GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 16:11

Karatay, VSR Türkiye Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı

A
A
A
Karatay, VSR Türkiye Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı

Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yerel düzeyde değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla "VSR Türkiye Çalıştayı" düzenlendi.


2015 yılından bu yana küresel ölçekte uygulanmakta olan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), uygulama sürecinin son beş yılına girerken; bugüne kadar elde edilen kazanımların ve devam eden sorunların sistematik biçimde raporlanmasına yönelik değerlendirme faaliyetleri sürdürülüyor. Bu çerçevede küresel sürece katkı sunmak amacıyla Kent Araştırmaları Enstitüsü tarafından Türkiye’nin ilk Ulusal Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu (Voluntary Subnational Report - VSR Türkiye) hazırlanıyor. Rapor çalışmasının paydaş katkılarıyla güçlendirilmesi ve yerel düzeyde öne çıkan alanların ele alınması amacıyla Karatay Belediyesi ev sahipliğinde çalıştay gerçekleştirildi. Çalıştayda, VSR Türkiye kapsamında yürütülen çalışmalar detaylı şekilde ele alınırken, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde yerelde öne çıkan başlıklar değerlendirildi ve çözüm önerileri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. VSR Türkiye Raporu’nun ise 2026 yılı Mart ayı içerisinde kamuoyu ile paylaşılması planlanıyor.



"Sürdürülebilir kalkınma yerel yönetim anlayışımızın temeli"


Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen Gönüllü Bölgesel Değerlendirme (VSR) Türkiye Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin Karatay Belediyesi’nin yönetim anlayışının temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Çalıştay vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılca, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini yalnızca bir vizyon olarak değil, yerel yönetim yaklaşımının merkezinde konumlandırdıklarını ifade etti. Bu doğrultuda atılan adımların ulusal ve uluslararası düzeyde karşılık bulmasının kendileri için önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirten Kılca, Karatay Belediyesi’nin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’de yerel yönetimler arasında öncü bir rol üstlendiğini söyledi. Hasan Kılca, VSR Türkiye Yerel Yönetim Elçisi olarak danışma kurulunda yer almasının, Karatay’ın bu alandaki güçlü kurumsal yaklaşımının ve kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin ilk VSR buluşmasına ev sahipliği yapmanın da bu sürecin bir sonucu olduğunu kaydetti.



"Raporu Türkçe ve İngilizce hazırlayan ilk belediyeyiz"


Kılca, Karatay Belediyesi’nin 2021 yılında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında geliştirilen Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporunu Türkçe ve İngilizce olarak hazırlayan Türkiye’deki ilk belediye olduğunu hatırlatarak, 2023 yılında ise raporu üç dilde yayımlayarak yine bir ilke imza attıklarını belirtti. Bu çalışmalarla yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını ölçülebilir ve görünür hale getiren örnek bir model ortaya koyduklarını ifade eden Kılca, Birleşmiş Milletler Üst Düzey Politik Forumu toplantılarında Karatay’daki iyi uygulamaları uluslararası platformlarda paylaşma fırsatı bulduklarını kaydetti.


Bu çalışmaların Karatay’ın küresel ölçekte güçlü şehirler arasında konum kazanmasına katkı sağladığını belirten Kılca, yürütülen çalışmaların gelişen ve devam eden bir süreç olarak değerlendirildiğini söyledi. Bu kapsamda 2025 yılında hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı ile iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji dönüşümü alanında somut adımlar atıldığını ifade eden Kılca, planın belediye meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe girdiğini ve Karatay’ın çevresel sorumluluğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.



"Türkiye’de ilk ‘öncü şehir’ ünvanını aldık"


Başkan Kılca ayrıca, sürdürülebilir kalkınma alanında yürütülen çalışmaların uluslararası alanda da karşılık bulduğunu belirterek, Kanada’da düzenlenen 7. Dünya Kentsel Ekonomi Forumu’nda Karatay’ın Türkiye’de "öncü şehir" ünvanını alan ilk belediye olduğunu hatırlattı. Sürdürülebilir kalkınmayı çevreyi koruyan, sosyal refahı artıran ve ekonomik gelişimi destekleyen bütüncül bir yönetim anlayışı olarak değerlendirdiklerini ifade eden Kılca, gelecek nesillere daha yaşanabilir, dirençli ve güçlü bir şehir bırakma sorumluluğuyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu önemli çalıştaya ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını vurgulayan Hasan Kılca, çalıştayın ortaya koyacağı bilgi birikiminin sürdürülebilir yerel yönetim anlayışına katkı sağlayacağına inandığını belirterek katkı sunan tüm kurum, kuruluş, akademisyen ve paydaşlara teşekkür etti. Kılca, Gönüllü Bölgesel Değerlendirme sürecinin ülke, şehirler ve gelecek nesiller için hayırlı olmasını temenni etti.


