POLİTİKA - 05 Kasım 2025 Çarşamba 13:37

8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı

A
A
A
8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı

Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı.


KTO-TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezinde düzenlenen program, Konya Sanayi Odası tanıtım videosunun izlenmesiyle başladı.



"Konya’mız, bugün sanayinin kalbinin attığı bir üretim üssü haline geldi"


Programın açılış konuşmasını yapan Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, "Bugün Türk savunma sanayinin kabiliyetine ve yerli üretim gücüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. İçişleri Bakanlığımızın, Milli Savunma Bakanlığımızın, Savunma Sanayi Başkanlığımızın, ana sanayi firmalarımızın, Konya’dan ve şehir dışından katılan alt yüklenici ve tedarikçi firmalarımızın ürünlerini, teknolojilerini göreceğiz. 164 katılımcımızın, kurum ve kuruluşumuzun stant açtığı organizasyonumuz kapsamında, firmalarımız ikili iş görüşmeleri yaparak hem yeni iş birlikleri kuracaklar, hem de tedarikçi olmak isteyen firmalarımız için yepyeni bir sürecin kapısı buradan aralanacak. Ayrıca yarın bu alanda, Milli Savunma Bakanlığımızın, Savunma Sanayii Başkanlığımızın, Güney Afrika Ticaret, Sanayi ve Rekabetçilik Bakanlığı’nın ve 3. Ana Jet Üs Komutanlığımızın konferansları olacak. Firmalarımız, onaylı tedarikçi olma süreçlerine dahil en kapsamlı bilgileri, en yetkili isimlerden dinleyecekler. Ben; savunma sanayinin Anadolu’daki en büyük buluşması haline gelen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarımızın sektörümüz, şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bir zamanlar, tarımın bereketiyle anılan Konya’mız, bugün sanayinin kalbinin attığı bir üretim üssü haline geldi. 186 ülkeye, yıllık 3,5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiriyoruz. İhracatımızın yüzde 97’sini sanayi ürünleri oluşturuyor. Makine ve aksamları, otomotiv, savunma ve havacılık sanayi, kimya, plastik, gıda, demir-çelik, ayakkabı ve döküm gibi sektörlerde faaliyet gösteren, uluslararası başarıya ulaşmış güçlü firmalarımızla Türk sanayisine yön verir hale geldik. Pek çok sektörde Türkiye’nin öncü şehirleri arasındayız. Öyle ki; Türkiye’de makine sektörünün 4. büyük, otomotiv endüstrisinin 7. büyük, savunma ve havacılık sanayinin 4. büyük ihracatçısı konumuna ulaştık" dedi.



Savunmada yılın ilk 10 ayında 6.7 milyar dolarlık ihracat


Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayiinde yılın ilk 10 ayında 6.7 milyar dolara ulaşmış bir ihracat rakamı olduğunu belirterek, "Türkiye’nin toplam ihracatına bakıldığında ise 6.7 milyar dolar Türkiye’nin tüm ihracatının yaklaşık yüzde 3 buçuğunu karşılar duruma geldi. Biz özellikle yetişmiş insan kaynağımız, altyapımız, yenilikçi yaklaşımımız ve aldığımız sorumlulukları en iyisiyle üzerine getirme bilinciyle ortaya koyduğumuz gayretlerle bu oranın çok daha artacağını, platformlarımızın uluslararası alanda karşılığını buldukça hem teknolojik bağımsızlığımızla birlikte hem de ekonomik bağımsızlığımıza savunma sanayi olarak daha fazla değer katacağımızı biliyoruz. Savunma sanayinde bugün itibariyle 100 bin kişi çalıştığımızı söyleyebiliriz. Kilogram başı ihracatımız ortalamada 65 doların üzerinde. Bazı ürünlerimiz var ki 10 bin dolar, bazıları 20 bin dolar, 50 bin dolar üzeri kilogram başı ihracat değerine sahip ürünlerimiz var. İşte biz burada yerli, milli platformlarımızı, bu platformlarımızın içinde kullanılan alt sistemleri ve kritik komponentleri ürettikçe ve bunları ihraç ettikçe hem bu alanda çalışan kişi sayısının arttırılmasına hem de nitelikli üretim yapan firmaların arttırılmasına olan ihtiyacımızı her vesileyle ifade ediyoruz. İşte bu tip platformlar, bu tip tedarikçi buluşmaları bunlar için en büyük fırsatlar" şeklinde konuştu.



"PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli"


Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Konya’nın kadim tarihiyle bugünkü dinamizm ve gücünü birleştirerek üretim ve kalkınma yolculuğunda da öncü bir rol oynadığını, savunma sanayiinin de Konya’nın büyük katkılar sunduğu alanlardan biri olduğunu söyledi. Bakan Güler, Türkiye’nin yerli-milli savunma sanayisinin artan etkinliğiyle birlikte köklü tarihi birikimi, stratejik coğrafyası, etkin caydırıcı ve saygın ordusuyla bölgesinde ana aktör, dünyada ise prestij sahibi bir ülke haline geldiğini ifade ederek, "Tüm bu özellikleriyle Türkiye kendi güvenliğini teminat altına alma kudretinin yanında stratejik dış politikası, ikili askeri ilişkileri, krizleri yöneten ve çözüm üreten akılcı ve barış odaklı hamleleriyle pek çok bölgede güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundadır. Bu etkinlik ve gücümüzü muhafaza edebilmek ve daha da artırmak maksadıyla içerideki birlik ve beraberliğimizi tahkim etme ve pekiştirme gayretlerimizi de sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın ortaya koydukları devlet iradesiyle yürütülen Terörsüz Türkiye süreci bu politikamızın en somut yansımasıdır. Hedefimiz yıllardır ülkemizin daha fazla ilerlemesine engel teşkil eden ve milli kaynaklarımızın boş yere harcanmasına sebep olan terör belasından tamamıyla kurtulmaktır. Terörsüz bir Türkiye savunma sanayine, teknolojiye, AR-GE ve inovasyona daha fazla yatırımın yapıldığı, milletimizin alın terinin büyük kalkınma yatırımlarıyla karşılık bulduğu bir sürecin adıdır. Nitekim terör örgütünün aldığı fesih kararı kapsamında 26 Ekim’de yaptığı açıklamayla ülkemizden tamamen çekilme kararını sürecin işlerliği ve hızlanması adına kayda değer ve önemli buluyoruz. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, koşulsuz ve en hızlı şekilde silahlarını tamamıyla teslim etmelidirler. Halihazırda sahadaki gelişmeleri büyük bir hassasiyetle yakından takip ediyor, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gereken ne varsa kararlılıkla uyguluyoruz. Şu bir gerçek ki kim ne derse desin Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ve sizlerden de aldığımız destekle ülkemizi en üst düzeyde kalkındıracak aydınlık ve müreffeh bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bu noktada ‘güçlü savunma sanayii eşittir güçlü ve tam bağımsız Türkiye’ şiarıyla ülkemizi daha muteber kılmak aynı zamanda bağımsız ve caydırıcı savunma kapasitemizi geliştirmek için her birimize hayati görevler düşüyor. Boşa geçirecek tek bir dakikamızın olmadığının bilinci ve başarının bir varış değil yolculuk olduğu anlayışıyla artan bir şevk ve gayretle çalışmalıyız.



"Savunma sanayii; egemenliğin zırhı, caydırıcılığın dili, barışın sigortasıdır"


İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da bugünün dünyasında, savunma teknolojilerinde Ar-Ge ve askeri harcamaların küresel ölçekte 2.7 trilyon doların üzerine çıkmış durumda olduğunu belirterek, "Savunma sanayii; egemenliğin zırhı, caydırıcılığın dili, barışın sigortasıdır. Bu alanda güçlü olmayanın, sözünün sınırları da dardır. Günümüz dünyasında haklı olmak tek başına yetmez; kuvvetli olmak da şarttır. Son 23 yılda Türkiye, savunma sanayiinde büyük bir paradigma değişimi yaşamıştır. Yerlilik oranını yüzde 20’lerden, yüzde 80’lerin üzerine taşıyan, tasarımdan seri üretime kadar, tüm zinciri millîleştiren bir Türkiye doğmuştur. Bu başarı, yalnızca bir teknolojik atılım değil; aklın, sabrın ve inancın birleştiği bir medeniyet dirilişidir. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki: Artık Türkiye’nin savunma sanayi ürünleri, Dünya piyasalarına damga vurmaktadır. Ancak küresel rekabetin hızlandığı bu çağda, Büyük ve Güçlü Türkiye için, daha çok çalışmamız, daha fazla üretmemiz ve inovasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor. Türkiye Yüzyılı; güçlü devlet, rekabetçi ekonomi, tam bağımsız savunma vizyonudur. Bu vizyon; yalnızca merkezi idarenin değil, iş dünyasının, üniversitelerin, teknoparkların, odaların, girişimcilerin omuzlarında yükselecek. Hamd olsun, Her ‘Konya Savunma Sanayi Tedarikçileri Buluşması’, bir öncekinden daha çok güçleniyor. Katılımcı ülkeler, firmalar artıyor, iş görüşmeleri daha çok iş bağlantısına dönüşüyor. Bu tablo, Konya Sanayi Odası’nın vizyonunu, sanayicimizin kapasitesini ve Türkiye’nin savunma ekosistemindeki itibarını gözler önüne seriyor" diye konuştu.


Programda Konya Sanayi Odası ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası arasında mutabakat zaptı da imzalandı. Mutabakat zaptını KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhamad Amin Fahmi Bin Solahuddin imza attı.


Programa, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, milletvekilleri, protokol mensupları, sanayiciler, yerli ve yabancı davetliler katıldı.


5-6-7 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan etkinlikte, 160’ın üzerinde firma ve kurum stant açarak ürünlerini sergileyecek. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İspanya, Malezya, Güney Afrika, Tunus, Nijerya, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi 17 farklı ülkeden firma, büyükelçi, ataşe ve STK’lar etkinliğe katılacak.



8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.