuma 10:55

Felçli hastanın daralan üç beyin damarı ameliyatsız açıldı

A
A
A
Felçli hastanın daralan üç beyin damarı ameliyatsız açıldı

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde 56 yaşındaki felçli hastanın daralan üç beyin damarı birden literatürde ilk kez ameliyatsız şekilde anjio ile açıldı.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde 56 yaşındaki felçli hastanın daralan üç beyin damarı birden literatürde ilk kez ameliyatsız şekilde anjio ile açıldı.


SÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde yatan felçli hasta Hüseyin Özçömlekci’nin (56) daralan 3 beyin damarı literatürde ilk kez ameliyatsız bir şekilde anjio ile açılarak sağlığına kavuşturuldu.


SÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, beyin damar hastalıklarının, dünyada en fazla fonksiyon kaybına neden olan, yaşam kalitesini en fazla etkileyen ve yaşla birlikte de sıklığının artıran bir hastalık olduğunu söyledi. Felcin beyin damar hastalıklarına bağlı olarak bir veya birkaç damarın ani olarak tıkanmasının o bölgenin fonksiyonlarını kaybetmesiyle ortaya çıkan bir hastalık olduğunu kaydeden Türk Nöroloji Derneği Başkanı Öztürk, “Gerçekten çok büyük değişiklikler özürlülükler yaratan ve bazen de ölümüne neden olan bir durumdur. Hastalığın oluşmasında risk faktörlerinin başında, hipertansiyon, sigara, kalp hastalıkları, diyabet, obezite, kan yağlarında artış, sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite geliyor. Hastalığın tanınmasında en sık ortaya çıkan belirtiler, ani olarak ortaya çıkan konuşma bozukluğu, bir tarafta yani kol veya bacakta kuvvet kaybı, duyu kaybı, yüzde asimetri bozukluğu diyebiliriz” diye konuştu.



"İnme tedavisinde en önemli faktör tedaviye çabuk ulaşabilmektir"


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporlarına göre 40 bin kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade eden Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, “İnme tedavisinde en önemli faktör tedaviye çabuk ulaşabilmektir ki biz bunu ’Zaman Beyindir’ şeklinde ifade ederiz. Yani kaybedilen her dakika beyinde milyonlarca hücrenin ölümü demektir. Bu nedenle de ilk 4 buçuk saat içinde hastaneye ulaşabilme çok önemlidir. Tedavi ne kadar erken yapılabilirse başarı şansı o kadar artmaktadır. Hastalık belirtileri ortaya çıktığı zaman kişinin ya da yakınında bulunan aile bireylerinin hiç beklemeden en kısa zamanda hemen 112 ile temasa geçmeleri gerekiyor. Çünkü ambulans komuta kontrol merkezleri, hastaların ihtiyacına göre nerede tedavi edilebileceğini biliyor. O şehirde bu inme tedavisini yapabilen hangi merkezler uygunlar mı bunu en iyi bilen 112’nin komuta merkezleridir” dedi.


Beyin damar hastalıklarının tedavi yöntemlerinden söz eden Prof. Dr. Öztürk, “Hastanemizde başarıyla uygulanan bir yöntem olan damar içi intravenöz, trombektomi tedavi dediğimiz yani pıhtıyı verdiğimiz bir ilaçla yok etmeye ve eritmeye yönelik tedavidir. Bu en temel tedavimiz 10 seneyi aşkın bir süredir, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı bu tedavi yöntemini uyguluyoruz. Sadece bu tedaviyle kalmıyoruz. Bunun daha da ötesi intravenöz tedavinin yeterli olmadığı hastalarda damar içine girerek direkt olarak pıhtının dışarıya alınması ya da damar içine ilacın verilerek pıhtının eritilmesi yöntemleri var bunlar tabii ki daha özel eğitim ve olanaklar gerektiriyor ve biz hastane olarak bu olanaklara sahibiz. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı olarak inmeyle uğraşan arkadaşlarımız, bu işlemleri yapabiliyor. Kadromuzda bu konuda eğitim almış ve bu işlemleri başarıyla yapabilen çok değerli nörolog ve radyolog arkadaşlarımız bulunuyor. Aslında sadece Konya’ya değil çevre illere ve bölgemize hizmet vermekteyiz. Biz, son derece ve fedakarca ekip olarak hastaları bekliyoruz. Beyin damar hastalıklarının sadece akut döneminde değil, diğer kronik tıkanma ve darlıklarında da gerekli girişimsel işlemleri çağa uygun bir şekilde başarıyla uygulamaktayız. Tedavide uygulanan işlemler özel eğitimler almayı gerektiriyor. Nöroloji alanındaki hekimler olarak bu işlemi yapabilen eğitimli arkadaşlarımızın sayısının artması içinde bir eğitim seferberliği içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.