UCLG-MEWA Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ali Murat Duman, yaptığı konuşmada Karatay Belediyesi’nin sürdürülebilir kalkınma alanındaki çalışmalarını takdir ederek, yürütülen sürecin uluslararası ölçekte önemli bir referans noktası olacağını ifade etti. Bugünün birçok açıdan "ilklerin yaşandığı" bir gün olduğunu vurgulayan Duman, Karatay Belediyesi ve Kent Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde yürütülen çalışmanın derinlikli ve kapsamlı bir hazırlık sürecine dayandığını belirtti.


Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, sürdürülebilir kalkınma sürecinde yerel yönetimlerin rolünün kritik önem taşıdığını vurguladı.


Enstitü olarak Türkiye’nin ilk Ulusal Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu çalışmasını yürüttüklerini aktaran Emir Osmanoğlu, raporun yalnızca bir çıktı değil; belediyelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını bütüncül, karşılaştırılabilir ve akademik bir çerçevede ortaya koymayı hedefleyen ulusal bir referans belgesi niteliği taşıyacağını söyledi.


VSR Türkiye Baş Yazarı Dr. Cemal Baş, yaptığı konuşmada hazırlıkları süren raporun yöntemine ilişkin bilgi verdi. Baş, raporun henüz tamamlanmadığını ve ay sonuna kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirterek, çalıştayda paydaşlardan alınacak görüş ve önerilerin raporun temelini oluşturacağını ifade etti.


Program, konuşmaların ardından gerçekleştirilen çalıştay oturumları ve değerlendirme toplantılarıyla sona erdi.



