POLİTİKA - 04 Ekim 2025 Cumartesi 15:23

Başkan Pekyatırmacı’ya UCLG-MEWA’da yeni görevler verildi

A
A
A
Başkan Pekyatırmacı’ya UCLG-MEWA’da yeni görevler verildi

Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, UCLG-MEWA Genel Kurulu ve Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararlar doğrultusunda önemli görevler üstlendi. UCLG Dünya Konseyi Üyeliği, UCLG-MEWA Yönetim Kurulu Üyeliği, UCLG-MEWA Konseyi Üyeliği, Çevre Komitesi Eş Başkanlığı ve Yenilik ve Girişimcilik Eş Başkanlığı görevlerini üstlenen Başkan Pekyatırmacı, uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil edecek önemli sorumluluklar aldıklarını belirtti.


UCLG-MEWA Genel Kurulu ve Yönetim Kurulu Toplantısı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Dünya Belediyeler Birliği Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın başkanlığında Konya’da gerçekleştirdi. Genel Kurul sonucunda; Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı UCLG Dünya Konseyi Üyeliği, UCLG-MEWA Yönetim Kurulu Üyeliği, UCLG-MEWA Konseyi Üyeliği, Çevre Komitesi Eş Başkanlığı ve Yenilik ve Girişimcilik Eş Başkanlığı görevlerine getirildi. Yapılan görevlendirme ile Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil etme sorumluluğu üstlendiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Toplantılarımızda alınan kararların şehirlerimiz, bölgemiz ve ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyor; katkı ve katılımlarıyla destek veren tüm üye belediyelere teşekkür ediyorum" dedi.



Başkan Pekyatırmacı, Selçuklu Belediyesi Kompost Üretim Merkezini anlattı


Başkan Ahmet Pekyatırmacı, UCLG-MEWA Kongresi’nin 2. gününde ise "Afetlerin Tarım ve Gıda Sistemleri Üzerindeki Etkisi" başlığı altında gerçekleştirilen oturumda Selçuklu Belediyesi Kompost Üretim Merkezi hakkında bir sunum gerçekleştirdi. "Selçuklu’da Geri Dönüşümde Hayat Var" anlayışıyla çalışmalar yürüttüklerini ve bu kapsamda Kompost Projesini sürdürdüklerini ifade eden Başkan Pekyatırmacı, "Bu projeyle yalnızca atıkları dönüştürmüyor, aynı zamanda organik atıkların doğaya verdiği zararı ortadan kaldırıyor, onları doğanın yeniden canlanmasını sağlayan birer kaynağa dönüştürüyoruz. Kompost üretimiyle, doğada atık olarak görülen organik maddeler yeniden toprağa kazandırılıyor. Böylece hem toprak verimliliğini artırıyor hem de doğal ekosistemin kendi döngüsü içinde güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Toprağın zenginleşmesiyle birlikte daha sağlıklı bitkiler, o bitkilerle beslenen daha sağlıklı hayvanlar ve nihayetinde daha sağlıklı insanlar ortaya çıkıyor. Kısacası, atığı bir sorun olmaktan çıkarıp çözüme dönüştüren bu projeyle, çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilir bir dönüşüm modeli oluşturduk" diye konuştu.



Başkan Pekyatırmacı’ya UCLG-MEWA’da yeni görevler verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.