"Literatürde ilk kez, üç beyin damarı birden açıldı”


Hastaya uygulanan tedaviyi gerçekleştiren Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özdemir ise hastanın daha önce geçirmiş olduğu bir felç öyküsü nedeniyle başvurduğunu dile getirdi. Başka bir hastaneden referans edilerek buraya yönlendirildiğini belirten Özdemir, “Felç geçirmesinin sebebi beyini besleyen büyük damarlarda oluşan darlıktı. Müdahale edilme şansı vardı. Hastamızda değerlendirten sonra beyini besleyen üç büyük damarda darlık olduğunu tespit ettik. İlk geldiğinde beyindeki bir damara müdahale ettik, bir hafta sonra diğer iki damarı birlikte açtık. Böylece beyindeki üç damarı da açmış olduk. Hastamızın şu anda genel durumu iyi bugünde hastamızı taburcu edeceğiz ve belli periyotlarda gelmesini isteyeceğiz. Yaptığımız işlemin en önemli özelliği beyni besleyen büyük damarlar tıkandığı zaman hastalarda kalıcı felçlere yol açar. Bunun dışında büyük damar tıkanıklarında yüzde 60 ile 80 oranında ölüme sebep olabiliyor. Tabi bu darlıkların tespit edilmesi müdahale edilmesi daha sonra gelebilecek büyük atakların önüne geçmesini sağlıyor. Bizim yaptığımız işlem, testiyi kırmadan önce müdahaleyi yaparak büyük problemlere yol açmadan engelleyebilmekti” diye konuştu.