Karatay, VSR Türkiye Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çevre düzenlemesi devam ediyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğinde yürütülen Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmaların yüzde 87’si tamamlandı. Projede konutlardaki ince işçilikler ile çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları sürüyor. İzmit Cedit Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm projesinde 47 bloktan oluşan alandaki betonarme imalatlar tamamlandı. Projede kaba inşaatın yüzde 100 seviyesinde tamamlandığı, genel ilerleme oranının ise yüzde 87’ye ulaştığı bildirildi. Proje kapsamında yer alan 1.097 konut ve 1 ticaret merkezinde dış cephe kaplama ile boya işlemlerinin büyük bölümü tamamlandı. Konutların iç bölümlerinde ince işçilikler devam ederken, altyapı, çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Dar sokakları ve yapı stoku nedeniyle riskli alan ilan edilen bölgede yürütülen proje kapsamında eski yapıların yerine yeni konut alanları inşa ediliyor. Deprem yönetmeliğine uygun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı TOKİ ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında inşa edilen yapıların, güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı belirtildi. Eski yapıların bulunduğu alanda, konutların yanı sıra cadde ve sosyal alan düzenlemelerine de yer verildi.
Erzurum Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu sürüyor Gülistan Doku soruşturması kapsamında önceki gün Elazığ’da gözaltına alınan ve daha sonra Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu devam ediyor. 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturmada şu ana kadar tutuklananların sayısı 10 oldu. Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, İçişleri Bakanlılığı tarafından açığa alınmıştı. Elazığ’da olduğu tespit edilen Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 günü Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Elazığ’dan Erzurum’a getirilmişti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tuncay Sonel’in "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilmişti. Halen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde sorgusu devam eden Tuncay Sonel’in, buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra Erzurum Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor. Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Tuncay Sonel’in getirilmesi beklenen Erzurum Adliyesi ve çevresinde ise tam bir sessizlik yaşanıyor. Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, dün Tunceli Adliyesi’nde sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Bursa Bursa’da arı kovanlarına ayı saldırısı Uludağ eteklerindeki bir köye yakın arı çiftliğine gece saatlerinde giren ayı ailesi, arıcıların kabusu oldu. Anne ayı ve iki yavrusunun kovanlara ulaşmaya çalıştığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Osmangazi ilçesine bağlı Yiğitali Köyü’nde elektrikli tellerle çevrili alana yaklaşan ayı ailesinin, özellikle anne ayının kovanlara ulaşmak için büyük çaba sarf ettiği görüldü. Görüntülerde, anne ayının tellere temas ederek bir süre zorlandığı, çarpılmanın etkisiyle geri çekildiği, yavruların ise çevrede dolaştığı anlar dikkat çekti. Kısa süreli panik yaşayan ayı ailesi, ardından bölgeden uzaklaştı. Arı çiftliği sahibi Yiğit Şerbetci, bölgede ayıların sıkça görüldüğünü belirterek yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bizim köyümüzde sürekli ayı olur ama sonuçta bu doğayı birlikte paylaşmaya çalışıyoruz. Bahçelerimizi korumak için tek çaremiz elektrikli tel. Kamera kayıtlarında da görünüyor, ayı çarpıldıktan sonra gidiyor. Ayı olan bölgelerde arıcılık yapan meslektaşlarımızın tek çaresi elektrikli tel. Orada değildim ama daha önce başka bir arkadaşımın da başına geldi, telin altından kazıp ulaşabiliyor. Daha öncesinde de 25 kovanıma zarar vermişti, kurtaramamıştık." Öte yandan, üreticiler, özellikle bahar aylarında yiyecek arayışına çıkan ayıların yerleşim yerlerine daha fazla yaklaşmaya başladığını belirterek, hem kendi güvenlikleri hem de hayvanların zarar görmemesi için önlemlerin artırılması gerektiğini ifade ediyor.
İstanbul Pendik’te atlarla şifa: Yaşlılar için atla terapi dönemi başladı Pendik’te başlatılan atlı terapi programında, Vefa Kıraathanesi sakinlerinin at binmenin ritmik hareketleriyle denge, koordinasyon ve kas gücü desteklenirken; Parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı bulunan yaşlı bireylerin işlevselliğinin artırılması ve fiziksel ile psikolojik iyilik hallerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Pendik Belediyesi tarafından yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik atlı terapi uygulaması başlatıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen tımar, dokunma ve yele örgüsü gibi uygulamalarla Vefa Kıraathanesi sakinlerinin ince motor becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, duyusal farkındalık ve sosyal etkileşimlerinin artırılması amaçlanıyor. Uzmanların kontrolünde at binmeyle yaşlı bireylerin atın ritmik hareketleri eşliğinde denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunun desteklenmesi sağlanıyor. Öte yandan, atlı terapiyle yaşlı bireylerin denge ve postür gelişiminde olumlu ilerlemeler gözlemlenirken, parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı olan bireylerin işlevselliğinin desteklenmesi de hedefleniyor. "Atlı terapiyle direnç ve dengemi sağlar oldum" Atlı terapiye katılan Vefa Kıraathanesi sakini Elife Çelik, "72 yaşındayım, atlı terapi etkinliği çok güzel oldu. Bende parkinson var. Direnç sahibi oldum ve dengemi sağlar oldum. Soğanları bile doğrayamıyordum, bir şey taşıyamıyordum. Şükür onları yapar oldum. Vallahi çok güzel ben 4 yıldır geliyorum buraya, çok faydasını