GENEL - 09 Aralık 2011 Cuma 11:26

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ`NDE `MEVLANA` DÖNEMİ

A
A
A
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ`NDE `MEVLANA` DÖNEMİ

Selçuk Üniversitesi’nde huzursuzluk olmaması için ’Mevlana’nın felsefi düşüncelerinden yararlanacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Hakkı Gökbel, "Mevlana’nın sevgi ve hoşgörü havasını üniversitemize yansıtmayı amaçlıyorum. Mevlana’nın evrensel bakış açısını anlatan ’Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada’ sözünden yola çıkarak, üniversitemizde bulunan herkesin kendilerini her türlü endişeden uzak, tam bir huzur ortamı içerisinde hissetmelerini sağlayacağım" dedi.
Selçuk Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel, üniversitede huzursuzluk olamaması için Mevlana’nın felsefi düşüncelerinden yararlanacağını söyledi. Huzursuz bir ortamın birçok problemi beraberinde getireceğini söyleyen Prof. Dr. Gökbel, "Mevlana’nın sevgi ve hoşgörü havasını üniversitemize yansıtacağız. Yüzümüzde gülümseme, içimizde sevgi hiç eksik olmayacak. Sevginin gücüyle de üniversitemizi en iyiler arasına taşıyacağız" dedi. Mevlana’nın ’Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep
lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada’ sözünü hatırlatan Prof. Dr. Hakkı Gökbel, "Bu sözde anlatılan ’huzur ve sevginin’ üniversitemizden eksik olmaması için çalışacağım. Aynı kurumda kader birliği yapmış aydın insanların, hangi sebeple olursa olsun, birbirlerinin kalbinde onarılmayacak yaralar açacak söylemlere girmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bütün öğretim elemanlarımızın, diğer çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin kendilerini her türlü endişeden uzak, tam bir
huzur ortamı içinde hissetmelerini sağlayacağım" diye konuştu.
’İLK 500’ KAPISINI SEVGİYLE AÇACAK
Prof. Dr. Hakkı Gökbel, dünyanın en iyi 500 üniversitesi sıralamasında Türkiye’den beş üniversitenin olduğunu belirterek, "Hedefimiz; Selçuk Üniversitesi’ni en iyi 500 arasına yerleştirebilmek. İlk 500’ün kapısını içimizdeki sevgi ile açacağız. Sevginin önünde kimse duramaz. Üniversitemizin akademisyen ve öğrenci kalitesi, teknik altyapısı ve maddi imkânları bu hedefi gerçekleştirmeye yeter" ifadesini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 1992 Erzincan Depreminde bile birleşmeyen sular Erzincan’daki Ekşisu Mesire Alanı, dünyada ender rastlanan doğal oluşumlarından biriyle dikkat çekiyor. Bölgede birbirinden farklı özelliklere sahip 5 ayrı su kaynağı, aynı noktadan yeryüzüne çıkmasına rağmen birbirine karışmadan akıyor. Ekşisu bölgesinde ekşisu, kükürtlü su, tatlı su, sıcak su ve mineralli maden suyu, dar bir alanda yüzeye çıkarak kimyasal özelliklerini korumayı sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun dünya ölçeğinde nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu belirtiyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, Ekşisu’nun dünya çapında eşine az rastlanan bir alan olduğunu ifade ederek, "Çok küçük bir alanda farklı özelliklere sahip beş ayrı su kaynağı yan yana bulunuyor. Ekşisu, Horhor olarak bilinen kükürtlü su, çinko oranı yüksek ve ayak sağlığına iyi gelen su, tatlı su ve sıcak su birbirine karışmadan yüzeye çıkıyor. 1992 depreminde bile bu sular birleşmedi. Bu gerçekten olağanüstü bir durum" dedi. Ekşisu’nun yalnızca jeolojik açıdan değil, biyolojik açıdan da önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Ayan, sazlık bölgelerin göçmen kuşlar için konaklama alanı oluşturduğunu, ayrıca "Erzincan Sütotu" olarak bilinen endemik bitki türüne de ev sahipliği yaptığını söyledi. Bölgenin jeopark ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Ayan, Ekşisu’nun korunarak Erzincan’ın tanıtımında önemli bir değer haline getirilmesinin hem turizme hem de ekonomiye katkı sağlayacağını kaydetti.