Hayati öneme sahip daralan üç beyin damarına müdahalenin literatürde bir ilk olduğunu söyleyen Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özdemir, "Dünyada genelde tek damar müdahalesi yapılıyor. Literatürde bildirilmiş iki damar tıkanıklığı şeklinde örnekleri var. Ama üç damar tıkanıklığına müdahale literatürde de görmüş olduğumuz bir olgu örneği yok” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Etiyopya’dan Torbalı’ya özel ilgi Etiyopya Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud ve heyeti, Torbalı’daki gıda imalatçısı firmalarla bir araya geldi. Büyükelçi Mahmud, "Torbalı’nın üretim gücü ve ihracat potansiyeli, Etiyopya için güçlü ve stratejik bir iş birliği fırsatı sunuyor" dedi. Torbalı Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen programda, Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud, ilçedeki gıda imalatçılarıyla bir araya gelerek karşılıklı ticaret ve yatırım imkanlarını değerlendirdi. Torbalı Kaymakamı Adem Çelik, Ege Hububat Bakliyat İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Fahri Konsolosu İlhami Yıldırım, Meclis Başkanı Bekir Söyler ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun’un da katıldığı programda, gıda imalatı sektöründe faaliyet gösteren 50 firma hazır bulundu. Program kapsamında firma temsilcileri, Etiyopya heyetiyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek ürünler, ticaret süreçleri ve muhtemel iş birlikleri hakkında karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Torbalı Ticaret Odası (TTO), Afrika pazarına yönelik çalışmalarını sürdürülebilir ve planlı bir yaklaşımla yürütmeye devam ediyor. Bu kapsamda odanın ev sahipliğinde geçtiğimiz yıl "Hedef Afrika: Uluslararası İş Konferansı & B2B Görüşmeleri" düzenlenmiş; Benin, Kamerun, Senegal ve Nijer’den gelen 25 kişilik Afrika heyeti ile tarım, gıda, makine, enerji ve su arıtma alanlarında birebir iş görüşmeleri gerçekleştirilmişti. Önceki gün gerçekleştirilen program, bu temasların devamı niteliğinde değerlendirilerek Afrika ile ticari ilişkilerin derinleştirilmesine katkı sundu. Etiyopya, stratejik bir pazar Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, "Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda istikrarlı bir şekilde gelişiyor. Amacımız, bu güçlü ilişkiyi daha da ileri taşıyarak iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak. Etiyopya, tarımsal üretim gücü ve genç nüfusuyla Türk firmaları için önemli fırsatlar sunuyor" dedi. Mahmud, özellikle gıda ve tarıma dayalı sanayi alanlarına dikkat çekerek, "Gıda işleme, tarımsal ürün tedariki, paketleme ve lojistik başta olmak üzere birçok alanda Türk firmalarıyla güçlü iş birlikleri kurmak istiyoruz. Torbalı’nın üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve organize sanayi yapısı bizim için çok kıymetli. Torbalı’ya özel bir ilgi duyuyoruz ve bu bölgeden Etiyopya’ya yönelik yatırımları memnuniyetle karşılıyoruz. Türk firmalarını Etiyopya pazarında yatırım ve ticaret yapmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Afrika, firmalarımız için fırsat Torbalı’nın ihracatta elde ettiği başarının kararlı ve planlı çalışmaların sonucu olduğunu belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, "Torbalı bugün 2,1 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri konumunda. Bu gücü, Afrika pazarları gibi yeni ve stratejik alanlara taşıyarak firmalarımız için kalıcı ticari ilişkiler oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Sözlerine devam eden Olgun, "Afrika pazarı, özellikle gıda ve tarıma dayalı sanayi açısından firmalarımıza önemli fırsatlar sunuyor. Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Hedef Afrika programında bunun somut karşılıklarını gördük. Bugün, Etiyopya heyetiyle gerçekleştirdiğimiz bu buluşma da firmalarımızın yeni pazarlara açılması açısından çok kıymetli. Torbalı Ticaret Odası olarak, firmalarımızın uluslararası pazarlara erişimini desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Başkan Toptaş:" Karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor" Kahramanmaraş’ın Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş,"141 mahallemizin tamamında karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor" dedi. Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, ilçede etkili olan kar yağışı sonrası yürütülen karla mücadele çalışmalarının koordine edildiği merkezi ziyaret ederek, ekiplerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Başkan Toptaş akabinde, Hürriyet Mahallesi’ne geçerek mahalle muhtarı ve vatandaşlarla bir araya geldi, ekiplere kolaylıklar diledi. Başkan Toptaş, görev yapan belediye ekiplerine kolaylıklar dileyerek yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi. Saha incelemeleri sırasında açıklamalarda bulunan Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, kar yağışının başladığı ilk andan itibaren tüm ekiplerin teyakkuz hâlinde olduğunu vurguladı. Başkan Toptaş, "Onikişubat Belediyesi olarak 60 aracımız ve 150 personelimizle birlikte gece saat 12’den itibaren sahadayız. İnşallah bu iki günlük süreç içerisinde ekiplerimiz yoğun bir şekilde çalışmalarına devam edecek. 