gördüm ve sağolsun hocalarımız da bize beden hareketleri yaptırıyorlar. Güzel ben çok beğeniyorum, çok memnunum" diye konuştu. "Fiziksel ve psikolojik olumlu etkileri oldu" Etkinlikle ilgili konuşan Klinik Psikolog Dr. Sezen Koçyiğit, "Pendik Belediyesi Vefa Kıraathanesi sakinleriyle gerçekleştirdiğimiz atlı terapi uygulamasıyla yaşlı bireylerde fiziksel düzeyde; denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunda belirgin artışlar gözlemledik. Parkinson belirtileri olan katılımcılarda hareket alışkanlıklarında iyileşmeler dikkat çekti. Ancak çalışmanın en güçlü etkisi yalnızca fiziksel değil, psikososyal düzeyde ortaya çıktı. Katılımcıların içe kapanıklıklarının azaldığını, daha fazla iletişim kurduklarını ve sosyal hayata yeniden daha aktif şekilde katıldıklarını gözlemledik. Atla kurulan temas; güven duygusunu, sakinliği ve anda kalma becerisini destekledi. Bu durum, kaygı düzeylerinde azalma ve genel iyi oluş halinde artış olarak yansıdı" ifadelerini kullandı. "Öz yeterlilik ve yaşam motivasyonları arttı" Atlı terapinin yaşlı bireylerin motivasyonlarını artırdığını söyleyen Dr. Sezen Koçyiğit, "Atlı terapinin bir diğer önemli katkı ise katılımcıların kendilerini yeniden üreten, deneyimleyen ve sürecin aktif bir parçası olan bireyler olarak hissetmeleri oldu. Çünkü bu süreçte yalnızca at binme değil; atın yıkanması, bakımı ve yele örme gibi etkinliklerle "ben yapabiliyorum" duygusunu yeniden kazandırmayı hedefledik. Bu da yaşlılık döneminde son derece kritik olan öz yeterlilik ve yaşam motivasyonunu doğrudan olumlu yönde etkiliyor" dedi.
Gaziantep 300 yıllık Zincirli Bedesten turistlerin gözdesi Gaziantep’te 300 yıllık geçmişiyle ticaretin kalbi olan tarihi Zincirli Bedesten, GAP turları ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi. Asıl adı Hüseyin Paşa Bedesteni olan ve 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan 300 yıllık tarihi Zincirli Bedesten, kentin en eski ticaret alanlarından biri olarak dikkati çekiyor. Kültür Yolu’nun üzerinde bulunan ve şehir merkezinde yer alması dolayısıyla ulaşımın da kolay olduğu Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri durumunda bulunuyor. Yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor Gaziantep’te geçmişte ticari hayatın merkezi olan ve bugünde büyük ilgi gören tarihi Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki tarihi alışveriş noktalarından biri olan Zincirli Bedesten, yenilenmiş yapısı ve otantik atmosferiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Halk arasında "Kara Basamak Bedesteni" olarak da bilinen Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlere alışveriş ve kültür deneyimini bir arada sunuyor. Gaziantep’in en kıymetli ve önemli mirasları arasında yer alan ve binlerce yıllık geçmişe sahip olan Zincirli Bedesten’de daha çok hediyelik ve turistik eşyalar ile Antep fıstığı, kurutmalık, baharat ve kente ait yöresel ürünlerin satılıyor. Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet ediyor 300 yıldır Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet eden Zincirli Bedesten’i gezen turistler, doğal ve yöresel ürünlerin yanı sıra geleneksel el sanatları ile hediyelik ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Geçmişin bütün renklerini barındıran tarihi çarşıda turistler, alışveriş yaptıkları esnada tarihe yolculuk yapıyor. Özellikle hafta sonları yaşanan turist hareketliliği esnafı çok mutlu ediyor. "Turist yoğunluğu bizi mutlu ediyor" Bedesten esnaflarından Selim Öztop, tarihi Zincirli Bedesten’in yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Tarihi Zincirli Bedesten, Osmanlı döneminde, yaklaşık 300 yıl önce yapılmış tarihi bir çarşıdır. Tarihi Zincirli Bedesten, daha çok alışveriş için yapılmış olan bir yapı olduğu için günümüzde de alışveriş için turistlerin ziyaret ettiği bir mekan oluyor. Tarihi Zincirli Bedesten, Kültür Yolu güzergahının tam ortasında bulunuyor. Gaziantep’e dair tüm el sanatlarını burada görebiliyoruz. Çarşımızda Başlıca bakır, sedef, çini, telkari, kuruyemişçiler ve baharatçılar gibi esnaflarımız var. Tüm bu ürünleri tek seferde çarşımıza girip alabiliyorsunuz. Son dönemlerde turistlerin çarşımıza ilgisi çok daha iyi arttı. Özellikle nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında bizim ‘sezon’ dediğimiz dönemde ciddi bir yoğunluk oluyor" dedi. "Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz" Tarihi dokunun yaşatıldığı, el emeği bakır, sedef ve çini işlemelerinin yanı sıra üfleme camların, doğal kurutmalıklar ile organik kökboyası kullanılarak yapılan kutnu kumaş dokuması gibi kente özgü birçok ürünün Zincirli Bedesten’de yer aldığını belirten Erhan Yeter de, "Şehrimizde gerek yerli gerek yabancı turist olmak üzere birçok misafiri ağırlıyoruz. Yöresel lezzetlerimiz ve yöresel hediyelik eşyalarımız ilgi çekiyor. Gaziantep çok zengin bir şehirdir. Yurt dışından veya yurt içinden olsun, bütün misafirlerimizi ağırlamaktan şeref duyarız. Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz, kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır. Depremden sonra bayağı bir sıkıntı yaşadık. Ama elhamdülillah turlarımız akın akın şehrimize geliyorlar" ifadelerini kullandı. "Turistlerimizi çarşımızda ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz" İstanbul’daki tarihi Kapalı Çarşı gibi Gaziantep’teki Zincirli Bedesten’in de kentin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Halil Karabacak da, "Yurt dışından ve yurt içindeki bütün turistlerimizi burada ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz. Depremden sonra yeni toparlanan şehrimize turistlerin gelmesi hem ekonomik açıdan hem de manevi açıdan bizi çok güzel etkiliyor. Allah’ın izniyle daha güzel olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.