141 mahallemizin tamamında, özellikle kırsal mahallelerimizde ve merkez mahallelerimizde karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor"diye konuştu. Meteorolojiden alınan veriler doğrultusunda hazırlıkların önceden yapıldığına dikkat çeken Toptaş, "Gece saatlerinde başlayan kar yağışı ilimizin büyük bölümünde etkili bir şekilde devam ediyor. Bizler de ekiplerimizle birlikte sahadayız. Şu anda Hürriyet Mahallemizdeyiz hem çalışmaları yerinde inceliyor hem de hemşehrilerimizle istişare ediyoruz. Çok şükür şu an için ciddi bir olumsuzluk söz konusu değil. Kar her şeyden önce bizim için rahmet ve bereket demektir. Özellikle son yıllarda yaşanan kuraklıklar, suyun ne kadar kıymetli olduğunu hepimize gösterdi. Elhamdülillah 2026 yılı bereketiyle birlikte geliyor. Kar yağışı yer yer ara verse de önümüzdeki 1-2 gün boyunca devam edecek. Sonrasında oluşabilecek buzlanmalara karşı da ekiplerimizle gerekli önlemleri alıyoruz. Kaldırımlar başta olmak üzere tuzlama ve solüsyon çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nin kokusal peyzaj alanındaki projesi desteklenecek Kastamonu Üniversitesi yürütücülüğünü yapacağı "Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Ayan Çeven’in yürütücülüğünü yaptığı "Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi" başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002-Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Türkiye’nin birçok kentinde açık ve yeşil alan sistemlerinde yaygın olarak kullanılan gümüşi ıhlamur (Tilia Tomentosa) bitkisinin kokusal özelliğinin, kullanıcıların mekansal algısı, duyusal deneyimi ve psikososyal tepkileri üzerindeki etkilerini kokusal peyzaj yaklaşımı çerçevesinde ele alıyor. Çalışmada, kokunun mekanla kurulan ilişki üzerindeki rolü hem gerçek mekan deneyimleri hem de sanal gerçeklik ortamları üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilecek. Araştırma kapsamında, ıhlamur türünün yaya aksları ile park, oturma ve dinlenme alanları çevresindeki kullanımının kokusal peyzaj potansiyeli, koku ile bellek, yere bağlılık ve algısal şema arasındaki ilişkiler ile kokunun gündüz ve gece şartlarında algılanma düzeyindeki değişimler incelenecek. Ayrıca, koku özelliği gösteren bitkiler için peyzaj tasarımına yönelik ölçütlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje iki aşamalı olarak yürütülecek. İlk aşamada, belirlenen kentsel alanlarda gerçekleştirilecek duyusal yürüyüşler aracılığıyla katılımcıların algıları gerçek mekân deneyimi üzerinden değerlendirilecek. İkinci aşamada ise aynı alanlar sanal gerçeklik ortamında modellenerek, kontrollü şartlar altında ıhlamur kokusunun sanal gerçeklik deneyimine entegrasyonu sağlanacak ve katılımcı algıları yeniden ölçülecek. Elde edilen veriler karşılaştırılarak, sanal gerçeklik ortamlarının kokusal peyzaj değerlendirmelerinde gerçek mekanı temsil etme düzeyi analiz edilecek. Toplam 100 bin TL bütçeye sahip olan projede, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan danışman olarak görev alırken, projede bir yüksek lisans öğrencisi dört ay süreyle bursiyer olarak yer alacak. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Sanal gerçeklik tabanlı yöntemlerle kokusal peyzaj konusunu ele alan bu özgün çalışmanın desteklenmeye hak kazanmasından memnuniyet duyuyoruz. Disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çeken projenin, mekân-insan etkileşimi ve peyzaj araştırmalarına bilimsel katkılar sunacağına inanıyorum. Projenin yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Elif Ayan Çeven’i, danışmanı Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan’ı ve projede görev alan tüm araştırmacıları tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Kırklareli Yargıtay’dan kamulaştırma davasında emsal karar Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde enerji nakil hattı sebebiyle yapılan kamulaştırma işlemine açılan dava, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı. Kamulaştırma bedeline yalnızca yasal faiz uygulanmasına itiraz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, kamu alacaklarında uygulanan en yüksek faizin esas alınması gerektiğine hükmetti. Kamulaştırma davaları açısından Türkiye genelinde etkili olacak önemli bir karar Yargıtay’dan çıktı. İstanbul Barosu avukatlarından Av. İbrahim Çınar’ın takip ettiği dosyada, kamulaştırma bedeline yalnızca yasal faiz uygulanmasına ilişkin yerleşik uygulama değiştirildi. Süreç, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi’nin, Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kamulaştırma bedeline sadece yasal faiz işletilmesini öngören kararını kesin nitelikte kabul edilmesiyle başladı. Bunun üzerine müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirten Av. İbrahim Çınar, dosyayı temyiz ederek Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay yaptığı incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kesin nitelikteki kararını kaldırdı. Yerel mahkeme kararını düzelterek onayan Yargıtay, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil, kamu alacaklarında uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğine hükmetti. Kararın, kamulaştırma sürecinde yaşanan gecikmeler sebebiyle vatandaşların uğradığı maddi kayıpların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, benzer davalar için de emsal oluşturacağı ifade edildi. Av. İbrahim Çınar, kararın ardından yaptığı değerlendirmede, "Bu karar yalnızca müvekkilimiz açısından değil, Türkiye genelinde kamulaştırma süreci yaşayan tüm vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor. Bölge Adliye Mahkemesi’nin yalnızca yasal faize hükmedilen kararı kesinleştirmesi halinde ciddi bir hak kaybı yaşanacaktı. Yargıtay, kamulaştırma bedellerine her zaman itiraz edilebileceğini ve bu bedellere kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, idarenin gecikmesinden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi açısından son derece önemlidir" dedi. Av. Çınar ayrıca, kamulaştırmanın bir idari işlem olduğunu ancak bu süreçte vatandaşın mülkiyet hakkının korunmasının esas olduğunu vurgulayarak, "Vatandaşın hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Söz konusu davanın, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde vatandaşlara ait tarım arazilerinden geçirilen enerji nakil hattı sebebiyle yapılan irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin olduğu bildirildi.